banner83

Saruhanlılı Üreticiler Taleplerini Etv Ekranlarında Anlattı

Etv ekranlarında yayınlanan Manisa Konuşuyor programı, tarıma elverişli topraklar üzerine kurulu Saruhanlı ilçesinde çekildi. Geçmişten bugüne üzümün, tütünün ve zeytinin anavatanı olarak bilinen, aynı zamanda Türkiye’de fidecilik konusunda bir marka olan ilçede üreticiler, sorunlarını anlatarak taleplerini dile getirdiler.

Saruhanlılı Üreticiler Taleplerini Etv Ekranlarında Anlattı
banner87

Türk Patent Enstitüsü tarafından “Üzümün Başkenti” olarak tescillenen Saruhanlı ilçesi Manisa Konuşuyor programı kapsamında adım adım gezildi. Ovasında üzüm, kırsal arazilerde ise zeytin ağırlıklı üretim yapılan bu nedenle de “Dağlarından yağ, ovalarından bal akıyor” diye anılan ilçede üreticiler ile röportajlar yapıldı. Gediz Havzasının bereketli topraklarına üzerine kurulu ilçede tarım konusunda isim yapmış mahalleler olan Seyitoba ve Bahadır’a gidilerek üreticiler ve mahalle muhtarlarıyla yapılan röportajlarla ilçenin nabzı tutuldu. Tütün, zeytin ve üzüm üreticileri, ilçede yaşadıkları sorunları bu programda gündeme getirdi. Üreticiler, maliyeti ve zorluğu nedeniyle tütün ekmekten vazgeçerek zeytine yöneldiklerini ifade ederken ova yollarında düzenleme yapılmasını talep ettiler. Bunun yanı sıra mahalle sakinleri, yaşadıkları bölgenin sosyal yaşam standartlarının düşük olduğunu belirterek, sosyalliği artıracak yatırımların mahallelerine kazandırılmasını istedi.

Mahalle muhtarları ve üreticiler ile yapılan röportajlardan öne çıkan başlıklar şu şekilde;

‘’BAZ İSTASYONU İSTİYORUZ’’

Seyitoba Mahallesi Muhtarı Ali Çetinkaya: “7,5 yıllık muhtarım. Bunu birçok GSM şirketlerine ve Cumhurbaşkanı iletişim sistemine bildirdim. Bilgi teknoloji iletişim kurumlarını da geçtim, hiçbirinden dönüş olmadı. Bizim köy tek havzada ve vadi şeklinde olduğu için ‘tek bir köye hizmet veremiyoruz’ dediler. Ondan dolayı köyümüz tarım işleriyle uğraşmasına rağmen ovalarımızda telefon hiç çekmiyor. Birisini arayacak olsak ulaşamıyoruz. Çocuklarımız da online derslere katılamıyorlar. Hep geri kaldılar bu yüzden artık okula da gitmek istemiyorlar. Evde tablet var ama internet yok. Büyük bir sıkıntı. Bu konuda yetkililerden yardım bekliyoruz.’’

‘’OVA YOLLARIMIZ KÖTÜ’’

 “Bizim ova yollarımız çok kötü. Bunların ıslah edilmesi gerekiyor. Artı köyde bir sürü gölet yapılması gereken yerler var. Gerek hayvansal bakımdan gerek tarımsal sulamada. Bunların bir an önce hayata geçirilmesi lazım. Bizler bu konuda taleplerimizi sunduk. Ama dönüş olmadı.’’

KÖKLÜ FİDEYİ TÜRKİYE’DE ÜRETEN TEK KÖYÜZ’’

Seyitoba Mahallesi sakini İbrahim Sert: ‘Delice zeytinini Nisan ayının ilk haftalarında aşılamaya başlıyoruz. Fidanın kabuğunu, delicenin belinden açıyoruz, akıllı zeytinden kestiğimiz kabuğu da deliceye yerleştiriyoruz. Türkiye genelinde bizim aşımız Şanlıurfa’ya da Mersin’e de Hatay’a da gidiyor. Çünkü en kaliteli fideler, zeytin ağaçları bu topraklara ait. Bu yüzden talep de oluyor. Hatta Azerbaycan’a bile aşı yolladık.’’

