Ali GÜLTEKİN
Köşe Yazarı
Ali GÜLTEKİN
 

SERMAYE Mİ? SAĞLIK MI?

Koro halinde “10 yıl öncesine göre iyiyiz” sözlerini duya biliriz. Bu iyileşme sağlığa olan yatırımlarımız sonucu gelişme mi?  Dünya üzerinde doğal  gelişimin sızıntıları mı? Neden doğal gelişmeler ile yetiniyoruz? Bir bilene soralım mı? Anlatsın mı? Anlatır mı? SAĞLIK VE EĞTİM YOKSULUMUYUZ? Ülkeler arası sağlık ve eğitim farklılıkları konusunda tekrar ahkâm kesmeye ne gerek.  Günümüz teknolojisi üzerinden araştırdığımızda her ülkenin ne kadar sosyal devlet olduğu bilgilerine ulaşabiliyoruz. Hangi ülkelerin eğitim ve sağlığı ne kadar önemsediği yaşam standartları olarak ortada. MESELE GELİŞMEMİŞ ÜLKE OLMAK MI? Memleketimizde gelişmiş ülkelerde olmayan yatlar, saraylar, arabalar, saltanatlar, zenginlikler var. Gelişmiş ülkelerden daha zengin doğal kaynaklarımız var. Mesele bu olunca mangalda kül bırakmıyor, tüm dünya’ya meydan okuyoruz. Sağlık ve eğitim sorun olduğunda “biz gelişmiş ülke değiliz. Ancak imkânlarımız doğrultusunda hizmet verebiliyoruz .” şeklinde yakınıyoruz.  Bilim insanları:  Eğitimli ve sağlıklı toplumlar gelişir, güçlenir. Derler… YAKINIYORUZ!  Hastanelerde yaşanılan kötü koşullar için “yetersiz personel” gerekçesine şahit olan var mı? Hasta odalarında bulunan sağlıksız, yetersiz malzemeler için “ödenekten” olduğunu dinledik mi? Yakalarında “temizlik görevlisi” yazan taşeron çalışanların hasta bakıcılığı görevleri yaptığını göreniniz var mı? Yöneticilerin döner sermayeden ne kadar aylık aldıklarını bilen var mı? Yıllarca Orhan Gencebay’ın “Böyle gelmiş böyle gider” şarkıları ile uyutulunca, “Bana değmeyen yılan bin yaşasın” atasözü ile büyütülünce… Bilsek ne değişir??   Bilmesek ne değişir? HANGİ GELİŞME? Başka hangi ülkelerde; Hastanede hasta yakını refakatçiler kalıyor? Hastane bahçesinde yatıp kalkan hasta yakınları olur? Hastasını servisten servise taşıyan refakatçi olur mu? Hastaneden, yakını tarafından hastasının altından alan, banyo yaptıran başka “medeni bir ülke” kaldı mı? “Allah devletimize, milletimize zeval vermesin” diyerek hadi tüm bunları sineye çekelim… HASTANE KANTİNLERİNE NE DEMELİ Gördüklerimi, yaşadıklarımı yazmak içimi acıdığı için sizlerle paylaşmayacağım. Her gün içimizden milyonlarcası bu tür ortamların içinde bulunuyoruz. SORALIM! Hastane kantinlerine giren yetkililer var mı? Hastane kantinlerini denetleyen görevliler var mı? Hastane kantinlerinin ortamlarını gören var mı? Ne satılır? Hangi ortamda neler yenilir?  Nasıl bir ortamda insanlar bir arada yer içerler yetkililer bilir mi? Bilen var mı? Kantinleri “ihale ile” verenler bilir mi? Bizim sorma hakkımız var mı? Bu güzel ülkede;  Sağlık, eğitim, sevgi, mutluluk, birlikte eşit yaşam istiyoruz… Hadi hayırlısı…
Ekleme Tarihi: 26 Eylül 2014 - Cuma
Ali GÜLTEKİN

SERMAYE Mİ? SAĞLIK MI?

