ÖZGÜR ÖZEL'DEN MANİFESTO

SİYASET 24.05.2026 - 18:11, Güncelleme: 24.05.2026 - 18:44
 

ÖZGÜR ÖZEL'DEN MANİFESTO

CHP Genel Merkezi'ne polis müdahelesinin ardından TBMM’ye yürüyüşe geçen ancak, Meclis'e girişine izin verilmeyen Özgür Özel, Milli Egemenlik Parkı’na ulaştı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'mutlak butlan' kararı üzerine kendisine ulaştırılan tahliye tebligatını yırttı. 'Geri gelmek üzere çıkıyorum' diyen Özgür Özel, parti yöneticileri, milletvekilleri ve yurttaşlarla birlikte TBMM'ye yürüyüşe geçti. Ancak Özel, yol üzerinde karşılaşılan polis engelinin ardından Milli Egemenlik Parkı'na ulaşan Özel, burada konuşma yaptı. "MUTLAK BİZİ ESİR ALMIŞ" Burada basın açıklaması yapan Özel şunlar söyledi: "Ankara’nın taşına bak, gözlerimin yaşına bak. Mutlak bizi esir almış… Bu yolda hep birlikte yürüyecek miyiz. Bugün babaocağını korumak için, kime emanetse, orada canını siper edenlere, selam olsun hepinize. Bu kararlılıkta millet samimiyet gördü. Geliz dedi, siz geçin partinin başına biz size güveniyoruz dedi. Öyle zor bir işi başardık ki. Cumhuriyet tarihi boyunca ne bu partide ne başka partide baştaki başkan seçimle değişemez dediler. Sen bu işi başaramazsın dediler. "CUMHURİYET HALK PARTİSİ'NE YENİLGİYİ YAKIŞTIRAMAYANLARIZ"  - İşte bugün, işte bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nde günlerdir sabaha kadar bekleyen sizlerle; baba ocağını korumak için, baba ocağı işgal olmasın diye, baba ocağı kime emanetse; üyeden, delegeden onun dışında birinin eli değmesin diye oraya canını siper edenlere selam olsun hepinize! Biz yıllarca seçim akşamları partinin genel merkezinin, il, ilçe binalarının erkenden ışıklarının sönmesinden razı olmayanlar... Buna atlanamayanlar... Cumhuriyet Halk Partisi'ne yenilgiyi yakıştıramayanlarız! "GÖREV BİZE DÜŞER DEDİK" - İşte o gün, 28 Mayıs 2023 günü o seçimi kazanamadığımızda, hepimiz artık bir şeylerin sonuna geldiğimizi dediğimizde; gözler yerdeyken, başlar öndeyken, kimse kimseyle konuşacak hâlde değilken, görev yine bize düşer dedik! Cumhuriyetin gençlerine, cumhuriyetin kadınlarına, her yaştan cumhuriyetin muhafızlarına görev düşer dedik. Ve "İşimiz" dedik, yola çıktık. Söz verdik; "Bir daha yenilmeyeceğiz" dedik! "Kaybetmeyeceğiz" dedik! "Işıkları erkenden kapatmayacağız" dedik! - Bu kararlılıkta millet samimiyet gördü. Millet bu samimiyete değer verdi. "Gelin" dedi, "Siz geçin partinin "Asla olmaz, Atatürk gelse bu delegeyle seçim kazanamaz. Cumhuriyet tarihi boyunca ne bu partide ne herhangi bir partide baştaki genel başkan seçimle değişmedi, değişemez" dediler. "Delege başkana bağlı, sesini duyuramazsın, sen bu işi başaramazsın" dediler. Dedim ki; bizim delegeyi; onu tıraş eden berberi, aynı apartmanda yaşayan 18 yaşındaki gencecik komşusu, tarlayı birlikte suladığı sınır komşusu, mezun ettiği öğrencisi ikna edecek. "Ankara'ya gelirken onlarla konuşun da gelin" dedim. "DELEGE, SOKAĞIN SESİNİ DİNLE" - Öyle yaptılar. Geldiler, salondaki yerini aldılar. Siz, kiminiz salondaydınız, zemindeydiniz, kiminiz tribünlerde, kiminiz kapının önünde, kiminiz de duayla ekranın başındaydınız. O gün, o gün, o gün şuydu: 'Delege, halkın sesini dinle! Delege, sokağın sesini dinle!'" "MERAKLISINA BIRAKTIK" Hani diyor ya birileri ‘arının’ diye, onların sıktırdığı biber gazından, o yağan yağmurun altında arındık! Dost bildiğimizin ihanetinden gayrı arınacağımız hiçbir şeyimiz yoktur! Bugün meclis bahçesindeyiz. Genel Merkezimize olanları biliyorsunuz. CHP kurulduğunda bir genel merkezi yoktu. Genel merkez 1.Meclis’te bir odaydı. Biz o binadan çıktık. Meraklısına bıraktık.  "47 YILLIK HASRETİ BİTİRDİK" - O gün söz verdiğim gibi, söz verdiğimiz gibi; o günden sonra, dört ay sonraki ilk seçimde 47 yıllık hasreti bitirdik. 23 yıllık kibri söndürdük, yendik! Adalet ve Kalkınma Partisi'ni ilk kez yendik. 47 yıl sonra partiyi kurulduğu günkü gibi yaptık. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'nin birinci partisidir artık. "BİZİM HİKAYEMİZ UMUTTAN ZAFERE DÖNÜŞTÜ" - İşte bizim hikayemiz böyle. Bizim hikayemiz böyle; bir umutsuzluktan umuda, umuttan zafere, zaferden de zulme dönüştü. Niye zulüm görüyoruz? Niye zulüm görüyoruz? Kazandığımız için! Onu yendiğimiz için! Onu yeneceğimiz için! Onu indireceğimiz için görüyoruz zulmü! En iyisini siz biliyorsunuz, en iyisini siz biliyorsunuz. Türkiye biliyor ki ne 31 Mart zaferi ne de gelecek seçimde saraydakinin aşağıya inmesi tek başına Cumhuriyet Halk Partisi'nin gücüyle olacak şey değil. İşte bu yüzden; birbirini seven, ülkesini seven, farklı siyasi partilerde de olsa kurtuluşu birliktelikte gören, tam bağımsızlıkta gören, bayrağını seven, Atatürk'ü seven milyonlar kurtaracak. "SIKTIM DİŞİMİ SUSUTUM" - Ve zulüm o gün başladı dedim ya... İttifak ittifak, bir ittifak da sonradan şekillendi, karşımıza dikildi. İki mağlubiyeti hazmedemeyenler... Birincisi; 31 Mart seçiminde partilerinin kurulduğu günden beri ilk yenilgiyi ve bundan sonra onları yenme ihtimalimizi hazmedemeyen sarayın ittifakıyla... Türkiye'de ilk kez bir siyasi partide genel başkanın değişmesini; 48 yaşında, 49 yaşında bir bahçıvanın torununun, bir emekli öğretmen çocuğunun Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olmasını hazmedemeyenlerin ittifakı dizildi karşımıza. AK Parti'nin militan kolları kol kola karşımızdadır, kol kola karşımızdadır. Ve buradan bugüne kadar hep sustum. Ve hep sustum. Ben 10 yaşında, 10 yaşında lastik ayakkabıyla yatılı okula giden Özgür... Büyüğünü sayan Özgür... Kendisine dün koluna girdiğine kötülük düşünmeyen, dün 'abi' dediğine bugün 'bey' söylemeyen Özgür. Sıktım dişimi sustum, sıktım dişimi sustum. "AMA YETER" - Ama, ama yeter. Kendime acımıyorum. Kendime acımıyorum ama her seçim akşamı başına tülbentini silkeleyip bağlayan, haftalarca başı ağrıyan kadın kollarına, babasının yüzüne bakamayan gençlik kollarına acıyorum. Kendime acımıyorum. Bir seçim kaybetmeden, bir seçim kazanmadan onu göndermeden gidersem diye gözü açık giderim diyen partililerimizin cenazesine katılmaktan nefret ediyorum. O yüzden size söz veriyorum. Beni acıyla, zulümle, baskıyla terbiye edemezler. Gazla sindiremezler. Dayaktan yılmam ama asla bir daha ben mağlubiyete alışmam, kaybetmeye tahammül edemem. "BİZ KİMSEYİ SATMAYIZ" - 19 Mart darbesinden sonra verilen mücadele hesapları bozmuştur. Birileri bu partinin evlatlarına hırsız demiştir, yolsuz demiştir. Bu ülkenin bu partinin evlatlarına hırsız demiştir, yolsuz demiştir, casus demiştir, vatan haini demiştir. Ama, ama bu parti evladını da bilir, iftiracıları da bilir. Yolumuz birdir, biz kimseyi satmayız, kimseyi satmayız" Kaynak: Sözcü - Cumhuriyet
CHP Genel Merkezi'ne polis müdahelesinin ardından TBMM’ye yürüyüşe geçen ancak, Meclis'e girişine izin verilmeyen Özgür Özel, Milli Egemenlik Parkı’na ulaştı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'mutlak butlan' kararı üzerine kendisine ulaştırılan tahliye tebligatını yırttı. 'Geri gelmek üzere çıkıyorum' diyen Özgür Özel, parti yöneticileri, milletvekilleri ve yurttaşlarla birlikte TBMM'ye yürüyüşe geçti. Ancak Özel, yol üzerinde karşılaşılan polis engelinin ardından Milli Egemenlik Parkı'na ulaşan Özel, burada konuşma yaptı.

