17 BİN KÖK ZEYTİN AĞACINI SÖKTÜLER  “AĞAÇ DİKMEK SUÇ MU?” DİYE SORDU 

Manisa'nın Salihli ilçesine bağlı kral mezarlarının bulunduğu 1. derece sit alanlarının yoğunlukta olduğu Pazarköy Mahallesi, Bintepeler Mevkiinde, geçen yıl Ç.K’nin 17 bin kök zeytin ağacı devlet yetkilileri tarafından söküldü. Sit alanı gerekçesiyle sökülen ağaçlarının bulunduğu arazide hiçbir timülüs olmamasına karşılık, komşularının arazilerinde birçok tümülüslerin olduğunu belirten Ç.K, etnik kökeninden kaynaklı bir ayrımcılık yaşaması sonucu başına bunların geldiğini iddia etti. Arazisinin bir kaç metre uzağına, hazine arazisine inşaat dikildiğini belirten Ç.K " Hazine arazisine inşaat dikmek serbest. Zeytin ağacı dikmek yasak. Komşularımın zeytin ağaçları sökülmezken benim binlerce ağacımı, emeğimi söktüler. Adalet nerede? diye konuşarak yetkililerden yardım istedi. 

17 BİN KÖK ZEYTİN AĞACINI SÖKTÜLER  “AĞAÇ DİKMEK SUÇ MU?” DİYE SORDU 

banner46
HABER
ÖZLEM ŞAHİN 

Eskiden hayvancılık ve buğday yetiştiriciliğiyle uğraşan Salihli ilçesine bağlı Pazarköy Mahallesi, Bintepeler Mevkiindeki köylüler devletin teşvik etmesi sonucu yıllar önce zeytin yetiştiriciliğine yöneldi.  Ancak geçimini zeytincilikle sağlayan köylülerin başı son yıllarda ‘sit alanına zeytin dikildiği’ gerekçesiyle derde girdi. 
“TAPULU YERDE ZEYTİN DİKTİN DEDİLER”
Zeytinlerin sökülmesi için kararlar alınıp, köylüye davalar açılırken sit alanında 17 bin kök zeytin ağacı olan Ç.K’nin zeytin ağaçları 2017 yılında bir günde söküldü. Manisa’ya çiftçilik yapmak için Türkiye’nin doğusundan gelen Ç.K, sadece kendi zeytin ağaçlarının sökülmesine anlam veremediğini belirtti. Ağaçlarının sökülmesinden dolayı büyük maddi kayıplar yaşadığını belirten Ç.K, “Biz burayı alırken zeytin ağaçları vardı. Biraz boşluklar vardı o alanlara da biz ellerimizle zeytin diktik. Söküm aşamasında ‘hazine yeri’ diye gerekçe gösterip sonrasında ‘tapulu yerde zeytin diktin’ dediler. Bunların bütün belgeleri elimde. Buraya ağaç dikmek benim en doğal hakkım.  2013 yılından beri maliyeye para ödüyorum. Salihli Belediyesi’ne koruma vergisi ödüyorum. Normal tapu alır gibi harçlarımızı ödedik. Vergileri ödedik. Sit alanı demediler. Sonra bir gün bir baktık ki bize hiç haber verilmeden ağaçlarımızı sökmüşler.” dedi. 
“GENÇ ÇİFTÇİLERE TEŞVİK NEREDE?” 
300 dönümlük arazisini zeytin yetiştirmek umuduyla aldığını belirten Ç.K, Müze Müdürlüğü ve Jandarmalar tarafından zeytinlerinin sökülmesinin ardından arazisine buğday ektiğini ancak bunun ekim masraflarını bile karşılamadığını kaydetti. Ç.K, “17 bin 500 tane ağaçla yaklaşık 130 bin Liraya bu arsayı aldım. Bunun emeği, dikimi, sulanması sürülmesi bir yana ben bunu tarım krediden hep borç alarak diktim.  