Karadeniz’de gemiler hedefte

EKONOMİ (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 12.08.2026 - 11:31, Güncelleme: 12.08.2026 - 11:49
 

Karadeniz’de gemiler hedefte

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Araştırma Görevlisi Dr. Sümeyye Uzun, Karadeniz’de gemilere yönelik dron saldırılarının ticareti ve mürettebat güvenliğini tehdit ettiğini belirterek, bölge ülkelerine "Tahıl Koridoru benzeri bir anlaşma" yapılması önerisinde bulundu.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Araştırma Görevlisi Dr. Sümeyye Uzun, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik dron saldırılarının deniz taşımacılığı, ticaret ve mürettebat güvenliği açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Uzun, Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna ile ticaretinde alternatif güzergâhların Karadeniz taşımacılığının yerini tamamen alamayacağını ifade ederek, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir deniz koridoru oluşturulmasını önerdi. Uzun, Türkiye’nin bu süreçte Tahıl Koridoru Anlaşması’na benzer bir diplomatik girişimde bulunabileceğini söyledi. Türkiye’nin iki ülkeyle toplam dış ticaret hacminin 2024’te 58,8 milyar dolardan 2025’te 55,8 milyar dolara gerilediğine dikkat çeken Uzun, güvenlik risklerinin devam etmesi halinde daralmanın derinleşebileceği uyarısında bulundu. SAMSUN LİMANI İÇİN YENİ RİSKLER OMÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü Uluslararası Ticaret Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Dr. Sümeyye Uzun, Karadeniz’deki saldırıların bölgesel ticarete etkilerini değerlendirdi. Samsun Limanı’nın Rusya, Ukrayna ve diğer Karadeniz ülkeleriyle ticarette önemli bir lojistik bağlantı noktası olduğunu belirten Uzun, limanın saldırılarda hasar gören gemiler açısından da sığınak ve onarım noktası işlevi görebildiğini söyledi. Bu durumun limana onarım ve liman hizmetleri bakımından bazı ticari fırsatlar oluşturabileceğini belirten Uzun, bunun Karadeniz genelindeki can güvenliği riskini ve ticaret ile lojistik faaliyetlerde yaşanabilecek kayıpları telafi etmeyeceğini ifade etti. Uzun, artan güvenlik endişelerinin yanı sıra sigorta ve navlun maliyetlerindeki yükselişin de gemi seferlerinin iptal edilmesine yol açabildiğini kaydetti. ALTERNATİF GÜZERGÂHLAR YETERLİ DEĞİL Uzun’a göre Rusya ve Ukrayna ile ticaret yapan Türk firmaları açısından saldırıların en önemli sonuçlarından biri güvenlik riski. Bu riskin yalnızca maliyet hesabıyla çözülebilecek bir sorun olmadığını belirten Uzun, denizcilerin hayatını kaybetmesinin konunun insani boyutunu da ortaya koyduğunu söyledi. Ukrayna ile ticaretin Romanya ve Bulgaristan üzerinden, Rusya ile ticaretin ise Gürcistan ve Azerbaycan güzergâhlarından yürütülebileceğini aktaran Uzun, bu hatların hâlihazırda kullanıldığını ancak Karadeniz üzerinden yapılan taşımacılığın tamamını karşılayacak kapasiteye sahip olmadığını ifade etti. Uzun, özellikle düşük kâr marjıyla çalışan şirketler ile yaş meyve ve sebze gibi bozulabilir ürün taşıyan firmaların risklerden daha fazla etkilenebileceğini belirtti. BALKAN VE KAFKAS KORİDORLARI TAMAMLAYICI Romanya-Bulgaristan hattında Tuna Nehri üzerinden su yolu taşımacılığının yanı sıra kara ve demir yolu seçeneklerinin de bulunduğunu belirten Uzun, bu güzergâhların çeşitli teknik ve maliyet sorunları taşıdığını kaydetti. Tuna Nehri’ndeki derinlik kısıtlamalarının yüksek tonajlı gemilerin kullanımını sınırlandırdığını ifade eden Uzun, yüklerin daha küçük gemilere aktarılmasının zaman ve maliyet oluşturduğunu söyledi. Ukrayna ile Avrupa ve Türkiye arasındaki demir yolu hatlarında ray açıklığı farklılıklarının da taşımacılığı zorlaştırdığını belirten Uzun, kara yolu taşımacılığının deniz yoluna kıyasla daha düşük hacimli