Mehmet ÇELİKEL
Köşe Yazarı
Mehmet ÇELİKEL
 

CORONAMANİA VE TOPLUM...

Belki 3-4 haftadır yazmıyorum. Çünkü kendim gibi yazıyıda karantinaya aldım. Ama biraz yazmaya başlayalım dedim. Çünkü hafif düzelmeye başladık gibi. Hayatlarımız değişti. Evet. Herkes evinin ve ailesinin değerini zorlada olsa anlamaya başladı. Neymiş? Evler otel değilmiş, bir yaşam, sağlık ve mutluluk alanı imiş. İster küçük olsun, ister büyük olsun, evler bizim kendi hijyenimizmiş. Dışarlarda işi olmadan dolaşmaktansa evde oturmak daha iyi imiş. Ne yalan bu virüs bizleri terbiye etmeye başladı. İlacını bulalım diyorlar, daha henüz Bir şey yok. Aşı desen zaten bir yıldan evvel kesinleşmez deniliyor. Zaten bu iş bittikten sonra psikolojik olarak sokaklar korkulu rüya olmaya devam edecek belli bir süre. Açıkçası doğa dinlendi ve kendine geldi. Ozondaki yırtığın kapandığı söyleniyor. Zaten 10 yıldır ultraviyole lambaları çalışıyordu ama bu karantina onarılma sürecini hızlandırdı. Artık uzaydan bakıldığında termal olarak mega şehirler kırmızı değil mavi gözüküyor. Yani ısınma minimum düzeyde. Araçlar yok, uçaklar yok, fabrikalar yok. Doyasıyla ısınma yerini soğumaya buraktı ve oksijen salınımı arttı. Artık kilo vermeniz hızlanır. Hani 100 yıl evvel insanlar emek yesede kilo veriyormuş. Çünkü bol oksijeniniz hayırlı olasun. Fırsat bu fırsat. Geçengün haberlerde barajların yüzde 70 ila 80 arasında dolu olduğu söylendi. Elektrik tüketimi yüzde 30 daralmış. Zaten doğalgaz daralacak yaza doğru gidiyoruz. Evde oturursak normal ihtiyaçlar için para harcadığımızdan yani kudurmadığımızdan para çok sarf edilmiyor. Sokağa çıkma yasağı zamanlarında cüzdan rafta duruyor. E daha ne istiyorsunuz. Oturun evinizde açın kitabınızı veya televizyonunuzu. Hatta başka bir konu var ki artık aile içi diyalog hızlandı. Evet bu çok önemli. Hani ben yedi yaşındayken ve televizyon yokken akşam yemek sonrası aile içi muhabbetler tekrar geri döndü. Unutuldu bunlar hep. Babam cuma günleri radyo yarışması dinler veya iki üç günde bir pikapta müzik dinlerdi. Hani alt veya yan komşular gelirde muhabbet arttığı günler. Bugün sabah sekizden sonra evden insanlar fırlıyor. Kimi işine, çocuklar okula, hanımlarda işiyoksa arkadaşlarına. Evde duvarlar birbiri ile konuşur. Akşam herkes gelir, yemek yenir ve televizyon karşısında sızılır. En azından hafta sonu bütün gün muhabbet şansınız var işte. Daha ne istiyorsunuz. Temizlik unutulmuştu. Geçen bir tıp profesörü şöyle diyor: Elleriniz sabunla 20-30 saniye yıkayın. Veya alkolle ovun tabi sabun yoksa, burnunuzu kapatacak şekilde maske takın ve 3 metreden daha yakından insanlarla konuşmayın. İstenilen bu 3 madde. Gereksiz yerde evden çokmayın. Aslında basit şeyler. Nefes yolu ile bulaşan bir virus. Fakat tabi ortama ve yere göre değişkenlerde var. mesela ben maske taktığımda gözlüklerime silgeç lazım çünkü buğulanıyorlar. Ayrıca hava sıcakken maske çok ağır gelecek. Bu nedenle bence mesafe faktörü daha önem arzedecek. El yıkama zaten değişmez kural. Büyüklerimiz hep yemek sonrası veya eve geldiklerinde ellerini bol sabun ve su ile yıkarlardı. Bu Türklerin ana düsturudur. Marco Polo seyyahatnamesinde Türklerin ne kadar temiz olduklarından ve hep banyo yaptıklarından bahseder. Alberti Balbi de Türklerin yemekten sonra ellerini ve ağızlarını dakikalarca sabunla yıkadıklarını söyler ve hatta der: Bizler Venedikliler yemek sonra ellerimizi bir tas suya sokarız ama Türkler dakikalarca ellerini sabunla ovalayarak yıkıyorlar. Her konuda temizler. Aslında millet olarak temiz bir millet idik fakat bu yaşamdaki hız ve acelecilik bize kolonyalı mendili öğretti. Yaşlılara dikkat edin. Lokantada bile yemek yese gider elini lavaboda sabun ile yıkar. Böyle yaparsada hasta olmaz veya pis olmaz. İnançlarınımızı, ananelerimiz yitirmemeye çalışalım. Büyük bir millet olduğumuza inanalım ve her zaman aklımızı kullanıp ortama birşeyler katalım. Yüzyıllardır söylene gelen Türklerle ilgili en önemli konu temizlik ve adalettir. Temizlik baş düsturdur. Abdest dediğimiz şey bu nedenle gereklidir. Temizlenmek bizlerde imandandır. Elbette bu günler geçecek ama insanlar eskisi gibi olacak mı? Yani delirmiş ve kudurmuş gibi. Aceleci ve telaşe müdürü gibi. Saygısız saygısızlığını sürdürecek. Zaten geçen gün bir kanalda da söylendiği gibi bazı kurumlar halkın gözünde kırmızı çizgiyi yedi. Bu kurumlara göre bizsiz olmaz kuramı halk tarafında bozulabilir. Mesela geçengün bir tv kanalındaki tweette gösterdiler. Yoğunbakımdaki bir doktorun telefonunu kesmişler. Adam zaten normal hattan konuşmak istemiyor. Ama gsm şebekesi hattı kesmiş ve paramı demiş. Ayıbın megası. Bunun gibi çok örnekler var. Mesela internetiniz parasını ödemediniz mi kesilir. Aynen baki. Eğer çocuğunuz internet üstünden eğitim alıyorsa yandı. Adamın umurundamı senin çocuğun. O parasına bakıyor. Bazı bankalarda da durum aynı. İşte doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü bu kriz sonrası belişrleyecek inşallah. İnşallah diyorum çünkü başa döner ve eskisi gib yaşarsak şimdiki durumu daha kötüsünü görme ihtimalimiz yüksek. Saygılılar kadar saygısızlarda açığa çıkıyor bu coronamide. Saygılarımla ve sağlıklarla...
Ekleme Tarihi: 17 Mayıs 2020 - Pazar
Mehmet ÇELİKEL

