Ali GÜLTEKİN
Köşe Yazarı
Ali GÜLTEKİN
 

1 Mayıs

Teorisyen edası ile 1 Mayıs’ı tekrar tahlil etmeye gerek var mı? 1Mayıs’ı günümüze taşıyanlar tarihçesini özüne uygun yazıyorlar. Türkiye’de 1Mayıs 1 Mayıs ülkemizde kendi özüne uygun yaşatmayı hala başaramadık. 1 Mayıs’ın işçi ve emekçilerin bayramı olmasını hala bazı çevrelerce özümsenmedi.  İşçisiz 1 Mayıs İşçi bayramını, işçilerin, emekçilerin mücadele geleneğinden kopararak dev asa örgüt pankartları gölgesinde tutmaya çalışıyorlar. Binlerce işçiyi kendi iş yerlerinde sendikasızlaştıran Milletvekilleri, işçilerin örgütlenme haklarını gasp eden Belediye Başkanları, iş yaşamında anlı terlememiş gençler kürsüye çıkarak işçiler, emekçiler adına konuşmalar yapıyorlar. Kendilerini yoksul halkların öncüsü ilan ediyorlar.  “Sol” 1 Mayıs hastalığı Emek ve sermaye arasındaki çelişkiyi ortaya çıkaran filozoflar, Dünya işçi ve emekçileri 1 Mayıs Bayramı ilanı öncesi ve sonrası mücadele süreci 1Mayıs`ı tanımlıyor. Bu tanımlamayı kavrayamayanlar Dünya işçi önderlerinin teorilerini kuşdiline çevirip, dev asa resimlerini  meydanlarda taşımakla kendilerini işçilerin yerine koyarak 1Mayısa sahip çıktıklarını sanıyorlar. 1 Mayıs bayram mı? Mücadele günü mü? İşçi ve emekçilerin sosyal-siyasal haklarını aldığı, 1 Mayısı özüne uygun kutlanacağı ortamların olduğu ülkelerde ne ile mücadele edecek?  Elbette bayram coşkusu ile kutlanacak. 1 Mayısın yasak olduğu ülkelerde elbette emekten gelen gücünü kullanarak, sosyal siyasal haklarını almak için mücadele edecek. Bunda anlaşılmaz olan nedir? 1 Mayıs kazanımları ve “sağcı” bakış . Sendika, grev, 8 saatlik çalışma, sosyal haklar, çalışma koşulları… Bütün bu hakların Dünya genelinde mücadele ile bedeller ödenerek alındı. Bunları hiçe sayarak kazanılan bütün haklardan faydalanırlar. 1 Mayısı komünistlerin, sosyalistlerin bayramı olarak tanımlayıp karşı çıkarlar “Bu hakları komünistler, sosyalistler, solcular kazanmış. Ben bu haklardan faydalanmak istemiyorum. 1 Mayıstan önceki düzen koşullarında çalışmak istiyorum” diyen “sağcı işçi” var mı? Peki, ayrışma noktası neresi? “Sağcı, solcu işçi” olarak ayrışacaklarına, ortak sorunlarına neden ortak çözüm aramak için birlik olmazlar? İşveren kuruluşları! Sağcı solcu işveren kuruluşları var mı? “Sağcı-solcu” isçiler için ayrı çıkan bordo var mı? “Sağcı-solcu”  isçiler için ayrılmış ayrı iş yerleri var mı?  Bırakın ülke içinde işverenlerin birliğini dünya üzerinde tek çatı örgütleri kapitalizmdir. Bunlar ayrışmaz birlik olurken, işçiler ve emekçiler arasında ayrışma olabildiğince körüklenerek birlikte mücadelenin önü kesilir. Sendikal hareketlerin güçsüz olduğu ülkeler İşçi ve emekçi sendikalarının güçsüz olduğu ülkelerde işçiler ve emekçiler din, milliyet, renk üzerinden ayrıştırılır.  At izi ile it izinin bir birine karıştığı bu ortam işçi ve emekçi hareketi zayıflatır. İşçi ve emekçi hareketinden kopuk çevreler işçi ve emekçi bayramını anarşist eyleme dönüştürürler.  Dükkân, araba camları kırılır. Trafik levhaları sökülür. Arabalar, duraklar ateşe verilir. Parktaki çiçekleri ellerindeki sopa ile tırpanlanır. Nerede bunların işçiliği? İşçi ve emekçiler ürettikleri değerlere karşı düşmancasına saldırır mı? İşçiler ve emekçiler milli değerlerini yok etmek ister mi? Bunları yapanlar işçi, emekçi olur mu? Bu gidişatı kapitalistlerin işine yarar. Sahip oldukları basın ve yayın kuruluşları tıpkı 1 Mayıs 1977 de olduğu gibi topluma 1Mayısı  “anarşist sol gurupların bir biri ile kavgaları” olarak manşetlerden verirler.  Sendikal hareketlerin güçlü olduğu ülkeler. Sendikaların güçlü olduğu ülkelerde işçi bayramı işçilerin öncülüğünde özüne uygun kutlanır. Bu ülkelerde iktidar varlığını sürdürme ve iktidardan düşme hesaplarını, başarı veya başarısızlığını 1Mayısta işçi ve emekçilerin öne çıkan talepleri üzerinden belirlerler. Emekçiler neden birlik olamıyor? İşçi ve emekçilerin; inançları, dilleri, renkleri, ülkeleri ayrı olabilir. Ortak yönleri işçi ve emekçi daha önemlisi insan olmalarıdır. Bu ortak değer üzerinde neden birlik sağlayamayız?  “Emeğine sahip çıkma” diyen inanç var mı? Ulus var mı? “Sömürülmene göz yum köle ol” diyen inanç var mı? Ulus var mı? “ Ortak sorunlarınıza ortak çözüm için bir araya gelmeyiniz” diyen inanç var mı? Ulus var mı? “İnsanlık onurunu hiçe say” diyen inanç var mı? Ulus var mı? Peki, biz neyin üzerinden ayrışıyoruz? Birlik olmak! Ağaç dal vermeli, güneşten güç almak için. Bedeninin su almalı topraktan, dik durması için. Bedeni çürükse, böcekler üşüşerek delik deşik ederler. İçine yuva yaparak ağacın özünü yiyerek kendilerine yaşam alanları yaratırlar. Gün gelir koca beden çürüyerek küt diye devrilir. İstila eden böcekler için bir şey değişmez. Yeni bir yaşam alanı bulmak için zayıf bedenler ararlar. Birlik olmalıyız ki, dirliğimiz olsun. Hadi hayırlısı…
Ekleme Tarihi: 29 Nisan 2013 - Pazartesi
Ali GÜLTEKİN

