DMD Hastası Manisalı Mehmet Son Umudu İçin Seslendi

Manisa’da, Dushenne Muskuler Distrofi (DMD) diğer adıyla kas erimesi hastası olan 18 yaşındaki Mehmet Kandemir, tedavi olmak ve hayatta kalmak için Hindistan’a gitmeyi bekliyor. Beşiktaş hayranı olan ve asker olma hayali kuran Kandemir, yaşamak için o kadar umutlu ki; hayırseverlerin yardımıyla belki 30 bin dolar bulunur ve Hindistan’a gider diye oradaki doktorlarla konuşabilmek için şimdiden Hintçe kelimeler bile öğrenmeye başladı.

DMD Hastası Manisalı Mehmet Son Umudu İçin Seslendi

banner46
Haber: Özlem ŞAHİN
Manisa’nın  Şehzadeler ilçesinde bulunan Şehitler Mahallesi’nde yaşayan Hatice Kandemir ve Hüseyin Kandemir çiftinin 18 yaşındaki çocukları Mehmet Kandemir, 5 yaşında yakalandığı Duchenne Musküler Distrofi (DMD) hastalığı yüzünden 15 yaşından itibaren tekerlekli sandalyeye mahkum kaldı. Kaslarındaki erime yüzünden son 2 yılda kendi ihtiyaçlarını gidermekte de zorlanmaya başlayan Mehmet Kandemir’in ailesi, doktor doktor gezmelerine rağmen çocuklarının sorununa çare bulamadı. Son olarak Hindistan’da özel bir sağlık kuruluşu ile irtibata geçen aile, 3 seanslık kök hücre tedavisi ile hastalığın ilerleyişinin durdurulabileceğini öğrendi. Toplamda 30 Bin Dolar maliyeti olan tedavi için maddi durumu el vermeyen aile, her gün bir sabunun suda erimesi misali çocuklarının gözleri önünde çaresizce eridiğini söyleyerek yardımsever vatandaşlardan yardım istedi.

BEŞİKTAŞ BAŞKANI VE CUMHURBAŞKANINA SESLENDİ

Manisa Endüstri Meslek Lisesi’nde 4. sınıfta okuyan DMD hastası Kandemir, iyileşmezse öleceğini söyleyerek, “Hindistan’da bir tedavi var. Hayırseverlerden yardım istiyorum. Yoksa bir süre sonra yatalak olacağım daha sonrada ölümle sonuçlanacak. Yaşamayı o kadar çok istiyorum ki hayırseverler yardım eder umuduyla şimdiden Hintçe kelimeler öğreniyorum. Namaste yani merhaba diyorum. Hayatta kalırsam hayata da merhaba diyeceğim.  Ben büyük bir Beşiktaş hayranıyım. Fikret Orman Başkanıma ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum; lütfen yardım edin. Yaşamak istiyorum. Ölmek değil.” diye seslendi.

KENDİSİ GİBİ HASTA OLAN ARKADAŞLARI İÇİNDE YARDIM İSTEDİ

Tekerlekli sandalyeye mahkum bir şekilde hayatını sürdürüyor olmasının kendisini çok yaraladığını ifade eden Kandemir, “Önceden yürüyebiliyordum şimdi yürüyemiyorum. Tekerlekli sandalyem var. Çok oturunca belim ağrıyor. Yatıyorum. Yatarken bile dönemiyorum. Annem döndürüyor. Ben yürüyemiyorum artık. Hiçbir zaman tekerlekli sandalyede oturmak istemedim ama zorla oturdum. Eskisi gibi yürümek, koşmak istiyorum. Arkadaşlarımı görünce onlar gibi yürümek istiyorum ama olmuyor.  İyileşirsem, polis, asker olmak istiyorum. O yüzden herkesin bana yardım etmesini istiyorum. Tek ben yokum. Bu hastalığı yaşayan binlerce, milyonlarca insan var Türkiye’de. Onlar içinde yardım istiyorum.” dedi.
 