yükler için uygun olduğunu ve daha fazla yakıt tüketimi gerektirdiğini aktardı. Benzer sorunların Rusya ticaretinde kullanılan Gürcistan ve Azerbaycan güzergâhları için de geçerli olduğunu ifade eden Uzun, Balkan ve Kafkasya koridorlarının Karadeniz taşımacılığına ancak tamamlayıcı olabileceğini söyledi. “DENİZ KORİDORU OLUŞTURULMALI” Karadeniz’in dünya ticaretinde önemli bir tahıl ve enerji geçiş noktası olduğunu belirten Uzun, ticari seferlerin tamamen durdurulmasının firmaların gelir ve istihdam kayıplarının yanı sıra Türkiye açısından gıda ve enerji arzı üzerinde de risk oluşturabileceğini ifade etti. Uzun, bu nedenle Karadeniz üzerinden ticaretin sürdürülebilmesi için diplomatik girişimlerle uzun vadeli ve sürdürülebilir bir deniz koridoru oluşturulması gerektiğini söyledi. Bu modelin 2022’de uygulanan Tahıl Koridoru Anlaşması’na benzer bir yapıda olabileceğini belirten Uzun, söz konusu anlaşmanın yürürlükte olduğu 2022 yılında Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna ile dış ticaretinin 2021’e göre yaklaşık yüzde 79,6 arttığını ifade etti. DIŞ TİCARET HACMİ GERİLEDİ Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna ile toplam dış ticaret hacminin 2024 yılında 58,8 milyar dolar olduğunu belirten Uzun, bu rakamın 2025’te 55,8 milyar dolara gerilediğini söyledi. Uzun, iki yıl arasındaki düşüşün yaklaşık yüzde 5,13 olduğunu aktardı. Güvenlik risklerine kalıcı bir çözüm bulunamaması halinde ticaret hacmindeki daralmanın daha da belirginleşebileceğini ifade eden Uzun, taşımacılık şirketlerinin Rusya ve Ukrayna limanlarına sefer düzenleme konusunda yaşadığı sorunların ihracatı da etkileyebileceğini belirtti. Uzun, tahıl, petrol ve sanayi girdileri başta olmak üzere ithalatta yaşanabilecek aksamaların üretim maliyetlerini artırarak enflasyon üzerinde ilave baskı oluşturabileceğini kaydetti. TÜRKİYE İÇİN DİPLOMATİK ROL ÖNERİSİ Uzun, ticari gemilere yönelik saldırıların temelinde tarafların karşılıklı olarak savaş ekonomisi ve lojistik kapasiteyi zayıflatma hedeflerinin bulunduğunu değerlendirdi. Ancak saldırıların uzun vadede ticaret ve lojistik maliyetlerini yükselterek yalnızca savaşan tarafları değil, Türkiye gibi bölgedeki diğer ülkeleri de etkilediğini ifade etti. Türkiye’nin boğazlar üzerindeki yetkileri ve bölgedeki konumu nedeniyle saldırıların durdurulması ya da ticari gemiler için güvenli bir deniz koridoru oluşturulması konusunda arabulucu rol üstlenebileceğini belirten Uzun, bu sürecin ekonomik risklerin yanı sıra mürettebatın can güvenliği açısından da ele alınması gerektiğini söyledi. İHA
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Araştırma Görevlisi Dr. Sümeyye Uzun, Karadeniz’de gemilere yönelik dron saldırılarının ticareti ve mürettebat güvenliğini tehdit ettiğini belirterek, bölge ülkelerine "Tahıl Koridoru benzeri bir anlaşma" yapılması önerisinde bulundu.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Araştırma Görevlisi Dr. Sümeyye Uzun, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik dron saldırılarının deniz taşımacılığı, ticaret ve mürettebat güvenliği açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Uzun, Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna ile ticaretinde alternatif güzergâhların Karadeniz taşımacılığının yerini tamamen alamayacağını ifade ederek, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir deniz koridoru oluşturulmasını önerdi. Uzun, Türkiye’nin bu süreçte Tahıl Koridoru Anlaşması’na benzer bir diplomatik girişimde bulunabileceğini söyledi. Türkiye’nin iki ülkeyle toplam dış ticaret hacminin 2024’te 58,8 milyar dolardan 2025’te 55,8 milyar dolara gerilediğine dikkat çeken Uzun, güvenlik risklerinin devam etmesi halinde daralmanın derinleşebileceği uyarısında bulundu.