"MUTLAK BİZİ ESİR ALMIŞ"

Burada basın açıklaması yapan Özel şunlar söyledi: "Ankara’nın taşına bak, gözlerimin yaşına bak. Mutlak bizi esir almış… Bu yolda hep birlikte yürüyecek miyiz. Bugün babaocağını korumak için, kime emanetse, orada canını siper edenlere, selam olsun hepinize. Bu kararlılıkta millet samimiyet gördü. Geliz dedi, siz geçin partinin başına biz size güveniyoruz dedi. Öyle zor bir işi başardık ki. Cumhuriyet tarihi boyunca ne bu partide ne başka partide baştaki başkan seçimle değişemez dediler. Sen bu işi başaramazsın dediler.

"CUMHURİYET HALK PARTİSİ'NE YENİLGİYİ YAKIŞTIRAMAYANLARIZ" 

- İşte bugün, işte bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nde günlerdir sabaha kadar bekleyen sizlerle; baba ocağını korumak için, baba ocağı işgal olmasın diye, baba ocağı kime emanetse; üyeden, delegeden onun dışında birinin eli değmesin diye oraya canını siper edenlere selam olsun hepinize! Biz yıllarca seçim akşamları partinin genel merkezinin, il, ilçe binalarının erkenden ışıklarının sönmesinden razı olmayanlar... Buna atlanamayanlar... Cumhuriyet Halk Partisi'ne yenilgiyi yakıştıramayanlarız!

"GÖREV BİZE DÜŞER DEDİK"

- İşte o gün, 28 Mayıs 2023 günü o seçimi kazanamadığımızda, hepimiz artık bir şeylerin sonuna geldiğimizi dediğimizde; gözler yerdeyken, başlar öndeyken, kimse kimseyle konuşacak hâlde değilken, görev yine bize düşer dedik! Cumhuriyetin gençlerine, cumhuriyetin kadınlarına, her yaştan cumhuriyetin muhafızlarına görev düşer dedik. Ve "İşimiz" dedik, yola çıktık. Söz verdik; "Bir daha yenilmeyeceğiz" dedik! "Kaybetmeyeceğiz" dedik! "Işıkları erkenden kapatmayacağız" dedik!

- Bu kararlılıkta millet samimiyet gördü. Millet bu samimiyete değer verdi. "Gelin" dedi, "Siz geçin partinin "Asla olmaz, Atatürk gelse bu delegeyle seçim kazanamaz. Cumhuriyet tarihi boyunca ne bu partide ne herhangi bir partide baştaki genel başkan seçimle değişmedi, değişemez" dediler. "Delege başkana bağlı, sesini duyuramazsın, sen bu işi başaramazsın" dediler. Dedim ki; bizim delegeyi; onu tıraş eden berberi, aynı apartmanda yaşayan 18 yaşındaki gencecik komşusu, tarlayı birlikte suladığı sınır komşusu, mezun ettiği öğrencisi ikna edecek. "Ankara'ya gelirken onlarla konuşun da gelin" dedim.

"DELEGE, SOKAĞIN SESİNİ DİNLE"

- Öyle yaptılar. Geldiler, salondaki yerini aldılar. Siz, kiminiz salondaydınız, zemindeydiniz, kiminiz tribünlerde, kiminiz kapının önünde, kiminiz de duayla ekranın başındaydınız. O gün, o gün, o gün şuydu: 'Delege, halkın sesini dinle! Delege, sokağın sesini dinle!'"

