BAŞEVİRGEN'DEN DİKKAT ÇEKEN 'ENFLASYON' ÇIKIŞI

SİYASET 26.08.2026 - 12:20, Güncelleme: 26.08.2026 - 12:20
 

BAŞEVİRGEN'DEN DİKKAT ÇEKEN 'ENFLASYON' ÇIKIŞI

Yeni Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, 2026’nın ilk yedi ayında gerçekleşen yüzde 19,86’lık enflasyonun geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 19,08’lik oranın üzerine çıktığını belirterek, yüksek enflasyonun vatandaşın alım gücünü erittiğini söyledi.
 Yeni Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, gerçekleşen son ekonomik verileri değerlendirerek yüksek enflasyonun başta emekliler, asgari ücretliler ve dar gelirliler olmak üzere sabit gelirli milyonlarca vatandaşın alım gücünü ciddi biçimde düşürdüğünü söyledi. "ENFLASYON GEÇEN YILDAN DAHA YÜKSEK" 2026 yılının ilk yedi ayında yüzde 19,86 oranında enflasyon gerçekleştiğini belirten Başevirgen, geçen yılın aynı döneminde bu oranın yüzde 19,08 olduğunu hatırlatarak, “Yani ‘enflasyon düşecek’ denilerek başladığımız 2026 yılında, ilk yedi ay sonunda geçen yılın aynı döneminden daha yüksek bir enflasyonla karşı karşıyayız. Bunun anlamı çok açık: Ücret ve aylıklarda yaşanan reel kayıp da geçen yıldan daha fazla oldu. Vatandaşın cebindeki para her geçen gün biraz daha değer kaybetti” diye konuştu. "EMEKLİNİN ZAMMI DAHA İLK AYDAN ERİDİ" Emeklilerin yaşadığı gelir kaybının artık dayanılmaz boyutlara ulaştığını ifade eden Başevirgen, yılın ikinci yarısında en düşük emekli aylıklarına yapılan yüzde 17,76’lık zammın daha ilk ayda yaklaşık yüzde 10’unun enflasyon karşısında eridiğini söyledi. Başevirgen, “Yılın ilk yarısında eriyen gelir kaybını telafi etmek için en düşük emekli aylığı 20 bin liradan 23 bin 552 liraya çıkarıldı. Emekliye yapılan 3 bin 552 liralık artışın yaklaşık 420 lirası daha ilk ayda enflasyon karşısında eridi. Üstelik açlık sınırının 37 bin liraya ulaştığı bir ortamdan söz ediyoruz. 23 bin 552 liralık emekli aylığıyla bir insanın bırakın insanca yaşamasını, temel ihtiyaçlarını karşılaması bile mümkün değil. Emekliye verilen zam, daha emeklinin cebine girmeden market raflarındaki fiyat artışlarına yeniliyor” dedi. "ASGARİ ÜCRETİN 5 BİN 576 LİRASI YEDİ AYDA BUHAR OLDU" Asgari ücretlinin ise yılın ikinci yarısında herhangi bir artış yapılmaması nedeniyle ağır bir gelir kaybıyla karşı karşıya olduğunu ve bu durumun ciddi bir mağduriyet yarattığını söyleyen Başevirgen, 28 bin 75 liralık asgari ücretin ilk yedi ayda enflasyon karşısındaki kaybının 5 bin 576 liraya ulaştığını belirtti. Başevirgen, “Bir asgari ücretlinin maaşından 5 bin 576 lira kesilmedi belki ama enflasyon bu paranın satın alma gücünü ortadan kaldırdı. Vatandaş aynı maaşı alıyor ama aynı ürünleri alamıyor. Aynı ev kirasını ödeyemiyor, aynı mutfak alışverişini yapamıyor” diye konuştu. "VATANDAŞIN CEBİNDEN ALINAN PARA ENFLASYONLA GÖRÜNMEZ HALE GELİYOR" Türkiye’de milyonlarca insanın her ay biraz daha fakirleştiğine de dikkat çeken Başevirgen, "Emeklinin maaşı açlık sınırının altında, asgari ücretlinin geliri yıl içinde binlerce lira eriyor. Maaşlara yapılan zamların birkaç ay içinde eridiği bir düzen değil; emeğin ve gelirin değerini koruyan, üretimi artıran, gıda fiyatlarını düşüren ve vatandaşın alım gücünü yükselten bir ekonomi politikasına ihtiyaç var. Enflasyonun düşmesi tek başına yetmez. Vatandaşın yoksulluğunun da düşmesi gerekir. Bizim ölçümüz TÜİK’in makyajlı verileri değil, vatandaşın pazardan filesini ne kadar doldurabildiğidir" diye konuştu.  Kaynak: HABER MERKEZİ
Yeni Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, 2026’nın ilk yedi ayında gerçekleşen yüzde 19,86’lık enflasyonun geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 19,08’lik oranın üzerine çıktığını belirterek, yüksek enflasyonun vatandaşın alım gücünü erittiğini söyledi.

