ROBOTİK CERRAHİ TIPTA ÇIĞIR AÇIYOR

SAĞLIK 08.05.2026 - 17:04, Güncelleme: 08.05.2026 - 17:04
 

ROBOTİK CERRAHİ TIPTA ÇIĞIR AÇIYOR

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Üroloji Uzm. Prof. Dr. Oktay Üçler, Sağlık Pusulası programında robotik sistemlerin hastaya sağladığı konforu ve cerrahi hassasiyeti tüm detaylarıyla ele aldı. “Robotik cerrahi, modern tıbbın en önemli dönüm noktalarından birini oluşturuyor.” diyen Üçler “Bu sistemler, iyileşme sürecini kısaltırken komplikasyon riskini de minimuma indiriyor.” ifadelerini kullandı.
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Üroloji Uzm. Prof. Dr. Oktay Üçler, ETV’de yayınlanan "Sağlık Pusulası" programına konuk oldu. Program moderatörleri Belgin koçak ve Prof. Dr. Talha Müezzinoğlu’nun sorularını yanıtlayan Üçler, robotik sistemlerin hastaya sağladığı konforu ve cerrahi hassasiyeti tüm detaylarıyla anlattı. "CERRAH KONSOLUN BAŞINDA" Modern tıbbın ulaştığı son nokta olan robotik cerrahi, kamuoyunda bazen yanlış anlaşılabiliyor. Prof. Dr. Oktay Üçler, sistemin işleyişine dair en temel noktayı şu sözlerle vurguladı: "Robotik cerrahi dediğimizde insanların aklına kendi kendine hareket eden bir makine gelmemeli. Bu, tamamen cerrahın parmak hareketlerini robotik kollara ileten bir sistemdir. Cerrah konsolun başındadır ve robot ne yaparsa cerrahın komutuyla yapar." ÜÇ BOYUTLU GÖRÜNTÜ İLE DERİNLİK ALGISI Geleneksel laparoskopik (kapalı) ameliyatlarda görüntünün iki boyutlu olması cerrahlar için bir handikap oluştururken, robotik sistem bu sorunu ortadan kaldırıyor. Prof. Üçler, görüntü kalitesinin önemini şu ifadelerle belirtti: "Sistem bize on kat büyütülmüş ve üç boyutlu bir görüntü sağlıyor. Bu sayede dokuların derinliğini, damar ve sinir yapılarını en ince ayrıntısına kadar görebiliyoruz. Netlik arttıkça, çevre dokulara zarar verme riskimiz de o derece azalıyor." HASTA KONFORU VE HIZLI İYİLEŞME SÜRECİ Robotik cerrahinin sadece hekim için değil, hasta için de büyük bir devrim olduğunu ifade eden Prof. Dr. Oktay Üçler, operasyon sonrası sürece değindi. Üçler, "Küçük kesiler üzerinden yapılan bu ameliyatlar sayesinde hastalarımızda kan kaybı minimal düzeyde kalıyor. Ağrı hissi azaldığı için iyileşme süreci hızlanıyor ve hastalar sosyal hayatlarına çok daha kısa sürede dönebiliyorlar" açıklamasında bulundu. Özellikle onkolojik cerrahilerde bu hızın, hastanın moral ve fiziksel sağlığı için kritik olduğu kaydedildi. TEKNOLOJİ VE TIP EL ELE Geleceğin tıp teknolojileri günümüzde ameliyathanelerin vazgeçilmez parçası haline geldi. Özellikle üroloji, jinekoloji ve genel cerrahi alanlarında çığır açan robotik cerrahi sistemleri, cerrahın el titremesini filtreleyerek milimetrik hareketler yapmasına olanak tanıyor. Prof. Dr. Oktay Üçler, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Robotik cerrahi, cerrahın yeteneğini dijital bir hassasiyetle birleştirerek hastaya en güvenli yolu sunuyor" dedi. HATA PAYI MİNİMİZE EDİLİYOR Geleneksel yöntemlere göre çok daha küçük kesilerle gerçekleştirilen bu operasyonlar, hastaların sosyal hayata dönüş süresini ciddi oranda kısaltıyor. Üç boyutlu görüntüleme teknolojisi sayesinde cerrah, ameliyat sahasını en ince ayrıntısına kadar görebiliyor. Bu durum, özellikle hassas sinirlerin korunması gereken operasyonlarda hayati önem taşıyor. Sistem, cerrahın fiziksel yorgunluğunu azaltarak odaklanma süresini de artırıyor. GELECEĞİN STANDARTI: ROBOTİK SİSTEMLER Robotik cerrahi sadece bugünün değil, geleceğin de sağlık standardı olarak kabul ediliyor. Dünya genelinde yaygınlaşan bu teknoloji, Türkiye'deki tıp merkezlerinde de başarıyla uygulanıyor. Uzmanlar, robotun kendi başına hareket etmediğini, tamamen cerrahın kontrolünde bir "asistan" görevi gördüğünü vurguluyor. Bu iş birliği, cerrahi müdahalelerde başarı oranlarını en üst seviyeye taşıyor. HAREKET KABİLİYETİNDE SINIRLAR ZORLANIYOR İnsan elinin fiziksel kısıtlamaları, robotik sistemler sayesinde tarih oluyor. Program moderatörü Prof. Müezzinoğlu ise, robotik kolların manevra kabiliyetine dikkat çekerek, "İnsan bileği belirli bir açıda dönebilir ancak robotik kollar 540 dereceye kadar hareket imkanı sağlar. Bu da bize vücudun en dar alanlarında, insan eliyle ulaşılması güç noktalarda mükemmel bir hareket serbestliği tanıyor" dedi. Bu teknolojik üstünlük, özellikle derin dokularda yapılan operasyonların başarısını doğrudan etkiliyor.  Muhabir: BELGİN KOÇAK
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Üroloji Uzm. Prof. Dr. Oktay Üçler, Sağlık Pusulası programında robotik sistemlerin hastaya sağladığı konforu ve cerrahi hassasiyeti tüm detaylarıyla ele aldı. “Robotik cerrahi, modern tıbbın en önemli dönüm noktalarından birini oluşturuyor.” diyen Üçler “Bu sistemler, iyileşme sürecini kısaltırken komplikasyon riskini de minimuma indiriyor.” ifadelerini kullandı.

