Ali GÜLTEKİN
Köşe Yazarı
Ali GÜLTEKİN
 

ÖLÜMLERİ DURDURUN!

Cizre'de hendeklerinde ölüm saçan  bombanın patlaması ile  asker elinde silahı ile  düşerken Rize'nin çay tarlasında bir ana çığlığı Kaçkarlara yükseliyor. "Sınıfından alınan çocuk askeri cemse ile evine götürülürken korkulu gözleri ile etrafı izliyor." Baba 40 yıllık dostları ile muhabbet ettiği kahvede 13.00 ajansını izlerken masaya yığıldı. Çatışmaların sürmesinden dolayı  babasının doğduğundan beri  göremediği üç aylık Barış annesinin memesini iştahla  emerken aniden bırakıp çığlık attı.  Anne kalbine ok saplanmış Ceylan gibi  Yunan köylerini balkondan gören Edirne'deki evinde sırt üstü düştü  ilmeklerini tek tek göz nuru ile atıp çeyizinde getirdiği el dokuması  halının üzerine. Ölümleri durdurun! BARIŞ! HEMEN ŞİMDİ Şehirlerin karanlığında canilerin sinsi planı işliyor. Baba kızı ile barbi bebek  almak için sokakta. Mahallenin üç güler yüzlü kızı ve  yaramazı kıvırcık Ali kitapları elinde okula gidiyorlar. Yeni atanan Ayşe öğretmenin görevinde ilk haftası. Fatma ana yastık altı bileziklerini 60 yaşında ev sahibi olmak için kuyumcuya bozdurmaya getirdi. Mahmut amca 30 yıldır ekmek teknesi boyacı sandığında  ayakkabı boyuyor... Canilerin Türkiye aydınlığını karartmak, kardeşliğini düşmanlaştırmak, halkların birliğini ayrıştırmak için tuzaklanmış bombalarını patlatılıyor. Malatya'da  kayısı çiçekleri bahar güneşine küskün açtı. Manisa'da kiraz çiçeklerini doğudan esen yel döküyor. Isparta'da gülleri yükselen  acı feryatlara dayanamayarak soluyor. Artvin'de dereler çağlamadan sesiz akıyor. Erzurum'da ağıtların dalga dalga yayılışından çığ düştü, Antalya'da deniz insan ayağının değdiği  sahillerinden  çekiliyor... Kürtler Türkler Ermeniler Rumlar Lazlar Çerkezler Araplar... Türkiye ağlıyor. AĞITLARI DURDURUN Silopi'de keskin nişancı ateşi ile yavuklusunun resmini koyduğu göğsünün üzerinden vuruldu iki yıllık Polis. Dicle, Fırat durgun akıyor.  Gediz küskün, Seyhan'da balıklar karaya vurdu, Kızıl ırmak siyah...  Ağrı dağının eteklerinden yükselen kürtçe ağıtlara Toroslardan Türkmen gelini Türkçe ağıt katıyor. Erciyes'in yamaç köyünden yükselen çerkez kızının ağıtlarına Spil'den yörük kadın ses kattı. Kaçkarlardan Akdeniz'e yayılan Lazca ağıtlara Çukurova'dan Arapça, Ermenice, Ege'den Rumca  ağıtlar katılıyor. Türkçe Kürtçe Arapça Lazca Gürcüce Rumca Ermenice Zazaca... ağıtlar birleşerek insanlık ağlıyor. Anadolu ağlıyor. ÇATIŞMALARI DURDURUN! Berfin geçen  yıl mevsimlik işçi olarak  pamuk toplayarak  alın teri ile Adana'dan aldığı kırmızı çizmesini  kışın giymek için özenle annesinin çeyiz sandığına saklamıştı. Berfin dört aydır giremediği Sur'da ki evine  yaşamında ilk defa sahip olduğu kırmızı çizmesine kavuşmak için koştu. Berfin, kurşunlar, bombalarla ile yıkılan, yakılan evinin enkazını küçücük elleri ile ayıklayarak  kırmızı çizmesini arıyor. Çatışmalarda mavi bisikletinin üzerindeyken kafasından vurulan 9 yaşındaki çocuğun kanlı bisikleti ile atılan el bombası ile yanan zırhlı polis aracı  gözlerinden oluşan damlacıkların sisi ile netleştirmeye çalışarak fotoğrafladı gazeteci. Tarihimiz yok oluyor. Tarihsel değerlerimiz yok oluyor. Tarihsel derinliklerden gelen kardeşliğimiz yok oluyor. Evlerimiz, Sokaklarımız, Mahallelerimiz, Şehirlerimiz... enkaz! Yaşam yok oluyor. İnsanlık  ölüyor... İNSANLIK!   Çatışmalara, savaşa hayır! Barışa, kardeşliğe, birlikte yaşama el uzatalım.  Biz  farklılıklarımıza harmanlayıp ülkemizi  kültürel zenginliklerimizle birlikte yaşayan Türkiye halklarıyız. Hadi hayırlısı...
Ekleme Tarihi: 10 Mart 2016 - Perşembe
Ali GÜLTEKİN

ÖLÜMLERİ DURDURUN!

