DÜNYA SU GÜNÜ'NDE VURAL'DAN GEDİZ UYARISI

ÖZEL HABER 22.03.2026 - 15:48, Güncelleme: 22.03.2026 - 15:48
 

DÜNYA SU GÜNÜ'NDE VURAL'DAN GEDİZ UYARISI

Manisa’da Gediz Nehri ve havzasındaki su sorunları, 22 Mart Dünya Su Günü’nde bir kez daha gündeme geldi. Meteoroloji Mühendisleri Odası Manisa Temsilcisi Lütfi Vural, Gediz’in artık sadece akmadığını, aynı zamanda kirlenip daraldığını ve sessizce yok olduğunu söyledi.
Meteoroloji Mühendisleri Odası Manisa Temsilcisi Lütfi Vural, 22 Mart Dünya Su Günü’nde Gediz Havzası’ndaki tehlikeye dikkat çekerek, nehirdeki kirlilik, plansız sanayileşme ve yanlış su politikalarının Manisa’da kuraklık ve verim kaybını derinleştirdiğini söyledi. "TOPRAĞIN KADERİ DEĞİŞİYOR" Vural, “Bir zamanlar bereketin simgesi olan Gediz Nehri, bugün Türkiye’nin en kirli akarsularından biri. Bu sadece bir çevre sorunu değil, göz göre göre kaybedilen bir hayat damarıdır. Nehrin rengi değiştiğinde, aslında toprağın kaderi de değişiyor. Bu kader, bugün Manisa’da kuraklık, verim kaybı ve umutsuzluk olarak karşımıza çıkıyor” dedi. "SU HAVZALARI DARALIYOR" Gediz Havzası’ndaki sorunun temel nedenlerine de dikkat çeken Vural, “Sanayi ve yerleşim baskısı her geçen yıl artıyor. Su havzaları daralıyor, korunması gereken alanlar imara açılıyor, dere yatakları değiştiriliyor. Doğal su döngüsü bozuluyor. Temiz suya ulaşmak neredeyse imkânsız hale geldi” ifadelerini kullandı. "GÖL KURUYORSA, SIRA NEHİRDEDİR" Marmara Gölü’nün kurumasına da değinen Vural, “Bir zamanlar kuş cenneti olan göl, yanlış su politikaları ve plansız tarımsal sulama sonucu kurudu. Bu sadece bir gölün kaybı değil; bir uyarıdır. Göl kuruyorsa, sıra nehirdedir. Nehir kuruyorsa, sıra ovadadır” diye konuştu. "GEDİZ HAVZASI SU STRESİ ALTINDA" Vural, plansız sanayileşmenin su kıtlığını derinleştirdiğini belirterek, “Gediz Havzası su stresi altında. Yağışlar düzensiz, yeraltı suları çekiliyor. Suyu yoğun kullanan ve kirleten sanayi yatırımlarının plansız şekilde artması, sorunu büyütmekten başka bir işe yaramıyor” dedi. "SUYUN BEDELİNİ DOĞA ÖDÜYOR" Organize sanayi bölgelerinin Gediz üzerindeki etkisine de değinen Vural, “Turgutlu OSB, Akhisar Zeytin İhtisas OSB, Muradiye OSB ve Bağyurdu OSB gibi bölgeler ciddi çevresel baskı oluşturuyor. Bu OSB’lerde yeterli arıtma tesisleri bulunmuyor. Sanayi üretimi büyürken, suyun bedelini doğa ödüyor” ifadelerini kullandı. "SU SORUNU İNSAN ELİYLE YARATILDI" Gediz’deki su krizinin yalnızca iklim değişikliğine bağlanmaması gerektiğini vurgulayan Vural, “Bu havzada su sorunu, büyük ölçüde insan eliyle yaratıldı. Yanlış politikalar, denetimsizlik ve plansız büyüme sorunun esas kaynağıdır. Yanlış teşhis, yanlış tedavi demektir ve Gediz artık yanlışları kaldırabilecek durumda değil” dedi. "GEDİZ'İN KİRLİ OLDUĞU KABUL EDİLMELİ" Vural, çözüm için yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı: “Gediz’in kirli olduğu kabul edilmeli, sanayi kaynaklı kirlilik tespit edilmeli ve yaptırımlar kararlılıkla uygulanmalı. Arıtma tesisleri zorunlu hale getirilmeli. Su havzaları korunmalı, imar baskısından arındırılmalı ve bilim temelli su yönetimi politikaları geliştirilmelidir. Su, ekonomik bir meta değil, yaşamsal bir haktır. Bugün Gediz için atılacak adımlar, yarının Manisa’sını belirleyecek.” "22 MART BİR UYARIDIR" Vural, son olarak, “22 Mart bir kutlama günü değil, bir uyarıdır. Gediz susarsa, Manisa susar. Manisa susarsa, hayat susar. Ve o sessizlik, sandığımızdan çok daha hızlı yaklaşır” diyerek sözlerini tamamladı. Editör: ADNAN POYRAZ
Manisa’da Gediz Nehri ve havzasındaki su sorunları, 22 Mart Dünya Su Günü’nde bir kez daha gündeme geldi. Meteoroloji Mühendisleri Odası Manisa Temsilcisi Lütfi Vural, Gediz’in artık sadece akmadığını, aynı zamanda kirlenip daraldığını ve sessizce yok olduğunu söyledi.

