Mehmet ÇELİKEL
Köşe Yazarı
Mehmet ÇELİKEL
 

BİR YAŞLILIK, BİR DOKTOR VE SONSUZLUKTA KESİŞEN DOSTLUK...

Hani bazen olur ya insan haykırmak ister de yapamaz. Hani bazen de insan kucaklaşmak ister de yerine getiremez ve hani bazen de yazılması, ifade edilmesi gerekir de kemiler kifayet etmez. İşte öyle bir şey. Yaşadığımız dünyada olması gereken şeyler olurda bazı olaylar ve kişiler ekstremdir. Bu kişilerden bahsetmek ve onları ifade etmek hem zordur, hem de güç ister. İşte öyle Bir şey. Yazmak istedim, çekinmedim ve yazmaya başladım. Bu yazıda bir hastadan, onun doktorundan ve ortaya çıkan sonsuzda kesişen dostluktan bahsedeyim dedim. Anlatmaya başlayalım. Bu yazıda isim zikretmek yok.  Dostlukları zikretmek var. Bizimle yaşayan eşimin olduğu kadar benimde babaannem olan mükemmel bir insanı kaybettik. Yaşı 97 idi ve neredeyse bir asır yaşamıştı. Duyduklarını, yaşadıklarını, okuduklarını bana az ama eşime bir ömür boyu aktarmış örnek alınması gereken bir kişilikti. Tam bir Atatürk hayranı idi çünkü onunla konuşmuşluğu vardı. Ona şiir okumuştu. Onun gözlerindeki parıltıdan hep bahsederdi. Son zamanlarda oldukça hasta idi. Evde bakım gelip her ay kontrol ediyor, kan testlerini yapıyor ve genel kontrolden geçiriyorlardı. Görevlerini aksatmıyorlardı. Her ay kan verilmesi gerekiyordu ki hep aksatılmadan yapıldı. Her yapılması gereken son nefesine kadar yapıldı. Ölüm anında 112 tam 40 dakika müdahale etti. Vazifeler ve Hipokrat yemini yerine getirildi. Herkesin yaşayacağı son. Bir de bir doktor var ki dostumuz mu desem, kardeşimiz mi desem, ailemizden mi desem, ne desem, ne desem. Hastaları ile kalp bağı var kendisinin. Mesleği en ön planda. Gerçek bir aristokrat ve yanlışlara, tersliklere karşı aşırı dirençli bir kişiliği var. isyan bayrağını çekiveriyor. Ama haklı isyan. Hastaları için, hastanesi için, tıp için, insanlık için. Doğrunun her zaman yanında. Yanlışla işi olmaz.  Bu şehrin en saygın insanının doktoru idi. O kişiyi de bir yıl evvel yitirdik. Yaşatmak için sonuna kadar mücadele verdi. Abisi gibi tuttu. Hala da tutuyor. Babaannemiz dahil kime öneriysek hep ilgilendi. Görev aşkı ile yaptı bunu. Hipokrat yemini etmiş ve inanmıştı. Babaannemize de öyle baktı ve ilgilendi. Hala eşimin telefonunda babaannemize sarılmış fotorafı var ki bizi aradığında fotoğraf görüntüye geliyor. Her hastaneye yatırdığımızda her gün uğrar elini öper ve görevini yapardı. Tüm hastaları için aynıdır. Ama babaanne ile bir gönül bağları vardı ki son müdahale edilirken müdahale eden personel ile telefon bağlantısı kurup şunu da yaptınız mı, şu ilacı verdiniz mi, geri döndüremedin mi, olmuyor mu? Açık hatta ölünceye kadar. Hasta kaç yaşında olursa olsun bir saniye daha yaşatmak doktorluğun  erdemi ise onda var. ve sonra konuştuğumuzda ağladı. Oraya yetişemediği için. Gelemediği için. Aynı şeyleri tüm hastaları ile yaşamıştır. Özellikle bu şehrin duayeni olan abimizi kaybettiğimiz zaman. Hala bile konuşurken gözleri dolar.  Doktorluğu yaparken mesleğini düşünür ve duygusal davranmaz ama vazifeden sonra aşırı duygusal. Kalbi sevmekle dolu bir doktor. Bir gün önce eşim ona bir teşekkür mesajı çekti. Ardından eşimi aradığında telefonda sesinin titrediğini fark etmiş. Böyle kişilerin sevgisi, ilgisi sonsuzda kesişir. Bunu açılımı ise kalplerindeki sevgi ve dostluk, işlerindeki vazife aşkı sonsuzda kesişir yani ucu bucağı yoktur. Böyle kişilerin doğru ruha ve bilince sahip olduğundan dolayı bu durumları sonsuza kadar sürer dersek daha iyi anlaşılır. Her yerde gönül birlikleri vardır. Asla ters yönde akıl vermezler. İnsanlık için çalışırlar. İsimlerin zikredilmesi önemli değil. Gönülleri zikredelim. Doğruluk dürüstlük adına kendini adamış kişilerin gönüllerine. Teşekkürler babaannem senden çok şey öğrendim. Çevrendeki herkese doğruluğu ifade ettin. Çok hayır duanı aldım. Teşekkürler sayın doktor. Senin gibi adam görmedim. Hastaları için deli divane olan. Tam gerçek aranan insan. Bu yazı yalnızca babaannem ve senin içindir. Yaptıklarını asla ödeyemeyiz. Sonsuz teşekkürler. Bu kişileri bilen biliyor, merak edenlerde öğrenmeleri dileğiyle. Birini kaybettik Maalesef ama diğeri yani doktor görevinin başında. İnsanlık için. Saygılarımla...  
Ekleme Tarihi: 29 Eylül 2015 - Salı
Mehmet ÇELİKEL

BİR YAŞLILIK, BİR DOKTOR VE SONSUZLUKTA KESİŞEN DOSTLUK...

