FELAKET HABERLERİ VE TOPLUM…

Bir toplumun, pozitif dengede olması istenilen bir şey. Yani pozitif düşünüp uygulaması gerekiyor. Bu bireyin ve onları oluşturan toplumun oluşturacağı ve kendini bu yöne sevk edeceği bir durum. Yani pozitif düşünen bireylerden oluşan bir toplum. Bu bir yerde hem Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek, hem de güven oluşumu demek.

*******

Hemen her gün, herkes her şeyden şikayet ediyor. Haklıda olsa haksız da olsa. Tabii bunda etkili olan felaket haberleri de etken. Medya kanalları ya ekonomik sıkıntıdan veya Covid’den ölenlerden başka haber vermiyor. Birde dış ilişkilerdeki tartışmalarda buna eklenince toplum üzerinde negatif baskı ve şikayetler oluşuyor. Bu hemen her gün her anımızı kaplıyor, kuşatıyor ve bizleri etkiliyor. Umutsuzluk ve bıkkınlık yaratıyor. Yaşadığımız hayata ters bakıyoruz.

*******

Nasılsın birader?” diye sorduğumda, “Allah bu günümüzü aratmasın. Şükür.” diyen bir arkadaşım var. Adam 30 yıldır bir kere olsun şikayet etmedi. Böyle bireyleri artık tek tük görüyoruz. Tabii bu psikolojiyi oluşturan etken ve etmenler var. Felaket haberleri. Ha yani hep güzel haber verip yalan mı söylesinler. Hayır ama bu haberleri sansasyonel ve milleti negativiteye sürüklemeden vermek olabilir. Ben kimse yalan söylemesin diyorum ama şeklini topluma pozitif bir enerji vererek yollasın. Mesela çok dikkat edin dükkanların kapısında hemen herkes asmış: Maskesiz girilmez. Peki neden Maske ile giriniz değil. Bu basit bir örnek. Toplum sosyologları hep yazdıkları kitaplarda olumlu cümle kurun der. Olumsuz cümle bireyleri ters yönde etkiler. Bunun gibi nice örnekler var.

*******

Elbette gerçekleri bilip dile getireceğiz ama bunu toplumu baskılayıp, galeyana getirip veya umutsuz hale düşürerek değil. Bir kere şunu bilelim; gerçek yani realite değişmez ama doğrular zaman kişiye bağlı değişebilir. Bilinçli bir toplum olmak ve gerçekleri kavramak gerek. Özellikle şu son aylardaki virüs ve ondan kaynaklanan ekonomik kriz elbette aşılacak. Çalışmayan toplum, düşük üretim ve ihracat, vergi gelirlerinde düşüme, sosyal yaşamdaki donmalar ve katılıklar. Bunu elbette aşacağız ama asla felaket habercisi olmayın. Kara haberci olmayın. Bunları kafanıza takmadan yaşamanın tadını çıkarın. Herkes bir şekilde bu günleri geçirecek ama asla negatif enerji yumağının içine düşmeyin. Hep pozitif olmaya ve güzel şeyleri düşünmeye çalışın. Saygılarımla…

YORUM EKLE

banner95

banner94