KİRACI VE MÜLK SAHİBİ PARADOKSU

  Bir ekonomik kriz üstümüzden geçti ve etkileri hala sürüyor. Covid sonrası tüm dünyanın girdiği krizden etkilenmekle beraber kendi içsel sorunlarımız da bizleri etkiliyor. Özellikle gıda fiyatlarındaki ve petrol fiyatlarındaki artış her şeyi tetikliyor. Yaşam için gerekli olan şeylerin fiyat artışları da sonunda kiracı ve mülk sahibini karşı karşıya getirdi. Ve ortaya bir paradoks çıktı. Çözülemez bir denklem gibi.

  *******

  Nasrettin Hocanın hikayesini bilirsiniz. Sonunda karısına sende haklısın demiştir. İşte aynı durum burada. Herkes haklı. Mülk sahibi oradan aldığı kira ile geçiniyor ki çoğu böyle bazı istisnalar hariç, kiracıda gelirinde yeterli artış olmadığından veya para kazanamadığından yakınıyor. Ekonomik olarak her ikisi de haklı. Elinde çok mülk olanlarda haliyle biraz daha olumlu davranmaya çalışıyor ama hani çok mülkün masrafı da çoktur felsefesine sığınıyor. Sonunda bir kaos ortaya çıktı ülkede. Milyondan aşağı ev kalmadı denilebilir. Kiracılar ile mülk sahipleri arasında ise tam bir kaos var.

  *******

  Devlet bazı yerlerde kira miktarına sınırlama getirecek fakat bu da pek uygulanacak görülmüyor. Çünkü mal sahibi ile kiracı arasında yapılan kontratlar devleti bağlamaz. Bu iki kişi veya kurum arasında yapılan bir anlaşmadır. Sorun halinde idari mahkemeler sorumludur. Hukuken devlet müdahale etmez. Fakat çok fazla karmaşa çıkacağı için bir formül aranıyor. Fakat burada herhangi bir formül yok. Çünkü ortada yüzde 100’den fazla bir fiyat artışı ve belirsizlik hakim.

  *******

  Peki nasıl çözülür? Pek çözülecek durmamakla beraber yinede iki kişi veya firmalar arasında bir uzlaşma yanlısı bir tutumla hareket etmek gerekiyor. Kişi veya firma istenilen kirayı verecek durumu yoksa biraz süre tanıyarak artış yapmasını beklemek gerek. Yok güçlü ise taşın altına elini komalı. Çünkü her şey toplumdaki alım gücü. Özellikle zincir marketler ellerindeki stoku yeniden değerlediler ve halka yeni fiyattan sattılar. Mal sahibinin ihtiyacı olan artışı göz ardı etmemeleri gerek.  Mal sahibinin durumu iyi olup kiracının süre talebi varsa bu yolağı geçmek için sabırlı olunmalı. Çünkü ekonomik tahribat henüz yamanmış değil. Zaman ister. Bu nedenle yegane formül durumu iyi olanın zorda olana süre tanıması ve uzlaşma tek formül. Savaşa gerek yok. Zaten böyle giderse icra daireleri bu gibi davalarla dolacak. Çözüm insan ve uzlaşma. Saygılarımla…

YORUM EKLE

banner95

banner94