1 Mayıs

Teorisyen edası ile 1 Mayıs’ı tekrar tahlil etmeye gerek var mı? 1Mayıs’ı günümüze taşıyanlar tarihçesini özüne uygun yazıyorlar.

Türkiye’de 1Mayıs
1 Mayıs ülkemizde kendi özüne uygun yaşatmayı hala başaramadık. 1 Mayıs’ın işçi ve emekçilerin bayramı olmasını hala bazı çevrelerce özümsenmedi. 

İşçisiz 1 Mayıs
İşçi bayramını, işçilerin, emekçilerin mücadele geleneğinden kopararak dev asa örgüt pankartları gölgesinde tutmaya çalışıyorlar. Binlerce işçiyi kendi iş yerlerinde sendikasızlaştıran Milletvekilleri, işçilerin örgütlenme haklarını gasp eden Belediye Başkanları, iş yaşamında anlı terlememiş gençler kürsüye çıkarak işçiler, emekçiler adına konuşmalar yapıyorlar. Kendilerini yoksul halkların öncüsü ilan ediyorlar.

 “Sol” 1 Mayıs hastalığı
Emek ve sermaye arasındaki çelişkiyi ortaya çıkaran filozoflar, Dünya işçi ve emekçileri 1 Mayıs Bayramı ilanı öncesi ve sonrası mücadele süreci 1Mayıs`ı tanımlıyor. Bu tanımlamayı kavrayamayanlar Dünya işçi önderlerinin teorilerini kuşdiline çevirip, dev asa resimlerini  meydanlarda taşımakla kendilerini işçilerin yerine koyarak 1Mayısa sahip çıktıklarını sanıyorlar.

1 Mayıs bayram mı? Mücadele günü mü?
İşçi ve emekçilerin sosyal-siyasal haklarını aldığı, 1 Mayısı özüne uygun kutlanacağı ortamların olduğu ülkelerde ne ile mücadele edecek?  Elbette bayram coşkusu ile kutlanacak. 1 Mayısın yasak olduğu ülkelerde elbette emekten gelen gücünü kullanarak, sosyal siyasal haklarını almak için mücadele edecek. Bunda anlaşılmaz olan nedir?

