Mehmet ÇELİKEL
Köşe Yazarı
Mehmet ÇELİKEL
 

SEÇİM BİTTİ , RAMAZAN GELDİ: EKONOMİ TIKIRSIZ...

Beklenti ekonomisi devrede. Herşey bekliyor. Alacak olan satacak olan gezecek olan tatile çıkacak olan. Neredeyse yemek yiyecek olanda bekliyor. Bu biraz da keyifsizlik ekonomisi mi desek. Benzer bir durum. Sabahları çarşılarda insan yok. Bankalar artık kalabalık değil. Ender günlerde doluyor. Cebinizin boşalacağı zaman. Ödemelerde. Bunun dışında bir hareketlilik eskisinden daha az. Ve eğer bir hükümet kurulmaz ise daha da azalacak. Arz çok talep yok olacak. Satan çok alan yok olacak. İşte o zaman kanlı feryat.  Bir an önce bir hükümetin kurulması gerek. Eğer bu ülkeyi seviyorsak. Tartışmalar görüşmeler sonuçlanmalı. Ama ben bakıyorum ki hala geçmiş yargılanıyor fakat gelecek için bir fikir yok. Tüm halk da bundan farklı düşünmüyor inanın. Tüm siyasetçilerin profesyonel davranması ve akılcı olması gerekiyor. Müslümanız ve kitabımız öyle söylüyor. Aklını işlet diye birçok yerde söylüyor. O zaman çekişme yerine uzlaşma bu ülke için daha olumlu değil mi? Sorun kendinize. Ha bire felsefe yapmak ama iş yapmamak doğru mu? Yok şu hesap sorulacak. Yok bu hesap sorulacak. Tamam. Hesap sorulsun. Yanlış ortaya çıksın. İyi ama dosyamız o değil ki. Dosyada hükümet nasıl ve ne zaman  kurulacak diyor. Çünkü milletin durumu hiç iyi değil.bunu daha öncede yazmıştım ve yazmaktan bıkmam. Çarşıda dolaşan biri olarak bunu görüyorum. Görüyorum ki insanların moraller sıfırın altında. Piyasanın nabzı oldukça zayıf atıyor. İşte bundan dolayı öyle veya böyle bir hükümet oluşturulmalı ve gerekli kararlar alıp yola devam etmeli. Başsız kalmanın ne kadar kötü olduğunu tarihten bilirsiniz. Tüm iş aleminin istediği bu. Hatta Merkez Bankasındaki gerilim bile hafifliyecek kesinlikle. Ramazan ayının ekonomik durgunluğa etkisi olur mu? Böyle ortamlarda elbette olur. 20- 30 sene geri gidin ramazan coşkulu olurdu. Her şehirde coşkulu kutlanırdı. Yaz bile olsa. Çarşılarda alış veriş artar insanlarda daha bir coşkulu hava olurdu. Ben 25 yaşlarında bunu çok yaşadım. Hele İstanbul da öğrenci olduğum zamanlar. İstanbul da ramazan bir ayrıcalıktır. İzmir de bile öyle. Kısacası ramazan geliyor diye herkez, tutan tutmayan hazırlık yapardı. Şimdi bu gün öyle mi acaba? Maalesef değil. Ben böyle görüyorum. Artık insanlarda eski coşkuları göremiyorum. Oruç tutan sayısında bile azalma görüyorum. Bunun bir nedeni olmalı. Bence nedeni toplumun umutsuzlaşması. Yani gelecek beklentisi yok gibi davranılıyor. İnsanların içindeki ışık artık güçlü değil gibi. Alım gücü yok, ha bire tartışma ortamı var. TV de hep siyaset hesapları ve siyasi aritmetik hesapları. Sen ben çekişmesi, beklentilerin giderek yok olması gibi etkiler toplumun psikolojisini negatif etkiliyor ve umut yok olmaya yüz tutuyor. Hiç kimse işini severek yapmıyor. Varsa bile devede kulak. Hatta rahat geçinecek geliri olursa işini kapatıyor. Kısacası umutsuz bir toplum tıkırsız bir ekonomiyi tetikliyor. Halkı hafife almayalım. Onun morali işleri çıkarır da batırır da. Atatürk'ün lafıdır ki: Halka rağmen hiçbirşey yapılamaz. Yani halk bilir diyor. Medyada her kafadan bir ses çıkıyor ama halka sor bakalım. Erken seçim şu anda doğru değil bence. Bu nedenle uzlaşma ekonomiyi ve halkı pozitif etkiler. Neder halk: Başardılar, uzlaştılar der. İş adamları da bravo der.  İstenende bu. Benim gördüğüm izlediğim bu. Siz da beyninizde sorgulayın. Daha güzel olması ve umutlu olunması için ve ekonominin yolunda gitmesi için. Madem halk en büyük irade ise ona gereken ilgi ve umut verilmeli. Artık o bu değil. Çekişmesiz bir şekilde uzlaşmacı olmak, saçma sapan şeylerin peşine takılmadan geleceğe yürümek. Herkes bunu bekliyor. Ki ekonomi tıkırsızlıktan tıkırlılığa dönsün. Demokrasi insanlar içindir. Saygılarımla...
Ekleme Tarihi: 23 Haziran 2015 - Salı
Mehmet ÇELİKEL

SEÇİM BİTTİ , RAMAZAN GELDİ: EKONOMİ TIKIRSIZ...