TÜTÜN ÜRETİCİLİĞİ AZALDI’’

Seyitoba Mahallesi sakini İbrahim Sert: ‘’Bizim sadece bir isteğimiz var. Ürettiğimiz mal, para kazandırsın. Tütün 7 ayda yetişen bir mahsul ama fiyatının daha cazip olması gerekiyor. Mesela bu tütün şu an 30 lira. 30 liradan iki ton tütün yapsam, bir tonu masraf. Zaten zeytinin çok olmasından dolayı tütün de azaldı. Artık genç nesil bıraktı. Biz bu işi yapan son nesildik. Araziler de azaldı. Tütün üreticisi nüfusumuza göre az, eskiden daha çoktu. Bu işin karşılığı olsa, teşvik edecek güzel imkanlar olsa gençlerimiz de yapacak, üretecek ama düşük fiyata zahmete girmek istemiyorlar bu yüzden de istekli değiller. Bu durum mazot, gübre konusunda gerçekten çiftçinin belini büküyor…’’

KAZANAMIYORUZ”

Üretici Ayşe Çetinkaya: “Çalıştığımız ürünün emeğini, karşılığını alamıyoruz. Fiyatların yüksek olmasını, gübrelerin biraz inmesini, maliyetlerin de biraz daha düşmesini istiyoruz. Çünkü kazanamıyoruz.”

‘’ZİRAAT İŞİNDE EN UZUN DÖNEMLİ OLAN İŞÇİLİK, TÜTÜNCÜLÜKTÜR’’

Tütün üreticisi Hasan Özcan: “Tütünün fidesi 15-20 Şubat gibi ekilir. Nisan’ın 20-25’i gibi de dikilmeye başlanır. Sonra çapası, ardından da ilaçlanması… Eylül-Ekim ayı sonuna kadar da kırımı devam eder bunun. Nihayetinde şirketler koli getiriyor, biz de kolileri işleyip teslim ediyoruz. Zaten bizim bu yörenin tütünü, toprağın verimli oluşundan dolayı en kaliteli tütündür. Gelen şirketlerin yöneticileri de bize ‘Kıymetinizi bilin’ derler hep.’’

‘’SU VE YOL SORUNUMUZ VAR’’

Bahadır Mahallesi Muhtarı Cengiz Mersin: “Yol sorunumuz var. Mermer ocakları sıkıntılı. Malum ağır yük taşıyorlar ,tırlarla köyün içinden geçiyorlar. Çevre yolu olarak birkaç defa dilekçe verdik. Yol ağı içinde değil diye çevre yolumuz yapılmadı. Bir de su sorunu var. Su olmadığı için ürünlerimizden verim alamıyoruz. Bu bölgede sondaj raporlarını kapattılar. Bir gölet ve bir baraj projemiz var. Bunlardan da çok fazla bir yol kat edemedik. Hayata geçirilmesini istiyoruz.’’

‘’KÖYÜZÜMÜZDE ALIŞVERİŞ SIKINTISI VAR’’

Bahadır Mahallesi Sakini Mehmet Iraklı: “Buradaki en büyük sorun alışveriş bence. En ufak bir şey için en yakın Paşaköy’e ya da diğer köylere gitmek zorunda kalıyoruz. 65 yaş üstü de toplu taşımaları kullanamadığı için sıkıntı çekiyoruz.”

‘’SOSYAL ALANLARIMIZIN OLMASINI İSTİYORUZ’’

Bahadır Mahallesi’nin sakinleri: “Gençlerimizin sosyalleşebileceği bir alanımız da yok top sahası gibi, köy meydanımız yok. Burada cemiyetler, hayır yemekleri, düğünler olması için sosyal bir alan istiyoruz. Ama bir şekilde mutluyuz çünkü köyümüz güzel.’'

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner95

banner94