HAYVANCILIKTA TEHLİKE ÇANLARI: “ÇALIŞIRKEN BATMAK DİYE BİR ŞEY VAR”

EKONOMİ 26.09.2026 - 11:40, Güncelleme: 26.09.2026 - 11:43
 

HAYVANCILIKTA TEHLİKE ÇANLARI: “ÇALIŞIRKEN BATMAK DİYE BİR ŞEY VAR”

YENİ Parti Manisa Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, Manisa’da besicilerle bir araya gelerek sorunlarını dinledi. Süt ve et fiyatları ile artan yem, mazot ve elektrik maliyetlerinden yakınan üreticiler, hayvan sayılarını her yıl azaltmak zorunda kaldıklarını belirterek hayvancılığı bırakma noktasına geldiklerini söyledi. Bir besici, “Bir daha geldiğinizde biz yokuz, kahvehanede oturuyor olacağız” derken, bir başka üretici ise “Çalışırken batmak diye bir şey var; bu olsa gerek” ifadelerini kullandı.
Başevirgen’e yaşadıkları sorunları anlatan besiciler, özellikle süt fiyatları ile yem maliyetleri arasındaki dengesizliğe dikkat çekti. Bir üretici, süt fiyatlarının maliyetlerini karşılamadığını belirterek, işletmesindeki hayvan sayısının her geçen yıl azaldığını söyledi. Üretici, “Geçen yıl aynı zamanlarda 90-100 hayvan vardı. Şu an hayvan sayımız 60’larda. Anaçları kestiriyoruz. İşin sonunda yok olup gideceğiz. Bir daha geldiğinizde biz yokuz, kahvehanede oturuyor olacağız” dedi. Üretici ayrıca yem fiyatlarının süt fiyatlarıyla paralel arttığını belirterek, elindeki üzümün fiyatının da beklentilerini karşılamadığını ifade etti. “1 KİLO SÜTE 1 KİLO YEM ALIYORUZ” Bir başka besici ise süt üretimindeki maliyet dengesinin bozulduğunu belirterek, sürdürülebilir üretim için süt-yem paritesinin en az 1,5 olması gerektiğini söyledi. Üretici, “Bizim gittiğimiz parite şu an 1. Yani 1 kilo yeme 1 kilo süt. Normalde 1 kilo süt sattığım zaman 1,5 kilo yem alabiliyor olmam gerek” dedi. Süt maliyetlerinin yükseldiğini belirten üretici, Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan fiyatın altında satış yapmak zorunda kaldığını savundu. Hayvancılığı bırakmak istemediklerini belirten besici, artan girdi maliyetlerinin devam etmesi halinde sektörden çekilen üretici sayısının artacağını söyledi. “ÇOCUKLARIMIZIN NE İŞİ VAR BAŞKA İŞLERDE?” Hayvancılıktan yeterli gelir elde edemedikleri için gençlerin sektörden uzaklaştığını dile getiren üretici, kendi çocuklarının da çiftlik dışında çalışmak zorunda kaldığını anlattı. Besici, “Kazancımız olmadığı için benim oğlum gidip tanker şoförlüğü yapıyor, ağabeyimin oğlu başka bir fabrikada çalışıyor. Biz buradan randımanlı bir ekmek kazanmış olsak çocuklarımızın ne işi var başka işlerde?” diye konuştu. “PARA KAZANAMADIĞIMIZ İÇİN HAYVANLARI SATIYORUZ” Bir başka üretici ise et ve süt fiyatlarının yanı sıra yem maliyetlerinden şikayet ederek, hayvan sayısının her yıl azaldığını belirtti.   Geçmiş yıllarda 215 hayvanı bulunduğunu söyleyen üretici, bugün bu sayının önemli ölçüde düştüğünü ifade ederek, “Para kazanamadığımız için hayvanları satıyoruz. Seneye bırakacak gibiyiz” dedi. Hayvan hastalıkları nedeniyle de kayıplar yaşadıklarını belirten üretici, devlet desteği konusunda da beklentilerinin karşılanmadığını savundu. “SÜTÜN FİYATI EN AZ 30-35 LİRA OLMALI” Bir başka besici ise hem et hem süt fiyatlarının üreticiyi zor durumda bıraktığını belirterek, mevcut şartlarda işletmelerini sürdürebilmelerinin güçleştiğini söyledi. Üretici, “Her geçen yıl değil, her ay bir önceki ayı aratıyor. Bu şekilde devam ederse bizim devam etme şansımız yok. Para kazanabilmemiz için süt fiyatının en az 30-35 lira olması lazım” ifadelerini kullandı. Et fiyatlarının da maliyetleri karşılamadığını belirten üretici, “Böyle devam ederse satacağız, bırakacağız. Yapacak bir şey yok” dedi. “SEKTÖRDEN ÇEKİLECEĞİZ ARTIK” Bir diğer besici ise artan yem, mazot, elektrik ve su maliyetlerine dikkat çekti. Yem fiyatlarının kısa süre içerisinde birkaç kez arttığını belirten üretici, süt fiyatlarının ise aynı oranda yükselmediğini söyledi. Geçen yıl 135-140 civarında olan hayvan sayısının bu yıl 95-100 seviyesine düştüğünü belirten üretici, “Sektörden çekileceğiz artık, yeter diyeceğiz. Çalışırken batmak diye bir şey var; bu olsa gerek” ifadelerini kullandı. “PARAYI KAZANANLAR SON NOKTA SATICILAR” Üreticilerin yanı sıra tüketiciye ulaşan ürünlerin fiyatlarına da dikkat çeken bir başka besici, üreticinin ürününden yeterli geliri elde edemediğini, marketlerde ise aynı ürünün çok daha yüksek fiyatlara satıldığını söyledi. Üretici, süt ve süt ürünlerinde üretim maliyetleri ile market fiyatları arasında büyük fark bulunduğunu savunarak, “Parayı kazananlar son nokta satıcılar. Aynı ürün A markete gittiğimiz zaman başka, B markete gittiğimiz zaman başka fiyatlara satılıyor” dedi. Üreticilerin sürekli mağdur olan taraf olduğunu ifade eden besici, özellikle son satış noktasındaki fiyatların denetlenmesi gerektiğini savundu. “GİRDİ MALİYETLERİ ÇIĞ GİBİ ÜSTÜMÜZE DÜŞÜYOR” Besiciler, artan maliyetlerin sürdürülebilir üretimin önündeki en büyük engellerden biri olduğunu belirtti. Bir üretici, “Hayvancılık yapmak kadar güzel bir şey yok ama girdi maliyetleri her sene üstümüze çığ gibi düşerse bu işin içinden hiç çıkamayız” diyerek yaşadıkları sıkıntıyı özetledi. Üreticiler, maliyetlerin düşürülmesi, süt ve et fiyatlarının üreticinin giderlerini karşılayacak seviyeye getirilmesi ve sektöre yönelik desteklerin artırılması yönündeki beklentilerini dile getirdi. Editör: PINAR ÖZEL
YENİ Parti Manisa Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, Manisa’da besicilerle bir araya gelerek sorunlarını dinledi. Süt ve et fiyatları ile artan yem, mazot ve elektrik maliyetlerinden yakınan üreticiler, hayvan sayılarını her yıl azaltmak zorunda kaldıklarını belirterek hayvancılığı bırakma noktasına geldiklerini söyledi. Bir besici, “Bir daha geldiğinizde biz yokuz, kahvehanede oturuyor olacağız” derken, bir başka üretici ise “Çalışırken batmak diye bir şey var; bu olsa gerek” ifadelerini kullandı.