  Yeni Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, gerçekleşen son ekonomik verileri değerlendirerek yüksek enflasyonun başta emekliler, asgari ücretliler ve dar gelirliler olmak üzere sabit gelirli milyonlarca vatandaşın alım gücünü ciddi biçimde düşürdüğünü söyledi.

" ENFLASYON GEÇEN YILDAN DAHA YÜKSEK"

2026 yılının ilk yedi ayında yüzde 19,86 oranında enflasyon gerçekleştiğini belirten Başevirgen, geçen yılın aynı döneminde bu oranın yüzde 19,08 olduğunu hatırlatarak, “Yani ‘ enflasyon düşecek’ denilerek başladığımız 2026 yılında, ilk yedi ay sonunda geçen yılın aynı döneminden daha yüksek bir enflasyonla karşı karşıyayız. Bunun anlamı çok açık: Ücret ve aylıklarda yaşanan reel kayıp da geçen yıldan daha fazla oldu. Vatandaşın cebindeki para her geçen gün biraz daha değer kaybetti” diye konuştu.

"EMEKLİNİN ZAMMI DAHA İLK AYDAN ERİDİ"

Emeklilerin yaşadığı gelir kaybının artık dayanılmaz boyutlara ulaştığını ifade eden Başevirgen, yılın ikinci yarısında en düşük emekli aylıklarına yapılan yüzde 17,76’lık zammın daha ilk ayda yaklaşık yüzde 10’unun enflasyon karşısında eridiğini söyledi. Başevirgen, “Yılın ilk yarısında eriyen gelir kaybını telafi etmek için en düşük emekli aylığı 20 bin liradan 23 bin 552 liraya çıkarıldı. Emekliye yapılan 3 bin 552 liralık artışın yaklaşık 420 lirası daha ilk ayda enflasyon karşısında eridi. Üstelik açlık sınırının 37 bin liraya ulaştığı bir ortamdan söz ediyoruz. 23 bin 552 liralık emekli aylığıyla bir insanın bırakın insanca yaşamasını, temel ihtiyaçlarını karşılaması bile mümkün değil. Emekliye verilen zam, daha emeklinin cebine girmeden market raflarındaki fiyat artışlarına yeniliyor” dedi.

"ASGARİ ÜCRETİN 5 BİN 576 LİRASI YEDİ AYDA BUHAR OLDU"

Asgari ücretlinin ise yılın ikinci yarısında herhangi bir artış yapılmaması nedeniyle ağır bir gelir kaybıyla karşı karşıya olduğunu ve bu durumun ciddi bir mağduriyet yarattığını söyleyen Başevirgen, 28 bin 75 liralık asgari ücretin ilk yedi ayda enflasyon karşısındaki kaybının 5 bin 576 liraya ulaştığını belirtti. Başevirgen, “Bir asgari ücretlinin maaşından 5 bin 576 lira kesilmedi belki ama enflasyon bu paranın satın alma gücünü ortadan kaldırdı. Vatandaş aynı maaşı alıyor ama aynı ürünleri alamıyor. Aynı ev kirasını ödeyemiyor, aynı mutfak alışverişini yapamıyor” diye konuştu.

"VATANDAŞIN CEBİNDEN ALINAN PARA ENFLASYONLA GÖRÜNMEZ HALE GELİYOR"

Türkiye’de milyonlarca insanın her ay biraz daha fakirleştiğine de dikkat çeken Başevirgen, "Emeklinin maaşı açlık sınırının altında, asgari ücretlinin geliri yıl içinde binlerce lira eriyor. Maaşlara yapılan zamların birkaç ay içinde eridiği bir düzen değil; emeğin ve gelirin değerini koruyan, üretimi artıran, gıda fiyatlarını düşüren ve vatandaşın alım gücünü yükselten bir ekonomi politikasına ihtiyaç var. Enflasyonun düşmesi tek başına yetmez. Vatandaşın yoksulluğunun da düşmesi gerekir. Bizim ölçümüz TÜİK’in makyajlı verileri değil, vatandaşın pazardan filesini ne kadar doldurabildiğidir" diye konuştu. 

Kaynak: HABER MERKEZİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.