BÜLENT ARINÇ'TAN AK PARTİ'YE 25. YIL REÇETESİ

SİYASET 14.08.2026 - 09:35, Güncelleme: 14.08.2026 - 00:45
 

BÜLENT ARINÇ'TAN AK PARTİ'YE 25. YIL REÇETESİ

22. Dönem TBMM Başkanı Bülent Arınç, gerçekleştirdiği röportajda AK Parti’nin kuruluşundan bugüne yaşadığı dönüşümü değerlendirdi.
22. Dönem TBMM Başkanı Bülent Arınç, BBC Türkçe’ye verdiği kapsamlı röportajda partisinin kuruluşundan bugüne geçirdiği dönüşümü anlattı. AK Parti’den ayrılmayı düşünmediğini vurgulayan Arınç, buna karşın parti yönetimine ve mevcut hükümet sistemine yönelik eleştirilerini sürdürdü. "SİSTEMİ DÜZELTİN" Arınç’ın en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ilişkin oldu. Mevcut sistemin revize edilmesi gerektiğini söyleyen Arınç, Cumhurbaşkanı’nın çok geniş yetkilere sahip olduğunu belirterek karar alma süreçlerinde daha güçlü denetim ve istişare mekanizmalarına ihtiyaç olduğunu savundu. Arınç şöyle konuştu: "Şu anda cumhurbaşkanımız her şeyi yapabilecek güçte ve kudrette. Ama Amerika’da mesela bir büyükelçi atamasını bile Senato’dan geçirmek zorunda. Sistemi düzeltin, ehliyete, liyakate, istişareye önem verin, iyice araştırın" "İSTİŞARE ETTİĞİMİZ HALLERDEN UZAKLAŞTIK" AK Parti’nin ilk dönemindeki karar alma süreçleriyle bugünü karşılaştıran Arınç, partide kolektif aklın zayıfladığı görüşünü dile getirdi. “O günkü birlikte karar almak veya kolektif akıl dediğimiz, en azından çok önemli konuları istişare ettiğimiz hallerden çok uzaklaştık. Bir insan keşke yetki ve sorumluluk vererek işleri taksim etse” diyen Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yoğun yetki ve sorumluluk yükünün de sorgulanması gerektiğini söyledi. AK PARTİ İKTİDARINI İKİ DÖNEME AYIRDI Arınç, AK Parti iktidarını temel olarak iki döneme ayırdı. 2013’e kadar olan dönemi öven Arınç, Erdoğan’ın başbakanlık yılları için “Tayyip Bey’in başbakanlık dönemi muhteşemdir” değerlendirmesinde bulundu. Sağlık, ulaşım ve diğer kamu hizmetlerinde büyük ilerleme sağlandığını savunan Arınç, Avrupa Birliği standartları, Kopenhag ve Maastricht kriterlerinin de dönemin temel referanslarından olduğunu söyledi. Arınç’a göre 2013’ten sonra ise parti önce durağanlaştı, ardından “nispeten düşüşe geçti”. Bu süreçte Gezi Parkı eylemleri, çözüm sürecinin sona ermesi, Suriye’de yaşanan gelişmeler, Gülen yapılanmasıyla yaşanan çatışma ve 15 Temmuz darbe girişiminin hükümetin dengesini bozduğunu savundu. "ERDOĞAN İÇİN TRAVMA OLDU" Arınç, Gezi Parkı protestolarının Erdoğan üzerinde büyük etkisi olduğunu da söyledi. “Bu tabii Sayın Başbakanımız için bir travma oldu” diyen Arınç, Erdoğan’ın protestoları bir kalkışma olarak gördüğünü belirtti. Ancak Arınç, Gezi’nin başlangıç aşamasıyla sonraki sürecin birbirinden ayrılması gerektiğini savundu. İlk eylemlerde “iyi insanların” bulunduğunu söyleyen Arınç, Gezi Parkı’nın korunmasını isteyen üniversite öğrencileri ve entelektüellerin başlangıçta hükümetle siyasi bir problemi olmadığını, eylemlerin sert biçimde bastırılmak istenmesinin olayların büyümesine yol açtığını söyledi. "BİZ HİÇBİR ZAMAN HOŞ KARŞILAMADIK" Arınç, Ergenekon ve benzeri davalara ilişkin dönemin AK Parti iktidarına yöneltilen eleştirilere de cevap verdi. Hükümetin bu davalardaki uygulamaları desteklediği değerlendirmesini reddeden Arınç, Genelkurmay Başkanı ve çok sayıda askerin tutuklanmasına kadar varan süreçten rahatsız olduklarını savundu. Arınç, bazı darbe girişimi iddialarının soruşturulmasına kimsenin karşı çıkmayacağını ancak bunların yanına başka unsurlar eklenmesini “hiçbir zaman hoş karşılamadıklarını” söyledi. "İLKELERİMİZE GERİ DÖNECEĞİZ" Arınç, AK Parti’nin geleceğine ilişkin temel önerisini ise “kuruluş ilkelerine dönüş” olarak açıkladı. “İlkelerimize geri döneceğiz. Tek yapacağımız şey bu” diyen Arınç, partinin kuruluşundan itibaren yanında bulunan isimleri yeniden kucaklaması gerektiğini söyledi. Partinin geçmişini anlatan videolarda yalnızca Erdoğan’ın öne çıkarılmasını da eleştiren Arınç, AK Parti’nin kuruluşunda Abdullah Gül, Ali Babacan ve kendisi dahil çok sayıda ismin rol oynadığını hatırlattı. "HAYATIMIN EN DOĞRU İŞİNİ YAPTIM" Tüm eleştirilerine rağmen AK Parti’ye bağlılığını sürdüren Arınç, röportajın sonunda partisinin kuruluşunda yer almaktan pişman olmadığını söyledi. “AK Parti’yi kurmakla, AK Parti’de görev almakla, AK Parti’yi savunmakla, beğenmekle hayatımın en doğru işini yaptım. Bütün bunlar yaşanır, bir toplum hayatında yaşanabilir ama biz kendi içimizden yeniden doğarız” diyen Arınç, partinin yeniden kendi içinden doğabileceğini savundu.  Kaynak: BBC TÜRKÇE
22. Dönem TBMM Başkanı Bülent Arınç, gerçekleştirdiği röportajda AK Parti’nin kuruluşundan bugüne yaşadığı dönüşümü değerlendirdi.

