Kampüsün gizemli canlılarını fotoğraflıyor

GENEL (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 10.08.2026 - 10:21, Güncelleme: 10.08.2026 - 11:05
 

Kampüsün gizemli canlılarını fotoğraflıyor

İzmir’de Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencisi 22 yaşındaki Yağız Ertürk, çocukluk yıllarında başlayan doğa ve hayvan sevgisini fotoğrafçılığa taşıdı. Kampüs çevresindeki ormanlık alanlarda aylar süren gözlemler yapan Ertürk, tilki ve yaban domuzundan farklı kuş türlerine kadar çok sayıda canlıyı görüntüledi. Dalış lisansı aldıktan sonra su altı canlılarını da fotoğraflamaya başlayan genç, Türkiye’de kaydedilen 508 kuş türünün 245’ini görüntülediğini belirtti.
Dokuz Eylül Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik Bölümü öğrencisi Yağız Ertürk, arkadaşlarıyla kampüs çevresindeki doğal alanlarda yaptığı gözlemleri fotoğraf ve videolara dönüştürüyor. Ertürk, kurduğu Doğa ve Kuş Araştırmaları Topluluğu ile daha fazla kişiyi doğayla tanıştırmayı ve uzun vadede yaban hayatı belgeselleri hazırlamayı hedefliyor. KAMPÜS ORMANINDA YABAN HAYATI Çocukluğundan beri doğaya ve hayvanlara ilgi duyan Yağız Ertürk, üniversite yıllarında bu ilgisini fotoğrafçılığa yöneltti. Arkadaşlarıyla birlikte Dokuz Eylül Üniversitesi kampüsünün çevresindeki ormanlık alanlarda düzenli gözlemler yapmaya başlayan Ertürk, burada yaşayan canlıları görüntülemek için aylar boyunca araziye çıktı. Sabırlı gözlemler sonucunda farklı hayvan türlerini fotoğraflayan gençler, elde ettikleri görüntüleri sosyal medya üzerinden paylaşmaya başladı. Paylaşımlar, kampüs çevresinde yaşayan canlılardan haberdar olmayan öğrencilerin de ilgisini çekti. Ertürk, "İllaki uzak coğrafyalara gitmemize gerek yok. Keşfetmeye etrafımızda yaşayan canlılardan da başlayabiliriz" diyerek çalışmalarının temel amacını anlattı. ÇAKALBURNU’NDA KUŞLARI GÖZLÜYOR Doğa gözlemlerini kampüsle sınırlamayan Ertürk, İnciraltı Kent Ormanı içerisindeki Çakalburnu Lagünü'nde de kuş türlerini takip ediyor. Özellikle göç dönemlerinde çok sayıda kuş türünün bölgeyi ziyaret ettiğini belirten Ertürk, lagünde yıl boyunca flamingo ve tepeli pelikan gibi farklı türlerle karşılaştıklarını söyledi. Genç fotoğrafçı, gözlem çalışmalarını farklı coğrafyalara taşıyarak bölgesel ekosistemleri ve burada yaşayan canlıları kayıt altına almaya çalışıyor. SU ALTINDA DA GÖZLEM YAPIYOR Üniversite yıllarında dalış lisansı alan Ertürk, doğa fotoğrafçılığı çalışmalarına su altı dünyasını da ekledi. Dalışlar sırasında deniz tavşanı, ahtapot ve kalamar gibi canlıların davranışlarını gözlemleyen Ertürk, su altındaki yaşamın da fotoğraf ve video çalışmaları için önemli bir alan olduğunu belirtti. Ertürk, doğadaki canlıların davranışlarını yakından tanımanın insanlarda çevre farkındalığını artırabileceğini ifade etti. Bu nedenle gözlem ve fotoğraf çalışmalarını yalnızca kişisel bir uğraş olarak görmediğini belirten genç, elde ettiği görüntüleri daha geniş kitlelerle paylaşmaya devam ediyor. 245 KUŞ TÜRÜNÜ FOTOĞRAFLADI Çocukluk hayalinin yaban hayatı belgeselleri hazırlamak olduğunu belirten Ertürk, bu hedef doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Türkiye'de bugüne kadar 508 kuş türünün kaydedildiğini belirten Ertürk, bunların 245'ini fotoğrafladığını ifade etti. Farklı coğrafyalarda gözlem yaparak yeni türlerle karşılaşmayı hedefleyen genç, hem karadaki hem de su altındaki canlıların doğal davranışlarını görüntülemeye çalışıyor. Ertürk, yakın zamanda hayata geçirmeyi planladığı belgesel projeleri bulunduğunu ve doğa gözlemlerini bu çalışmalarla daha geniş kitlelere ulaştırmak istediğini kaydetti. DOĞA VE KUŞ TOPLULUĞU KURDU Ertürk, Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesinde Doğa ve Kuş Araştırmaları Topluluğu da kurdu. Topluluk aracılığıyla öğrencilerle kampüs içerisinde gözlemler gerçekleştiriliyor ve farklı doğal alanlara geziler düzenleniyor. Çalışmalara daha önce doğa gözlemi yapmamış öğrencilerin de katıldığını belirten Ertürk, kampüs çevresinde yaşayan canlıların öğrenciler tarafından fark edilmesini sağlamaya çalıştıklarını söyledi. Sosyal medyada paylaşılan "kampüsün gizemli canlıları" içeriklerine gelen tepkilerin de çalışmaların gördüğü ilgiyi ortaya koyduğunu belirten Ertürk, bazı öğrencilerin kampüs çevresindeki ormanlık alanları merak ederek gezmeye başladığını aktardı. “PAHALI EKİPMAN GEREKMİYOR” Doğa ve Kuş Araştırmaları Topluluğunda Ertürk ile birlikte çalışmalar yapan Dokuz Eylül Üniversitesi Biyoloji Bölümü yüksek lisans öğrencisi Ömer Faruk Arslan da kampüs çevresindeki gözlemlerin zamanla ortak bir çalışmaya dönüştüğünü anlattı. Arslan, arazi çalışmalarında tilkiden yaban domuzuna kadar farklı canlılarla karşılaştıklarını belirterek, bunların fotoğraf ve videolarını sosyal medya üzerinden paylaştıklarını söyledi. Doğa gözlemi yapmak isteyenlerin pahalı ekipmanlara ihtiyaç duymadığını vurgulayan Arslan, insanların yalnızca gözleriyle bile çevrelerindeki canlıları gözlemleyebileceğini ifade etti. “DOĞAYA KARŞI ÇOK TUTKULUYUZ” Arazi çalışmalarında farklı hava koşullarıyla karşılaştıklarını belirten Arslan, zaman zaman yağmur altında ekipmanlarını koruyarak ormandan çıkmak zorunda kaldıklarını anlattı. Arslan, doğa gözlemlerinin kendileri açısından bir tutkuya dönüştüğünü belirterek, bu ilgiyi başka insanlara da aktarmayı amaçladıklarını söyledi. Yağız Ertürk ise elinde profesyonel ekipmanı olmayanların dahi doğa fotoğrafçılığına başlayabileceğini belirtti. Telefonla böcek, kelebek ve çiçeklerin görüntülenebileceğini söyleyen Ertürk, daha sonra kamera, dürbün ve kuş rehberi gibi ekipmanlarla gözlemlerin geliştirilebileceğini ifade etti. İHA
İzmir’de Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencisi 22 yaşındaki Yağız Ertürk, çocukluk yıllarında başlayan doğa ve hayvan sevgisini fotoğrafçılığa taşıdı. Kampüs çevresindeki ormanlık alanlarda aylar süren gözlemler yapan Ertürk, tilki ve yaban domuzundan farklı kuş türlerine kadar çok sayıda canlıyı görüntüledi. Dalış lisansı aldıktan sonra su altı canlılarını da fotoğraflamaya başlayan genç, Türkiye’de kaydedilen 508 kuş türünün 245’ini görüntülediğini belirtti.

