EĞİTİMİN SORUNLARI MANİSA'DA HAYKIRILDI
Yunusemre Belediyesi ile NE-DER iş birliğinde düzenlenen toplantıda eğitimde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı. ETV'den canlı olarak yayınlanan CHP’nin yeni parti programındaki eğitim manifestosunu ilk kez kamuoyuyla paylaşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, "Cumhuriyet Halk Partisi toplumun taleplerine, isteklerine, kulağını açık tutmaya devam edecek." dedi.
Manisa'da Yunusemre Belediyesi ve Ne-Der işbirliğinde "Türkiye Eğitim Reformu Çağrı" toplantısı düzenlendi. Yunusemre Belediyesi Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı İsmail Hakkı Tonguç Toplantı Salonu'nda düzenlenen toplantının açılışına CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş'ın yanı sıra Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Ne-Der Başkanı Mustafa Özdemir, Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in annesi Şükran Özel ve babası Talat Özel ile çok sayıda eğitimci ve eğitim gönüllüsü katıldı.
"2002'DE 68 BİN BUGÜN 1 MİLYON"
Toplantının açılışında konuşan Özçağdaş, "Asgari ücretin altında maaşlara mahkûm edilmiş, çoğu eğitimle alakası olmayan 100 bin ücretli öğretmen var. 100 bin ücretli öğretmen varsa, 100 bin öğretmen ihtiyaç var demektir. Özel sektör öğretmenleri, Yusuf Tekin’in bir gece icadıyla, 1965’te elde ettikleri taban maaş hakkından mahrum kaldılar. 2002'de 68 bindi atanmayan öğretmen sayısı. Recep Tayyip Erdoğan, Gaziantep’ten Bülent Ecevit’e sesleniyordu 'Atamayacaktın, neden okuttun evlatlarımı' diye. Sayıları 1 milyon oldu. Bu çocuklara, bu öğretmenlere 'Bize oy verin, mülakatı kaldırdık' dediler. Ama utanmadan, sıkılma olmadığından seçimden sonra mülakat yapmaya karar verdiler. Bugün bin 611 mülakat mağduru var. Seçim öncesinde, her 100 öğrencinin olduğu okula" dedi.
"8 MİLYON EV GENCİ VAR"
8 milyon ev genci olduğunu da dile getiren Özçağdaş, "Bu 8 milyondan 1 milyon nitelikli ara eleman çıkaramamışlar. 2 milyon kişiyi daha bu 8 milyona katmaya çalışıyorlar. Bu gaflet değilse hıyanettir. Başka bir şey değildir. Bunun sonucu 612 bin çocuk geçen yıl bir biçimde suçla ilişkilendi. 280 bin çocuk suçtan etkilendi, mağdur oldu. 202 bin çocuk suça sürüklendi. 100 bin tanık var vesaire. 'Bunu nasıl çözeriz?' diye uğraşmayan kafa, çocukları eğitimden koparmakla uğraşıyor" diye konuştu.
"SON 12 YILDA 819 ÇOCUK ÖLDÜ"
Çocuk işçiliği ve MESEM'lere de dikkat çeken Özçağdaş, "Sadece kasım ayında 10 çocuğumuz öldü. Çocuk işçi… 2025’te 82, 2024’te 71; son 12 yılda 819 çocuk öldü. Ben oğlumu koklamaya kıyamıyorum; 13 yaşında, 14 yaşında, 15 yaşında, 16 yaşında çocuklar bu insanların iş bilmezliği yüzünden öldüler. Genel Başkanımızla beraber; sonu nereye giderse gitsin, gün gün, gece gece, 24 saat, 12 ay, 365 gün bu Adalet ve Kalkınma Partisi'nin karanlığıyla mücadele etmeye devam edeceğiz" dedi.
"KARANLIĞI SÖYLEYEREK İKTİDAR OLAMAYIZ"
Özçağdaş, partisinin iktidarında eğitim alanında atılacak adımlara değinerek "Sadece karanlığı söyleyerek iktidar olamayız; Allah’a şükür öyle bir siyaset anlayışımız yok. Hepimiz Türkiye’ye ne yapmak istediğimizi net olarak söyleme görevimiz olduğunu biliyoruz. Yarın Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı olduğunda ilk saatte yapacağımızı biliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi toplumun taleplerine, isteklerine, kulağını açık tutmaya devam edecek. Manisa'nın evladı genç genel başkanımız Özgür Özel'le beraber de iktidar olacak" diye konuştu.
"EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİNİ KAYBETTİK
Başkan Dutlulu, "Cumhuriyetin en önemli kazanımlarından bir tanesi eğitimde fırsat eşitliğidir. Hangi sosyal statüden gelirse gelsin, ailesi zengin olsun fakir olsun, hangi siyasi görüşe sahip olursa olsun bu ülkede herkes fırsat eşitliğiyle çalışarak, mücadele ederek eğitimle iyi bir noktaya gelebiliyordu. Maalesef, bu 20 yılda fırsat eşitliğini kaybettik. Geleceğe dair hayallerin çok azaldığı, insanların çocuklarını yurt dışında okutmaya çalıştığı, yurt dışına göndermek çalıştığı bir ülke hâline geldik. Bence her şey düzelir. Sağlık, adalet düzelir ama en çok zorlanacağımız konulardan biri eğitim. Artık o kadar kötü bir noktaya geldik ki eğitim bir devrim yapma zamanı geldi. Bundan otuz, kırk, elli yıl önce belki bu fiziksel şartlar yoktu ama eğitim bugünkünden çok daha iyi noktaydı. Bu yüzden Ne-Der’in yaklaşımı çok doğru. Nitelikli, üretken öğretmen ve öğretmen üniversitesi. Bu iş öğretmen olmadan olmaz. Bu iş öğretmenlerin hayat standartlarını yükseltmekle, ekonomik rahatlık sağlamakla, meslek içi eğitimle, bir çocuğun psikolojisini, öğretmenin psikolojisini anlayarak; okul psikolojisini anlayarak yürütmekle olur. Bu yüzden öğretmen niteliğini artırmak, nitelikli öğretmene ulaşmak çok önemli. Öğretmen Üniversitesi çok güzel, devrimci bir proje. Öğretmen Üniversitesi uzun vadeli doğru bir model olarak gözüküyor" dedi.
"AK PARTİ’NİN EN BAŞARISIZ OLDUĞU ALAN EĞİTİMDİR"
Başkan Balaban ise "Eğitim bir ülkenin olmazsa olmazıdır. 23 yıllık AKP iktidarında da korkmadan söyleyeceğim AK Parti’nin en başarısız olduğu alan eğitimdir. Eğitimde koca bir sıfırdır. Biz bunları değiştireceğiz. Her ile, ilçeye üniversite, fakülte açmak eğitim değil, eğitimin katledilmesidir. Çünkü insanları avutup, üniversiteyi diplomalı işsizler yaratmak ve 'ev genci' diye bir deyip üretmek AKP'nin başarısızlığıdır. Bu toplantı eğitim adına çok önemlidir. Bu salonu doldurarak eğitime sahip çıkan herkese teşekkür ediyorum." diye konuştu.
"EĞİTİM TÜRKİYE’NİN MESELESİDİR"
Ne-Der Başkanı Mustafa Özdemir ise şunları söyledi: "Eğitim sistemimiz öğrenciyi de öğretmeni de mezunu da yormaktadır. 18-29 yaş arasındaki yaklaşık üç gençten birisi ev genci durumundadır. Evlerden, sokaklardan, kasabalardan, köylerden, özetle eğitimimizin her kademesinden bize çığlıklar yükselmektedir. Bu çığlığımızı doğudan batıya, kuzeyden güneye, güneydoğudan kuzeydoğuya kadar ülkemizin her tarafına ulaşması için gökyüzüne Manisa’dan salıyoruz. Bu çığlığımızı Ankara’ya gönderiyoruz. Mevcut ve gelecek iktidarlara gönderiyoruz. Eğitim Türkiye’nin meselesidir. Eğitim hepimizin meselesidir. Türkiye’ye eğitim reformunun gerekli olduğuna dair umudumuz tamdır. Öğretmen üniversiteleri, geleceğin aydınlık yüzü, gülen gözleridir; halkımızın mutluluğudur; yerelden evrensele uzanan mutluluk bayrağıdır. Biz asla umutsuz değiliz. Politikacılarımız da, sadece büyük fırtınalarda hareketlenen yüce halkımız da bu çığlığımızı ve çağrımızı duyacak ve talep eder duruma gelecektir. Eğitim reformu talebimizi bu salondan çıktıktan sonra on binlerle, yüz binlerle, milyonlarla talep eder duruma geleceğiz. Öyle inanıyoruz ki en kısa zamanda Türkiye Eğitim Reformu parti programlarına alınacak ve ilk seçimde seçim vaadi hâline gelerek halkımızın karşısına çıkacaktır."
Muhabir: HÜSEYİN GÜNTAÇ FÖMLU
Manisa HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