22. Dönem TBMM Başkanı Bülent Arınç, BBC Türkçe’ye verdiği kapsamlı röportajda partisinin kuruluşundan bugüne geçirdiği dönüşümü anlattı. AK Parti’den ayrılmayı düşünmediğini vurgulayan Arınç, buna karşın parti yönetimine ve mevcut hükümet sistemine yönelik eleştirilerini sürdürdü.

"SİSTEMİ DÜZELTİN"

Arınç’ın en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ilişkin oldu. Mevcut sistemin revize edilmesi gerektiğini söyleyen Arınç, Cumhurbaşkanı’nın çok geniş yetkilere sahip olduğunu belirterek karar alma süreçlerinde daha güçlü denetim ve istişare mekanizmalarına ihtiyaç olduğunu savundu. Arınç şöyle konuştu: "Şu anda cumhurbaşkanımız her şeyi yapabilecek güçte ve kudrette. Ama Amerika’da mesela bir büyükelçi atamasını bile Senato’dan geçirmek zorunda. Sistemi düzeltin, ehliyete, liyakate, istişareye önem verin, iyice araştırın"

"İSTİŞARE ETTİĞİMİZ HALLERDEN UZAKLAŞTIK"

AK Parti’nin ilk dönemindeki karar alma süreçleriyle bugünü karşılaştıran Arınç, partide kolektif aklın zayıfladığı görüşünü dile getirdi. “O günkü birlikte karar almak veya kolektif akıl dediğimiz, en azından çok önemli konuları istişare ettiğimiz hallerden çok uzaklaştık. Bir insan keşke yetki ve sorumluluk vererek işleri taksim etse” diyen Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yoğun yetki ve sorumluluk yükünün de sorgulanması gerektiğini söyledi.