Başevirgen’e yaşadıkları sorunları anlatan besiciler, özellikle süt fiyatları ile yem maliyetleri arasındaki dengesizliğe dikkat çekti.

Bir üretici, süt fiyatlarının maliyetlerini karşılamadığını belirterek, işletmesindeki hayvan sayısının her geçen yıl azaldığını söyledi.

Üretici, “Geçen yıl aynı zamanlarda 90-100 hayvan vardı. Şu an hayvan sayımız 60’larda. Anaçları kestiriyoruz. İşin sonunda yok olup gideceğiz. Bir daha geldiğinizde biz yokuz, kahvehanede oturuyor olacağız” dedi.

Üretici ayrıca yem fiyatlarının süt fiyatlarıyla paralel arttığını belirterek, elindeki üzümün fiyatının da beklentilerini karşılamadığını ifade etti.

“1 KİLO SÜTE 1 KİLO YEM ALIYORUZ”

Bir başka besici ise süt üretimindeki maliy et dengesinin bozulduğunu belirterek, sürdürülebilir üretim için süt- yem paritesinin en az 1,5 olması gerektiğini söyledi.

Üretici, “Bizim gittiğimiz parite şu an 1. Yani 1 kilo yeme 1 kilo süt. Normalde 1 kilo süt sattığım zaman 1,5 kilo yem alabiliyor olmam gerek” dedi.

Süt maliyetlerinin yükseldiğini belirten üretici, Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan fiyatın altında satış yapmak zorunda kaldığını savundu. Hayvancılığı bırakmak istemediklerini belirten besici, artan girdi maliyetlerinin devam etmesi halinde sektörden çekilen üretici sayısının artacağını söyledi.

