banner65

Ortodontik Tedavi

Ortodontik tedavilerle güzel dişlere sahip olunacağı gibi sağlıklı diş ve ağız yapısını elde edebiliyorsunuz. 7’den 70’e her yaş grubunda uygulanan bu tedaviler, gerçek uzmanlar tarafından yapılmalıdır. Uzman olmayan diş hekimlerine yaptırılan ortodontiktedavilerse ağız yapısında ve dişlerde tamiri zor hasarlara yol açabiliyor. Bu durum hastayı yıprattığı kadar yeni bir tedavi başlatacak olan ortodontisti de olumsuz etkiliyor.Ortodonti Uzmanı Dr. Dt. İdil Ünal Dede; Denge Gazetesi’ne Ortodontiktedavi hakkında özel bir demeç verdi.

Ortodontik Tedavi

banner47
HABER
CANAN GÜNGÖR


“Kelime anlamı düzgün diş demektir.Ama bizim amacımız dişleri sadece düzgünce sıralamak değildir. Çene yapısını, diş yapısını, estetik olarak dişlerin birbiriyle ilişkisini düzenlemek de bizim görevimizdir. Bunları gerçekleştirirken yüz estetiğini de dikkate alıyoruz. Hastaya hem estetik hem de fonksiyonel düzgün bir gülüş kazandırmak, bozuk olan çene yapısını düzeltmek de işimizdir.

Çocukların ortodontik tedaviye başlama yaşı kaçtır?
Bu çok önemli bir konudur. Çünküortodontik tedavide yaş önemli bir unsurdur. Büyüme ve gelişime bağlı bir tedavi yöntemidir. Her tedavi her yaşta kişiye yapılamıyor. Daimi dişler çıkmaya başladığı zaman, yani 6-7 yaş civarında ilk ortodontik muayeneyi öneriyoruz. Herhangi bir problem olmasa dahi genel bir kontrol yaptırılmasını tavsiye ediyoruz. Gözden kaçmaması gereken durumları erken saptamamız oldukça büyük önem taşıyor.

Aileler çocuklarının ortodontik tedaviye ihtiyacı olduğunu anlayabilirler mi?
Herkes, böyle bir durumu hemen fark edemeyebilir. Çocuklarda ilk önce ön dişler dediğimiz kesici dişler çıkmaya başlar. Bu dişlerde hafif bozukluklar, hafif pozisyon problemleri ailelere bir fikir verebilir. Özellikle yer darlığı olduğunda dişler düzgün çıkamaz, dönerek çıkmaya çalışır. Bu durum da çocuk hastalarımızın bize en fazla geliş sebebidir. Tabi, bu durum her zaman böyle olmak zorunda değildir. Dişler düzgün sıralanmıştır ama çene yapısında problem olabilir. Bu durumu hastanın ya da ailesinin anlaması oldukça zordur. Bu yüzden tüm çocuklarda 6-7 yaş arasında genel bir kontrol yapılmasını öneriyorum.

Tedavi süreçleri hakkında bilgi verir misiniz?
Ortodontik tedavi uzun bir süreci kapsar. Süre hastanın problemine göre değişir. Ortalama olarak baktığımızda bir genelleme yapmak istersek tedavi sürecini 1,5-2 yıl içerisinde tamamlıyoruz.Ama hastanın ciddi bir çene kemiği problemi varsa, genetik bir problemi varsa o zaman süreç biraz daha uzayabilir. Yani duruma göre tedavi süresi uzayabilir ya da kısalabilir.

Çocukluk yaşlarından sonraki dönemlerde de ortodontik tedavi uygulanabilir mi?
Elbette uygulanır. Bu konu hakkında yanlış bir kanı var aslında. ‘Sadece çocukluk döneminde uygulanabilir’ algısı var. Bu tamamen yanlış bir bilgidir. Her yaşta ortodontik tedavi yapılabilir. Sadece kullanılan yöntemlerde değişiklikler olabiliyor. Yetişkin bir hasta için konuşursak; önemli olan hastanın yaşı değil, kemik sağlığıdır. Eğer dişi çevreleyen dokular sağlıklıysa, kemik dokusu sağlıklıysa, herhangi bir sıkıntısı yoksa tedavi yapılabilir. Çocuklarına tedavi uygularken, anne ve babaya uyguladığımız tedaviler oluyor.

Tedavide kullanılan yöntemler hakkında bilgi verir misiniz?
Ortodontik tedavi çok kapsamlı bir konudur. Birçok tedavi alternatifi vardır. Pek çok kullandığımız aparatlar var. Kabaca sınıflandırmak gerekirse, ilk etapta çocukluk yaşlarında büyüme ve gelişim dönemlerinde kullandığımız hareketli aparey tedavilerimiz var. Fonksiyonel tedavi denilebilir bunlara. Hastaya aparey takarak tedaviyi başlatıyoruz. Bir diğer tedavi yöntemi de daimi dişler tamamlandıktan sonra 11-12 yaş civarında kullandığımız sabit tedavilerdir. Daha ağır vakalardaysa, çene düzensizliğin ileri boyutta olduğu ve hasta 18 yaşını geçmişse cerrahi müdahaleye başvuruyoruz. Bunların hem plastik cerrahi hem de ortodontik tedavi aşaması vardır.

