Mehmet ÇELİKEL
Köşe Yazarı
Mehmet ÇELİKEL
 

PATATES SOOOĞAN, VARMI ALAN?

 Böyle giderse yok alan. Çünkü alınamayacak açıkçası. Yakında et fiyatına yaklaşır. Şu an 4-5 TL arası patates ve 2-2.5 TL arası soğan. Var mı alan. Yok alan. Bir markette dün bıraktığım gibi sele duruyor. Artık yemekleri patates ve soğansız yapmak zorunda kalacaksınız. Azıcık tatsız olacak. İnsanın aklı almıyor değil mi? Alsa iyi olur çünkü bu işte çok oyun olduğunu düşünüyorum açıkçası.   Patates orijini Güney Amerika olan bir toprak altı sebzesi. Aslında zehirli bir bitki iken kim yapmış bilinmez, yaklaşık M.Ö. 7000 yılları dolaylarında DNA ları değiştirilip yani ehlileştirilip insanın yiyebileceği hale getirilmiş. Bu bilgi sabittir. O zamanlarda insanoğlu avcı, toplayıcı grupken 50 yıl gibi bir sürede ziraat yapan yetiştirici grup olmuş. Birileri yardım etmiş açıkçası. Bunlar kayıtlı bilgiler. Sorarım size nasıl zehirli bitkiyi yenilebilir hale getirmiş o zamanın insanı? Dışarıdan gelen birileri yapmış. Belki de uzaydan gelen bir medeniyet insanlara yardım ediyordu. Medenileştirmek için. Neyse konumuz bu değil ama değinme ihtiyacı hissettim. Patates şeker ve nişasta bakımından zengin bir depoya sahip ve en enteresanı batıda çok tüketiliyor. Cips ve türevleri mesela. Ayrıca alkol yapımında kullanılıyor. Neden? Çünkü şeker içeriyor. Kabuklarını hayvanlara yedirin süt ve et verimi artıyor. Evde bile 0.4 metrekare bir yerde 50 kilo patates üretmek mümkün. İnternette tarifi var. Soğan ise doğal antibiyotik. Onunda gıda olarak bulunuşu oldukça eskiye dayanıyor. Yanılmıyorsam Orta Asya'dan. Kestiğinizde bir gaz salıp kendini kurutuyor. Yalnız aşırı sert bir zara sahip. Dilim dilim yemek için zarı soymalısınız çünkü hazmı aşırı zor. Doğradığınızda veya rendelendiğinizde bu zorluk ortadan kalkıyor.  Soğan flavonid denilen antioksidan ajanlar içerir. Özellikle kalp damar hastalıkları ve tümör oluşumunda engelleyici bir unsurdur. Folik asit içerir ki  beyne lazımdır. Ayrıca C ve B6 vitaminleri de içerir. Bunlar bilinse de bilinmese de yemeklere ayrı bir lezzet verir. İzmir'de Hisarönü'nde bir gün söğüş yiyorum. Söğüşçü Mustafa meşhurdur. 40 yıllık tezgah. Tanıyorum da. Abi dedim söğüş soğansız olsun dedim. O da soğansız söğüş mü olur ulan dedi. Haklıda. Lezzeti veren o. Ama şimdi patatessiz tavuk veya köfte, soğansız söğüş yiyeceğiz galiba. Bu hafta pazarda patates 3 kilo 10 TL. Geçen sene yarı fiyatından aşağı idi.   Hikayenin aslı çok kenarlı bir çokgene benziyor. Yani her şey birbirine bağlı. Konuyu şöyle analiz edebiliriz. İklim şartlarından olmuş bu. Pek inanasım gelmedi. 2 günlük kar yağışı ile patates fiyatı bu kadar çıkmaz. Ekim'i Şubat'tan Nisan'a kadar olurmuş. Gene kaynak internet. Ama karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor. Patates bollanana kadar stok ve arkasından eskiler karaborsa derdi yapsak mı acaba. Bence gerçek bu. Kimi diyor abi dolar arttı. Yahu bu patates ile soğan Türkiye'de üretilmiyor mu? Soğan Gaziantep'ten de geliyor. Yol uzun ve mazot pahalı. Yakılan mazot ne kadar pahalı olursa olsun bu fiyat olmaz. Zaten kamyonlar oralardan ucuz mazot alıyor veya bir kısmı da yanık yağlı mazot yakıyor. Bu işin boyutu farklı. Bu bir sakla, fiyat artsın çıkar pahalı sat oyunu. Ha başka bir boyutu da üretici üretmek istemiyor. Patates tohumu 1.25 TL dediler. Aslında patatesten siz filiz yapabiliyorsunuz ve tamamen köklemez iseniz yani toprakta birkaç yumru bırakırsanız o sürmeye devam ediyor. Üretici bu şekilde zarar ediyor, ve bundan dolayı üretmiyor, üretse de bu karaborsacıya yarıyor mu? Bunda doğruluk payı var. Sonuç. Soyulan koca bir millet, soyan 3-5 kişi mi? Aynen öyle. Peki ne yapmak lazım?   Denetim. Eskiden bu şekilde stoklamalara karşı yaptırımlar vardı. Şimdi ise ismi serbest rekabet oldu. Bu konuda tek şey denetim ve üreticiye destekleme primi. Gıda bu avcı fişeği değil. Halk sağlığı içinde karnı acıktığı içinde zevki içinde bunu yiyecek. Ama bunun üzerine deveyi havudu ile götürmek isteyen kişilerin ilk önce milli bir terbiyeden geçmesi gerek. Geçen gün Manisa haline 21 ton patates gelmiş. Kime yetecek. Koca Manisa. Fiyat yukarı. İstenen de bu. Fazla sürer isen fiyat düşer. Takdir ettiğim hocamız Yaşar Nuri Öztürk bir TV programında 125 m2 evinin bahçesinde her türlü şeyi ürettiğini ve hatta tavuk bile yetiştirdiğini söyledi. Yakında millet tarlalarda yiyeceğini kendisi üretecek. Yalnızca patates ile soğanda değil diğer ürünlerde de aynı olaylar mevcut ama bu iki ürün asal gıda maddesi ve girmedikleri yemek yok gibi. Gerekli tedbirlerin alınması dileğimizdir. Asıl olan milletimizin iyi beslenmesidir. Eskiler fakir ciğeri derlerdi hani küp şeklinde doğrayıp üstüne çırpılmış yumurta dökersiniz de leziz bir yemek olur. Onun ismini değiştirdim. Şimdi zengin ciğeri oldu.   Saygılarımla...    
Ekleme Tarihi: 13 Nisan 2015 - Pazartesi
Mehmet ÇELİKEL

