GEDİZ NEHRİ'NDE AĞIR METAL TEHLİKESİ
GEDİZ NEHRİ'NDE AĞIR METAL TEHLİKESİ
Manisa ve İzmir’in ortak yürüttüğü Gediz Havzası’ndaki kirlilik araştırmasından endişe verici sonuçlar çıktı. Gediz Nehri ve yan dereler üzerindeki 59 noktadan alınan numunelerde ağır metal ve zararlı madde oranlarının sınır değerleri aştığı belirlendi. Emiralem Boğazı’na ulaşan sudaki alüminyum miktarının, içme suyu üst limitinin yaklaşık 44 katına çıktığını açıklayan Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Gediz’in adeta bir atık kanalına dönüştüğünü belirterek kirliliğin kaynağında önlenmesi çağrısında bulundu.
Manisa ve İzmir Büyükşehir Belediyeleri iş birliğiyle Gediz Havzası genelinde yürütülen su kirliliği izleme çalışmasında çarpıcı veriler ortaya çıktı. Gediz Nehri ve yan dereleri üzerindeki 59 ayrı noktadan alınan aylık numuneleri değerlendiren İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, sudaki alüminyum miktarının içme suyu üst limitinin yüzlerce kat üzerine çıktığını söyledi. Sudaki cıva, kobalt, bromür ve bor oranlarının ciddi seviyelerde olduğunu belirten Kurucu, Gediz’in bir drenaj kanalına dönüştüğünü ve kirliliğin kaynağında engellenmesi gerektiğini ifade etti.
" ALÜMİNYUM ORANI LİMİTİN YÜZLERCE KAT ÜZERİNDE"
Manisa ve İzmir Büyükşehir Belediyelerinin ortaklaşa sürdürdüğü Gediz Havzası kirlilik araştırmasında, nehirden alınan su numunelerindeki zehirli madde ve ağır metal oranları sınır değerleri aştı. Çalışmayı yürüten akademisyen Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Emiralem Boğazı’na ulaşan suda alüminyum miktarının tehlikeli boyutlara ulaştığını belirterek, "Suda olması gereken alüminyum üst sınır değeri 27 mikrogram/litre iken, Emiralem Boğazı’na gelen suda bu değer 1200 mikrogram/litreye kadar yükseliyor. Manisa girişinde başlayan bu yoğun kirlilik yükü, sanayi ve evsel deşarjlarla İzmir Körfezi'ne kadar ulaşıyor. Temizleme çalışmaları kaynağında yapılmadığı sürece Körfez’i temizlemek sonuç vermiyor" dedi.
HAVZADAKİ 59 NOKTADAN AYLIK NUMUNE ALINIYOR
Kirliliğin periyodik değişimini görmek adına Ocak ayından bu yana her ay düzenli örnekleme yaptıklarını dile getiren Prof. Dr. Kurucu, MASKİ ve İZSU ekiplerinin Kula, Alaşehir, Nif Çayı ve Süleymanlı Regülatörü hattındaki 59 farklı istasyondan su numunesi topladığını ifade etti. Analiz sonuçlarında cıva, kobalt, bakır, gres ve bromür değerlerinin de yüksek çıktığına işaret eden Kurucu, sanayi tesislerinin arıtmasız deşarjları ve tarımsal gübre aşırılığının Gediz’i adeta bir atık tahliye kanalına çevirdiğini vurguladı.
TARIM VE İÇME SUYUNDA BOR İLE NİTRAT TEHDİDİ
Özellikle Alaşehir ve Sarıgöl ovalarındaki bağcılık faaliyetlerinin su kalitesinden olumsuz etkilendiğini kaydeden Prof. Dr. Yusuf Kurucu, jeotermal tesisler ve yeraltı suları kaynaklı bor konsantrasyonunun yüksekliğine dikkat çekti. Borun toprakta birikerek tarımsal verimliliği yok ettiğini belirten Kurucu, hayvancılık atıkları sebebiyle yeraltı sularına karışan nitrat kirliliğinin de insan ve hayvan sağlığını doğrudan tehdit ettiğini aktardı. Kurucu, çevre Şehircilik Bakanlığı, DSİ ve belediyelerin ortak hareket ederek sürekli ve anlık izleme sistemlerini devreye sokması gerektiğini belirtti.
Kaynak: HABER MERKEZİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.