Ali GÜLTEKİN
Köşe Yazarı
Ali GÜLTEKİN
 

Ya zalimliğin parçası Ya Manisa

@font-face { font-family: "Times New Roman"; }p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal { margin: 0in 0in 0.0001pt; font-size: 12pt; font-family: "Times New Roman"; }table.MsoNormalTable { font-size: 10pt; font-family: "Times New Roman"; }div.Section1 { page: Section1; } Manisa’ ya İzmir yönünden giriniz.  Manisa’ ya İzmir üzerinden girdiğinizde yeşillikler içinde dağdan salınarak inersiniz. Süreyya parkı hatıralarınızı anımsarsınız.  Girişte sizi Atatürk heykeli karşılar.  Ağaçlar ve çiçekler ile güzelleştirilmiş bakımlı bir yoldan şehir merkezine ilerlersiniz. Bu güzergâhta art niyetli olup bahane arasanız da bulamazsınız. Doğu caddesi girişinde döner kavsak, Malta, Bursa yolu düzeni, yol aydınlatmaları, yol ağaçlandırmaları vb. güzellikleri ile keyif alacağınız bir gezinti yapacağınızdan emin olunuz.    Manisa’da koruya bildiğimiz tarihi kökleri sizi bağrına basar. Yeni Han’a gidiniz. Cumhuriyet meydanında dolasınız. Ağlayan kayalara kadar gidiniz. Ne olur seyir tepesine çıkmayınız. Hayalet şehre dönüştürdüğümüz Manisa’ ya seyir tepesinden bakarak kötü anılarınız ile ayrılmanızı istemeyiz. Birbirinden güzel parklarda dinleniniz. Dost kahveleri içiniz. Manisa kebabı yiyiniz. Dökülen lokmalardan alarak hayır duası ediniz. Manisa’dan Mesir Macunsuz dönmek olmaz. Manisa’dan geri dönmek isterseniz İzmir tarafından geldiğiniz güzergâhtan dönünüz   “Manisa turizm şehri olmalı” söylemine burun bükenler, kulak tıkayanlar:  Vali Halil İbrahim Tasöz’ ün Manisa’yı Turizm kenti yapma gayreti bundan. Bu görüntüden Manisa’yı kurtarmak için.   Neyimiz kaldı?   Şehzade evleri, Şehzadelerin avlandıkları orman, beslendikleri ova, Hanlar, Hamamlar, Saraylar… nerede? Manisa evleri mimarisine, Bag evlerimize ne oldu? Salına, salına akan Gediz’e ne durumda? Pamuk tarlaları, zeytin bağlarının yerlerine “beton dağları” inşa ettik… Yeşil Manisa’yı gören var mı? Atalarımızdan ne teslim aldık? Geriden neler bırakacağız? Heykelini diktiğimiz Tarzan’a ne söyleriz…?   Turgutlu, İstanbul, Muradiye yönünü neden kullanmayalım?   Turgutlu yönü: Beleklerinizde yeşillikleri tas ocakları ile kelleştirdiğimiz alanlar ve geride bırakılan molozlar ile görüntü kirliliği kalacak. Çoban İsa’da geçerken başınıza tas yağar. Manisa ovasını toz bulutları ili kaplı göreceksiniz. Meyve bahçelerinde beyaz toz örtüsü ile kaplı bulacaksınız. Arabanızın üzeri tas ocaklarından kalkan toz ile renk değiştirecek. Bu hatıra ile döneceksiniz.   Muradiye yönü: Muradiye yolundan “sanayimizin geliştiği” (sanayi içinde yolların köstebek çukurlarına dönüşmüş olmasından söz etmeyelim) Gürle tarafına doğru baktığınızda yine tas ocakları ile kelleştirilerek yok ettiğimiz yeşil alanlara baktığınızda insani duygularınızı yitirmemişseniz içinizi acıtacak.   İstanbul yolu: Gediz, Gediz, Gediz… Kirli akan suyu ile Manisa’ ya küsmüş akma ile akmama arasında tereddüt eden kirliliği ile çevresine pis koku yayan Gediz görseli ile göreceksiniz.   Ne yapmalı?   Manisa için canlarını veren kurtuluş savaşı kahramanları: Kulalı Mehmet Efe, Kabakçı Efe, Bakırlı Ahmet Çavuş, Gördesli Makbule, Halil Efelere layık bir Manisalı olabildik mi?   Manisa olmadan Manisalı olunudur mu?   Ata yadigârlarımız nerede?  Kurtuluş savaşı kahramanlarımıza “ Bize emanet ettiğiniz Manisa emin ellerde” diyebilecek biri var mı? Ovayı toz örtüsü ile kaplayan, doğayı toz bulutları ile kirleten ayni zamanda görüntü kirliliği veren Güre, Çoban Isa vb. tas ocaklarını kimler kabulleniyor?  Beton yığınları ile işgal ederek yok ettiğimiz bağlarımızın hesabini kim verecek? Gediz’in kirlenmesini kim içine sindiriyor?   Bize ne düşüyor: Ya, Manisa Müftüsü Alim Efendi, Bakırlı Ahmet Çavuş, Gördesli Makbule Hanim gibi insanca yaşanılabilinir Manisa için sorumluluk alacağız. Manisa kent konseyi kadınlarının file ve kese kâğıdı projelerine katkı sunacağız.   Veya duyarsız kalarak; Hüsnüdayis gibi işbirlikçi, Albay Bagorci, Metropoliti gibi Manisa’yı yakıp yıkmak isteyenlerin tarafında olacağız.   Çocukluğumuzda okullarda ne söylerdik?   Baltalar elimizde   Uzun ipler Belimizde   Biz gideriz ormana…    Simdi ne söylüyoruz?   Dozerler, kepçeler ile girdik, fabrika, ev yapmak için bağlara   Ormanlık tepelerimizi tas ocakları ile cevirdik virane dağlara   Gediz’i kirleterek yok ettik, balık takılmaz ağlara   Nerede?  Manisa’nın yeşili. Nerede? Lalesi gülleri                         …   Doğa ve Hayvan sevgisi olmayanın, insan sevgisi olur mu?       Baksa söze ne gerek, Vali Halil İbrahim Tasöz, Gediz için ne demişti: Manisalılar Gediz’i onur meselesi yapmalı.           Hadi hayırlısı… .links { display: table-column; } 1xbet - adiosbet - akcebet - anadolucasino
Ekleme Tarihi: 24 Ağustos 2012 - Cuma
Ali GÜLTEKİN

