BAKIRLIOĞLU’NDAN KİK’E 183 MİLYON LİRALIK HİZMET ALIMI SORULARI

EKONOMİ 24.09.2026 - 12:07, Güncelleme: 24.09.2026 - 12:08
 

BAKIRLIOĞLU’NDAN KİK’E 183 MİLYON LİRALIK HİZMET ALIMI SORULARI

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, YENİ Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Sayıştay’ın Kamu İhale Kurumu’nun 2025 yılı denetim raporunda yer alan 183 milyon liralık hizmet alımı bulgusunu gündeme taşıdı. Bakırlıoğlu, HAVELSAN ile yapılan sözleşmenin doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilmesine ilişkin KİK’e bir dizi soru yöneltti.
Sayıştay’ın Kamu İhale Kurumu (KİK) 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu’nda yer alan bulguya göre, KİK ile HAVELSAN arasında 9 Ekim 2025 tarihinde 356 gün süreli bir sözleşme imzalandı. Raporda, sözleşme kapsamında HAVELSAN tarafından sağlanan personelin Kurum personeli gibi görev yaptığı, çalışma saatlerinin tamamını Kurum için kullandığı ve sözleşme maliyetinin tamamının işçilik giderlerinden oluştuğu tespit edildi. Teknik şartnamede ise HAVELSAN tarafından sağlanacak personelin, Kurum personeliyle birlikte, Kurum tarafından belirlenecek hiyerarşik yapı içerisinde ve Kurumun talimatları doğrultusunda çalışacağının düzenlendiğine dikkat çekildi. Sayıştay, söz konusu düzenlemeler doğrultusunda alınan hizmetin danışmanlık hizmetinden ziyade personel çalıştırılmasına dayalı hizmet niteliğinde olduğu değerlendirmesinde bulundu. 183 MİLYON LİRALIK ALIM DOĞRUDAN TEMİNLE YAPILDI Sayıştay raporunda dikkat çekilen bir diğer husus ise hizmet alımında kullanılan yöntem oldu. Rapora göre söz konusu işin yaklaşık maliyeti 183 milyon TL olarak belirlendi. Sayıştay, bu tutarın ilgili mevzuatta hizmet alımları için öngörülen sınırın üzerinde olduğuna işaret etti. İşin danışmanlık hizmeti olarak değerlendirilmesi halinde doğrudan temin yöntemi yerine, danışmanlık hizmet alımlarına ilişkin usule uygun olarak belli istekliler arasında ihale yöntemiyle gerçekleştirilmesi gerektiği belirtildi. Buna rağmen alımın, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22/c maddesi kapsamında doğrudan temin yoluyla gerçekleştirildiği rapora yansıdı. Sayıştay ayrıca KİK’in kendi bütçesinden personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yapamayacağına dikkat çekti. BAKIRLIOĞLU: “İHALEYİ DENETLEYEN KURUMUN KENDİ İHALESİNDE BU BULGU NEDEN ORTAYA ÇIKIYOR?” Sayıştay raporundaki tespitlerin kamu kaynaklarının kullanımı ve ihale süreçlerinin şeffaflığı açısından soru işaretleri oluşturduğunu belirten Bakırlıoğlu, KİK’in kendi hizmet alımının Sayıştay tarafından bu şekilde değerlendirilmesinin dikkat çekici olduğunu söyledi. Bakırlıoğlu, “Burada dikkat çekici olan yalnızca 183 milyon liralık bir kamu harcaması değildir. Daha önemli olan, kamu ihalelerini düzenleyen ve denetleyen Kamu İhale Kurumu’nun kendi yaptığı bir hizmet alımının Sayıştay tarafından mevzuata aykırı nitelikte değerlendirilmesidir. AKP iktidarı kurumları öyle bir hale getirdi ki, denetleyici bir kurum bile mevzuata aykırılık yapıyor. Artık tuz koktu” ifadelerini kullandı. “183 MİLYON LİRALIK İŞ HANGİ GEREKÇEYLE DOĞRUDAN TEMİNLE YAPILDI?” Sayıştay’ın tespitlerinin açık olduğunu savunan Bakırlıoğlu, söz konusu hizmet alımında personelin Kurumun talimatları doğrultusunda çalıştığını, çalışma saatlerinin tamamını Kuruma ayırdığını ve maliyetin tamamının işçilik giderlerinden oluştuğunu belirtti. Bakırlıoğlu, “Personel kurumun talimatıyla çalışıyor, çalışma saatlerinin tamamını kuruma ayırıyor, maliyetin tamamı işçilikten oluşuyor ve iş süreklilik arz ediyor. Buna rağmen bu iş doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştiriliyor. Sayıştay da bunun personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı niteliğinde olduğunu söylüyor” dedi. Bakırlıoğlu, KİK’in yanıtlamasını istediği soruları da şöyle sıraladı: “183 milyon liralık bir iş hangi gerekçeyle doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirildi? Teknik şartnamede personelin kurum hiyerarşisi içinde ve kurum talimatları doğrultusunda çalışacağı neden düzenlendi? Bu yöntemin tercih edilmesinin hukuki gerekçesi nedir? Bu yöntemle işe kimler alındı ve hangi işleri yaptılar? KİK tüm bu soruları bir an önce yanıtlamalıdır.” “KAMU KAYNAKLARINDA ŞEFFAFLIK VE HESAP VEREBİLİRLİK ESASTIR” Kamu kaynaklarının kullanımında aynı kuralların herkes için geçerli olması gerektiğini vurgulayan Bakırlıoğlu, Sayıştay raporlarının Meclis denetimi açısından önemli bir kaynak olduğunu ifade etti. Bakırlıoğlu, KİK’in kamu ihalelerinde mevzuata uygunluk ve rekabeti güvence altına almakla görevli olduğunu belirterek, kurumun kendi gerçekleştirdiği alımlarda Sayıştay tarafından bu nitelikte bir bulguya konu olmasının Meclis denetiminin önemini ortaya koyduğunu söyledi. “Kamu kaynaklarının her kuruşunun hesabı verilmelidir” diyen Bakırlıoğlu, Sayıştay’ın 2025 yılı raporunda yer alan bulgunun TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu açısından da takip edilmesi gerektiğini belirterek, söz konusu alımın tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulmasını istedi. Editör: AHMET İLHAN SAĞLAM
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, YENİ Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Sayıştay’ın Kamu İhale Kurumu’nun 2025 yılı denetim raporunda yer alan 183 milyon liralık hizmet alımı bulgusunu gündeme taşıdı. Bakırlıoğlu, HAVELSAN ile yapılan sözleşmenin doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilmesine ilişkin KİK’e bir dizi soru yöneltti.