1 Mayıs kazanımları ve “sağcı” bakış
. Sendika, grev, 8 saatlik çalışma, sosyal haklar, çalışma koşulları… Bütün bu hakların Dünya genelinde mücadele ile bedeller ödenerek alındı. Bunları hiçe sayarak kazanılan bütün haklardan faydalanırlar. 1 Mayısı komünistlerin, sosyalistlerin bayramı olarak tanımlayıp karşı çıkarlar “Bu hakları komünistler, sosyalistler, solcular kazanmış. Ben bu haklardan faydalanmak istemiyorum. 1 Mayıstan önceki düzen koşullarında çalışmak istiyorum” diyen “sağcı işçi” var mı? Peki, ayrışma noktası neresi? “Sağcı, solcu işçi” olarak ayrışacaklarına, ortak sorunlarına neden ortak çözüm aramak için birlik olmazlar?

İşveren kuruluşları!
Sağcı solcu işveren kuruluşları var mı? “Sağcı-solcu” isçiler için ayrı çıkan bordo var mı? “Sağcı-solcu”  isçiler için ayrılmış ayrı iş yerleri var mı?  Bırakın ülke içinde işverenlerin birliğini dünya üzerinde tek çatı örgütleri kapitalizmdir. Bunlar ayrışmaz birlik olurken, işçiler ve emekçiler arasında ayrışma olabildiğince körüklenerek birlikte mücadelenin önü kesilir.

Sendikal hareketlerin güçsüz olduğu ülkeler
İşçi ve emekçi sendikalarının güçsüz olduğu ülkelerde işçiler ve emekçiler din, milliyet, renk üzerinden ayrıştırılır.  At izi ile it izinin bir birine karıştığı bu ortam işçi ve emekçi hareketi zayıflatır. İşçi ve emekçi hareketinden kopuk çevreler işçi ve emekçi bayramını anarşist eyleme dönüştürürler.  Dükkân, araba camları kırılır. Trafik levhaları sökülür. Arabalar, duraklar ateşe verilir. Parktaki çiçekleri ellerindeki sopa ile tırpanlanır. Nerede bunların işçiliği? İşçi ve emekçiler ürettikleri değerlere karşı düşmancasına saldırır mı? İşçiler ve emekçiler milli değerlerini yok etmek ister mi? Bunları yapanlar işçi, emekçi olur mu?
Bu gidişatı kapitalistlerin işine yarar. Sahip oldukları basın ve yayın kuruluşları tıpkı 1 Mayıs 1977 de olduğu gibi topluma 1Mayısı  “anarşist sol gurupların bir biri ile kavgaları” olarak manşetlerden verirler. 

Sendikal hareketlerin güçlü olduğu ülkeler.
Sendikaların güçlü olduğu ülkelerde işçi bayramı işçilerin öncülüğünde özüne uygun kutlanır. Bu ülkelerde iktidar varlığını sürdürme ve iktidardan düşme hesaplarını, başarı veya başarısızlığını 1Mayısta işçi ve emekçilerin öne çıkan talepleri üzerinden belirlerler.

Emekçiler neden birlik olamıyor?
İşçi ve emekçilerin; inançları, dilleri, renkleri, ülkeleri ayrı olabilir. Ortak yönleri işçi ve emekçi daha önemlisi insan olmalarıdır. Bu ortak değer üzerinde neden birlik sağlayamayız?
 “Emeğine sahip çıkma” diyen inanç var mı? Ulus var mı?
“Sömürülmene göz yum köle ol” diyen inanç var mı? Ulus var mı?
“ Ortak sorunlarınıza ortak çözüm için bir araya gelmeyiniz” diyen inanç var mı? Ulus var mı?
“İnsanlık onurunu hiçe say” diyen inanç var mı? Ulus var mı? Peki, biz neyin üzerinden ayrışıyoruz?

Birlik olmak!
Ağaç dal vermeli, güneşten güç almak için. Bedeninin su almalı topraktan, dik durması için.
Bedeni çürükse, böcekler üşüşerek delik deşik ederler. İçine yuva yaparak ağacın özünü yiyerek kendilerine yaşam alanları yaratırlar. Gün gelir koca beden çürüyerek küt diye devrilir. İstila eden böcekler için bir şey değişmez. Yeni bir yaşam alanı bulmak için zayıf bedenler ararlar.
Birlik olmalıyız ki, dirliğimiz olsun.
Hadi hayırlısı…
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.