Ekip güçlerini birleştirdi, şifa geldi

Böbreküstü bezi kanserine yakalan genç bir erkek hastanın lenflere yaptığı metastaz, Kent Hastanesinde bir uzman grubu tarafından farklı bir yöntem uygulanarak temizlendi. PET-CT çekiminde kullanılan maddeyi ameliyat öncesinde hastaya vererek lenflerindeki metastazın yerini belirlediklerini belirten Prof. Dr. Aras Emre Canda, “Bu yöntemle metastaz ‘körleme’sine değil yeri belirlenerek temizlendi. Bu başarı da ekip çalışması ve hastanenin sahip olduğu donanımla sağlandı” dedi.

Ekip güçlerini birleştirdi, şifa geldi
banner87

Böbreküstü bezi kanserine yakalan genç bir erkek hastanın lenflere yaptığı metastaz, Kent Hastanesinde bir uzman grubu tarafından farklı bir yöntem uygulanarak temizlendi. PET-CT çekiminde kullanılan maddeyi ameliyat öncesinde hastaya vererek lenflerindeki metastazın yerini belirlediklerini belirten Prof. Dr. Aras Emre Canda, “Bu yöntemle metastaz ‘körleme’sine değil yeri belirlenerek temizlendi. Bu başarı da ekip çalışması ve hastanenin sahip olduğu donanımla sağlandı” dedi.

Kent Hastanesi’nde, karmaşık ve zorlu bir ameliyat daha başarıyla gerçekleştirildi. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Aras Emre Canda, bu operasyon için farklı branşlardan hekimlerin bir araya geldiğini söyledi. Prof. Dr. Canda, böbreküstü bezi kanseri “Adrenokortikal kanser-ACC” tanısıyla ameliyat edilmiş; ancak ameliyattan 6 ay sonra lenflerde nüks saptanması üzerine kendilerine başvuran B.K. adlı 40 yaşındaki erkek hastaya bu yöntemi uyguladıklarını kaydetti.

"PET-CT’nin, kanserin erken teşhis ve tedavisinde çok önemli bir yeri vardır"

Canda şu bilgileri verdi:

“Son yılların en önemli buluşlarından biri hiç şüphesiz bir görüntüleme yöntemi olan PET-CT (Pozitron emisyon tomografisi) teknolojisidir. PET-CT’nin, kanserin erken teşhis ve tedavisinde çok önemli bir yeri vardır. PET-CT çekimi sırasında hastanın vücuduna bir radyoaktif madde verilir. Bu madde kanserli bölgede parlama yapıp görülmesini sağlar. Hastamızın ameliyattan 6 ay sonra çekilen takip PET-CT’sinde maalesef 2 lenf bezinde nüks saptanmıştır. Lenfler ameliyatla açıldığında, görülmeyebilir, bulunamayabilir; yani körlemesine bir ameliyat yapılır ki bu da nüksün temizlenmemesiyle sonuçlanabilir. Bu durum hastanın tekrar ameliyat edilmesine, her şeyin sil baştan yapılmasına yol açar. Doğabilecek riskleri en aza indirmek, nüksün hangi lenflerde olduğunu ve yerini bulabilmek için bir yönteme başvurduk. Ameliyatı Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Demir ve Nükleer Tıp Uzmanımız Doç. Dr. Emine Acar Akkaya ile birlikte girdik. Ameliyattan bir saat önce Doç. Dr. Akkaya hastamıza damardan PET-CT çekiminde kullanılan maddeyi verdi. Ameliyat sırasında Doç. Dr. Akkaya radyasyon sayan gama dedektör cihazını kullanarak lenflerdeki zor bölgeyi belirledi. Biz cerrahlar da iki lenfteki metastazı temizledik. Ameliyat sırasında çıkardığımız dokuları hemen Patoloji Uzmanımız Dr. Leman Evren Kadıoğlu’na gönderdik. Adeta kırmızı alarmla bizden gelecek örnekleri bekleyen Uzm. Dr. Kadıoğlu, frozen denilen hızlı dondurma yöntemiyle inceleme yaptı. Doğru yerden doğru dokuları çıkardığımız belirlendi ve ardından ameliyatı tamamladık. Bu yöntemle metastaz ‘körleme’sine değil yeri belirlenerek temizlendi."

Öte yandan, bu tür zorlu ve farklı uygulamalar gerektiren ameliyatların alanında uzmanlardan oluşan ekip gerektirdiğini belirten Prof. Dr. Canda, “Sadece ekip de yetmez. Hastanenin tam donanımlı olması gerekir. Kent’in PET-CT’nin de yer aldığı nükleer tıp bölümüne, patoloji laboratuvarına ve uzmanlarına sahip olması biz cerrahlara böyle farklı yöntemlerle ameliyat yapma olanağı sağlıyor” diye konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner95

banner94