Dokuz Eylül Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik Bölümü öğrencisi Yağız Ertürk, arkadaşlarıyla kampüs çevresindeki doğal alanlarda yaptığı gözlemleri fotoğraf ve videolara dönüştürüyor. Ertürk, kurduğu Doğa ve Kuş Araştırmaları Topluluğu ile daha fazla kişiyi doğayla tanıştırmayı ve uzun vadede yaban hayatı belgeselleri hazırlamayı hedefliyor.

KAMPÜS ORMANINDA YABAN HAYATI

Çocukluğundan beri doğaya ve hayvanlara ilgi duyan Yağız Ertürk, üniversite yıllarında bu ilgisini fotoğrafçılığa yöneltti. Arkadaşlarıyla birlikte Dokuz Eylül Üniversitesi kampüsünün çevresindeki ormanlık alanlarda düzenli gözlemler yapmaya başlayan Ertürk, burada yaşayan canlıları görüntülemek için aylar boyunca araziye çıktı. Sabırlı gözlemler sonucunda farklı hayvan türlerini fotoğraflayan gençler, elde ettikleri görüntüleri sosyal medya üzerinden paylaşmaya başladı. Paylaşımlar, kampüs çevresinde yaşayan canlılardan haberdar olmayan öğrencilerin de ilgisini çekti. Ertürk, "İllaki uzak coğrafyalara gitmemize gerek yok. Keşfetmeye etrafımızda yaşayan canlılardan da başlayabiliriz" diyerek çalışmalarının temel amacını anlattı.