Koro halinde “10 yıl öncesine göre iyiyiz” sözlerini duya biliriz. Bu iyileşme sağlığa olan yatırımlarımız sonucu gelişme mi?  Dünya üzerinde doğal  gelişimin sızıntıları mı? Neden doğal gelişmeler ile yetiniyoruz?
Bir bilene soralım mı?
Anlatsın mı?
Anlatır mı?
SAĞLIK VE EĞTİM YOKSULUMUYUZ?
Ülkeler arası sağlık ve eğitim farklılıkları konusunda tekrar ahkâm kesmeye ne gerek.  Günümüz teknolojisi üzerinden araştırdığımızda her ülkenin ne kadar sosyal devlet olduğu bilgilerine ulaşabiliyoruz. Hangi ülkelerin eğitim ve sağlığı ne kadar önemsediği yaşam standartları olarak ortada.
MESELE GELİŞMEMİŞ ÜLKE OLMAK MI?
Memleketimizde gelişmiş ülkelerde olmayan yatlar, saraylar, arabalar, saltanatlar, zenginlikler var. Gelişmiş ülkelerden daha zengin doğal kaynaklarımız var. Mesele bu olunca mangalda kül bırakmıyor, tüm dünya’ya meydan okuyoruz. Sağlık ve eğitim sorun olduğunda “biz gelişmiş ülke değiliz. Ancak imkânlarımız doğrultusunda hizmet verebiliyoruz .” şeklinde yakınıyoruz.  Bilim insanları:  Eğitimli ve sağlıklı toplumlar gelişir, güçlenir. Derler…
YAKINIYORUZ!
 Hastanelerde yaşanılan kötü koşullar için “yetersiz personel” gerekçesine şahit olan var mı? Hasta odalarında bulunan sağlıksız, yetersiz malzemeler için “ödenekten” olduğunu dinledik mi? Yakalarında “temizlik görevlisi” yazan taşeron çalışanların hasta bakıcılığı görevleri yaptığını göreniniz var mı? Yöneticilerin döner sermayeden ne kadar aylık aldıklarını bilen var mı?
Yıllarca Orhan Gencebay’ın “Böyle gelmiş böyle gider” şarkıları ile uyutulunca, “Bana değmeyen yılan bin yaşasın” atasözü ile büyütülünce…
Bilsek ne değişir??  
Bilmesek ne değişir?
HANGİ GELİŞME?
Başka hangi ülkelerde; Hastanede hasta yakını refakatçiler kalıyor? Hastane bahçesinde yatıp kalkan hasta yakınları olur? Hastasını servisten servise taşıyan refakatçi olur mu? Hastaneden, yakını tarafından hastasının altından alan, banyo yaptıran başka “medeni bir ülke” kaldı mı?
“Allah devletimize, milletimize zeval vermesin” diyerek hadi tüm bunları sineye çekelim…
HASTANE KANTİNLERİNE NE DEMELİ
Gördüklerimi, yaşadıklarımı yazmak içimi acıdığı için sizlerle paylaşmayacağım. Her gün içimizden milyonlarcası bu tür ortamların içinde bulunuyoruz.
SORALIM!
Hastane kantinlerine giren yetkililer var mı? Hastane kantinlerini denetleyen görevliler var mı?
Hastane kantinlerinin ortamlarını gören var mı? Ne satılır? Hangi ortamda neler yenilir?
 Nasıl bir ortamda insanlar bir arada yer içerler yetkililer bilir mi?
Bilen var mı?
Kantinleri “ihale ile” verenler bilir mi?
Bizim sorma hakkımız var mı?
Bu güzel ülkede;  Sağlık, eğitim, sevgi, mutluluk, birlikte eşit yaşam istiyoruz…
Hadi hayırlısı…
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.