banner83

Bizleri düşürdükleri duruma bakın!

ETV ekranlarına konuk olan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Manisa Şube Eş Başkanı Figen Pehlivan Demirel, sağlık çalışanlarının Covid-19 salgınında yaşadığı sorunları anlattı. Bu süreçte sağlık çalışanlarının izin, emeklilik, istifa gibi haklarının engellendiğini, sağlıkçılara adeta OHAL ilan edildiğini savunan Figen Pehlivan Demirel, bazı sağlık çalışanlarının bu yoğunluktan kurtulmak için hamile kalmayı bir çözüm olarak gördüğünü söyledi.

Bizleri düşürdükleri duruma bakın!
banner87

Etv ekranlarında her sabah 10.30’da yayınlanan Gazete Manşetleri programında 'Günün Konuğu' olan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Manisa Şube Eş Başkanı Figen Pehlivan Demirel, sağlık çalışanlarının Covid-19 salgınında yaşadığı sorunları anlattı.Covid- 19 salgını sürecinde sağlık personellerinin birçok sosyo-ekonomik ve psikolojik sıkıntılarla baş başa bırakıldığını kaydeden SES Manisa Şube Eş Başkanı Figen Pehlivan Demirel, alınan tedbirlerin göstermelik olduğunu savundu. Bu süreçte yaşanan sıkıntıları ve çözüm önerilerini kamuoyuna sunmalarına rağmen iktidar tarafından, halkı değil sermayeyi savunan çözüm önerilerinin benimsendiğini belirtti. Çalışma şartlarının zorluğundan ve emeklerinin karşılıklarını alamadıklarından söz eden Demirel, istifa etmeleri ve emekliye ayrılmalarının yasaklanmasıyla çözümsüzlük barındıran bir sistem içerisinde sıkışıp kaldıklarını ifade ederek, “Bu süreçte bizden elimizi taşın altına koymamız istendi. Bizim vücudumuz taşın altında. Kayanın altında kaldık, sadece ellerimiz dışarıda… O kadar zor şartlarda çalışıyoruz ki bir insan üstü varlık gibi davranmamız isteniyor” dedi.

Manisa il genelinde günlük 2 bin civarında kişinin koronavirüs testinin pozitif çıktığını söyleyen SES Manisa Şube Eş Başkanı Figen Pehlivan Demirel’in konuşmalarından önce çıkan kısımlar şu şekilde;

"MANİSA’DA 925 SAĞLIK ÇALIŞANI COVİD-19’A YAKALANDI"

“Türkiye’de sağlık çalışanlarının ölüm sayısı 193. Arkadaşlarımızın kaybını rakam olarak ifade etmek bizim için çok büyük bir acı. Çünkü pek çoğu alınabilecek önlemlerle kurtarılabilecek arkadaşlarımız. 3 kişilik iş 1 kişiye yaptırılmakta. Bazı arkadaşlarımız 24 saat çalışıyor. Personel yetersizliği ivedilikle giderilmek zorunda. Ben Manisa’da bir sağlık örgütünün başkanıyım ama sağlık çalışanlarının bulaş sayısını öğrenemiyorum. Böyle bir şey olabilir mi? Örgütteki arkadaşlarımızın kurumlarda elde ettiği bilgilerle tahminen bir sayı ortaya koyabiliyoruz. Elde ettiğimiz bilgiler sonucunda Manisa’da sağlık çalışanları bulaşı sayısı 925 ki bu rakamın içinde filyasyon ekibinde çalışan arkadaşlarımız yok. Çünkü o bilgiler Sağlık Müdürlüğünde saklı. Hatta geçtiğimiz günlerde sağlık il müdürlüğü ile bir toplantı düzenlemiştik. Ben kendilerine topladığımız bilgilerden sağlık çalışanlarının covid-19’a yakalananların sayılarına yönelik bir veri söylediğimde, bana ne kadar iyimser olduğum söylendi. Yani biz elimizdeki rakamı çok bulurken, aslında gerçek sayı daha da fazla.

MANİSA’DA SIĞINAKLAR YOĞUN BAKIMA DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR!”