CORONAMANİA VE TOPLUM...

Belki 3-4 haftadır yazmıyorum. Çünkü kendim gibi yazıyıda karantinaya aldım. Ama biraz yazmaya başlayalım dedim. Çünkü hafif düzelmeye başladık gibi.

Hayatlarımız değişti. Evet. Herkes evinin ve ailesinin değerini zorlada olsa anlamaya başladı. Neymiş? Evler otel değilmiş, bir yaşam, sağlık ve mutluluk alanı imiş. İster küçük olsun, ister büyük olsun, evler bizim kendi hijyenimizmiş. Dışarlarda işi olmadan dolaşmaktansa evde oturmak daha iyi imiş. Ne yalan bu virüs bizleri terbiye etmeye başladı. İlacını bulalım diyorlar, daha henüz Bir şey yok. Aşı desen zaten bir yıldan evvel kesinleşmez deniliyor. Zaten bu iş bittikten sonra psikolojik olarak sokaklar korkulu rüya olmaya devam edecek belli bir süre. Açıkçası doğa dinlendi ve kendine geldi. Ozondaki yırtığın kapandığı söyleniyor. Zaten 10 yıldır ultraviyole lambaları çalışıyordu ama bu karantina onarılma sürecini hızlandırdı. Artık uzaydan bakıldığında termal olarak mega şehirler kırmızı değil mavi gözüküyor. Yani ısınma minimum düzeyde. Araçlar yok, uçaklar yok, fabrikalar yok. Doyasıyla ısınma yerini soğumaya buraktı ve oksijen salınımı arttı. Artık kilo vermeniz hızlanır. Hani 100 yıl evvel insanlar emek yesede kilo veriyormuş. Çünkü bol oksijeniniz hayırlı olasun. Fırsat bu fırsat.

