CHP'Lİ BAKIRLIOĞLU'NDAN BYD TEPKİSİ

SİYASET 17.06.2026 - 14:19, Güncelleme: 17.06.2026 - 14:19
 

CHP'Lİ BAKIRLIOĞLU'NDAN BYD TEPKİSİ

TBMM Genel Kurulu’nda konuşan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, geçtiğimiz hafta kamuoyunun gündemine oturan BYD yatırımının askıya alınmasını değerlendirdi. BYD için özel düzenlemeler yapıldığını belirten Bakırlıoğlu, "2025 yılında sadece bu teşvikler sayesinde BYD’nin yaklaşık 500 milyon dolarlık avantaj sağladığı ifade ediliyor." dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Çinli otomotiv devi BYD’nin Manisa’da gerçekleştirmesi planlanan yaklaşık 1 milyar dolarlık yatırımın ve 5 bin kişilik istihdam vaadinin askıya alınarak tercihini Macaristan’dan yana kullanmasının ciddi soru işaretleri yarattığını belirtti. CHP’li Bakırlıoğlu, hükümetin kamuoyuna açıklamadığı teşviklerin ve vergi avantajlarının hesabını vermesi gerektiğini söyledi. “BYD’YE VERİLEN AYRICALIKLARIN BEDELİ NE OLDU?” BYD ile yapılan yatırım anlaşmasının içeriğinin bugüne kadar açıklanmadığını hatırlatan Bakırlıoğlu, şirket için özel düzenlemeler yapıldığını belirterek şunları söyledi: “2024 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanı ile BYD yöneticileri arasında bir yatırım anlaşması imzalandı. Cumhurbaşkanı’nın da katıldığı törenlerle kamuoyuna duyurulan bu anlaşmanın içeriğini defalarca sorduk ancak yanıt alamadık. Bildiğimiz tek şey, BYD’ye özel yasal düzenlemeler yapıldığı, vergi avantajları sağlandığı ve Çin’den ithal edilen araçlara uygulanan yüzde 40 ilave gümrük vergisinden muaf tutulduğudur. 2025 yılında sadece bu teşvikler sayesinde BYD’nin yaklaşık 500 milyon dolarlık avantaj sağladığı ifade ediliyor. Buna rağmen yatırım askıya alındı. Sorulması gereken çok açık sorular var: Ne kadar vergi avantajı sağlandı? Buna karşılık herhangi bir teminat alındı mı? Kamu zararı oluştu mu? Oluştuysa bunun sorumlusu kim?” dedi. “KAYYUMUN OLDUĞU YERE DOĞRUDAN YATIRIM GELMEZ” BYD’nin yatırımını askıya almasının ekonomik gerekçelerin ötesinde siyasi ve hukuki nedenleri olduğunu savunan Bakırlıoğlu, Türkiye’de yaşanan demokrasi ve hukuk krizinin yabancı yatırımcıları uzaklaştırdığını söyledi. “Bir ülkenin ana muhalefet partisine polis zoruyla giriliyorsa, siyasi partilere kayyum atanıyorsa, seçilmiş belediye başkanları görevden alınıyorsa, Cumhurbaşkanı adayının diploması tartışmalı kararlarla elinden alınıyorsa o ülkeye yabancı yatırımcı güven duymaz. 2006 yılında dünya doğrudan yabancı yatırımlarının yüzde 1,44’ünü Türkiye çekiyordu. Bugün bu oran yarı yarıya azalmış durumda. Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde yıllar içinde yaşanan büyük gerileme de bunu doğruluyor. Çünkü demokrasinin olmadığı yere yatırım gelmez. Hukukun askıya alındığı yere sermaye gelmez. Kayyumun olduğu yere doğrudan yatırım gelmez.” “KIRMIZI ET İTHALATINA SESSİZLİK” Bakırlıoğlu konuşmasında beyaz et sektörüne yönelik kayyum kararını da eleştirerek, hükümetin üreticiler yerine sektör üzerinde baskı kurmaya çalıştığını savundu. Türkiye’de beyaz et fiyatlarının Avrupa’nın en düşük seviyelerinde olduğunu vurgulayan Bakırlıoğlu, “Bir kilogram tavuk fileto Türkiye’de Avrupa ülkelerinin neredeyse yarı fiyatına satılıyor. Buna rağmen sektör hedef alınıyor. Oysa Türkiye aynı zamanda dünyanın en büyük kırmızı et ithalatçılarından biri haline gelmiş durumda. Beyaz et sektörüyle uğraşacağınıza kırmızı etteki yapısal sorunları çözün” açıklamasında bulundu. “ÇİFTÇİ HAYAL KIRIKLIĞI YAŞIYOR” Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan 16 bin 500 liralık buğday alım fiyatının üreticiyi tatmin etmediğini belirten Bakırlıoğlu, maliyetlerdeki artışın fiyatlara yansıtılmadığını söyledi. “İşçilik, mazot ve gübre maliyetleri yüzde 50’lere varan oranlarda artarken buğday fiyatına yalnızca yüzde 22 zam yapıldı. Üretici daha hasat başlamadan kaybetti” diyen Bakırlıoğlu, Manisa’da TMO’nun alım kapasitesinin yetersiz kaldığını ve çiftçilerin ürünlerini düşük fiyatlarla özel sektöre satmak zorunda bırakıldığını ifade etti. “ÇİFTÇİ YORGUN, İKTİDAR YORGUNU YOKUŞA SÜRÜYOR” Konuşmasının sonunda Kırkağaç Ziraat Odası’nın tarımsal sulama tesisleriyle ilgili taleplerini gündeme taşıyan Bakırlıoğlu, üreticilerin yeni bir mali yükle karşı karşıya bırakıldığını söyledi. Yüksek gerilim tesisleri için elektrik mühendisi bulundurma zorunluluğunun çiftçiye yıllık 36 bin ila 84 bin lira arasında ek maliyet getirdiğini belirten Bakırlıoğlu, “Çiftçi zaten yüksek enerji maliyetleri altında eziliyor. Sulama giderlerini karşılayamaz hale gelmiş durumda. Siz ise yeni yükler getiriyorsunuz. Çiftçi yorgun, çiftçi perişan. İktidar yorgunu yokuşa sürüyor” dedi. Editör: AHMET İLHAN SAĞLAM
TBMM Genel Kurulu’nda konuşan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, geçtiğimiz hafta kamuoyunun gündemine oturan BYD yatırımının askıya alınmasını değerlendirdi. BYD için özel düzenlemeler yapıldığını belirten Bakırlıoğlu, "2025 yılında sadece bu teşvikler sayesinde BYD’nin yaklaşık 500 milyon dolarlık avantaj sağladığı ifade ediliyor." dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Çinli otomotiv devi BYD’nin Manisa’da gerçekleştirmesi planlanan yaklaşık 1 milyar dolarlık yatırımın ve 5 bin kişilik istihdam vaadinin askıya alınarak tercihini Macaristan’dan yana kullanmasının ciddi soru işaretleri yarattığını belirtti. CHP’li Bakırlıoğlu, hükümetin kamuoyuna açıklamadığı teşviklerin ve vergi avantajlarının hesabını vermesi gerektiğini söyledi.