Ya zalimliğin parçası Ya Manisa

Manisa’ ya İzmir yönünden giriniz.  Manisa’ ya İzmir üzerinden girdiğinizde yeşillikler içinde dağdan salınarak inersiniz. Süreyya parkı hatıralarınızı anımsarsınız.  Girişte sizi Atatürk heykeli karşılar.  Ağaçlar ve çiçekler ile güzelleştirilmiş bakımlı bir yoldan şehir merkezine ilerlersiniz. Bu güzergâhta art niyetli olup bahane arasanız da bulamazsınız. Doğu caddesi girişinde döner kavsak, Malta, Bursa yolu düzeni, yol aydınlatmaları, yol ağaçlandırmaları vb. güzellikleri ile keyif alacağınız bir gezinti yapacağınızdan emin olunuz.

 

 Manisa’da koruya bildiğimiz tarihi kökleri sizi bağrına basar. Yeni Han’a gidiniz. Cumhuriyet meydanında dolasınız. Ağlayan kayalara kadar gidiniz. Ne olur seyir tepesine çıkmayınız. Hayalet şehre dönüştürdüğümüz Manisa’ ya seyir tepesinden bakarak kötü anılarınız ile ayrılmanızı istemeyiz. Birbirinden güzel parklarda dinleniniz. Dost kahveleri içiniz. Manisa kebabı yiyiniz. Dökülen lokmalardan alarak hayır duası ediniz. Manisa’dan Mesir Macunsuz dönmek olmaz. Manisa’dan geri dönmek isterseniz İzmir tarafından geldiğiniz güzergâhtan dönünüz

 

“Manisa turizm şehri olmalı” söylemine burun bükenler, kulak tıkayanlar:  Vali Halil İbrahim Tasöz’ ün Manisa’yı Turizm kenti yapma gayreti bundan. Bu görüntüden Manisa’yı kurtarmak için.

 

Neyimiz kaldı?