Geçengün haberlerde barajların yüzde 70 ila 80 arasında dolu olduğu söylendi. Elektrik tüketimi yüzde 30 daralmış. Zaten doğalgaz daralacak yaza doğru gidiyoruz. Evde oturursak normal ihtiyaçlar için para harcadığımızdan yani kudurmadığımızdan para çok sarf edilmiyor. Sokağa çıkma yasağı zamanlarında cüzdan rafta duruyor. E daha ne istiyorsunuz. Oturun evinizde açın kitabınızı veya televizyonunuzu. Hatta başka bir konu var ki artık aile içi diyalog hızlandı. Evet bu çok önemli. Hani ben yedi yaşındayken ve televizyon yokken akşam yemek sonrası aile içi muhabbetler tekrar geri döndü. Unutuldu bunlar hep. Babam cuma günleri radyo yarışması dinler veya iki üç günde bir pikapta müzik dinlerdi. Hani alt veya yan komşular gelirde muhabbet arttığı günler. Bugün sabah sekizden sonra evden insanlar fırlıyor. Kimi işine, çocuklar okula, hanımlarda işiyoksa arkadaşlarına. Evde duvarlar birbiri ile konuşur. Akşam herkes gelir, yemek yenir ve televizyon karşısında sızılır. En azından hafta sonu bütün gün muhabbet şansınız var işte. Daha ne istiyorsunuz.

Temizlik unutulmuştu. Geçen bir tıp profesörü şöyle diyor: Elleriniz sabunla 20-30 saniye yıkayın. Veya alkolle ovun tabi sabun yoksa, burnunuzu kapatacak şekilde maske takın ve 3 metreden daha yakından insanlarla konuşmayın. İstenilen bu 3 madde. Gereksiz yerde evden çokmayın. Aslında basit şeyler. Nefes yolu ile bulaşan bir virus. Fakat tabi ortama ve yere göre değişkenlerde var. mesela ben maske taktığımda gözlüklerime silgeç lazım çünkü buğulanıyorlar. Ayrıca hava sıcakken maske çok ağır gelecek. Bu nedenle bence mesafe faktörü daha önem arzedecek. El yıkama zaten değişmez kural. Büyüklerimiz hep yemek sonrası veya eve geldiklerinde ellerini bol sabun ve su ile yıkarlardı. Bu Türklerin ana düsturudur. Marco Polo seyyahatnamesinde Türklerin ne kadar temiz olduklarından ve hep banyo yaptıklarından bahseder. Alberti Balbi de Türklerin yemekten sonra ellerini ve ağızlarını dakikalarca sabunla yıkadıklarını söyler ve hatta der: Bizler Venedikliler yemek sonra ellerimizi bir tas suya sokarız ama Türkler dakikalarca ellerini sabunla ovalayarak yıkıyorlar. Her konuda temizler.

Aslında millet olarak temiz bir millet idik fakat bu yaşamdaki hız ve acelecilik bize kolonyalı mendili öğretti. Yaşlılara dikkat edin. Lokantada bile yemek yese gider elini lavaboda sabun ile yıkar. Böyle yaparsada hasta olmaz veya pis olmaz. İnançlarınımızı, ananelerimiz yitirmemeye çalışalım. Büyük bir millet olduğumuza inanalım ve her zaman aklımızı kullanıp ortama birşeyler katalım. Yüzyıllardır söylene gelen Türklerle ilgili en önemli konu temizlik ve adalettir. Temizlik baş düsturdur. Abdest dediğimiz şey bu nedenle gereklidir. Temizlenmek bizlerde imandandır.

Elbette bu günler geçecek ama insanlar eskisi gibi olacak mı? Yani delirmiş ve kudurmuş gibi. Aceleci ve telaşe müdürü gibi. Saygısız saygısızlığını sürdürecek. Zaten geçen gün bir kanalda da söylendiği gibi bazı kurumlar halkın gözünde kırmızı çizgiyi yedi. Bu kurumlara göre bizsiz olmaz kuramı halk tarafında bozulabilir. Mesela geçengün bir tv kanalındaki tweette gösterdiler. Yoğunbakımdaki bir doktorun telefonunu kesmişler. Adam zaten normal hattan konuşmak istemiyor. Ama gsm şebekesi hattı kesmiş ve paramı demiş. Ayıbın megası. Bunun gibi çok örnekler var. Mesela internetiniz parasını ödemediniz mi kesilir. Aynen baki. Eğer çocuğunuz internet üstünden eğitim alıyorsa yandı. Adamın umurundamı senin çocuğun. O parasına bakıyor. Bazı bankalarda da durum aynı. İşte doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü bu kriz sonrası belişrleyecek inşallah. İnşallah diyorum çünkü başa döner ve eskisi gib yaşarsak şimdiki durumu daha kötüsünü görme ihtimalimiz yüksek. Saygılılar kadar saygısızlarda açığa çıkıyor bu coronamide.

Saygılarımla ve sağlıklarla...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.