PATATES SOOOĞAN, VARMI ALAN?

 Böyle giderse yok alan. Çünkü alınamayacak açıkçası. Yakında et fiyatına yaklaşır. Şu an 4-5 TL arası patates ve 2-2.5 TL arası soğan. Var mı alan. Yok alan. Bir markette dün bıraktığım gibi sele duruyor. Artık yemekleri patates ve soğansız yapmak zorunda kalacaksınız. Azıcık tatsız olacak. İnsanın aklı almıyor değil mi? Alsa iyi olur çünkü bu işte çok oyun olduğunu düşünüyorum açıkçası.

  Patates orijini Güney Amerika olan bir toprak altı sebzesi. Aslında zehirli bir bitki iken kim yapmış bilinmez, yaklaşık M.Ö. 7000 yılları dolaylarında DNA ları değiştirilip yani ehlileştirilip insanın yiyebileceği hale getirilmiş. Bu bilgi sabittir. O zamanlarda insanoğlu avcı, toplayıcı grupken 50 yıl gibi bir sürede ziraat yapan yetiştirici grup olmuş. Birileri yardım etmiş açıkçası. Bunlar kayıtlı bilgiler. Sorarım size nasıl zehirli bitkiyi yenilebilir hale getirmiş o zamanın insanı? Dışarıdan gelen birileri yapmış. Belki de uzaydan gelen bir medeniyet insanlara yardım ediyordu. Medenileştirmek için. Neyse konumuz bu değil ama değinme ihtiyacı hissettim. Patates şeker ve nişasta bakımından zengin bir depoya sahip ve en enteresanı batıda çok tüketiliyor. Cips ve türevleri mesela. Ayrıca alkol yapımında kullanılıyor. Neden? Çünkü şeker içeriyor. Kabuklarını hayvanlara yedirin süt ve et verimi artıyor. Evde bile 0.4 metrekare bir yerde 50 kilo patates üretmek mümkün. İnternette tarifi var. Soğan ise doğal antibiyotik. Onunda gıda olarak bulunuşu oldukça eskiye dayanıyor. Yanılmıyorsam Orta Asya'dan. Kestiğinizde bir gaz salıp kendini kurutuyor. Yalnız aşırı sert bir zara sahip. Dilim dilim yemek için zarı soymalısınız çünkü hazmı aşırı zor. Doğradığınızda veya rendelendiğinizde bu zorluk ortadan kalkıyor.  Soğan flavonid denilen antioksidan ajanlar içerir. Özellikle kalp damar hastalıkları ve tümör oluşumunda engelleyici bir unsurdur. Folik asit içerir ki  beyne lazımdır. Ayrıca C ve B6 vitaminleri de içerir. Bunlar bilinse de bilinmese de yemeklere ayrı bir lezzet verir. İzmir'de Hisarönü'nde bir gün söğüş yiyorum. Söğüşçü Mustafa meşhurdur. 40 yıllık tezgah. Tanıyorum da. Abi dedim söğüş soğansız olsun dedim. O da soğansız söğüş mü olur ulan dedi. Haklıda. Lezzeti veren o. Ama şimdi patatessiz tavuk veya köfte, soğansız söğüş yiyeceğiz galiba. Bu hafta pazarda patates 3 kilo 10 TL. Geçen sene yarı fiyatından aşağı idi.