 “ÇOCUĞUMA MORAL VERMEKTE ÇOK ZORLANIYORUM”

Oğlunun sağlığına kavuşması için elinde olsa her şeyi satmaya hazır olduğunu söyleyen Anne Hatice Kandemir ise şu sözlere yer verdi,“ Çocuğum hep iyileşeceğine dair ümitlerle, hayallerle yaşıyor. Oğlumuzu morallerle yaşatmaya çalışıyoruz. Çok üzülüyoruz ama ona belli etmemeye çalışıyoruz. Hindistan’a tedaviye giden aileler çok faydalarını görmüşler. Biz de çocuğumuzu oraya götürmek istiyoruz ama imkanımız yetmiyor. Sadece eşim ve kızım çalışıyor. Satacağımız bir şeyde yok. Bir karış toprağımız yok, satıp gidelim desek. Yardımseverlerden destek bekliyoruz. Bir anne olarak çocuğuma moral vermekte çok zorlanıyorum. Arkadaşlarını görünce, ben de onlar gibi istiyorum diyor. Bazen o kadar umutsuzluğa düşüyor ki, fizik tedaviye bile gitmek istemiyor, bir faydası olmuyor diye. Çocuğum tedavi olmak istiyor elimizden bir şey gelmiyor. Çok üzülüyorum. Babası tedavisine para bulmak için sokakları geziyor eve eli boş dönüyor. Bu sıcakta korse takmak zorunda kalıyor. Gece ayakkabı takıyoruz. Zoraki giyiyor bunları. İçinde durmak istemiyor.  Belinde skolyozy var. Tedavi olmazsa hayatını kaybedebilir.”

“BENİM ÇOCUĞUM GÖZLERİMİN ÖNÜNDE ERİYOR İLAÇ FİRMALARININ UMRUNDA DEĞİL”

Baba Hüseyin Kandemir, bu hastalığın sadece çocuğunda değil Türkiye’de birçok çocukta olduğuna dikkat çekerek, tedavinin Türkiye’de de olmasını çok istediğini söyledi. Bir baba olarak oğlunu yaşatmak adına hiçbir şey yapamamanın çaresizliğiyle ezildiğini söyleyen baba Kandemir, “Bizim bu tedaviden haberimiz yoktu. Mehmet kendisi araştırıp bulmuş. Bize söyledi. Kök hücre tedavisi. Hindistan’daki doktor bir DMS hastasının tedavisi için İzmir Kemalpaşa Ulucak’a gelmiş aslında. Türkiye’deki hocalar karşı çıkmış bu duruma. Tedavi olan çocuğun yanına gittim. Gerçekten iyileşme var mı diye. 8 yaşında parmakları ucunda zar zor yürüyebilen çocuk şimdi tek başına merdivenlerden çıkabiliyor. Bu hastalık iç organlara sıçradığı zaman çocuğum ölümle mücadele edecek. Şuanda kollarını kaldıramıyor, yemeği biz yediriyoruz. Her ihtiyacını biz karşılıyoruz. Bu tedavi neden Türkiye yok? Devletimize, Cumhurbaşkanımıza buradan sesleniyorum; Türkiye’de milyonlarca insan bu hastalıkla boğuşuyor. Lütfen bizi görün, bu tedavi Türkiye’de de olsun. İlaç firmaları, ‘ölürse ölsün, bir Mehmet ölür bin Mehmet doğar’ diye düşünüyor. Onlar için bir canın ölmesinin önemi yok. Ben gereken yerlere başvuruyorum ama bir sonuç yok. Şuanda Hindistan’da bir mucize var. Çocuğunuz gözünüzün önünde eridiği zaman ne hissedebilirsiniz. Bir sabunu suyun içine attığınızda nasıl eriyorsa benim çocuğumda gözlerimin önünde öyle eriyor” dedi.

İLAÇLAR SADECE HASTALIĞIN İLERLEMESİNİ YAVAŞLATIYOR

Oğlunun iyileşmesi için değil de hastalığının bir süre ilerlemesini durdurmak için ilaç tedavisi gördüğünü söyleyen baba Kandemir, “Devlet Bin  TL yardım parası veriyor. Her ay eczaneye 700 TL civarı eczaneye veriyorum. Bu ilaçlar iyileşmesine neden olmuyor, sadece hastalığın ilerlemesini yavaşlatıyor. Ben bu parayı verdiğime veya aldığıma bir şey demiyorum ama çocuğum iyi olsa gam yemeyeceğim. Benim çocuğumun belli bir yaşama süresi var. 20 yaşına kadar yaşar diyorlar. Bu süreden sonra tamam. Bugün hareket edemiyor daha sonra solunum cihazına bağlanacak sonra da ölecek” diye konuştu.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.