Hani bazen olur ya insan haykırmak ister de yapamaz. Hani bazen de insan kucaklaşmak ister de yerine getiremez ve hani bazen de yazılması, ifade edilmesi gerekir de kemiler kifayet etmez. İşte öyle bir şey. Yaşadığımız dünyada olması gereken şeyler olurda bazı olaylar ve kişiler ekstremdir. Bu kişilerden bahsetmek ve onları ifade etmek hem zordur, hem de güç ister. İşte öyle Bir şey. Yazmak istedim, çekinmedim ve yazmaya başladım. Bu yazıda bir hastadan, onun doktorundan ve ortaya çıkan sonsuzda kesişen dostluktan bahsedeyim dedim. Anlatmaya başlayalım. Bu yazıda isim zikretmek yok.  Dostlukları zikretmek var.

Bizimle yaşayan eşimin olduğu kadar benimde babaannem olan mükemmel bir insanı kaybettik. Yaşı 97 idi ve neredeyse bir asır yaşamıştı. Duyduklarını, yaşadıklarını, okuduklarını bana az ama eşime bir ömür boyu aktarmış örnek alınması gereken bir kişilikti. Tam bir Atatürk hayranı idi çünkü onunla konuşmuşluğu vardı. Ona şiir okumuştu. Onun gözlerindeki parıltıdan hep bahsederdi. Son zamanlarda oldukça hasta idi. Evde bakım gelip her ay kontrol ediyor, kan testlerini yapıyor ve genel kontrolden geçiriyorlardı. Görevlerini aksatmıyorlardı. Her ay kan verilmesi gerekiyordu ki hep aksatılmadan yapıldı. Her yapılması gereken son nefesine kadar yapıldı. Ölüm anında 112 tam 40 dakika müdahale etti. Vazifeler ve Hipokrat yemini yerine getirildi. Herkesin yaşayacağı son.

Bir de bir doktor var ki dostumuz mu desem, kardeşimiz mi desem, ailemizden mi desem, ne desem, ne desem. Hastaları ile kalp bağı var kendisinin. Mesleği en ön planda. Gerçek bir aristokrat ve yanlışlara, tersliklere karşı aşırı dirençli bir kişiliği var. isyan bayrağını çekiveriyor. Ama haklı isyan. Hastaları için, hastanesi için, tıp için, insanlık için. Doğrunun her zaman yanında. Yanlışla işi olmaz.  Bu şehrin en saygın insanının doktoru idi. O kişiyi de bir yıl evvel yitirdik. Yaşatmak için sonuna kadar mücadele verdi. Abisi gibi tuttu. Hala da tutuyor. Babaannemiz dahil kime öneriysek hep ilgilendi. Görev aşkı ile yaptı bunu. Hipokrat yemini etmiş ve inanmıştı. Babaannemize de öyle baktı ve ilgilendi. Hala eşimin telefonunda babaannemize sarılmış fotorafı var ki bizi aradığında fotoğraf görüntüye geliyor. Her hastaneye yatırdığımızda her gün uğrar elini öper ve görevini yapardı. Tüm hastaları için aynıdır. Ama babaanne ile bir gönül bağları vardı ki son müdahale edilirken müdahale eden personel ile telefon bağlantısı kurup şunu da yaptınız mı, şu ilacı verdiniz mi, geri döndüremedin mi, olmuyor mu? Açık hatta ölünceye kadar. Hasta kaç yaşında olursa olsun bir saniye daha yaşatmak doktorluğun  erdemi ise onda var. ve sonra konuştuğumuzda ağladı. Oraya yetişemediği için. Gelemediği için. Aynı şeyleri tüm hastaları ile yaşamıştır. Özellikle bu şehrin duayeni olan abimizi kaybettiğimiz zaman. Hala bile konuşurken gözleri dolar.  Doktorluğu yaparken mesleğini düşünür ve duygusal davranmaz ama vazifeden sonra aşırı duygusal. Kalbi sevmekle dolu bir doktor. Bir gün önce eşim ona bir teşekkür mesajı çekti. Ardından eşimi aradığında telefonda sesinin titrediğini fark etmiş.

Böyle kişilerin sevgisi, ilgisi sonsuzda kesişir. Bunu açılımı ise kalplerindeki sevgi ve dostluk, işlerindeki vazife aşkı sonsuzda kesişir yani ucu bucağı yoktur. Böyle kişilerin doğru ruha ve bilince sahip olduğundan dolayı bu durumları sonsuza kadar sürer dersek daha iyi anlaşılır. Her yerde gönül birlikleri vardır. Asla ters yönde akıl vermezler. İnsanlık için çalışırlar. İsimlerin zikredilmesi önemli değil. Gönülleri zikredelim. Doğruluk dürüstlük adına kendini adamış kişilerin gönüllerine.

Teşekkürler babaannem senden çok şey öğrendim. Çevrendeki herkese doğruluğu ifade ettin. Çok hayır duanı aldım. Teşekkürler sayın doktor. Senin gibi adam görmedim. Hastaları için deli divane olan. Tam gerçek aranan insan. Bu yazı yalnızca babaannem ve senin içindir. Yaptıklarını asla ödeyemeyiz. Sonsuz teşekkürler.

Bu kişileri bilen biliyor, merak edenlerde öğrenmeleri dileğiyle. Birini kaybettik Maalesef ama diğeri yani doktor görevinin başında. İnsanlık için.

Saygılarımla...

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.