MANİSA’NIN 11 SAATLİK MUCİZESİ!
Manisa’da özellikle Ramazan döneminde yoğun talep gören Taban Simidi, hem üretim yöntemi hem de tescil süreciyle yeniden gündeme geldi. Manisa’nın simit sektöründeki temsilcilerinden Ruşan Gültekin, Ramazan ayının geleneksel ürünü Taban Simidi’nin kent merkezinde coğrafi işaret alan ilk ürün olduğunu açıkladı.
Gültekin, 2018 yılında tescillenen Taban Simidi’nin Mesir Macunu’ndan yaklaşık bir yıl önce koruma altına alındığını belirtti. Ürünün somut olmayan kültürel miras listesine de dahil edildiğini ifade eden Gültekin, simidin yapımında nohut mayası kullanıldığını vurguladı.
COĞRAFİ İŞARET VURGUSU
Ruşan Gültekin, Manisa merkezde coğrafi işaret alan ilk ürünün Taban Simidi olduğunu söyledi. Gültekin, “Mesir Macunu bizden yaklaşık bir yıl sonra tescil aldı. Bu yönüyle Taban Simidi, Manisa’nın tescilli mutfak kültüründe öncü konumdadır” dedi. 2018 yılında tescillenen ürünün, sanılanın aksine kentteki diğer simge ürünlerden önce koruma altına alındığını ifade eden Gültekin, bu sürecin resmi kayıtlarla sabit olduğunu belirtti.
KÜLTÜREL MİRAS LİSTESİNDE
Gültekin, coğrafi işaret tesciliyle yetinmediklerini aktardı. Taban Simidi’ni somut olmayan kültürel miras listesine dahil ettirdiklerini söyledi. Bu adımın, ürünün geleneksel üretim yöntemini koruma amacı taşıdığını kaydetti. Ürünün, Manisa’nın gastronomi kimliğinde önemli bir yer tuttuğunu belirten Gültekin, tescil sürecinin ardından farkındalığın arttığını dile getirdi.
11 SAATLİK MUCİZE: NOHUT MAYASI
Taban Simidini diğer unlu mamullerden ayıran en önemli özelliğin nohut mayası olduğunu belirten Gültekin, yapım sürecindeki zorluklara değindi. İçeriğinde hazır maya ve tuz bulunmayan simidin, un, su ve özel nohut mayasıyla hazırlandığını kaydeden Gültekin, "Yaklaşık 11 saat süren meşakkatli bir hazırlık süreci var. Manisa’nın kır nohudu ve üzüm pekmeziyle birleşince ortaya bu eşsiz şifa kaynağı çıkıyor" ifadelerini kullandı.
RAMAZAN SOFRALARININ NEDEN VAZGEÇİLMEZİ?
Taban Simidinin özellikle sahur sofralarında yoğun ilgi görmesinin nedenlerini sıralayan Gültekin, sindirim dostu yapısına dikkat çekti. İçeriğindeki doğal bileşenler sayesinde susatmadığını ve tok tuttuğunu ifade eden Gültekin, bu geleneğin 1970'li yıllarda babası İsmail Gültekin tarafından fırınlarda yaygınlaştırıldığını ve bugün tüm kente yayılan bir ahenk içinde devam ettiğini sözlerine ekledi.
Muhabir: HÜSEYİN GÜNTAÇ FÖMLU
Manisa HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