“BYD’YE VERİLEN AYRICALIKLARIN BEDELİ NE OLDU?”

BYD ile yapılan yatırım anlaşmasının içeriğinin bugüne kadar açıklanmadığını hatırlatan Bakırlıoğlu, şirket için özel düzenlemeler yapıldığını belirterek şunları söyledi: “2024 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanı ile BYD yöneticileri arasında bir yatırım anlaşması imzalandı. Cumhurbaşkanı’nın da katıldığı törenlerle kamuoyuna duyurulan bu anlaşmanın içeriğini defalarca sorduk ancak yanıt alamadık. Bildiğimiz tek şey, BYD’ye özel yasal düzenlemeler yapıldığı, vergi avantajları sağlandığı ve Çin’den ithal edilen araçlara uygulanan yüzde 40 ilave gümrük vergisinden muaf tutulduğudur. 2025 yılında sadece bu teşvikler sayesinde BYD’nin yaklaşık 500 milyon dolarlık avantaj sağladığı ifade ediliyor. Buna rağmen yatırım askıya alındı. Sorulması gereken çok açık sorular var: Ne kadar vergi avantajı sağlandı? Buna karşılık herhangi bir teminat alındı mı? Kamu zararı oluştu mu? Oluştuysa bunun sorumlusu kim?” dedi.