Pekiştirme tedavisi nedir?
Belirttiğim tedavileri tamamladıktan sonra ‘bitti artık bu kadar’ demiyoruz.Çünkü uzun süren tedavi boyunca hastalarımız ve bizler büyük emekler veriyoruz. Verdiğimiz emeklerin bozulmasını istemeyiz. Bu yüzden işin bir de pekiştirme tedavisi boyutu var. Aslında bu tam olarak bir tedavi değil. Daha çok hastaların iyileşmiş durumunu korumaya yönelik bir tedavidir. Aktif tedavideki gibi sürekli kontroller gerekmiyor. Yılda 1-2 kez kontroller gerektiriyor. Pekiştirme tedavisinde dişlerin iç tarafına sabitleyici teller takıyoruz. Gece koruyucu şeffaf plaklar takılabiliyor. Ya da daha farklı telli apareyler takabiliyoruz, hastanın gece kullanması gereken. Tüm bunlar mevcut durumu korumaya yöneliktir. ‘Tedavinin pasif dönemi’ diyebiliriz. Aslında bu da çok önemli bir aşamadır.Çünkü hastaya pekiştirme tedavisi uygulamadığımız zaman tekrar dişler eskiye dönmeye başlayacaktır.

Ortodonti uzmanlarının diş hekimlerinden farkı nedir?
Bu gerçekten çok çok önemli bir konudur. Bu, ülkemizde tam olarak oturmamış bir kavramdır. Biz, 5 yıllık diş hekimi fakültesini bitiriyoruz. Daha sonra da ortodonti uzmanı olmak için yapılan sınavlara giriyoruz. Ve tekrar 5 yıl kadar eğitim görüyoruz. Minimum 4 yıl süren bir uzmanlık eğitim alıyoruz. Bunu da tamamladıktan sonra ‘ortodonti uzmanı’ unvanını alabiliyoruz. Tamamen ayrı bir branştır. Yapılan tedavilerde kapsamlı, uzun vadeli ve mutlaka uzmanlık gerektiren tedavilerdir. O yüzden hastalar hem kendileri hem de çocukları için yapacakları doktor seçimlerinde bilinçli hareket etmeli ve ortodonti uzmanına gitmelidir. Hem tedavinin başarılı olması açısından hem de tedavide iyi bir sonuç elde etmek açısından bu çok önemlidir.hatalı yapılan tedavilerden sonra yeniden bir tedaviye başlamamız hem bizim için hem de hasta için daha zorlu bir süreç olacaktır. Daha kolay metotlarla hasta iyileştirilecekken iş daha büyük sorunlara gidebiliyor. Yanlış yapılmış tedaviyi düzeltmek gerçekten çok zor olabiliyor. Bu arada zaman geçtiği için yaş geçmiş olabiliyor. Yani yapılabileceğimiz tedaviler, metotlar sınırlanıyor. Bir de işin psikolojik boyutu var. Hasta uzayan süreçte manevi olarak yıpranıyor. Tabi maddi boyutu da var. O yüzden en baştan bir ontodonti uzmanından fikir almak gerekir.

Ortodontide hangi diş telleri kullanılıyor?
Hastalarımıza genellikle metal braket dediğimiz teller, tek tek dişlere takılan apareylerimiz var. Tabi ki ilerleyen teknoloji ile birlikte kullandığımız apareylerde de farklılıklar oldu. Şeffaf, seramik, porselen braketlerimiz var. Bunları da kullanabiliyoruz. Özellikle yetişkin hastalar tarafından çok tercih ediliyor. Görüntüsü diş rengine çok yakın. Bunlar sayesinde hastanın estetik kaygısını azaltabiliyoruz. Dişin iç tarafında kullanılan lingual tedavi dediğimiz dil kısmında kullanılan apareylerimiz var. Tabi bunların kullanım alanları sınırlıdır. Her hastaya uygun değildir. Bir hekim gözüyle değerlendirmek gerekir. Yine son yıllarda çıkan şeffaf plak tedavileri var. Hasta kendisi takıp çıkararak kullanıyor. Günlük hayatını etkilemiyor.

Braketler leke yapar mı?
Bu soru bize hastalarımız tarafından da çok soruluyor. Braket kesinlikle iz ve leke yapmaz. Burada önemli olan hastanın ağız hijyenidir. Biz, hastalarımıza ortodontik fırçalar, diş arası fırçaları gibi özel fırçalar öneriyoruz. Bunlarla günlük bakımını yapmaktadır.Çünküortodontik tedavi sadece hekime bağlı olan bir tedavi değildir. Eğer dikkat edilirse, bakımı ve temizliği yapılırsa herhangi bir sorunla karşılaşılmaz.

Diş telleri hasar görebiliyor mu?
Diş telleri uzun bir süre bizimle oluyor. Bu süre zarfında yiyip içiyoruz. Hastaya koyduğumuz çok büyük yasaklarımız yok ama dikkat edilmesi gereken hususlar da var. Çok sert gıdalardan mümkün olduğunca uzak durulması gerekir. Braketi dişin üzerine yapıştırıyoruz. Belli bir kuvvetle tutunduğu için çok zorlamamak lazım.Ama kopabiliyor, çıkabiliyor. Çok önemli, büyük bir problem değil. Tekrar yapıştırılabiliyor. Zaten aylık kontrollerimizde duruma bakıyoruz. Problem varsa müdahale ediyoruz.”
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.