Ali GÜLTEKİN
Köşe Yazarı
Ali GÜLTEKİN
 

‘68’DEN 6 MAYIS 2016’YA

68 hareketi; ABD’de siyah-beyaz çatışması ve Vietnam savaşı karşıtlığı olarak ortaya çıktı. Avrupa geneline “üniversite reformu”  olarak yayılırken, Almanya, Fransa’da ise gençliğin gelecek ve barış talebi ile öne çıktı. Türkiye’de  “üniversite ve eğitimde reform” talebiyle ortaya çıkan 68 hareketi kısa sürede anti- emperyalist bir tepkiye dönüştü. 68’İN EMPERYALİZM TEPKİSİ! Türkiye’de, 64’lerde başlayan “ulusal petrol” kampanyası, 68’lerde ABD ve NATO egemenliğine karşı anti-emperyalist bir rüzgâr oluşturdu. ABD üsleri kaldırılmalı. ABD ile ikili anlaşmalar iptal edilmeli. 1961 Anayasası uygulanarak toprak ağalığı kaldırılmalı. “Tam Bağımsız Türkiye” ilk çıkış meşruiyetinin dayanağı 1961 Anayasası olmuştur. DÜNYA DEĞİŞİMİ VE TÜRKİYE Hani, Ülkemize soğuk hava Balkanlar’dan eser.  Rusya, kar, tipi savrulur. Sıcak hava, kum fırtınaları Arap çöllerinden gelir. Biz’de “ne geliyorsa başımıza dışarıdan geliyor” deriz ya! Amerika’dan çıkan 68’in “Sandf fırtınası kısa sürede ülkemize ulaştı”.  Türkiye’de köy, kasaba ve şehirlerde geniş bir kesim;   Sosyalist, kapitalist, revizyonist, oportünist, faşist… terimleri öğrendi.  Kruşçev, Troçki, Berstein, Marcus, Debray, Kautsky,  Lenin, Stalin, Mao, Castro, Giap, Enver Hoca, Ho Şi Minh, Che Guevera hatta Brejnev gibi isimleri öğrendi. Suç ve Ceza, Ana, Savaş ve Barış, Kumarbaz… dünya klasikleri okudu.  Dostoyeviski, Viktor Huğo, Maksim Gorki, Bertolt Brecht,… yazarlar ile tanıştı.  ‘68’İN TÜRKİYE’Sİ Elbette, ‘68’ gençlik hareketi Türkiye’ye has değildi. Türkiye’nin 68 gençlik hareketi kendine has sorunlarını ortaya çıkarırken, dünyadaki sosyalizmle kapitalizm arasındaki mücadelenin içerisinde de yerini aldı. İkinci dünya Savaşı sonrası yıllarda ABD-İngiltere bloğu Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı’yla “Soğuk Savaş” ı çoktan ilan etmişti. Anti-emperyalist söylemleri ve “Tam Bağımsız Türkiye” talepleri ile başlayan Türkiye 68 hareketine karşı, ABD’nin (NATO’nun)  “Yeşil Kuşak stratejisi” doğrultusunda oluşturulan Komünizmle Mücadele Dernekleri, “Yeniden Milli Mücadele” gibi isimler ile karşı harekete geçmesinin hikâyesini sanırım bilmeyen kimse kalmadı. 68’Lİ YILLAR VE TÜRKİYE ABD, AB, Latin Amerika ülkelerinde gelişen anti-emperyalist gençlik hareketi Türkiye üzerinde de esmeye başladı. ABD-NATO ve diğer emperyalist talana karşı “ Tam Bağımsız Türkiye” isteyen gençler;  “dinsiz”, “anarşist”, “komünist”, “Moskova ajanı” ilan edildiler. Ellerindeki Türk bayrakları ile “Tam Bağımsız Türkiye için Mustafa Kemal Yürüyüşü” düzenleyen, 61 anayasasına bağlılık isteyen gençlerden Taylan Özgür’ün 1969 Eylül’ünde ulu orta vurulması ile ilk ölüm yaşandı.  Ardından, “Kanlı Pazar” olayları ve 1968 Temmuz’unda Amerikan 6. Filosu’nun protestoları sırasında Vedat Demircioğlu’nun öldürüldü.Bu dönem aynı zamanda  uluslar arası sermayenin ülkemizde uygulamaya koyduğu sağ-sol çatışmasının sürecinin de başlangıcı oldu.   68 KUŞAĞINI VE TÜRKİYE Türkiye, 68 kuşağının sembolü haline gelen; Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan isimleri ve devrimci düşünce ile yaygın olarak ‘68’ gençlik hareketi döneminde tanıştı. Daha sonraki yıllarda, o dönemin devlet ve hükümet yetkililerinin çoğunluğunun ”gençler için idam kararı verilecek suçları yoktu” diye söyledilerse de 6 Mayıs 1972’nin üstünden 44 yıl geçti. Deniz, Yusuf, Hüseyin; Kürt, Türk, Arap ve her milliyetten halk yığınlarının sol, hatta ılımlı sağ çevrelerince birer gençlik lideri olarak görülmekteler. Hala, çocuklara onların isimleri veriliyor. Hala, tişört, şapka, kolyelerde… resimleri simge olarak taşınıyor. Hala, milyonlarca insan tarafından ölüm yıldönümlerinde anılıyorlar.  EMPERYALİZ VE TÜRKİYE Dünya ülkelerinde gelişen 68 hareketinin ülkemizde “Tam bağımsız Türkiye” soluğanı ile sahiplenilmesinin ardından sağ-sol çatışmasına dönüştürülen süreç 1980 12 Eylül’üne kadar sürdürüldü. Sağ geçlik liderlerinden Musa Serdar Çelebi ve Muhsin Yazıcıoğlu 12 Eylül sonrası sağ-sol çatışmasını nasıl körüklendiğini defalarca dile getirdiler. GÜNÜMÜZDE 68 KUŞAĞI O günlerde bedel ödeyerek aramızdan gidenler ve o günleri bu gün hala yaşayanlar, bir de o günlerden geriye kalarak; Cumhurbaşkanı, başbakan, Bakan, Milletvekili, Şirket sahipleri, Yazar, yapımcı… olarak yaşamlarını sürdürenler var. O günleri yaşayanlar anımsayacaktır; Denizlerin idamlarının üstünden 3-5 ay geçtikten sonra Anadolu’nun köy, kasaba ve kentlerinde onların aslında ölmediği konuşuldu. İdamlarından bir hafta, bir ay sonra gördüklerini, konuştuklarını, dokunduklarını anlatanlar oluyordu. Onların hiç gitmeği köylerde, ölmeden önce defalarca evlerinde misafir ettiklerini söyleyenler yaygınlaştı. Kısacası 20. yüzyılda, bu üç gencin idam edilmesini hiç hazmedemeyen halk vicdanı, onları eski evliyalara ve halk kahramanlarına yakıştırdıkları bir ölümsüzlükle onurlandırmıştır.  NE OLMALI? Türkiye, ekonomik ve siyasal olarak uluslar arası sermaye çevrelerine karşı kendi milli değerlerini öne çıkaran, üreten ekonomik ve siyasal olarak bağımsız bir ülke olmalı. İnanç, ulus farklılıklarına hoş görü ile yaklaşıp, ülke bütünlüğü ve barış içinde birlikte yaşamalıdır. Hadi hayırlısı…
Ekleme Tarihi: 05 Mayıs 2016 - Perşembe
Ali GÜLTEKİN

