banner83

O BİR HUKUK ADAMI

Hüseyin Erkenci, Manisa’nın yakından tanığını hukuk insanlarından. Ev hanımı bir anne, terzi bir babanın iki çocuğundan biri olan Erkenci, ailenin üniversite mezunu olan tek çocuğu. Mütevazi bir ailenin fedakarlık ve özveriyle okuttuğu Hüseyin Erkenci, bu günlere nasıl geldiğini ULU ÇINARLAR’da Denge okuyucularıyla paylaştı.

O BİR HUKUK ADAMI
banner87
 Şimdilerde CHP Belediye Meclis Üyeliği görevini yürüten, meclisin muhalif ismi olarak da tanınan Avukat Hüseyin Erkenci’yle bürosunda bir araya geliyoruz. Samimi, babacan tavırlarıyla sorularımızı içtenlikle yanıtlayarak bizlere hayatını anlatan Erkenci’ye bir kez daha teşekkür ediyoruz.

Doğma büyüme Manisalı olan Hüseyin Erkenci, terzi bir baba, ev hanımı bir annenin ikinci çocuğu olarak 1945’te dünyaya gelir. Mütevazı bir yaşam süren Erkenci ailesi, çocuklarını okutmak için mücadele verse de ekonomik nedenlerle güçleri yalnızca Hüseyin’i okutmaya yeter. Erkenci, ailesini ve kendisini avukatlığa iten süreci şu sözlerle anlatıyor: “1945 yılında Manisa’da doğdum. Babam terzi, annem ev hanımıydı. 2 kardeştim. İlkokul, ortaokul ve liseyi Manisa’da okuduktan sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldum. Meslekte 12 Mayıs itibariyle 41. yılımı tamamladım. Ailemle ilişkilerim çok iyiydi. Eskiden bir bütünlük beraberlik vardı. Babamla ilişkimiz daima sıcak ama mesafeliydi. İki kardeş annemle daha iyiydik. Annem her anne gibi her zaman bizim yanımızda, en büyük destekçimiz olmuştur. Babamın durumu her ikimizi birden okutmaya yetmediği için abim hakkından feragat etti. Ne yapsam hakkını ödeyemem. Ailemin benim üzerimde emeği büyüktür”

Bilinçli seçmedi, severek okudu

Meslek seçimini bilinçli yapmadığını ama severek okuduğunu dile getiren başarılı avukat, o günleri, “Benim üniversiteye hazırlandığım dönemde yeni bir eğitim sistemi geliştirilmişti. Sınav sistemi ilk kez uygulanıyordu. Ankara’dan merkezi atama vardı. Puanım hukuka tuttu. Bilinçli olarak tercih etmedim. Ama severek okudum. Mesleğimi başarıyla yürütmeye çalıştım” sözleriyle aktarıyor.

‘Eşim en büyük destekçim’

Hüseyin Erkenci, 38 yıllık hayat arkadaşından söz ederken; ‘en büyük destekçim’ diyor. Özellikle kızlarının yetişmesinde ve meslek seçimlerinde annelerinin büyük rol oynadığını kaydeden Erkenci evlilik hayatını, “1974 yılında eşim Nigar’la tanıştım. Bir kaç ay arkadaşlık ettikten sonra aileler tanıştı ve evlendik. Kendisi Fen Bilgisi öğretmenidir. 2 kızım var. Biri Boğaziçi İktisat, diğeri ise Ortadoğu Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği mezunu. Kızlarımla gurur duyuyorum. Özellikle kızlarımın eğitiminde eşimin emeği büyüktür. Her zaman benim en büyük destekçim olmuştur. Onun hakkını ödeyemem” cümleleriyle paylaşıyor.

Torun deyince akan sular duruyor

2 kız babası olarak çok gururlandığının altını çizen Hüseyin Erkenci, çocuklarıyla iletişiminin her zaman iyi olduğunu da yineliyor. Erkenci, bir torun sahibi olduğunu dile getirirken; torunun kendisinde ayrı bir yeri olduğuna da vurgu yapıyor elbette. Baba Erkenci kızları ve torunlarıyla ilişkisini şu sözlerle özetliyor: “Çocuklarımızla iletişimimiz iyidir. Şehir dışında yaşadıkları için çok sık görüşemesek de her zaman iletişim halindeyiz. Bir tanede dünya tatlısı torunum var. Şu anda 3 yaşında. Onun bizdeki yeri apayrı. İnsan kendi çocuklarını yetiştirirken; hayatın koşuşturması içinde onlarla ilgilenemiyor. Ama torun öyle değil. Bambaşka bir duygu”