 

Şehzade evleri, Şehzadelerin avlandıkları orman, beslendikleri ova, Hanlar, Hamamlar, Saraylar… nerede? Manisa evleri mimarisine, Bag evlerimize ne oldu? Salına, salına akan Gediz’e ne durumda? Pamuk tarlaları, zeytin bağlarının yerlerine “beton dağları” inşa ettik… Yeşil Manisa’yı gören var mı? Atalarımızdan ne teslim aldık? Geriden neler bırakacağız? Heykelini diktiğimiz Tarzan’a ne söyleriz…?

 

Turgutlu, İstanbul, Muradiye yönünü neden kullanmayalım?

 

Turgutlu yönü: Beleklerinizde yeşillikleri tas ocakları ile kelleştirdiğimiz alanlar ve geride bırakılan molozlar ile görüntü kirliliği kalacak. Çoban İsa’da geçerken başınıza tas yağar. Manisa ovasını toz bulutları ili kaplı göreceksiniz. Meyve bahçelerinde beyaz toz örtüsü ile kaplı bulacaksınız. Arabanızın üzeri tas ocaklarından kalkan toz ile renk değiştirecek. Bu hatıra ile döneceksiniz.

 

Muradiye yönü: Muradiye yolundan “sanayimizin geliştiği” (sanayi içinde yolların köstebek çukurlarına dönüşmüş olmasından söz etmeyelim) Gürle tarafına doğru baktığınızda yine tas ocakları ile kelleştirilerek yok ettiğimiz yeşil alanlara baktığınızda insani duygularınızı yitirmemişseniz içinizi acıtacak.

 

İstanbul yolu: Gediz, Gediz, Gediz… Kirli akan suyu ile Manisa’ ya küsmüş akma ile akmama arasında tereddüt eden kirliliği ile çevresine pis koku yayan Gediz görseli ile göreceksiniz.

 

Ne yapmalı?

 

Manisa için canlarını veren kurtuluş savaşı kahramanları: Kulalı Mehmet Efe, Kabakçı Efe, Bakırlı Ahmet Çavuş, Gördesli Makbule, Halil Efelere layık bir Manisalı olabildik mi?

 

Manisa olmadan Manisalı olunudur mu?

 

Ata yadigârlarımız nerede?  Kurtuluş savaşı kahramanlarımıza “ Bize emanet ettiğiniz Manisa emin ellerde” diyebilecek biri var mı? Ovayı toz örtüsü ile kaplayan, doğayı toz bulutları ile kirleten ayni zamanda görüntü kirliliği veren Güre, Çoban Isa vb. tas ocaklarını kimler kabulleniyor?  Beton yığınları ile işgal ederek yok ettiğimiz bağlarımızın hesabini kim verecek? Gediz’in kirlenmesini kim içine sindiriyor?

 

Bize ne düşüyor: Ya, Manisa Müftüsü Alim Efendi, Bakırlı Ahmet Çavuş, Gördesli Makbule Hanim gibi insanca yaşanılabilinir Manisa için sorumluluk alacağız. Manisa kent konseyi kadınlarının file ve kese kâğıdı projelerine katkı sunacağız.

 

Veya duyarsız kalarak; Hüsnüdayis gibi işbirlikçi, Albay Bagorci, Metropoliti gibi Manisa’yı yakıp yıkmak isteyenlerin tarafında olacağız.

 

Çocukluğumuzda okullarda ne söylerdik?

 

Baltalar elimizde

 

Uzun ipler Belimizde

 

Biz gideriz ormana… 

 

Simdi ne söylüyoruz?

 

Dozerler, kepçeler ile girdik, fabrika, ev yapmak için bağlara

 

Ormanlık tepelerimizi tas ocakları ile cevirdik virane dağlara

 

Gediz’i kirleterek yok ettik, balık takılmaz ağlara

 

Nerede?  Manisa’nın yeşili. Nerede? Lalesi gülleri

 

                     

 

Doğa ve Hayvan sevgisi olmayanın, insan sevgisi olur mu?

 

 

 

Baksa söze ne gerek, Vali Halil İbrahim Tasöz, Gediz için ne demişti: Manisalılar Gediz’i onur meselesi yapmalı.

 

 

 

 

 

Hadi hayırlısı…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.