ASIRLIK KALIPLARLA GELENEĞE CAN VERİYOR

MANİSA GÜNDEMİ (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 03.04.2026 - 12:57, Güncelleme: 03.04.2026 - 12:57
 

ASIRLIK KALIPLARLA GELENEĞE CAN VERİYOR

Manisa'nın Turgutlu ilçesinde 45 yıldır ayakkabıcılık yapan Suat İlbey (59), unutulmaya yüz tutmuş "körüklü efe çizmesi" zanaatını asırlık gürgen kalıplarla yaşatıyor. Türkiye'de bu işi yapan son 3-4 ustadan biri olan İlbey, hakiki dana derisi ve özel "sahtiyan" astar kullanarak ürettiği çizmelerle Yörük ve efe kültürüne hizmet ediyor.
Turgutlu’nun dar sokaklarında yankılanan çekiç sesleri, bir asırlık bir mirasın habercisi. Ayakkabı ustası Suat İlbey, atölyesinde bulunan ve yaklaşık 100 yıllık olduğu tahmin edilen gürgen ağacından yapılma "gamba" adlı kalıplarla efe çizmesi üretiyor. Bu kalıpların çizmenin ruhu olduğunu belirten İlbey, "Bunlar tarihi eser değerinde. Onlar olmadan çizmeye o dik duruşu ve kırma formunu vermemiz imkansız" diyerek zanaatın teknik sırlarını paylaşıyor. SAHTİYAN VE ANİLİNİN BULUŞMASI Efe çizmesinin yapım süreci tam bir sabır sınavı. Dış kısmında dayanıklılığıyla bilinen hakiki anilin dana derisi, iç kısmında ise "sahtiyan" adı verilen özel işlenmiş deri kullanılıyor. Çizmenin altına yerleştirilen hakiki kösele, "pençe" denilen koruyucu katmanla desteklenerek hem kaymayı önlüyor hem de ömrünü uzatıyor. Boru formunda hazırlanan deri, usta ellerde "baklava" veya "akordeon" denilen kırma yöntemiyle geleneksel körüklü halini alıyor. EFELERİN VE YÖRÜKLERİN SİMGESİ Suat Usta'nın elinden çıkan bu özel çizmeler, sadece bir ayakkabı değil, bir kimliğin parçası. Folklor ekiplerinden deveci derneklerine, ciritçilerden Yörük Türkmenlerine kadar geniş bir kitleye hitap ediyor. İlbey, efe kostümünün tamamlayıcısı olan bu çizmelerin önemini şu sözlerle anlatıyor: "Külot pantolon, köstekli saat ve sekiz köşe kasketin altına bu çizme girmezse o efe eksik kalır. Biz burada bir kültürü ayakta tutuyoruz." "ÇIRAK GELMİYOR, KÜLTÜRÜMÜZ SAHİPSİZ KALMASIN" Mesleğin geleceğine dair endişelerini dile getiren İlbey, çırak bulamamaktan yakınıyor. Eskiden tezgahlarda 3-4 çırağın yetiştiğini hatırlatan usta, şimdilerde işi kendi evlatlarına öğreterek geleneği sürdürmeye çalıştığını ifade ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na seslenen İlbey, "Türkiye'de bu işi yapan 3-4 kişi kaldık. Bu mesleğin kaybolmaması için devletimizin sahip çıkmasını, zanaatımızı desteklemesini istiyoruz" diyerek yardım çağrısında bulunuyor. (İHA)
Manisa'nın Turgutlu ilçesinde 45 yıldır ayakkabıcılık yapan Suat İlbey (59), unutulmaya yüz tutmuş "körüklü efe çizmesi" zanaatını asırlık gürgen kalıplarla yaşatıyor. Türkiye'de bu işi yapan son 3-4 ustadan biri olan İlbey, hakiki dana derisi ve özel "sahtiyan" astar kullanarak ürettiği çizmelerle Yörük ve efe kültürüne hizmet ediyor.

Turgutlu’nun dar sokaklarında yankılanan çekiç sesleri, bir asırlık bir mirasın habercisi. Ayakkabı ustası Suat İlbey, atölyesinde bulunan ve yaklaşık 100 yıllık olduğu tahmin edilen gürgen ağacından yapılma "gamba" adlı kalıplarla efe çizmesi üretiyor. Bu kalıpların çizmenin ruhu olduğunu belirten İlbey, "Bunlar tarihi eser değerinde. Onlar olmadan çizmeye o dik duruşu ve kırma formunu vermemiz imkansız" diyerek zanaatın teknik sırlarını paylaşıyor.

SAHTİYAN VE ANİLİNİN BULUŞMASI

Efe çizmesinin yapım süreci tam bir sabır sınavı. Dış kısmında dayanıklılığıyla bilinen hakiki anilin dana derisi, iç kısmında ise "sahtiyan" adı verilen özel işlenmiş deri kullanılıyor. Çizmenin altına yerleştirilen hakiki kösele, "pençe" denilen koruyucu katmanla desteklenerek hem kaymayı önlüyor hem de ömrünü uzatıyor. Boru formunda hazırlanan deri, usta ellerde "baklava" veya "akordeon" denilen kırma yöntemiyle geleneksel körüklü halini alıyor.

EFELERİN VE YÖRÜKLERİN SİMGESİ

Suat Usta'nın elinden çıkan bu özel çizmeler, sadece bir ayakkabı değil, bir kimliğin parçası. Folklor ekiplerinden deveci derneklerine, ciritçilerden Yörük Türkmenlerine kadar geniş bir kitleye hitap ediyor. İlbey, efe kostümünün tamamlayıcısı olan bu çizmelerin önemini şu sözlerle anlatıyor: "Külot pantolon, köstekli saat ve sekiz köşe kasketin altına bu çizme girmezse o efe eksik kalır. Biz burada bir kültürü ayakta tutuyoruz."

"ÇIRAK GELMİYOR, KÜLTÜRÜMÜZ SAHİPSİZ KALMASIN"

Mesleğin geleceğine dair endişelerini dile getiren İlbey, çırak bulamamaktan yakınıyor. Eskiden tezgahlarda 3-4 çırağın yetiştiğini hatırlatan usta, şimdilerde işi kendi evlatlarına öğreterek geleneği sürdürmeye çalıştığını ifade ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na seslenen İlbey, "Türkiye'de bu işi yapan 3-4 kişi kaldık. Bu mesleğin kaybolmaması için devletimizin sahip çıkmasını, zanaatımızı desteklemesini istiyoruz" diyerek yardım çağrısında bulunuyor.

(İHA)

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.