DİLİN ÖNEMİ

Değerli dostlar, 13 Mayıs, Türkçemiz, güzel dilimiz açısından önemli bir gün. Karamanoğlu Mehmet Bey, bundan 745 yıl önce (1277 yılında) unutulma tehlikesiyle karşı karşıya kalan güzel Türkçemizin kaderini değiştiren bir ferman yayımlamıştı. Karamanoğlu Mehmet Bey, “Bugünden sonra hiç kimse sarayda, divanda, meclislerde ve seyranda Türk dilinden başka dil kullanmayacak." fermanıyla Türk tarihine damgasını vuran kişi olmuştu.

Karamanoğlu Mehmet Beyi, bu önemli, anlamlı ve cesur davranışından dolayı şükranla ve minnetle anıyorum. Ruhu şad olsun.

Dilin önemini anlatan ve işleyen o kadar çok öykü ve yaşanmışlıklar var ki onlarcası aklımıza gelir, bir çırpıda birkaçını anlatabiliriz.

Onlardan biri ve en anlamlısı da büyük bilge Konfüçyüs’a ait olanıdır.

Konfüçyus’a, “Bir ülkeyi yönetmek için çağrılsaydınız, yapacağınız ilk iş ne olurdu?” diye sormuşlar.

O da “İşe önce dili düzeltmekle başlardım. Çünkü dil bozulursa sözcükler düşünceleri iyi anlatamaz. Düşünceler iyi anlatılmazsa yapılması gereken işler yapılamaz. Görevler gereği gibi yapılmazsa töre ve düzen bozulur. Töre ve düzen bozulursa adalet yoldan sapar. Adalet yoldan çıkarsa şaşkınlık içine düşen halk, ne yapacağını, işin nereye varacağını bilemez. Bunun içindir ki hiçbir şey dil kadar önemli değildir.” der.

Hehalde dilin önemi, bu kadar güzel ve anlamlı anlatılamazdı.

Dilin birçok işlevi ve etkisi bilinmekte.

Bunlardan biri de dilin kültür taşıyıcısı olmasıdır.

Dil, o ulusun kültürel değerlerini kuşaktan kuşağa aktaran en önemli varlıktır.

O ulusun ayakta kalmasını sağlayan, geçmişteki tüm değerlerini güvenle geleceğe taşıyan dildir. Dil, bir ulusun varlığını sağlar. Diline sahip çıkmayan ve korumayan uluslar, yok olmaktan kurtulamazlar.

Yukarıdaki bilgiler ve gerekçeler doğrultusunda ortaya çıkan durum çok açık.

Dilimize sahip çıkmak zorundayız.

Türkçe düşünüp Türkçe konuşmalıyız. Türkçe yaşayıp Türkçe yazmalıyız.

Evde anne babalardan okuldaki öğretmenlere, sokaktaki insanlardan ekranlardaki yüzlerce  sunucu ve konuşmacılara kadar herkesin bu konuda duyarlı ve bilinçli olması gerekiyor.

Çevremizdeki kurum, kuruluş, iş yeri, cadde, sokak, apartman, site ve benzeri tüm yerlerin Türkçe adlarla tanımlanmasına özen gösterilmeli.

Tükçemize sahip çıkılmasında ve Türkçe ad kullanılmasında yerel yönetimlere de çok büyük sorumluluklar ve görevler düşüyor. Bu konuda özendirici birtakım uygulamalara yer veilebilir.

Özellikle iş yerine Türkçe ad veren işletmelere birtakım kolaylıklar sağlanabilir.

Zaman, hızla ilerliyor.

Bu küresel dünyada bir an bile geç kalmak, birçok fırsatı kaçırmamıza yol açabilir.

Çok fazla geç kalmanın, beklemenin bir anlamı yok.

Bir an önce gereken önlemler alınmalı.

Güzel dilimize, Tükçemize sahip çıkılmalı.

Türkçe gönüllüleri, Türkçe sevdalıları birer Karamanoğlu Mehmet Bey olmalı.

Sözün Özü

Dili elinden alınmış bir ulus, aklı elinden alınmış bir ulus demektir. Suat Özer

YORUM EKLE
YORUMLAR
Levent Kurban
Levent Kurban - 3 ay Önce

Başkanım elinize, dilinize, kaleminize sağlık. Çok doğru bir tespit

banner95

banner94