‘68’DEN 6 MAYIS 2016’YA

68 hareketi; ABD’de siyah-beyaz çatışması ve Vietnam savaşı karşıtlığı olarak ortaya çıktı. Avrupa geneline “üniversite reformu”  olarak yayılırken, Almanya, Fransa’da ise gençliğin gelecek ve barış talebi ile öne çıktı. Türkiye’de  “üniversite ve eğitimde reform” talebiyle ortaya çıkan 68 hareketi kısa sürede anti- emperyalist bir tepkiye dönüştü.

68’İN EMPERYALİZM TEPKİSİ!

Türkiye’de, 64’lerde başlayan “ulusal petrol” kampanyası, 68’lerde ABD ve NATO egemenliğine karşı anti-emperyalist bir rüzgâr oluşturdu. ABD üsleri kaldırılmalı. ABD ile ikili anlaşmalar iptal edilmeli. 1961 Anayasası uygulanarak toprak ağalığı kaldırılmalı. “Tam Bağımsız Türkiye” ilk çıkış meşruiyetinin dayanağı 1961 Anayasası olmuştur.

DÜNYA DEĞİŞİMİ VE TÜRKİYE

Hani, Ülkemize soğuk hava Balkanlar’dan eser.  Rusya, kar, tipi savrulur. Sıcak hava, kum fırtınaları Arap çöllerinden gelir. Biz’de “ne geliyorsa başımıza dışarıdan geliyor” deriz ya! Amerika’dan çıkan 68’in “Sandf fırtınası kısa sürede ülkemize ulaştı”.

 Türkiye’de köy, kasaba ve şehirlerde geniş bir kesim;   Sosyalist, kapitalist, revizyonist, oportünist, faşist… terimleri öğrendi.  Kruşçev, Troçki, Berstein, Marcus, Debray, Kautsky,  Lenin, Stalin, Mao, Castro, Giap, Enver Hoca, Ho Şi Minh, Che Guevera hatta Brejnev gibi isimleri öğrendi. Suç ve Ceza, Ana, Savaş ve Barış, Kumarbaz… dünya klasikleri okudu.  Dostoyeviski, Viktor Huğo, Maksim Gorki, Bertolt Brecht,… yazarlar ile tanıştı.

 ‘68’İN TÜRKİYE’Sİ

Elbette, ‘68’ gençlik hareketi Türkiye’ye has değildi. Türkiye’nin 68 gençlik hareketi kendine has sorunlarını ortaya çıkarırken, dünyadaki sosyalizmle kapitalizm arasındaki mücadelenin içerisinde de yerini aldı.

