NAFAKA HAKKINDAKİ BİLİNMEYENLER -2

Nafaka, bir kimsenin başkasına muhtaç olmadan kendi asgari ihtiyaçlarını karşılayabilecek miktarda gelir şeklinde verilen ücret olarak tanımlanabilir.

Boşanma davası açıldıktan sonra gündeme gelen iştirak nafakası; velayet hakkı kendisine bırakılmayan eşin velayet hakkı verilen eşe çocuğun bakımı, eğitimi ve diğer giderleri için mali gücü oranında yaptığı katkıdır. Bu katkı, Türk Medeni Kanunu’nun 182 md göre şöyle belirtilmiştir: “Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.” İştirak nafakası, hukuki niteliği bakımından bir bakım nafakasıdır. Yani velayeti kendisine verilmen eş çocuğunun giderlerine katılmak için mahkemenin belirlediği miktarda ödeme yapmak zorundadır.

***

İştirak nafakasının kapsamı, tarafların nafaka miktarı konusunda anlaşmaları ile veya anlaşma yok ise hâkim tarafından Türk Medeni Kanunu’nda bulunan hükümlere göre belirlenir. Bu hükümlere göre, hâkimin iştirak nafakasını belirlerken göz önüne alacağı ölçütler; çocuğun ihtiyaçları, anne ve babanın hayat koşulları, anne ve babanın ödeme durumu ve çocuğun gelirleridir.

İştirak nafakasına hükmedilebilmesi için tarafların istemde bulunmasına gerek yoktur. Taraflar, istemde bulunmasa da hâkim re’sen iştirak nafakasına hükmedecektir.

Mahkeme tarafından kararlaştırılan iştirak nafakası TEFE / TÜFE oranına göre arttırılacağını kararında belirtmek sureti ile sonraki yıllarda ödenecek nafaka miktarını da belirleyebilir. Hâkim gelecek yıllarda ödenecek nafaka miktarını belirlememiş olması ya da şartların değişmiş olması durumunda nafaka alacaklısı ya da nafaka borçlusu nafaka uyarlama davası açabilir.

Boşanan eşler anlaşmayla iştirak nafakasını belirleyebilir. Taraflar, boşanma davasında iştirak nafakasının miktarını, artırma oranını, süresini ve hangi cins para ile ödeneceği konusunda serbestçe anlaşabilirler.

***

İştirak nafakası ödenmediği taktirde ödenmeyen ve biriken bu iştirak nafakaları son işlem tarihinden itibaren 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Yani iştirak nafakası alacaklısı kendisine ödenmeyen iştirak nafakalarını talep edebilmesi için geriye doğru sadece 10 yıllık birikmiş nafaka kısmını talep edebilir.

Türk Medeni Kanunu’na göre anne ve babanın bakım borcu çocuk ergin olana kadar devam eder. Ancak bu kural mutlak bir kural değildir. Çocuk, edindiği meslek ve sanatı ile kendisini geçindirebiliyorsa veya elde ettiği sanatla, meslekle kendisini geçindirebiliyor ise iştirak nafakası yükümlüsü dava açması halinde mahkeme kararı ile çocuk erginliğe ermeden iştirak nafakasını kesebilir.

İştirak nafakası alan çocuk ergin olmuş ancak hala eğitim hayatına devam ediyorsa ve yardıma muhtaç ise talep etmesi halinde iştirak nafakası yardım nafakasına dönüşür ve eğitim hayatı boyunca nafaka almaya devam eder.

***

İştirak nafakası zaman içerisinde değişen koşullar veya enflasyondan dolayı yetersiz kaldığı durumlarda ise nafaka artırımı için dava açılabilir. Çocuğun 2 yıl önceki eğitim, sağlık, kültürel bakım gibi giderleri ile bugünkü giderleri arasında ciddi artış söz konusu olduğu durumlarda da nafaka artırım davası açılabilir. Bu tür davaları açarken hak kaybı olmaması için avukat yardımıyla açılması menfaatinize olacaktır.

YORUM EKLE

banner95

banner94

canlı bahis
bahis
türkçe bahis siteleri
canlı bahis
bedava bonus veren bahis siteleri
canlı bahis siteleri
bahis siteleri
canlı bahis oyna
deneme bonusu
adana escort
gaziantep escort
adana escort
gaziantep escort
1xbet
mersin escort
blutv izle istanbul evden eve nakliyat