Cizre'de hendeklerinde ölüm saçan  bombanın patlaması ile  asker elinde silahı ile  düşerken Rize'nin çay tarlasında bir ana çığlığı Kaçkarlara yükseliyor.

"Sınıfından alınan çocuk askeri cemse ile evine götürülürken korkulu gözleri ile etrafı izliyor."

Baba 40 yıllık dostları ile muhabbet ettiği kahvede 13.00 ajansını izlerken masaya yığıldı. Çatışmaların sürmesinden dolayı  babasının doğduğundan beri  göremediği üç aylık Barış annesinin memesini iştahla  emerken aniden bırakıp çığlık attı.  Anne kalbine ok saplanmış Ceylan gibi  Yunan köylerini balkondan gören Edirne'deki evinde sırt üstü düştü  ilmeklerini tek tek göz nuru ile atıp çeyizinde getirdiği el dokuması  halının üzerine.

Ölümleri durdurun!

BARIŞ! HEMEN ŞİMDİ

Şehirlerin karanlığında canilerin sinsi planı işliyor. Baba kızı ile barbi bebek  almak için sokakta. Mahallenin üç güler yüzlü kızı ve  yaramazı kıvırcık Ali kitapları elinde okula gidiyorlar. Yeni atanan Ayşe öğretmenin görevinde ilk haftası. Fatma ana yastık altı bileziklerini 60 yaşında ev sahibi olmak için kuyumcuya bozdurmaya getirdi. Mahmut amca 30 yıldır ekmek teknesi boyacı sandığında  ayakkabı boyuyor... Canilerin Türkiye aydınlığını karartmak, kardeşliğini düşmanlaştırmak, halkların birliğini ayrıştırmak için tuzaklanmış bombalarını patlatılıyor.

Malatya'da  kayısı çiçekleri bahar güneşine küskün açtı. Manisa'da kiraz çiçeklerini doğudan esen yel döküyor. Isparta'da gülleri yükselen  acı feryatlara dayanamayarak soluyor. Artvin'de dereler çağlamadan sesiz akıyor. Erzurum'da ağıtların dalga dalga yayılışından çığ düştü, Antalya'da deniz insan ayağının değdiği  sahillerinden  çekiliyor...

Kürtler

Türkler

Ermeniler

Rumlar

Lazlar

Çerkezler

Araplar...

Türkiye ağlıyor.

AĞITLARI DURDURUN

Silopi'de keskin nişancı ateşi ile yavuklusunun resmini koyduğu göğsünün üzerinden vuruldu iki yıllık Polis. Dicle, Fırat durgun akıyor.  Gediz küskün, Seyhan'da balıklar karaya vurdu, Kızıl ırmak siyah...

 Ağrı dağının eteklerinden yükselen kürtçe ağıtlara Toroslardan Türkmen gelini Türkçe ağıt katıyor. Erciyes'in yamaç köyünden yükselen çerkez kızının ağıtlarına Spil'den yörük kadın ses kattı. Kaçkarlardan Akdeniz'e yayılan Lazca ağıtlara Çukurova'dan Arapça, Ermenice, Ege'den Rumca  ağıtlar katılıyor.

Türkçe

Kürtçe

Arapça

Lazca

Gürcüce

Rumca

Ermenice

Zazaca... ağıtlar birleşerek insanlık ağlıyor. Anadolu ağlıyor.

ÇATIŞMALARI DURDURUN!

Berfin geçen  yıl mevsimlik işçi olarak  pamuk toplayarak  alın teri ile Adana'dan aldığı kırmızı çizmesini  kışın giymek için özenle annesinin çeyiz sandığına saklamıştı. Berfin dört aydır giremediği Sur'da ki evine  yaşamında ilk defa sahip olduğu kırmızı çizmesine kavuşmak için koştu. Berfin, kurşunlar, bombalarla ile yıkılan, yakılan evinin enkazını küçücük elleri ile ayıklayarak  kırmızı çizmesini arıyor.

Çatışmalarda mavi bisikletinin üzerindeyken kafasından vurulan 9 yaşındaki çocuğun kanlı bisikleti ile atılan el bombası ile yanan zırhlı polis aracı  gözlerinden oluşan damlacıkların sisi ile netleştirmeye çalışarak fotoğrafladı gazeteci.

Tarihimiz yok oluyor.

Tarihsel değerlerimiz yok oluyor.

Tarihsel derinliklerden gelen kardeşliğimiz yok oluyor.

Evlerimiz,

Sokaklarımız,

Mahallelerimiz,

Şehirlerimiz... enkaz! Yaşam yok oluyor.

İnsanlık  ölüyor... İNSANLIK!

 

Çatışmalara, savaşa hayır!

Barışa, kardeşliğe, birlikte yaşama el uzatalım. 

Biz  farklılıklarımıza harmanlayıp ülkemizi  kültürel zenginliklerimizle birlikte yaşayan Türkiye halklarıyız.

Hadi hayırlısı...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.