Meteoroloji Mühendisleri Odası Manisa Temsilcisi Lütfi Vural, 22 Mart Dünya Su Günü’nde Gediz Havzası’ndaki tehlikeye dikkat çekerek, nehirdeki kirlilik, plansız sanayileşme ve yanlış su politikalarının Manisa’da kuraklık ve verim kaybını derinleştirdiğini söyledi.

"TOPRAĞIN KADERİ DEĞİŞİYOR"

Vural, “Bir zamanlar bereketin simgesi olan Gediz Nehri, bugün Türkiye’nin en kirli akarsularından biri. Bu sadece bir çevre sorunu değil, göz göre göre kaybedilen bir hayat damarıdır. Nehrin rengi değiştiğinde, aslında toprağın kaderi de değişiyor. Bu kader, bugün Manisa’da kuraklık, verim kaybı ve umutsuzluk olarak karşımıza çıkıyor” dedi.

"SU HAVZALARI DARALIYOR"

Gediz Havzası’ndaki sorunun temel nedenlerine de dikkat çeken Vural, “Sanayi ve yerleşim baskısı her geçen yıl artıyor. Su havzaları daralıyor, korunması gereken alanlar imara açılıyor, dere yatakları değiştiriliyor. Doğal su döngüsü bozuluyor. Temiz suya ulaşmak neredeyse imkânsız hale geldi” ifadelerini kullandı.

"GÖL KURUYORSA, SIRA NEHİRDEDİR"

Marmara Gölü’nün kurumasına da değinen Vural, “Bir zamanlar kuş cenneti olan göl, yanlış su politikaları ve plansız tarımsal sulama sonucu kurudu. Bu sadece bir gölün kaybı değil; bir uyarıdır. Göl kuruyorsa, sıra nehirdedir. Nehir kuruyorsa, sıra ovadadır” diye konuştu.

"GEDİZ HAVZASI SU STRESİ ALTINDA"

Vural, plansız sanayileşmenin su kıtlığını derinleştirdiğini belirterek, “Gediz Havzası su stresi altında. Yağışlar düzensiz, yeraltı suları çekiliyor. Suyu yoğun kullanan ve kirleten sanayi yatırımlarının plansız şekilde artması, sorunu büyütmekten başka bir işe yaramıyor” dedi.

"SUYUN BEDELİNİ DOĞA ÖDÜYOR"

Organize sanayi bölgelerinin Gediz üzerindeki etkisine de değinen Vural, “Turgutlu OSB, Akhisar Zeytin İhtisas OSB, Muradiye OSB ve Bağyurdu OSB gibi bölgeler ciddi çevresel baskı oluşturuyor. Bu OSB’lerde yeterli arıtma tesisleri bulunmuyor. Sanayi üretimi büyürken, suyun bedelini doğa ödüyor” ifadelerini kullandı.

"SU SORUNU İNSAN ELİYLE YARATILDI"

Gediz’deki su krizinin yalnızca iklim değişikliğine bağlanmaması gerektiğini vurgulayan Vural, “Bu havzada su sorunu, büyük ölçüde insan eliyle yaratıldı. Yanlış politikalar, denetimsizlik ve plansız büyüme sorunun esas kaynağıdır. Yanlış teşhis, yanlış tedavi demektir ve Gediz artık yanlışları kaldırabilecek durumda değil” dedi.

"GEDİZ'İN KİRLİ OLDUĞU KABUL EDİLMELİ"

Vural, çözüm için yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı: “Gediz’in kirli olduğu kabul edilmeli, sanayi kaynaklı kirlilik tespit edilmeli ve yaptırımlar kararlılıkla uygulanmalı. Arıtma tesisleri zorunlu hale getirilmeli. Su havzaları korunmalı, imar baskısından arındırılmalı ve bilim temelli su yönetimi politikaları geliştirilmelidir. Su, ekonomik bir meta değil, yaşamsal bir haktır. Bugün Gediz için atılacak adımlar, yarının Manisa’sını belirleyecek.”

"22 MART BİR UYARIDIR"

Vural, son olarak, “22 Mart bir kutlama günü değil, bir uyarıdır. Gediz susarsa, Manisa susar. Manisa susarsa, hayat susar. Ve o sessizlik, sandığımızdan çok daha hızlı yaklaşır” diyerek sözlerini tamamladı.

Editör: ADNAN POYRAZ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.