4 dönem Baro Başkanlığı yaptı

Hüseyin Erkenci, hukuk çevrelerince yalnızca Manisa’da değil; Türkiye’de de tanınıyor. 4 dönem Manisa Baro Başkanlığı; 3 dönemdir de Türkiye Barolar Birliği’nde görev yapan Başarılı Avukat meslek örgütündeki serüvenini, “1970’te mezun olduktan sonra 1 yıl stajyer avukatlık yaptım. Daha sonra kendi büromu açtım. 4 dönem Manisa Barosu Başkanlığı, bir dönem Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği, bin dönem Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu üyeliği, şimdiyse Türkiye Barolar Birliği İnsan Hakları Komisyonu’nda çalışıyorum. Yoğun bir iş tempom vardı. Meslek örgütünde meslektaşlarımızın hakları ve adaletin yerini bulması için çalışmalarımızı sürdürdük. Şimdilerde Yargı mekanizması üzerindeki tartışılanlar gerçekten hukuku yıpratıyor, güveni zedeliyor. Birkaç yıl öncesine kadar etkin bir şekilde görevimi yürütüyordum. Ama şimdilerde çok fazla dava almıyorum. Belediye Meclis üyeliğim zamanımın büyük bir kısmını alıyor diyebiliriz” sözleriyle paylaşıyor.

SHP’de başlayan 19 yıllık siyasi serüven

Siyasetle de yakından ilgilenen Hüseyin Erkenci, 1968 kuşağından gelen bir isim olarak kendisini siyasete iten nedenleri ve siyasi yaşamını ise şu sözlerle aktarıyor: “Biz 1968 kuşağını yakaladık. O dönemki siyasal olaylara yakından tanıklık ettik. O kaotik dönemden geçtik. 1960, 1970 ve 1980 darbelerini gördük. Siyasetle her zaman ilgiliydim. Siyasete fiili olarak 1993 yılında SHP’yle atıldım. Partinin CHP’yle birleşmesiyle burada devam ettim. Yerel seçimlerde CHP’den Belediye Meclis Üyesi olarak seçildim. Bu görevi ifa ediyorum. İnsanlar şimdilerde siyasetten uzaklaşıyorlar. Bunu doğru bulmuyorum. Herkes ülkesinde ne olduğunu, nasıl yönetildiğini, bilmeli, seçim meclise gönderdiği insanların çalışmalarını yakından takip etmelidir. Bunun en etkin yolu da siyasettir. İlla bir siyasi partiye üye olmanız gerekmez ama mutlaka bir siyasi görüşe sahip olunması gerektiğine inanıyorum”

Sevdiklerinize vakit ayırın’

Erkenci, 67 yıllık hayatına birçok başarı sığdırmasına rağmen, pişmanlıklarıyla da yüzleşecek kadar olgun bir isim. Yolun başındaki insanlara seslenen Erkenci, insanın kendisine ve sevdiklerine zaman ayırması gerektiğini hatırlatıyor. İşte Hüseyin Erkenci’nin ders niteliğindeki o sözleri: “67 yaşındayım. Geriye dönüp baktığımda çok fazla pişmanlığım yok ama kendime, aileme ve sevdiklerime daha fazla vakit ayırmak isterdim. Buradan yolun başında olan arkadaşlarıma da önerim bu olacaktır. Zaman çok çabuk geçiyor ve siz nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Bu nedenle sevdiklerinize daha fazla vakit ayırın”

SAĞLIK

Sağlığıma dikkat ederim.

27 yıl sigara kullandım. Ama 1987 yılında bıraktım.

Düzenli yaşamaya özen gösteriyorum.

YEMEK

Yemekle aram iyidir.

Yağlı yiyeceklerden ve kırmızı etten uzak dururum.

Balık yemeye özen gösteririm.

En sevdiğim yemekse kuru fasulye.

SPOR

Şu an için çok fazla spor yaptığım söylenemez.

Gençliğimde futbol oynadım,

İyi bir Fenerbahçeliyim,

Maçları takip etmeye çalışıyorum.

Yüzmeyi seviyorum.

HOBİLERİ

Toprak, bahçe işleriyle uğraşmak beni rahatlatıyor.

Yazları da yazlığa gitmeyi deniz kıyısında ailemle zaman geçirmeyi seviyorum.

Yine yüzmek de hobilerim arasında.

Kitap okumayı, günceli takip etmeye de özen gösteririm.

Tüm yerel gazeteleri ve birkaç ulusal gazeteyi her gün okurum.


TAHAMMÜL EDEMEDİKLERİ

Ben de birçok insan gibi yalancı ve riyakar insanlara tahammül edemiyorum.

Ama ne yazık ki günümüzde bu özellikleri taşıyan insan sayısı çok fazla.     

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner95

banner94