  Hikayenin aslı çok kenarlı bir çokgene benziyor. Yani her şey birbirine bağlı. Konuyu şöyle analiz edebiliriz. İklim şartlarından olmuş bu. Pek inanasım gelmedi. 2 günlük kar yağışı ile patates fiyatı bu kadar çıkmaz. Ekim'i Şubat'tan Nisan'a kadar olurmuş. Gene kaynak internet. Ama karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor. Patates bollanana kadar stok ve arkasından eskiler karaborsa derdi yapsak mı acaba. Bence gerçek bu. Kimi diyor abi dolar arttı. Yahu bu patates ile soğan Türkiye'de üretilmiyor mu? Soğan Gaziantep'ten de geliyor. Yol uzun ve mazot pahalı. Yakılan mazot ne kadar pahalı olursa olsun bu fiyat olmaz. Zaten kamyonlar oralardan ucuz mazot alıyor veya bir kısmı da yanık yağlı mazot yakıyor. Bu işin boyutu farklı. Bu bir sakla, fiyat artsın çıkar pahalı sat oyunu. Ha başka bir boyutu da üretici üretmek istemiyor. Patates tohumu 1.25 TL dediler. Aslında patatesten siz filiz yapabiliyorsunuz ve tamamen köklemez iseniz yani toprakta birkaç yumru bırakırsanız o sürmeye devam ediyor. Üretici bu şekilde zarar ediyor, ve bundan dolayı üretmiyor, üretse de bu karaborsacıya yarıyor mu? Bunda doğruluk payı var. Sonuç. Soyulan koca bir millet, soyan 3-5 kişi mi? Aynen öyle. Peki ne yapmak lazım?

  Denetim. Eskiden bu şekilde stoklamalara karşı yaptırımlar vardı. Şimdi ise ismi serbest rekabet oldu. Bu konuda tek şey denetim ve üreticiye destekleme primi. Gıda bu avcı fişeği değil. Halk sağlığı içinde karnı acıktığı içinde zevki içinde bunu yiyecek. Ama bunun üzerine deveyi havudu ile götürmek isteyen kişilerin ilk önce milli bir terbiyeden geçmesi gerek. Geçen gün Manisa haline 21 ton patates gelmiş. Kime yetecek. Koca Manisa. Fiyat yukarı. İstenen de bu. Fazla sürer isen fiyat düşer. Takdir ettiğim hocamız Yaşar Nuri Öztürk bir TV programında 125 m2 evinin bahçesinde her türlü şeyi ürettiğini ve hatta tavuk bile yetiştirdiğini söyledi. Yakında millet tarlalarda yiyeceğini kendisi üretecek. Yalnızca patates ile soğanda değil diğer ürünlerde de aynı olaylar mevcut ama bu iki ürün asal gıda maddesi ve girmedikleri yemek yok gibi. Gerekli tedbirlerin alınması dileğimizdir. Asıl olan milletimizin iyi beslenmesidir. Eskiler fakir ciğeri derlerdi hani küp şeklinde doğrayıp üstüne çırpılmış yumurta dökersiniz de leziz bir yemek olur. Onun ismini değiştirdim. Şimdi zengin ciğeri oldu.

  Saygılarımla...

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.