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Üroloji Uzm. Prof. Dr. Oktay Üçler, ETV’de yayınlanan "Sağlık Pusulası" programına konuk oldu. Program moderatörleri Belgin koçak ve Prof. Dr. Talha Müezzinoğlu’nun sorularını yanıtlayan Üçler, robotik sistemlerin hastaya sağladığı konforu ve cerrahi hassasiyeti tüm detaylarıyla anlattı.

"CERRAH KONSOLUN BAŞINDA"

Modern tıbbın ulaştığı son nokta olan robotik cerrahi, kamuoyunda bazen yanlış anlaşılabiliyor. Prof. Dr. Oktay Üçler, sistemin işleyişine dair en temel noktayı şu sözlerle vurguladı: "Robotik cerrahi dediğimizde insanların aklına kendi kendine hareket eden bir makine gelmemeli. Bu, tamamen cerrahın parmak hareketlerini robotik kollara ileten bir sistemdir. Cerrah konsolun başındadır ve robot ne yaparsa cerrahın komutuyla yapar."

ÜÇ BOYUTLU GÖRÜNTÜ İLE DERİNLİK ALGISI

Geleneksel laparoskopik (kapalı) ameliyatlarda görüntünün iki boyutlu olması cerrahlar için bir handikap oluştururken, robotik sistem bu sorunu ortadan kaldırıyor. Prof. Üçler, görüntü kalitesinin önemini şu ifadelerle belirtti: "Sistem bize on kat büyütülmüş ve üç boyutlu bir görüntü sağlıyor. Bu sayede dokuların derinliğini, damar ve sinir yapılarını en ince ayrıntısına kadar görebiliyoruz. Netlik arttıkça, çevre dokulara zarar verme riskimiz de o derece azalıyor."

HASTA KONFORU VE HIZLI İYİLEŞME SÜRECİ

Robotik cerrahinin sadece hekim için değil, hasta için de büyük bir devrim olduğunu ifade eden Prof. Dr. Oktay Üçler, operasyon sonrası sürece değindi. Üçler, "Küçük kesiler üzerinden yapılan bu ameliyatlar sayesinde hastalarımızda kan kaybı minimal düzeyde kalıyor. Ağrı hissi azaldığı için iyileşme süreci hızlanıyor ve hastalar sosyal hayatlarına çok daha kısa sürede dönebiliyorlar" açıklamasında bulundu. Özellikle onkolojik cerrahilerde bu hızın, hastanın moral ve fiziksel sağlığı için kritik olduğu kaydedildi.

TEKNOLOJİ VE TIP EL ELE

Geleceğin tıp teknolojileri günümüzde ameliyathanelerin vazgeçilmez parçası haline geldi. Özellikle üroloji, jinekoloji ve genel cerrahi alanlarında çığır açan robotik cerrahi sistemleri, cerrahın el titremesini filtreleyerek milimetrik hareketler yapmasına olanak tanıyor. Prof. Dr. Oktay Üçler, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Robotik cerrahi, cerrahın yeteneğini dijital bir hassasiyetle birleştirerek hastaya en güvenli yolu sunuyor" dedi.

HATA PAYI MİNİMİZE EDİLİYOR

Geleneksel yöntemlere göre çok daha küçük kesilerle gerçekleştirilen bu operasyonlar, hastaların sosyal hayata dönüş süresini ciddi oranda kısaltıyor. Üç boyutlu görüntüleme teknolojisi sayesinde cerrah, ameliyat sahasını en ince ayrıntısına kadar görebiliyor. Bu durum, özellikle hassas sinirlerin korunması gereken operasyonlarda hayati önem taşıyor. Sistem, cerrahın fiziksel yorgunluğunu azaltarak odaklanma süresini de artırıyor.

GELECEĞİN STANDARTI: ROBOTİK SİSTEMLER

Robotik cerrahi sadece bugünün değil, geleceğin de sağlık standardı olarak kabul ediliyor. Dünya genelinde yaygınlaşan bu teknoloji, Türkiye'deki tıp merkezlerinde de başarıyla uygulanıyor. Uzmanlar, robotun kendi başına hareket etmediğini, tamamen cerrahın kontrolünde bir "asistan" görevi gördüğünü vurguluyor. Bu iş birliği, cerrahi müdahalelerde başarı oranlarını en üst seviyeye taşıyor.

HAREKET KABİLİYETİNDE SINIRLAR ZORLANIYOR

İnsan elinin fiziksel kısıtlamaları, robotik sistemler sayesinde tarih oluyor. Program moderatörü Prof. Müezzinoğlu ise, robotik kolların manevra kabiliyetine dikkat çekerek, "İnsan bileği belirli bir açıda dönebilir ancak robotik kollar 540 dereceye kadar hareket imkanı sağlar. Bu da bize vücudun en dar alanlarında, insan eliyle ulaşılması güç noktalarda mükemmel bir hareket serbestliği tanıyor" dedi. Bu teknolojik üstünlük, özellikle derin dokularda yapılan operasyonların başarısını doğrudan etkiliyor. 

Muhabir: BELGİN KOÇAK

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.