Yani devletin bir kurumu çiftçilik yapmam için bana yardım ederken bir kurumu da izinsiz ağaçlarımı söktü. Eğer ağaçlarım sökülmeseydi Bin 500 tona yakın zeytinim olacaktı. Bununda yıllık geliri 2-2 buçuk milyon para. Ben buna güvenerek borç yaptım;  sadece 130 bin Liraya zeytin ağacı aldım. Tarım krediden borçla mazot aldım. Ağaçlarımın sökülmesinin ardından 300 bin Liralık zarara uğradım. Bu sene kurak geçtiği için 300 dönümlük bir yerde yaklaşık 60 ton buğday aldım. Diktiğim buğdayın masrafını karşılayamadım ama tarlam boş kalmasın diye yine de ektim. Karakol komutanı buğday dikmeme bile izin vermiyor. Sen burada buğday dikemezsin diye gelip başımda dikiliyor. Genç çiftçileri çiftçilik yapsın diye destekliyoruz diyorlar ama benim önümü kesiyorlar. Birileri benim sesimi duysun. Benim önüme taş koymaktan vazgeçsinler artık. Ekmek paramızın derdindeyiz.” şeklinde konuştu. 
“BENİM AĞAÇLARIMI SÖKERKEN KOMŞU ZEYTİNLİKLERDE GÖLGELENDİLER” 
Ağaçlarının sökümü sırasında olay çıkma ihtimaline karşı birçok jandarma ekibinin arazisine geldiğini söyleyen Ç.K, “Bir gün duydum ki ağaçlarımı kesmeye gelmişler. Olay çıkmasın diye de birçok jandarma ekibi getirmişler. Benim devlete karşı boynum kıldan ince. Bir jandarma da gelse ben devlete karşı çıkmam. Ama burada herkes ekip biçiyor da ben neden ekemiyorum. Bilmiyorum.  O gün bazı jandarmalar benim ağaçlarımı sökerken diğerleri de komşu tarlalardaki zeytin ağaçlarının gölgesinde oturuyorlardı. Jandarma buraya geldiğinde yanımızdaki zeytinlikte çalışan işçilere ‘kolay gelsin’ diye selam verdi. Oradaki işçileri selamlayanlar bize gelince ağacı köklüyorlar. Yani yolun sağındaki zeytin değil de solundaki mi zeytin?”  ifadelerine yer verdi. 
“YILLARDIR EMEK VERDİĞİM AĞAÇLAR DEVLETİM TARAFINDAN YOK EDİLDİ ” 
Ağaçlarının bir düşmanı tarafından sökülse bu kadar zoruna gitmeyeceğini ancak kendi devleti tarafından emeklerinin yok edilmesiyle çok üzüldüğünü belirten Ç.K; “Ağaç dikmek suçsa şuradaki bütün ağaçları diken vatandaşlarımız suç işlemiştir. Sit alanı da olsa benim ağacımı köklememeleri gerekirdi.  Devlet bana ceza verebilirdi. Cezaevinde yatırabilirdi. Ağaçlarımı sökmeselerdi kamunun, devletin yararına olurdu.  Jandarma ekipleriyle müze müdürlüğü, çalı döker gibi zeytin ağaçlarımızı kasaya yükleyip döktüler gözümüzün önünde. O an çok canım acıdı. Çok üzüldüm. Yıllardır emek verdiğim, gözüm gibi baktığım, büyüttüğüm ağaçlar birden yok oldu. Hem de bunu bana düşmanım yapmadı, devletim yaptı. En çok ta bu üzdü beni. Bize doğu kökenli olduğumuz için ayrımcılık yapıldı ancak benim 3 atam da Çanakkale Savaşı’nda şehit oldu. Ben de bu devletin vatandaşıyım. Düşman değilim.  Kendi vatanımda kendi devletim benim ağacımı söküyor. Zoruma gitti.” ifadelerini kullandı. Ç.K, “Benim haberimi okuyanlar kendilerini benim yerime koysunlar. Ne hissederler?” diye sordu.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Murat Manisalı - 7 ay önce
Yahu Allah aşkına biraz vicdan 1. Derece sit devletin arazisinde ne arıyorsun demezlermi adama etnik kökeni mi kalmış bu işin alışmışlar devletin her şeyini bedava kullanmaya ama o iş batıda öyle yürümüyor arkadaş böyle yürüyor söküveriyorlar diktiklerini