Beklenti ekonomisi devrede. Herşey bekliyor. Alacak olan satacak olan gezecek olan tatile çıkacak olan. Neredeyse yemek yiyecek olanda bekliyor. Bu biraz da keyifsizlik ekonomisi mi desek. Benzer bir durum. Sabahları çarşılarda insan yok. Bankalar artık kalabalık değil. Ender günlerde doluyor. Cebinizin boşalacağı zaman. Ödemelerde. Bunun dışında bir hareketlilik eskisinden daha az. Ve eğer bir hükümet kurulmaz ise daha da azalacak. Arz çok talep yok olacak. Satan çok alan yok olacak. İşte o zaman kanlı feryat. 

Bir an önce bir hükümetin kurulması gerek. Eğer bu ülkeyi seviyorsak. Tartışmalar görüşmeler sonuçlanmalı. Ama ben bakıyorum ki hala geçmiş yargılanıyor fakat gelecek için bir fikir yok. Tüm halk da bundan farklı düşünmüyor inanın. Tüm siyasetçilerin profesyonel davranması ve akılcı olması gerekiyor. Müslümanız ve kitabımız öyle söylüyor. Aklını işlet diye birçok yerde söylüyor. O zaman çekişme yerine uzlaşma bu ülke için daha olumlu değil mi? Sorun kendinize. Ha bire felsefe yapmak ama iş yapmamak doğru mu? Yok şu hesap sorulacak. Yok bu hesap sorulacak. Tamam. Hesap sorulsun. Yanlış ortaya çıksın. İyi ama dosyamız o değil ki. Dosyada hükümet nasıl ve ne zaman  kurulacak diyor. Çünkü milletin durumu hiç iyi değil.bunu daha öncede yazmıştım ve yazmaktan bıkmam. Çarşıda dolaşan biri olarak bunu görüyorum. Görüyorum ki insanların moraller sıfırın altında. Piyasanın nabzı oldukça zayıf atıyor. İşte bundan dolayı öyle veya böyle bir hükümet oluşturulmalı ve gerekli kararlar alıp yola devam etmeli. Başsız kalmanın ne kadar kötü olduğunu tarihten bilirsiniz. Tüm iş aleminin istediği bu. Hatta Merkez Bankasındaki gerilim bile hafifliyecek kesinlikle.

Ramazan ayının ekonomik durgunluğa etkisi olur mu? Böyle ortamlarda elbette olur. 20- 30 sene geri gidin ramazan coşkulu olurdu. Her şehirde coşkulu kutlanırdı. Yaz bile olsa. Çarşılarda alış veriş artar insanlarda daha bir coşkulu hava olurdu. Ben 25 yaşlarında bunu çok yaşadım. Hele İstanbul da öğrenci olduğum zamanlar. İstanbul da ramazan bir ayrıcalıktır. İzmir de bile öyle. Kısacası ramazan geliyor diye herkez, tutan tutmayan hazırlık yapardı. Şimdi bu gün öyle mi acaba? Maalesef değil. Ben böyle görüyorum. Artık insanlarda eski coşkuları göremiyorum. Oruç tutan sayısında bile azalma görüyorum. Bunun bir nedeni olmalı. Bence nedeni toplumun umutsuzlaşması. Yani gelecek beklentisi yok gibi davranılıyor. İnsanların içindeki ışık artık güçlü değil gibi. Alım gücü yok, ha bire tartışma ortamı var. TV de hep siyaset hesapları ve siyasi aritmetik hesapları. Sen ben çekişmesi, beklentilerin giderek yok olması gibi etkiler toplumun psikolojisini negatif etkiliyor ve umut yok olmaya yüz tutuyor. Hiç kimse işini severek yapmıyor. Varsa bile devede kulak. Hatta rahat geçinecek geliri olursa işini kapatıyor. Kısacası umutsuz bir toplum tıkırsız bir ekonomiyi tetikliyor. Halkı hafife almayalım. Onun morali işleri çıkarır da batırır da. Atatürk'ün lafıdır ki: Halka rağmen hiçbirşey yapılamaz. Yani halk bilir diyor. Medyada her kafadan bir ses çıkıyor ama halka sor bakalım. Erken seçim şu anda doğru değil bence. Bu nedenle uzlaşma ekonomiyi ve halkı pozitif etkiler. Neder halk: Başardılar, uzlaştılar der. İş adamları da bravo der.  İstenende bu. Benim gördüğüm izlediğim bu. Siz da beyninizde sorgulayın.

Daha güzel olması ve umutlu olunması için ve ekonominin yolunda gitmesi için. Madem halk en büyük irade ise ona gereken ilgi ve umut verilmeli. Artık o bu değil. Çekişmesiz bir şekilde uzlaşmacı olmak, saçma sapan şeylerin peşine takılmadan geleceğe yürümek. Herkes bunu bekliyor. Ki ekonomi tıkırsızlıktan tıkırlılığa dönsün. Demokrasi insanlar içindir.

Saygılarımla...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.