ÇAKALBURNU’NDA KUŞLARI GÖZLÜYOR

Doğa gözlemlerini kampüsle sınırlamayan Ertürk, İnciraltı Kent Ormanı içerisindeki Çakalburnu Lagünü'nde de kuş türlerini takip ediyor. Özellikle göç dönemlerinde çok sayıda kuş türünün bölgeyi ziyaret ettiğini belirten Ertürk, lagünde yıl boyunca flamingo ve tepeli pelikan gibi farklı türlerle karşılaştıklarını söyledi. Genç fotoğrafçı, gözlem çalışmalarını farklı coğrafyalara taşıyarak bölgesel ekosistemleri ve burada yaşayan canlıları kayıt altına almaya çalışıyor.

SU ALTINDA DA GÖZLEM YAPIYOR

Üniversite yıllarında dalış lisansı alan Ertürk, doğa fotoğrafçılığı çalışmalarına su altı dünyasını da ekledi. Dalışlar sırasında deniz tavşanı, ahtapot ve kalamar gibi canlıların davranışlarını gözlemleyen Ertürk, su altındaki yaşamın da fotoğraf ve video çalışmaları için önemli bir alan olduğunu belirtti. Ertürk, doğadaki canlıların davranışlarını yakından tanımanın insanlarda çevre farkındalığını artırabileceğini ifade etti. Bu nedenle gözlem ve fotoğraf çalışmalarını yalnızca kişisel bir uğraş olarak görmediğini belirten genç, elde ettiği görüntüleri daha geniş kitlelerle paylaşmaya devam ediyor.

245 KUŞ TÜRÜNÜ FOTOĞRAFLADI

Çocukluk hayalinin yaban hayatı belgeselleri hazırlamak olduğunu belirten Ertürk, bu hedef doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Türkiye'de bugüne kadar 508 kuş türünün kaydedildiğini belirten Ertürk, bunların 245'ini fotoğrafladığını ifade etti. Farklı coğrafyalarda gözlem yaparak yeni türlerle karşılaşmayı hedefleyen genç, hem karadaki hem de su altındaki canlıların doğal davranışlarını görüntülemeye çalışıyor. Ertürk, yakın zamanda hayata geçirmeyi planladığı belgesel projeleri bulunduğunu ve doğa gözlemlerini bu çalışmalarla daha geniş kitlelere ulaştırmak istediğini kaydetti.

DOĞA VE KUŞ TOPLULUĞU KURDU

Ertürk, Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesinde Doğa ve Kuş Araştırmaları Topluluğu da kurdu. Topluluk aracılığıyla öğrencilerle kampüs içerisinde gözlemler gerçekleştiriliyor ve farklı doğal alanlara geziler düzenleniyor. Çalışmalara daha önce doğa gözlemi yapmamış öğrencilerin de katıldığını belirten Ertürk, kampüs çevresinde yaşayan canlıların öğrenciler tarafından fark edilmesini sağlamaya çalıştıklarını söyledi. Sosyal medyada paylaşılan "kampüsün gizemli canlıları" içeriklerine gelen tepkilerin de çalışmaların gördüğü ilgiyi ortaya koyduğunu belirten Ertürk, bazı öğrencilerin kampüs çevresindeki ormanlık alanları merak ederek gezmeye başladığını aktardı.

“PAHALI EKİPMAN GEREKMİYOR”

Doğa ve Kuş Araştırmaları Topluluğunda Ertürk ile birlikte çalışmalar yapan Dokuz Eylül Üniversitesi Biyoloji Bölümü yüksek lisans öğrencisi Ömer Faruk Arslan da kampüs çevresindeki gözlemlerin zamanla ortak bir çalışmaya dönüştüğünü anlattı. Arslan, arazi çalışmalarında tilkiden yaban domuzuna kadar farklı canlılarla karşılaştıklarını belirterek, bunların fotoğraf ve videolarını sosyal medya üzerinden paylaştıklarını söyledi. Doğa gözlemi yapmak isteyenlerin pahalı ekipmanlara ihtiyaç duymadığını vurgulayan Arslan, insanların yalnızca gözleriyle bile çevrelerindeki canlıları gözlemleyebileceğini ifade etti.

“DOĞAYA KARŞI ÇOK TUTKULUYUZ”

Arazi çalışmalarında farklı hava koşullarıyla karşılaştıklarını belirten Arslan, zaman zaman yağmur altında ekipmanlarını koruyarak ormandan çıkmak zorunda kaldıklarını anlattı. Arslan, doğa gözlemlerinin kendileri açısından bir tutkuya dönüştüğünü belirterek, bu ilgiyi başka insanlara da aktarmayı amaçladıklarını söyledi. Yağız Ertürk ise elinde profesyonel ekipmanı olmayanların dahi doğa fotoğrafçılığına başlayabileceğini belirtti. Telefonla böcek, kelebek ve çiçeklerin görüntülenebileceğini söyleyen Ertürk, daha sonra kamera, dürbün ve kuş rehberi gibi ekipmanlarla gözlemlerin geliştirilebileceğini ifade etti.

İHA

İzmir HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.