“ÇOCUKLARIMIZIN NE İŞİ VAR BAŞKA İŞLERDE?”

Hayvancılıktan yeterli gelir elde edemedikleri için gençlerin sektörden uzaklaştığını dile getiren üretici, kendi çocuklarının da çiftlik dışında çalışmak zorunda kaldığını anlattı.

Besici, “Kazancımız olmadığı için benim oğlum gidip tanker şoförlüğü yapıyor, ağabeyimin oğlu başka bir fabrikada çalışıyor. Biz buradan randımanlı bir ekmek kazanmış olsak çocuklarımızın ne işi var başka işlerde?” diye konuştu.

“PARA KAZANAMADIĞIMIZ İÇİN HAYVANLARI SATIYORUZ”

Bir başka üretici ise et ve süt fiyatlarının yanı sıra yem maliyetlerinden şikay et ederek, hayvan sayısının her yıl azaldığını belirtti.

 

Geçmiş yıllarda 215 hayvanı bulunduğunu söyleyen üretici, bugün bu sayının önemli ölçüde düştüğünü ifade ederek, “Para kazanamadığımız için hayvanları satıyoruz. Seneye bırakacak gibiyiz” dedi.

Hayvan hastalıkları nedeniyle de kayıplar yaşadıklarını belirten üretici, devl et desteği konusunda da beklentilerinin karşılanmadığını savundu.

“SÜTÜN FİYATI EN AZ 30-35 LİRA OLMALI”

Bir başka besici ise hem et hem süt fiyatlarının üreticiyi zor durumda bıraktığını belirterek, mevcut şartlarda işletmelerini sürdürebilmelerinin güçleştiğini söyledi.

Üretici, “Her geçen yıl değil, her ay bir önceki ayı aratıyor. Bu şekilde devam ederse bizim devam etme şansımız yok. Para kazanabilmemiz için süt fiyatının en az 30-35 lira olması lazım” ifadelerini kullandı.

Et fiyatlarının da maliyetleri karşılamadığını belirten üretici, “Böyle devam ederse satacağız, bırakacağız. Yapacak bir şey yok” dedi.

“SEKTÖRDEN ÇEKİLECEĞİZ ARTIK”

Bir diğer besici ise artan yem, mazot, elektrik ve su maliyetlerine dikkat çekti. Yem fiyatlarının kısa süre içerisinde birkaç kez arttığını belirten üretici, süt fiyatlarının ise aynı oranda yükselmediğini söyledi.

Geçen yıl 135-140 civarında olan hayvan sayısının bu yıl 95-100 seviyesine düştüğünü belirten üretici, “Sektörden çekileceğiz artık, yeter diyeceğiz. Çalışırken batmak diye bir şey var; bu olsa gerek” ifadelerini kullandı.

“PARAYI KAZANANLAR SON NOKTA SATICILAR”

Üreticilerin yanı sıra tüketiciye ulaşan ürünlerin fiyatlarına da dikkat çeken bir başka besici, üreticinin ürününden yeterli geliri elde edemediğini, marketlerde ise aynı ürünün çok daha yüksek fiyatlara satıldığını söyledi.

Üretici, süt ve süt ürünlerinde üretim maliyetleri ile mark et fiyatları arasında büyük fark bulunduğunu savunarak, “Parayı kazananlar son nokta satıcılar. Aynı ürün A markete gittiğimiz zaman başka, B markete gittiğimiz zaman başka fiyatlara satılıyor” dedi.

Üreticilerin sürekli mağdur olan taraf olduğunu ifade eden besici, özellikle son satış noktasındaki fiyatların denetlenmesi gerektiğini savundu.

“GİRDİ MALİYETLERİ ÇIĞ GİBİ ÜSTÜMÜZE DÜŞÜYOR”

Besiciler, artan maliyetlerin sürdürülebilir üretimin önündeki en büyük engellerden biri olduğunu belirtti.

Bir üretici, “ Hayvancılık yapmak kadar güzel bir şey yok ama girdi maliyetleri her sene üstümüze çığ gibi düşerse bu işin içinden hiç çıkamayız” diyerek yaşadıkları sıkıntıyı özetledi.

Üreticiler, maliyetlerin düşürülmesi, süt ve et fiyatlarının üreticinin giderlerini karşılayacak seviyeye getirilmesi ve sektöre yönelik desteklerin artırılması yönündeki beklentilerini dile getirdi.

Editör: PINAR ÖZEL

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.