AK PARTİ İKTİDARINI İKİ DÖNEME AYIRDI

Arınç, AK Parti iktidarını temel olarak iki döneme ayırdı. 2013’e kadar olan dönemi öven Arınç, Erdoğan’ın başbakanlık yılları için “Tayyip Bey’in başbakanlık dönemi muhteşemdir” değerlendirmesinde bulundu. Sağlık, ulaşım ve diğer kamu hizmetlerinde büyük ilerleme sağlandığını savunan Arınç, Avrupa Birliği standartları, Kopenhag ve Maastricht kriterlerinin de dönemin temel referanslarından olduğunu söyledi. Arınç’a göre 2013’ten sonra ise parti önce durağanlaştı, ardından “nispeten düşüşe geçti”. Bu süreçte Gezi Parkı eylemleri, çözüm sürecinin sona ermesi, Suriye’de yaşanan gelişmeler, Gülen yapılanmasıyla yaşanan çatışma ve 15 Temmuz darbe girişiminin hükümetin dengesini bozduğunu savundu.

"ERDOĞAN İÇİN TRAVMA OLDU"

Arınç, Gezi Parkı protestolarının Erdoğan üzerinde büyük etkisi olduğunu da söyledi. “Bu tabii Sayın Başbakanımız için bir travma oldu” diyen Arınç, Erdoğan’ın protestoları bir kalkışma olarak gördüğünü belirtti. Ancak Arınç, Gezi’nin başlangıç aşamasıyla sonraki sürecin birbirinden ayrılması gerektiğini savundu. İlk eylemlerde “iyi insanların” bulunduğunu söyleyen Arınç, Gezi Parkı’nın korunmasını isteyen üniversite öğrencileri ve entelektüellerin başlangıçta hükümetle siyasi bir problemi olmadığını, eylemlerin sert biçimde bastırılmak istenmesinin olayların büyümesine yol açtığını söyledi.

"BİZ HİÇBİR ZAMAN HOŞ KARŞILAMADIK"

Arınç, Ergenekon ve benzeri davalara ilişkin dönemin AK Parti iktidarına yöneltilen eleştirilere de cevap verdi. Hükümetin bu davalardaki uygulamaları desteklediği değerlendirmesini reddeden Arınç, Genelkurmay Başkanı ve çok sayıda askerin tutuklanmasına kadar varan süreçten rahatsız olduklarını savundu. Arınç, bazı darbe girişimi iddialarının soruşturulmasına kimsenin karşı çıkmayacağını ancak bunların yanına başka unsurlar eklenmesini “hiçbir zaman hoş karşılamadıklarını” söyledi.

"İLKELERİMİZE GERİ DÖNECEĞİZ"

Arınç, AK Parti’nin geleceğine ilişkin temel önerisini ise “kuruluş ilkelerine dönüş” olarak açıkladı. “İlkelerimize geri döneceğiz. Tek yapacağımız şey bu” diyen Arınç, partinin kuruluşundan itibaren yanında bulunan isimleri yeniden kucaklaması gerektiğini söyledi. Partinin geçmişini anlatan videolarda yalnızca Erdoğan’ın öne çıkarılmasını da eleştiren Arınç, AK Parti’nin kuruluşunda Abdullah Gül, Ali Babacan ve kendisi dahil çok sayıda ismin rol oynadığını hatırlattı.

"HAYATIMIN EN DOĞRU İŞİNİ YAPTIM"

Tüm eleştirilerine rağmen AK Parti’ye bağlılığını sürdüren Arınç, röportajın sonunda partisinin kuruluşunda yer almaktan pişman olmadığını söyledi. “AK Parti’yi kurmakla, AK Parti’de görev almakla, AK Parti’yi savunmakla, beğenmekle hayatımın en doğru işini yaptım. Bütün bunlar yaşanır, bir toplum hayatında yaşanabilir ama biz kendi içimizden yeniden doğarız” diyen Arınç, partinin yeniden kendi içinden doğabileceğini savundu. 

Kaynak: BBC TÜRKÇE

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.