Türkiye’de ve Manisa’da yoğum bakımlar dolmuş durumda. Bu nedenle ek yoğun bakımları yapılıyor. Bu doluluk nedeniyle Manisa’daki hastanelerin bazılarında sığınaklara, depolara ve acil bölümü alanlarına yoğun bakımlar kurulmuş durumda. Ve bu yoğun bakımlar, salgın koşullarında arkadaşlarımızı tehlikeye sokuyor.

SAĞLIKÇILARA OHAL İLAN EDİLDİ”

Sağlık çalışanlarının izin, emeklilik, istifa hakları engellendi. Bu aslında en temel özlük haklarına el koymaktır. Bu ancak OHAL koşullarında yapılabilir. Ancak ülkede OHAL ilan edilmiş değil. Her şey serbest ama sağlık çalışanlarına OHAL ilan edilmiş durumda. Kanser hastası olan, tekrar olma riski bulunan arkadaşlarımız risklere rağmen çalışmaya devam ediyor. E-Nabız üzerinde belirlenen kriterlere uygun değilsek çalışmamız isteniyor. Peki, bunun sorumluluğunu kim alacak? Bu noktada da sağlıkçıların güvence altında çalışmaları için Covid-19’un acilen meslek hastalığı kabul edilmesini istiyoruz.

MESAİLERİMİZ ÇOK YÜKSEK, KREŞLER KAPATILDI, ÇOCUKLARIMIZ ORTADA KALDI”

Onlarca sorunumuz var ancak bunların başında çalışma koşulları geliyor. Arkadaşlarımız birden fazla maske takarak, tulumlar giyerek 8-12-24 saat çalışıyorlar. Yüzlerimizde maske izi ile evlerimize dönüyoruz. Fiziksel koşullarımız giderek zorlaştığı için çalışma alanındaki becerilerimiz de zorlanıyor. Çok ciddi bir mesai saatleri yüksekliği var. Kamu kuruluşlarında valilikler dışında çalışma saatleri 10:00-16:00 olarak tespit edildi fakat sağlık emekçileri bunun dışında. Cephede en önde savaşanlar biziz, en çok darbeyi gören biziz ama yine en çok çalışan biziz. Ekonomik hakkımız yok, korunma hakkımız yok, çalışma koşullarını düzeltme şansımız yok. Tüm sağlık personellerinin temel ücretinin yükseltilmesini istiyoruz. Kreşler kapatıldı, çocuklarımız ortada kaldı. Ne yapalım, onları koronavirüsün merkezi olan hastanelere getirip mi bakalım? Sağlık çalışanlarının çocuklarına özel 7/24 kreş olmak zorunda. Sorun çok ama çözüm yok. Alınan kararlar öylesine alınmış tedbirlerdir.

ÇAREYİ HAMİLE KALMAKTA BULUYORLAR”

Bu dönemde 6 tane arkadaşımız istifa etti. Bulaşıcı hastalıklarla ilgilenen sağlık çalışanlarımız istifa etme hakkımız elimizden alınmadan önce emekliye ayrıldılar. Bakanlık bunu kaçmak olarak tanımlıyor oysaki çok fazla yükleri vardı. Çözüm üretmekte fikirleri alınmadı ama onlara büyük yetkiler verildi. Artık bu omuzlarımıza yük dolu günlerde trajikomik şeyler yaşıyoruz. Bazı arkadaşlarımız ‘acaba hamile kalıp, çocuk yapsak da bir süre bu tehlikeli ortamdan uzaklaşsak mı?’ diye espri yapıyor. Düşününki bir çocuk bakmak çok büyük yük ve sorumluluk gerektirirken, tüm hayatınızı değiştirecek önemli bir kararken, bu süreçteki yoğunluktan kurtulmak için sağlık çalışanları bunu bir çözüm olarak görebiliyor. Bizleri düşürdükleri duruma bakın. Gerçekten de bu süreçte hamile olan arkadaşlarımız var. Bunu suçlamak ve yargılamak anlamında söylemiyorum. Maalesef ki kurumsal çözümler üretilmeyince insanlar kişisel çözümler üretmek zorunda kalıyor.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner95

banner94