"MERAKLISINA BIRAKTIK"

Hani diyor ya birileri ‘arının’ diye, onların sıktırdığı biber gazından, o yağan yağmurun altında arındık! Dost bildiğimizin ihanetinden gayrı arınacağımız hiçbir şeyimiz yoktur! Bugün meclis bahçesindeyiz. Genel Merkezimize olanları biliyorsunuz. CHP kurulduğunda bir genel merkezi yoktu. Genel merkez 1.Meclis’te bir odaydı. Biz o binadan çıktık. Meraklısına bıraktık. 

"47 YILLIK HASRETİ BİTİRDİK"

- O gün söz verdiğim gibi, söz verdiğimiz gibi; o günden sonra, dört ay sonraki ilk seçimde 47 yıllık hasreti bitirdik. 23 yıllık kibri söndürdük, yendik! Adalet ve Kalkınma Partisi'ni ilk kez yendik. 47 yıl sonra partiyi kurulduğu günkü gibi yaptık. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'nin birinci partisidir artık.

"BİZİM HİKAYEMİZ UMUTTAN ZAFERE DÖNÜŞTÜ"

- İşte bizim hikayemiz böyle. Bizim hikayemiz böyle; bir umutsuzluktan umuda, umuttan zafere, zaferden de zulme dönüştü. Niye zulüm görüyoruz? Niye zulüm görüyoruz? Kazandığımız için! Onu yendiğimiz için! Onu yeneceğimiz için! Onu indireceğimiz için görüyoruz zulmü! En iyisini siz biliyorsunuz, en iyisini siz biliyorsunuz. Türkiye biliyor ki ne 31 Mart zaferi ne de gelecek seçimde saraydakinin aşağıya inmesi tek başına Cumhuriyet Halk Partisi'nin gücüyle olacak şey değil. İşte bu yüzden; birbirini seven, ülkesini seven, farklı siyasi partilerde de olsa kurtuluşu birliktelikte gören, tam bağımsızlıkta gören, bayrağını seven, Atatürk'ü seven milyonlar kurtaracak.

"SIKTIM DİŞİMİ SUSUTUM"

- Ve zulüm o gün başladı dedim ya... İttifak ittifak, bir ittifak da sonradan şekillendi, karşımıza dikildi. İki mağlubiyeti hazmedemeyenler... Birincisi; 31 Mart seçiminde partilerinin kurulduğu günden beri ilk yenilgiyi ve bundan sonra onları yenme ihtimalimizi hazmedemeyen sarayın ittifakıyla... Türkiye'de ilk kez bir siyasi partide genel başkanın değişmesini; 48 yaşında, 49 yaşında bir bahçıvanın torununun, bir emekli öğretmen çocuğunun Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olmasını hazmedemeyenlerin ittifakı dizildi karşımıza. AK Parti'nin militan kolları kol kola karşımızdadır, kol kola karşımızdadır. Ve buradan bugüne kadar hep sustum. Ve hep sustum. Ben 10 yaşında, 10 yaşında lastik ayakkabıyla yatılı okula giden Özgür... Büyüğünü sayan Özgür... Kendisine dün koluna girdiğine kötülük düşünmeyen, dün 'abi' dediğine bugün 'bey' söylemeyen Özgür. Sıktım dişimi sustum, sıktım dişimi sustum.

"AMA YETER"

- Ama, ama yeter. Kendime acımıyorum. Kendime acımıyorum ama her seçim akşamı başına tülbentini silkeleyip bağlayan, haftalarca başı ağrıyan kadın kollarına, babasının yüzüne bakamayan gençlik kollarına acıyorum. Kendime acımıyorum. Bir seçim kaybetmeden, bir seçim kazanmadan onu göndermeden gidersem diye gözü açık giderim diyen partililerimizin cenazesine katılmaktan nefret ediyorum. O yüzden size söz veriyorum. Beni acıyla, zulümle, baskıyla terbiye edemezler. Gazla sindiremezler. Dayaktan yılmam ama asla bir daha ben mağlubiyete alışmam, kaybetmeye tahammül edemem.

"BİZ KİMSEYİ SATMAYIZ"

- 19 Mart darbesinden sonra verilen mücadele hesapları bozmuştur. Birileri bu partinin evlatlarına hırsız demiştir, yolsuz demiştir. Bu ülkenin bu partinin evlatlarına hırsız demiştir, yolsuz demiştir, casus demiştir, vatan haini demiştir. Ama, ama bu parti evladını da bilir, iftiracıları da bilir. Yolumuz birdir, biz kimseyi satmayız, kimseyi satmayız"

Kaynak: Sözcü - Cumhuriyet

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.