SAYGI VE SEVGİDEN NOKSAN EVLİLİKLER

İlişkinin yenilenmesi için beyinlerin sürekli iletişim ve etkileşim halinde olması gerekmektedir. Beyinler birbiri ile olan etkileşimi kopmuşsa eğer o zaman orada sıkıntılar meydana gelmeye, problemler belirmeye başlar. Bu durumu telefonlardaki bluetooth gibi görürsek eğer bizim bluetooth bağlantımız açık değilse birbirimizi algılayamayız hem bunun açık olması hem de birbirimiz ile bağlantı kurularak etkileşim halinde olabilmemiz gerekmektedir. Birbirini görmeyen, algılamayan bir telefonda veri akışı maalesef olmaz. Veri akışı olmadığında iletişim ve etkileşim de olmuyor. Ayna nöronlarımız daima açık olması gerekiyor. Bu ayna nöronlar beynimizin ön kısmında bulunur ve karşı taraf ile eşgüdümlü olmamızı, senkronize olmamızı sağlayan bu mekanizma daha öncede anlattığım karılıp katılmayı gerçekleştiren bağlantı ağıdır. Ayna nöronlarımız ancak sevdiğimiz, değer verdiğimiz insanlara karşı açıktır yoksa kapalıdır. Eğer bir insana karşı güveni kaybetmiş isek aynı internet sitelerine giriş yapıldığında bu siteye güveniyor musun? çerez yüklemelerine, bildirimlere ve alt program indirmelerine izin veriyor musun? gibi o izni verme durumu maalesef gerçekleşmiyor buna müsaade edilmiyor. Eğer beyin o kişiye güvenini kaybetmiş ise o kişiden veri alımını, veri akışını kesiyor. Bu durumda da bireyle karşısındaki kişi arasında yaşanan duygu alışverişi kesiliyor. Bu çok önemli bir nokta şöyle ki bireyler arasında duygu alışverişi kesildiğinde kişi duyguları okuyamıyor ve kendi duygularının da karşıdaki birey tarafından algılanıp okunmasına müsaade etmiyor. Bu duygu alışverişinin olabilmesi ve eşlerin bu bluetooth bağlantılarının pekiştirilebilmesi için eşlerin birbirlerine güvenmeleri, birbirlerine sevgi ve saygı ve muhabbeti hissetmeleri gerekiyor. Bu anlattıklarımın olabilmesi eşlerin birbirleri ile ayna nöronlar vasıtasıyla etkileşimde ve duygu alışverişinde bulunabilmeleri için buna yönelik etkinlikler yapmaları gerekmektedir. Bu etkinliklere örnek verecek olursak; birlikte seyahate çıkmak ve gezmek örnek olarak verilebilir çünkü güvenmeyeceğin insanla seyahate bir yolculuğa çıkmazsın. İşte bu şekilde ortak etkinliklerde bulunan eşler arasında güven oluşur o saygı ve sevgi beslenir sonrasında bireylerin ayna nöronları aktive olduğunda duygu akışı da sağlanır git gide ilişkinin kalitesi artar ve bireylerin ruhsal doyum seviyelerine ulaşmaları sağlanır. Danışmanlık için gelen çiftlere baktığımızda birbirlerini Türkçe konuşsalar dahi anlayamayan bir yapı görüyoruz bunun temel sebebi birbiri ile duygu alışverişi kuramamış, ayna nöronlarını aktive edememiş yani birbirlerinin haliyle hallenememiş olmalarıdır. Bu çiftler karılıp katılamamış birbirleriyle karışamamış aynı bir kap içerisinde yoğunlukları farklı iki sıvı gibi ayrışmış birbirlerinin kalpleri arasında görünmez bir perde oluşmuş ve ayna nöronları arasında birer set oluşmuş çiftlerdir. Üzüm üzüme baka baka kararır derler fakat evlilikleri bu şekilde olan, ayna nöronları arasına set çekilmiş ve kalpleri arasına perde konmuş evlilikler 10 senede bir arada dursalar yine ne huyundan alırlar ne de birbirlerinden tüy kaparlar. Herkese sağlıklı ve huzur dolu günler diliyorum.

YORUM EKLE

banner95

banner94