Ali GÜLTEKİN
Köşe Yazarı
Ali GÜLTEKİN
 

Adalet için!

Şehir `in en gözde Park’ı gazete okuyanlar, torun gezdirenler, geyik yapanların uğrak yeri. Bir anda kargaşa ve koşuşmalar başladı. Koşuşmaların nedenini kısa sürede ortaya çıktı. Polis hırsız yakalamış. Bunu duyan Mehmet Efendi, sırtını dayayarak oturduğu Ziraat Bankası yazan banktan kalktı. Okuduğu gazetesini banka bıraktı. Az ileride gezdirmeye getirdiği torununu yanına çağırdı. İki eli ile tutup torununu havaya kaldırarak kalktığı banka oturttu.  “Ben gelene kadar burada otur” dedi. Torunu dedesine tedirgin bir şekilde  “nereye gidiyorsun” diye sordu. Mehmet Efendi, bu soruyu duymazdan geldi. Parkın en büyük ağacından kocaman bir dalı kırıp eline alarak koştu. Torunu, buğulu gözleri ile olanları izledi. Dikkatlice dedesinin dal kırdığı ağaca baktı. Ağacın alt dallarından birini kırıp kalabalığa karışmak istedi. Bu türden olaylara onlarca kez tanıklık ettiğinden, işin inceliğini öğrendiğini ispat etmek istiyordu. Ahmet Efendi’nin peşi sıra falçata’sı elinde ayakkabı tamircisi, kaldırım taşlarını söken öğrenciler, kravatları elinde memurlar, Kırdığı su bardağının cam parçası ile Çaycı, beyzbol sopasını kapan şoför “vatan, millet adına adaleti için“ koşuyorlar. Almancı Hasan, yabancı uyruklu eşi Şahsen ile tatilde. Koşuşmaları görüp tedirgin oldu.  Şahsen:  kötü şeyler mi oluyor? Almancı Hasan: Polis hırsız yakalamış. Şahsen: Bunlar neden koşuyor? Almancı Hasan: Hırsızı polisin elinden almak için Şahsen: Ne yapacaklar? Almancı Hasan: Cezasını verecekler? Şahsen: Nasıl? Almancı Hasan: Linç edecekler? Şahsen: Bunlar seçilmişler mi? Atanmışlar mı? Almancı Hasan: Gönüllüler? Kamu malına zarar vermeyi, suç işleyerek, suçlu yakalama, suç aleti ile suçlu cezalandırma hakkını nereden alıyorlar? Kanı kanla, şiddeti şiddetle cezalandırma girişimleri olağanlaştı. Kendilerini güvenlik kuvvetlerinin yerine koyanlar ordulaştılar. Hâkim, savıcı görevi üstleniyorlar. Zanlıyı suçlu ilan ederek orman kanunları ile cezalandırıyorlar. Bizlerin gördüğümü yetkililer neden görmez? Güvenlik güçleri ne için var? Kanunlar ne için var? Savıcı ne için var? Hâkim ne için var? Mahkeme ne için var? Kendi karanlığını ışık sananların renklere doğru koşmaları anlaşılır. Acı olanı, gözlerinin önünde işlenen toplumsal suçu, gelişen tehlikeyi yetkililerin görmezden gelmesi. -Esnaf -Memur -Öğrenci -İşçi -Emekli… Milyonlarca linç “ordumuz” var. Eğitim bölükleri  çocukları, torunları mezun etmeye hazırlanıyor.  Asayiş berkemal! Yaşasın adalet! Güvenlik kuvvetlerine ne gerek var? Adalet saraylarına ne gerek var? Hadi hayırlısı…
Ekleme Tarihi: 04 Aralık 2012 - Salı
Ali GÜLTEKİN

Adalet için!

Şehir `in en gözde Park’ı gazete okuyanlar, torun gezdirenler, geyik yapanların uğrak yeri. Bir anda kargaşa ve koşuşmalar başladı. Koşuşmaların nedenini kısa sürede ortaya çıktı. Polis hırsız yakalamış. Bunu duyan Mehmet Efendi, sırtını dayayarak oturduğu Ziraat Bankası yazan banktan kalktı. Okuduğu gazetesini banka bıraktı. Az ileride gezdirmeye getirdiği torununu yanına çağırdı. İki eli ile tutup torununu havaya kaldırarak kalktığı banka oturttu.  “Ben gelene kadar burada otur” dedi. Torunu dedesine tedirgin bir şekilde  “nereye gidiyorsun” diye sordu. Mehmet Efendi, bu soruyu duymazdan geldi. Parkın en büyük ağacından kocaman bir dalı kırıp eline alarak koştu. Torunu, buğulu gözleri ile olanları izledi. Dikkatlice dedesinin dal kırdığı ağaca baktı. Ağacın alt dallarından birini kırıp kalabalığa karışmak istedi. Bu türden olaylara onlarca kez tanıklık ettiğinden, işin inceliğini öğrendiğini ispat etmek istiyordu.
Ahmet Efendi’nin peşi sıra falçata’sı elinde ayakkabı tamircisi, kaldırım taşlarını söken öğrenciler, kravatları elinde memurlar, Kırdığı su bardağının cam parçası ile Çaycı, beyzbol sopasını kapan şoför “vatan, millet adına adaleti için“ koşuyorlar.

Almancı Hasan, yabancı uyruklu eşi Şahsen ile tatilde. Koşuşmaları görüp tedirgin oldu.

 Şahsen:  kötü şeyler mi oluyor?
Almancı Hasan: Polis hırsız yakalamış.
Şahsen: Bunlar neden koşuyor?
Almancı Hasan: Hırsızı polisin elinden almak için

Şahsen: Ne yapacaklar?
Almancı Hasan: Cezasını verecekler?
Şahsen: Nasıl?
Almancı Hasan: Linç edecekler?
Şahsen: Bunlar seçilmişler mi? Atanmışlar mı?
Almancı Hasan: Gönüllüler?

Kamu malına zarar vermeyi, suç işleyerek, suçlu yakalama, suç aleti ile suçlu cezalandırma hakkını nereden alıyorlar? Kanı kanla, şiddeti şiddetle cezalandırma girişimleri olağanlaştı. Kendilerini güvenlik kuvvetlerinin yerine koyanlar ordulaştılar. Hâkim, savıcı görevi üstleniyorlar. Zanlıyı suçlu ilan ederek orman kanunları ile cezalandırıyorlar. Bizlerin gördüğümü yetkililer neden görmez?

Güvenlik güçleri ne için var?
Kanunlar ne için var?
Savıcı ne için var?
Hâkim ne için var?
Mahkeme ne için var?

Kendi karanlığını ışık sananların renklere doğru koşmaları anlaşılır. Acı olanı, gözlerinin önünde işlenen toplumsal suçu, gelişen tehlikeyi yetkililerin görmezden gelmesi.

-Esnaf
-Memur
-Öğrenci
-İşçi
-Emekli…
Milyonlarca linç “ordumuz” var. Eğitim bölükleri  çocukları, torunları mezun etmeye hazırlanıyor.
 Asayiş berkemal!
Yaşasın adalet!
Güvenlik kuvvetlerine ne gerek var?
Adalet saraylarına ne gerek var?
Hadi hayırlısı…
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.