İkinci dünya Savaşı sonrası yıllarda ABD-İngiltere bloğu Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı’yla “Soğuk Savaş” ı çoktan ilan etmişti. Anti-emperyalist söylemleri ve “Tam Bağımsız Türkiye” talepleri ile başlayan Türkiye 68 hareketine karşı, ABD’nin (NATO’nun)  “Yeşil Kuşak stratejisi” doğrultusunda oluşturulan Komünizmle Mücadele Dernekleri, “Yeniden Milli Mücadele” gibi isimler ile karşı harekete geçmesinin hikâyesini sanırım bilmeyen kimse kalmadı.

68’Lİ YILLAR VE TÜRKİYE

ABD, AB, Latin Amerika ülkelerinde gelişen anti-emperyalist gençlik hareketi Türkiye üzerinde de esmeye başladı. ABD-NATO ve diğer emperyalist talana karşı “ Tam Bağımsız Türkiye” isteyen gençler;  “dinsiz”, “anarşist”, “komünist”, “Moskova ajanı” ilan edildiler. Ellerindeki Türk bayrakları ile “Tam Bağımsız Türkiye için Mustafa Kemal Yürüyüşü” düzenleyen, 61 anayasasına bağlılık isteyen gençlerden Taylan Özgür’ün 1969 Eylül’ünde ulu orta vurulması ile ilk ölüm yaşandı.  Ardından, “Kanlı Pazar” olayları ve 1968 Temmuz’unda Amerikan 6. Filosu’nun protestoları sırasında Vedat Demircioğlu’nun öldürüldü.Bu dönem aynı zamanda  uluslar arası sermayenin ülkemizde uygulamaya koyduğu sağ-sol çatışmasının sürecinin de başlangıcı oldu.  

68 KUŞAĞINI VE TÜRKİYE

Türkiye, 68 kuşağının sembolü haline gelen; Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan isimleri ve devrimci düşünce ile yaygın olarak ‘68’ gençlik hareketi döneminde tanıştı.

Daha sonraki yıllarda, o dönemin devlet ve hükümet yetkililerinin çoğunluğunun ”gençler için idam kararı verilecek suçları yoktu” diye söyledilerse de 6 Mayıs 1972’nin üstünden 44 yıl geçti. Deniz, Yusuf, Hüseyin; Kürt, Türk, Arap ve her milliyetten halk yığınlarının sol, hatta ılımlı sağ çevrelerince birer gençlik lideri olarak görülmekteler. Hala, çocuklara onların isimleri veriliyor. Hala, tişört, şapka, kolyelerde… resimleri simge olarak taşınıyor. Hala, milyonlarca insan tarafından ölüm yıldönümlerinde anılıyorlar.

 EMPERYALİZ VE TÜRKİYE

Dünya ülkelerinde gelişen 68 hareketinin ülkemizde “Tam bağımsız Türkiye” soluğanı ile sahiplenilmesinin ardından sağ-sol çatışmasına dönüştürülen süreç 1980 12 Eylül’üne kadar sürdürüldü. Sağ geçlik liderlerinden Musa Serdar Çelebi ve Muhsin Yazıcıoğlu 12 Eylül sonrası sağ-sol çatışmasını nasıl körüklendiğini defalarca dile getirdiler.

GÜNÜMÜZDE 68 KUŞAĞI

O günlerde bedel ödeyerek aramızdan gidenler ve o günleri bu gün hala yaşayanlar, bir de o günlerden geriye kalarak; Cumhurbaşkanı, başbakan, Bakan, Milletvekili, Şirket sahipleri, Yazar, yapımcı… olarak yaşamlarını sürdürenler var.

O günleri yaşayanlar anımsayacaktır; Denizlerin idamlarının üstünden 3-5 ay geçtikten sonra Anadolu’nun köy, kasaba ve kentlerinde onların aslında ölmediği konuşuldu. İdamlarından bir hafta, bir ay sonra gördüklerini, konuştuklarını, dokunduklarını anlatanlar oluyordu. Onların hiç gitmeği köylerde, ölmeden önce defalarca evlerinde misafir ettiklerini söyleyenler yaygınlaştı.

Kısacası 20. yüzyılda, bu üç gencin idam edilmesini hiç hazmedemeyen halk vicdanı, onları eski evliyalara ve halk kahramanlarına yakıştırdıkları bir ölümsüzlükle onurlandırmıştır.

 NE OLMALI?

Türkiye, ekonomik ve siyasal olarak uluslar arası sermaye çevrelerine karşı kendi milli değerlerini öne çıkaran, üreten ekonomik ve siyasal olarak bağımsız bir ülke olmalı. İnanç, ulus farklılıklarına hoş görü ile yaklaşıp, ülke bütünlüğü ve barış içinde birlikte yaşamalıdır.

Hadi hayırlısı…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.