Gürsüt, sektörde küresel oyuncu olmayı hedefliyor

1992 yılından beri peynir üretimi gerçekleştiren Gürsüt, teknoloji, kalite ve insan kaynağı yatırımlarıyla birlikte, son üç yıldır art arda yüzde 100 büyüme oranına ulaştı.

Gürsüt, sektörde küresel oyuncu olmayı hedefliyor
banner87

1992 yılından beri peynir üretimi gerçekleştiren Gürsüt, teknoloji, kalite ve insan kaynağı yatırımlarıyla birlikte, son üç yıldır art arda yüzde 100 büyüme oranına ulaştı.

Gürsüt Genel Müdürü Mümin Ünlügil, Tire’de gerçekleştirdikleri toplam 15 milyon dolarlık üretim tesisi yatırımıyla, hem yur tiçi hem de yurt dışı pazarda büyümeyi hedeflediklerini söyledi. 20’nin üzerinde peynir çeşidi ürettiklerini, peynir altı suyu tozu, süt tozu ve hayvancılık alanlarında da yeni yatırımlara yöneldiklerini dile getiren Ünlügil, “1992 yılında günde 2 ton süt işleyerek başlayan öykümüz bugün, Tire’de 10 bin metrekare alana sahip olan üretim tesislerimizde günde 360 tona ulaştı. Gürsüt’ün doğasında büyüme var; bu nedenle tesisimiz de günlük 500 ton üretim kapasitesine sahip. Şu anda 450 çalışanımızla sürekli büyüyen bir aileyiz. Üretimimizin yüzde 75’ini kendi markamızla satıyoruz. Yüzde 25’lik kısmını ise piyasanın tanınmış markaları için üretiyoruz” dedi.

"2023 yılı sonuna kadar 7 kıtada yaklaşık 20 ülkede ürünlerimizi beğeniye sunmuş olacağız"

Gürsüt’ün teknoloji ve ürün kalitesine özel önem verdiğini, 6 bölge müdürlüğü ve 40 bayisiyle ürünlerinin Türkiye’nin tamamına ulaştığını vurgulayan Genel Müdür Mümin Ünlügil, sözlerine şöyle devam etti:

“Kıbrıs otel ve marketleri ile birlikte tüm Türkiye kıyı kesim otelleri başta olmak üzere ev dışı tüketim olarak tanımlanan horeca kanadında geniş bir satış pazarlama ağına sahibiz. Amacımız; sadece ulusal bir marka değil aynı zamanda küresel bir marka olabilmek. Şuanda; Irak, Kuveyt, Mısır, Dubai, Vietnam, Azerbaycan ve Libya’ya ihracat yapıyoruz. İngiltere ve ABD başta olmak üzere birçok ülkeyle bayilik görüşmelerimiz devam ediyor. Küresel marka olmak adına gerekli tüm altyapı çalışmalarını tamamlıyoruz. Bu yılın ağustos ayında Avrupa Birliği’ne ihracat için gerekli olan belgemizi de almış olacağız. 2023 yılı sonuna kadar 7 kıtada yaklaşık 20 ülkede Gürsüt markalı ürünlerimizi beğeniye sunmuş olacağız.”

Hayvancılık alanında yeni bir yatırıma daha imza attıklarını kaydeden Mümin Ünlügil, şu bilgileri verdi:

“Günde 360 ton süt işlediğimiz için kooperatif, çiftlik ve müstahsillerden oluşan geniş bir hammadde tedarik ağımız var. Her gün yaklaşık bin 500 noktadan süt topluyoruz. Dolaylı olarak istihdama da yaklaşık 5 bin kişiye varan önemli bir katkı sağlıyoruz. Tire’de modern bir süt üretim tesisi kurmak için düğmeye bastık. 2022 yılında temelini atacağımız büyükbaş süt hayvancılığı tesisinin 2023 yılında 240 büyük baş hayvanla üretime başlamayı hedefliyoruz. Robotlar sayesinde otomasyon sistemi ve gönüllü sağım yöntemiyle hayvanlar doğal yaşam döngüsünde hareket edip süt sağımlarını iç güdüsel olarak kendileri gerçekleştireceğinden maksimum verime ulaşılmış olacak. Tüm tesis ve depolarımızda olduğu gibi çevreci enerji kullanımını sürdürmek amacı ile çiftliğimize de güneş enerjisi sistemini entegre ederek enerji yatırımlarımıza da devam etmiş olacağız. Tesisimiz uluslararası pazarda kabul görecek şekilde Kosher belgesine sahip ari çiftlik olacak.”

Halka arz planlanıyor

Genel Müdür Mümin Ünlügil, Gürsüt olarak yatırımları hızlandırmak ve daha çok katma değer oluşturmak için yılın son çeyreğinde halka arz planladıklarını söyledi.

Ünlügil, “Sermaye artış yöntemiyle gerçekleşecek halka arz sayesinde hem hali hazırdaki büyümenin sürdürülebilir olması sağlanmış olacak, hem de planlanan yatırımların da kısa sürede tamamlanması mümkün olacak. Bu sayede ülkemizin büyümede ki öncelikli başlıkları olan üretim, istihdam, ihracat gibi başlıklarına çok daha kısa sürede çok daha büyük oranlarda katkı sağlanabilmiş olacak” diye konuştu.

Gıda üretiminin tüm dünyada öneminin arttığını da dile getiren Mümin Ünlügil, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Stratejik bir sektörde üretim yapıyoruz. Pandemiyle başlayan ve Rusya Ukrayna savaşı ile devam eden süreçte tedarik zincirinin kırılmış olmasıyla dünya genelinde gıda üretiminde bir daralma söz konusu. Ülkemiz coğrafi konumu ve tarımdaki potansiyeliyle aslında çok büyük avantajlara sahip. Burada tarım sektörü ve çiftçilerimizin doğru bir şekilde desteklenmesi önem taşıyor. Biz de bu bilinçle yatırımlarımızı sürdürerek sektörde emin adımlarla büyümeye devam edeceğiz”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner95

banner94