Sayıştay’ın Kamu İhale Kurumu (KİK) 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu’nda yer alan bulguya göre, KİK ile HAVELSAN arasında 9 Ekim 2025 tarihinde 356 gün süreli bir sözleşme imzalandı.

Raporda, sözleşme kapsamında HAVELSAN tarafından sağlanan personelin Kurum personeli gibi görev yaptığı, çalışma saatlerinin tamamını Kurum için kullandığı ve sözleşme maliyetinin tamamının işçilik giderlerinden oluştuğu tespit edildi.

Teknik şartnamede ise HAVELSAN tarafından sağlanacak personelin, Kurum personeliyle birlikte, Kurum tarafından belirlenecek hiyerarşik yapı içerisinde ve Kurumun talimatları doğrultusunda çalışacağının düzenlendiğine dikkat çekildi.

Sayıştay, söz konusu düzenlemeler doğrultusunda alınan hizmetin danışmanlık hizmetinden ziyade personel çalıştırılmasına dayalı hizmet niteliğinde olduğu değerlendirmesinde bulundu.

183 MİLYON LİRALIK ALIM DOĞRUDAN TEMİNLE YAPILDI

Sayıştay raporunda dikkat çekilen bir diğer husus ise hizmet alımında kullanılan yöntem oldu.

Rapora göre söz konusu işin yaklaşık maliyeti 183 milyon TL olarak belirlendi. Sayıştay, bu tutarın ilgili mevzuatta hizmet alımları için öngörülen sınırın üzerinde olduğuna işaret etti.