SAMSUN LİMANI İÇİN YENİ RİSKLER

OMÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü Uluslararası Ticaret Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Dr. Sümeyye Uzun, Karadeniz’deki saldırıların bölgesel ticarete etkilerini değerlendirdi. Samsun Limanı’nın Rusya, Ukrayna ve diğer Karadeniz ülkeleriyle ticarette önemli bir lojistik bağlantı noktası olduğunu belirten Uzun, limanın saldırılarda hasar gören gemiler açısından da sığınak ve onarım noktası işlevi görebildiğini söyledi. Bu durumun limana onarım ve liman hizmetleri bakımından bazı ticari fırsatlar oluşturabileceğini belirten Uzun, bunun Karadeniz genelindeki can güvenliği riskini ve ticaret ile lojistik faaliyetlerde yaşanabilecek kayıpları telafi etmeyeceğini ifade etti. Uzun, artan güvenlik endişelerinin yanı sıra sigorta ve navlun maliyetlerindeki yükselişin de gemi seferlerinin iptal edilmesine yol açabildiğini kaydetti.

ALTERNATİF GÜZERGÂHLAR YETERLİ DEĞİL

Uzun’a göre Rusya ve Ukrayna ile ticaret yapan Türk firmaları açısından saldırıların en önemli sonuçlarından biri güvenlik riski. Bu riskin yalnızca maliyet hesabıyla çözülebilecek bir sorun olmadığını belirten Uzun, denizcilerin hayatını kaybetmesinin konunun insani boyutunu da ortaya koyduğunu söyledi. Ukrayna ile ticaretin Romanya ve Bulgaristan üzerinden, Rusya ile ticaretin ise Gürcistan ve Azerbaycan güzergâhlarından yürütülebileceğini aktaran Uzun, bu hatların hâlihazırda kullanıldığını ancak Karadeniz üzerinden yapılan taşımacılığın tamamını karşılayacak kapasiteye sahip olmadığını ifade etti. Uzun, özellikle düşük kâr marjıyla çalışan şirketler ile yaş meyve ve sebze gibi bozulabilir ürün taşıyan firmaların risklerden daha fazla etkilenebileceğini belirtti.

BALKAN VE KAFKAS KORİDORLARI TAMAMLAYICI

Romanya-Bulgaristan hattında Tuna Nehri üzerinden su yolu taşımacılığının yanı sıra kara ve demir yolu seçeneklerinin de bulunduğunu belirten Uzun, bu güzergâhların çeşitli teknik ve maliyet sorunları taşıdığını kaydetti. Tuna Nehri’ndeki derinlik kısıtlamalarının yüksek tonajlı gemilerin kullanımını sınırlandırdığını ifade eden Uzun, yüklerin daha küçük gemilere aktarılmasının zaman ve maliyet oluşturduğunu söyledi. Ukrayna ile Avrupa ve Türkiye arasındaki demir yolu hatlarında ray açıklığı farklılıklarının da taşımacılığı zorlaştırdığını belirten Uzun, kara yolu taşımacılığının deniz yoluna kıyasla daha düşük hacimli yükler için uygun olduğunu ve daha fazla yakıt tüketimi gerektirdiğini aktardı. Benzer sorunların Rusya ticaretinde kullanılan Gürcistan ve Azerbaycan güzergâhları için de geçerli olduğunu ifade eden Uzun, Balkan ve Kafkasya koridorlarının Karadeniz taşımacılığına ancak tamamlayıcı olabileceğini söyledi.

“DENİZ KORİDORU OLUŞTURULMALI”

Karadeniz’in dünya ticaretinde önemli bir tahıl ve enerji geçiş noktası olduğunu belirten Uzun, ticari seferlerin tamamen durdurulmasının firmaların gelir ve istihdam kayıplarının yanı sıra Türkiye açısından gıda ve enerji arzı üzerinde de risk oluşturabileceğini ifade etti. Uzun, bu nedenle Karadeniz üzerinden ticaretin sürdürülebilmesi için diplomatik girişimlerle uzun vadeli ve sürdürülebilir bir deniz koridoru oluşturulması gerektiğini söyledi. Bu modelin 2022’de uygulanan Tahıl Koridoru Anlaşması’na benzer bir yapıda olabileceğini belirten Uzun, söz konusu anlaşmanın yürürlükte olduğu 2022 yılında Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna ile dış ticaretinin 2021’e göre yaklaşık yüzde 79,6 arttığını ifade etti.

DIŞ TİCARET HACMİ GERİLEDİ

Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna ile toplam dış ticaret hacminin 2024 yılında 58,8 milyar dolar olduğunu belirten Uzun, bu rakamın 2025’te 55,8 milyar dolara gerilediğini söyledi. Uzun, iki yıl arasındaki düşüşün yaklaşık yüzde 5,13 olduğunu aktardı. Güvenlik risklerine kalıcı bir çözüm bulunamaması halinde ticaret hacmindeki daralmanın daha da belirginleşebileceğini ifade eden Uzun, taşımacılık şirketlerinin Rusya ve Ukrayna limanlarına sefer düzenleme konusunda yaşadığı sorunların ihracatı da etkileyebileceğini belirtti. Uzun, tahıl, petrol ve sanayi girdileri başta olmak üzere ithalatta yaşanabilecek aksamaların üretim maliyetlerini artırarak enflasyon üzerinde ilave baskı oluşturabileceğini kaydetti.

TÜRKİYE İÇİN DİPLOMATİK ROL ÖNERİSİ

Uzun, ticari gemilere yönelik saldırıların temelinde tarafların karşılıklı olarak savaş ekonomisi ve lojistik kapasiteyi zayıflatma hedeflerinin bulunduğunu değerlendirdi. Ancak saldırıların uzun vadede ticaret ve lojistik maliyetlerini yükselterek yalnızca savaşan tarafları değil, Türkiye gibi bölgedeki diğer ülkeleri de etkilediğini ifade etti. Türkiye’nin boğazlar üzerindeki yetkileri ve bölgedeki konumu nedeniyle saldırıların durdurulması ya da ticari gemiler için güvenli bir deniz koridoru oluşturulması konusunda arabulucu rol üstlenebileceğini belirten Uzun, bu sürecin ekonomik risklerin yanı sıra mürettebatın can güvenliği açısından da ele alınması gerektiğini söyledi.

İHA

Samsun HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.