“KAYYUMUN OLDUĞU YERE DOĞRUDAN YATIRIM GELMEZ”

BYD’nin yatırımını askıya almasının ekonomik gerekçelerin ötesinde siyasi ve hukuki nedenleri olduğunu savunan Bakırlıoğlu, Türkiye’de yaşanan demokrasi ve hukuk krizinin yabancı yatırımcıları uzaklaştırdığını söyledi. “Bir ülkenin ana muhalefet partisine polis zoruyla giriliyorsa, siyasi partilere kayyum atanıyorsa, seçilmiş belediye başkanları görevden alınıyorsa, Cumhurbaşkanı adayının diploması tartışmalı kararlarla elinden alınıyorsa o ülkeye yabancı yatırımcı güven duymaz. 2006 yılında dünya doğrudan yabancı yatırımlarının yüzde 1,44’ünü Türkiye çekiyordu. Bugün bu oran yarı yarıya azalmış durumda. Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde yıllar içinde yaşanan büyük gerileme de bunu doğruluyor. Çünkü demokrasinin olmadığı yere yatırım gelmez. Hukukun askıya alındığı yere sermaye gelmez. Kayyumun olduğu yere doğrudan yatırım gelmez.”

“KIRMIZI ET İTHALATINA SESSİZLİK”

Bakırlıoğlu konuşmasında beyaz et sektörüne yönelik kayyum kararını da eleştirerek, hükümetin üreticiler yerine sektör üzerinde baskı kurmaya çalıştığını savundu. Türkiye’de beyaz et fiyatlarının Avrupa’nın en düşük seviyelerinde olduğunu vurgulayan Bakırlıoğlu, “Bir kilogram tavuk fileto Türkiye’de Avrupa ülkelerinin neredeyse yarı fiyatına satılıyor. Buna rağmen sektör hedef alınıyor. Oysa Türkiye aynı zamanda dünyanın en büyük kırmızı et ithalatçılarından biri haline gelmiş durumda. Beyaz et sektörüyle uğraşacağınıza kırmızı etteki yapısal sorunları çözün” açıklamasında bulundu.

“ÇİFTÇİ HAYAL KIRIKLIĞI YAŞIYOR”

Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan 16 bin 500 liralık buğday alım fiyatının üreticiyi tatmin etmediğini belirten Bakırlıoğlu, maliyetlerdeki artışın fiyatlara yansıtılmadığını söyledi. “İşçilik, mazot ve gübre maliyetleri yüzde 50’lere varan oranlarda artarken buğday fiyatına yalnızca yüzde 22 zam yapıldı. Üretici daha hasat başlamadan kaybetti” diyen Bakırlıoğlu, Manisa’da TMO’nun alım kapasitesinin yetersiz kaldığını ve çiftçilerin ürünlerini düşük fiyatlarla özel sektöre satmak zorunda bırakıldığını ifade etti.

“ÇİFTÇİ YORGUN, İKTİDAR YORGUNU YOKUŞA SÜRÜYOR”

Konuşmasının sonunda Kırkağaç Ziraat Odası’nın tarımsal sulama tesisleriyle ilgili taleplerini gündeme taşıyan Bakırlıoğlu, üreticilerin yeni bir mali yükle karşı karşıya bırakıldığını söyledi. Yüksek gerilim tesisleri için elektrik mühendisi bulundurma zorunluluğunun çiftçiye yıllık 36 bin ila 84 bin lira arasında ek maliyet getirdiğini belirten Bakırlıoğlu, “Çiftçi zaten yüksek enerji maliyetleri altında eziliyor. Sulama giderlerini karşılayamaz hale gelmiş durumda. Siz ise yeni yükler getiriyorsunuz. Çiftçi yorgun, çiftçi perişan. İktidar yorgunu yokuşa sürüyor” dedi.

Editör: AHMET İLHAN SAĞLAM

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.