banner83

TANSİYON İÇ ORGANLARIMIZIN YAPISINI BOZUYOR

Toplumun büyük bir kesimini tehdit eden tansiyon hastalığı, başta kalbimiz olmak üzere vücudumuzda bulunan tüm organları etkisi altına alıyor. Kişilerde genellikle genetik yolla görülen bu hastalık kimi zaman şeker, yüksek kolestrol, hareketsiz yaşam ve kötü beslenme ile de ortaya çıkabilmektedir. Vücuda yüksek bir basınç yaparak organların işlevini bozan tansiyon hastalığının sebeplerini, vücudumuza zararlarını ve tedavi yöntemlerini Özel İzmir Kardiyoloji Dal Merkezi Kardiyolog Dr. Ayhan Sinci anlattı.

TANSİYON İÇ ORGANLARIMIZIN YAPISINI BOZUYOR
banner87
HABER
ASUDE ONAR

Tansiyon hastalığının sadece Türkiye’yi değil tüm dünyayı tehdit eden bir hastalık olduğunu belirten Kardiyolog Dr. Ayhan Sinci; “ Toplumun %50’si tansiyon hastalığının farkında değiller ya da bir şekilde tanısı konulmamış. Diğer %50’lik kesimde ise tanı konuluyor ama etkili ve doğru yöntemli tedavi uygulanmıyor. Bu yüzden hastalar sürekli tansiyonun yapmış olduğu basınç ile ortaya çıkan komplikasyonlarıyaşıyorlar ve ortaya çıkan ağrı ile de hayat kalitesi düşüyor.” dedi.

BASINÇ YUKARIDAN AŞAĞIYA İLERLİYOR
Tansiyon hastalığını tetikleyen faktörlerin vücutta ortak bir grup oluşturduğunu ve bu kötü grubun ileri de kanser, Alzheimer gibi ciddi hastalıklara yol açtığını belirten Sinci açıklamalarına şöyle devam etti; “ Tansiyon nedenini bilmediğimiz yüksek bir basınçtır. Bu basınç baş bölgesi, gözümüz gibi organlardan başlar ve aşağı doğru iner. Bu geçiş aşamasında bütün organlarımıza zarar verir. Yüksek basınç altında kalan organlarımız ciddi oranda zedeleniyor. Göz tansiyonu, göz de kanlanma, boyun damarlarında yırtılmalara neden oluyor. Basınç aşağı bölgelere indikçe ve kalbimize yaklaştıkça kalpte kalınlaşma, kalp yetmezliği, kalpte ritim bozukluğu, kalp krizi gibi ciddi sorunlar oluşturabiliyor. Kalpten aşağı doğru da ilerlersek böbreklerde de yetmezliğe sebep olan en büyük etken tansiyondur. Tansiyon bütün iç organlarımızın yapısını ve işlevini bozan bir hastalıktır. Bu yüzden tespit edilmesi ve bir an önce tedavi edilmesi gerekmektedir.”

HASTANIN HİKAYESİNİ DİNLEMENİZ GEREKİR
Hastalar belli başlı şikayetler ile kendilerine başvurduklarında, yapılan tetkiklerin yanında hastanın geçmiş sağlık hikayesini de dinlediklerini belirten Kardiyolog Sinci; “Hastalar bize başvurduklarında sağlıkları ile ilgili güzel şeyler duymak istiyorlar, tabii bu da bizim en büyük gayemiz. Bu beklenti içerisinde olan hasta, kötü bir durum ile karşılaşmamak için de heyecanlanarak doktorla buluşacağı zamanı bekliyor. Bu heyecan o esnada hastamızın tansiyonu ile ilgili oynamalara sebep oluyor. Bu yüzden biz tedaviye gelen hastamızın tansiyonunu bu heyecan payını dikkate alarak ölçüyoruz. Yurt dışında hastaların kendi tansiyonlarını ölçmeleri için oluşturulan odalar var, kimi hastalarda beyaz önlük tansiyonu var. Bunun önüne geçip sağlıklı sonuç almak için oluşturulan bir sistem. Biz hastamızın tansiyonunu ölçtükten sonra bir de onun sağlık geçmişi ile ilgili hikayesini dinliyoruz. Hemen ilaç yazıp gönderelim demiyoruz çünkü sağlığına kavuşmayan bir hasta bizi ziyadesi ile üzer. Gerekirse çeşitli tetkikler uyguluyoruz; efor testi, tansiyon holtergibi… Tedavi yönteminde sağlıklı bir karara varabilmek için elimizden geleni yapıyoruz.”diye konuştu.

TANSİYONUMUZU ÖMÜR BOYU KONTROL ALTINA ALMALIYIZ
Kardiyolog Sinci, yüksek olasılıkla genetik yollarla meydana gelen tansiyon hastalığının kişilere bir takım geçiş yolları olduğunun da altını çizdi. Sinci; “Büyük olasılıkla genetik faktörlerle geçen tansiyon hastalığı ilk kuşakta görülebileceği gibi, multi-faktörler ile anne tarafınızdaki büyük dayınızda var ise size sirayet etmesi şeklinde uzun bir yoldan da gelebilir. Bunu dahi göz önüne almamız gerekir. Tansiyon hastalığı teşhis edilse dahi %90 kalıcı oluyor. Tansiyon da şeker hastalığı, hipertansiyon gibi kontrol altına alınarak hasta sağlığına kavuşturuluyor.”ifadelerine yer verdi.

KALP İLE HASTALIKLARI TETİKLİYOR
Büyük ve küçük tansiyon olarak 2 değere ayırdıklarını belirten Dr. Ayhan Sinci, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü; “Büyük tansiyonun amacı vücudumuza kanı göndererek organlarımızın beslenmesini sağlıyor. Normal koşullarda olduğu zamanlarda bu işlevi yürütüyor. Normal zamanlar ortadan kalktığında bu beslenmenin bozulmasından en çok etkilenen kalp olur. Küçük tansiyon da koroner damarları besliyor. Koroner damarlara gelen basınç düşük ya da yüksek olduğunda kalp krizi meydana gelebilir. Aşırı derece de tansiyon düşünce kalbin beslenmesi bozuluyor ve kalp ile ilgili hastalıkları meydana gelmeye başlıyor.”

KİŞİNİN KENDİSİNİ KONTROL ETMESİ GEREKİR
Tansiyon hastası olmayan ama olmaya aday kişilerin kendilerini belirli periyotlarla kontrol etmesi gerektiğini vurgulayan Kardiyolog Dr. Ayhan Sinci; “Herkes evinde tansiyon aleti edinebilir. Ben bilekten ölçülen tansiyonu sağlıklı bulmuyorum. Ara ara ense bölümünde ağrı yaşayan kişiler düzenli olarak tansiyon ölçümü yapsın ya da yaptırsın. Hiçbir şikayeti olmayan kişiler de 6 ayda ya da 1 yılda bir kontrol olsunlar. Kan ve idrar tahlili yoluyla bazı bulgular geleceğe yönelik bizlere ip ucu verebiliyor.” diye konuştu.
 
 

 
Güncelleme Tarihi: 27 Aralık 2017, 16:10
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner95

banner94