İşin danışmanlık hizmeti olarak değerlendirilmesi halinde doğrudan temin yöntemi yerine, danışmanlık hizmet alımlarına ilişkin usule uygun olarak belli istekliler arasında ihale yöntemiyle gerçekleştirilmesi gerektiği belirtildi.

Buna rağmen alımın, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22/c maddesi kapsamında doğrudan temin yoluyla gerçekleştirildiği rapora yansıdı.

Sayıştay ayrıca KİK’in kendi bütçesinden personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yapamayacağına dikkat çekti.

BAKIRLIOĞLU: “İHALEYİ DENETLEYEN KURUMUN KENDİ İHALESİNDE BU BULGU NEDEN ORTAYA ÇIKIYOR?”

Sayıştay raporundaki tespitlerin kamu kaynaklarının kullanımı ve ihale süreçlerinin şeffaflığı açısından soru işaretleri oluşturduğunu belirten Bakırlıoğlu, KİK’in kendi hizmet alımının Sayıştay tarafından bu şekilde değerlendirilmesinin dikkat çekici olduğunu söyledi.

Bakırlıoğlu, “Burada dikkat çekici olan yalnızca 183 milyon liralık bir kamu harcaması değildir. Daha önemli olan, kamu ihalelerini düzenleyen ve denetleyen Kamu İhale Kurumu’nun kendi yaptığı bir hizmet alımının Sayıştay tarafından mevzuata aykırı nitelikte değerlendirilmesidir. AKP iktidarı kurumları öyle bir hale getirdi ki, denetleyici bir kurum bile mevzuata aykırılık yapıyor. Artık tuz koktu” ifadelerini kullandı.

“183 MİLYON LİRALIK İŞ HANGİ GEREKÇEYLE DOĞRUDAN TEMİNLE YAPILDI?”

Sayıştay’ın tespitlerinin açık olduğunu savunan Bakırlıoğlu, söz konusu hizmet alımında personelin Kurumun talimatları doğrultusunda çalıştığını, çalışma saatlerinin tamamını Kuruma ayırdığını ve maliyetin tamamının işçilik giderlerinden oluştuğunu belirtti.

Bakırlıoğlu, “Personel kurumun talimatıyla çalışıyor, çalışma saatlerinin tamamını kuruma ayırıyor, maliyetin tamamı işçilikten oluşuyor ve iş süreklilik arz ediyor. Buna rağmen bu iş doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştiriliyor. Sayıştay da bunun personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı niteliğinde olduğunu söylüyor” dedi.

Bakırlıoğlu, KİK’in yanıtlamasını istediği soruları da şöyle sıraladı:

“183 milyon liralık bir iş hangi gerekçeyle doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirildi? Teknik şartnamede personelin kurum hiyerarşisi içinde ve kurum talimatları doğrultusunda çalışacağı neden düzenlendi? Bu yöntemin tercih edilmesinin hukuki gerekçesi nedir? Bu yöntemle işe kimler alındı ve hangi işleri yaptılar? KİK tüm bu soruları bir an önce yanıtlamalıdır.”

“KAMU KAYNAKLARINDA ŞEFFAFLIK VE HESAP VEREBİLİRLİK ESASTIR”

Kamu kaynaklarının kullanımında aynı kuralların herkes için geçerli olması gerektiğini vurgulayan Bakırlıoğlu, Sayıştay raporlarının Meclis denetimi açısından önemli bir kaynak olduğunu ifade etti.

Bakırlıoğlu, KİK’in kamu ihalelerinde mevzuata uygunluk ve rekabeti güvence altına almakla görevli olduğunu belirterek, kurumun kendi gerçekleştirdiği alımlarda Sayıştay tarafından bu nitelikte bir bulguya konu olmasının Meclis denetiminin önemini ortaya koyduğunu söyledi.

“Kamu kaynaklarının her kuruşunun hesabı verilmelidir” diyen Bakırlıoğlu, Sayıştay’ın 2025 yılı raporunda yer alan bulgunun TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu açısından da takip edilmesi gerektiğini belirterek, söz konusu alımın tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Editör: AHMET İLHAN SAĞLAM

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.