RÜYASINDA GÖRDÜ, NAKIŞLA GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRDÜ

MANİSA GÜNDEMİ (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 03.10.2026 - 11:10, Güncelleme: 03.10.2026 - 11:13
 

RÜYASINDA GÖRDÜ, NAKIŞLA GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRDÜ

Manisa’da makine nakışı eğitmenliği yapan Bilgin Barutçu, sabah namazına yakın gördüğü rüyadan ilham alarak tasarladığı özel eseri nakış makinesiyle gerçeğe dönüştürdü. Allah, Mescid-i Aksa, Kâbe-i Muazzama ve Muhammed lafızlarının yer aldığı çalışma, 200 binin üzerinde batışla tamamlandı. Barutçu, eser için “Hem bir rüyanın hatırası hem kalbimizdekilerin temsili” dedi.
Manisa’da el ve makine nakışı alanında çalışmalarını sürdüren Bilgin Barutçu, rüyasında gördüğü tasarımı nakış sanatına aktararak anlamlı bir esere imza attı. Yaklaşık 1 metrekarelik bir çerçeveyle başlayan çalışma, Allah lafzı, Mescid-i Aksa, Kâbe-i Muazzama ve Muhammed lafızlarının yer aldığı özel bir tasarıma dönüştü. 16 YAŞINDAN BU YANA NAKIŞA GÖNÜL VERDİ Aslen İlahiyat Fakültesi lisans mezunu olan Bilgin Barutçu, 16 yaşından itibaren gönlünün nakış sanatına yöneldiğini belirtti. Katıldığı eğitimlerin ardından ustalık ve usta öğreticilik belgelerini alan Barutçu, Halk Eğitimi Merkezi bünyesinde el sanatları öğretmenliği yaptı. Yunusemre ve Şehzadeler ilçelerinde çeşitli kurslarda eğitim veren Barutçu, bir dönem Karaağaçlı Mahallesi’nde otizmli ve zihinsel engelli bireylere yönelik hizmet sunan Engelsiz Eğitim Merkezi’nde de görev aldı. Barutçu, yaklaşık 4 aydır ise Kurşunluhan’da el ve makine nakışları ile el sanatları alanlarında eğitim veriyor. RÜYASINDA TASARIMI GÖRDÜ Eserin ortaya çıkış hikayesini anlatan Barutçu, arkadaşlarıyla birlikte bit pazarında yaklaşık 1 metrekare büyüklüğünde bir çerçeve gördüklerini ve çerçeveyi satın aldığını söyledi. Çerçevenin içine ne yapabileceğini düşündüğü günlerin ardından sabah namazına yakın bir rüya gördüğünü belirten Barutçu, rüyasında eserin tasarımının ortaya çıktığını anlattı. Barutçu, “Birkaç gün sonra sabah namazına yakın rüyamda bu tablonun içine ne yapacağımın tasarımını gördüm. Allah lafzı, Peygamber Efendimizin ilk kıblesi Mescid-i Aksa, ikinci kıblesi ve baki kıblesi Kâbe-i Muazzama ve ardından Muhammed lafzıyla birlikte bu dörtlü tasarımı rüyamda gördüm. Ertesi gün bilgisayarın başına oturdum, desen çizimlerini rüyamdaki gibi yaptım. Tasarımları nasıl oluşturacağımı düşündüm ve parça parça işledim” dedi. 200 BİNDEN FAZLA BATIŞLA TAMAMLADI Rüyasında gördüğü tasarımı dört ayrı parçaya bölerek büyük kasnakta işleyen Barutçu, her bir parçanın en az 45-50 bin batıştan oluştuğunu ifade etti. Toplamda 200 binin üzerinde batış gerçekleştirerek eseri tamamladığını belirten Barutçu, parçaları farklı bir nakış tekniğiyle ortadan birleştirdiğini söyledi. Barutçu, ortaya çıkan eserin kendisi için taşıdığı anlamı ise, “Bu ürünümüz meydana çıktı. Hem bir rüyanın hatırası hem kalbimizdekilerin temsili” sözleriyle anlattı. “BU ESERİ SATMAYI DÜŞÜNMÜYORUM” Dört farklı lafzın ayrı ayrı nakış çalışmalarında sıkça kullanıldığını ancak aynı eserde bir araya gelmesinin kendisi açısından farklı bir anlam taşıdığını ifade eden Barutçu, çalışmayı görenlerin tasarımı ve işçiliği beğendiğini söyledi. Eserin kendisi için özel bir hatıra olduğunu vurgulayan Barutçu, “Bu benim bir rüyamın hatırası. Ben bunu satmayı düşünmüyorum. Ama isteyen olursa benzerini yapabilirim” dedi. NAKIŞTA “YOĞUNLUK” AYARI USTALIK İSTİYOR Bilgisayarlı nakış makinesiyle farklı desenleri kumaş üzerine işleyebildiğini anlatan Barutçu, portre ve kıyafetler üzerine de çeşitli çalışmalar yaptığını belirtti. Atatürk portresinin 38 bin, gömlekler üzerine yapılan bazı nakışların ise 30-35 bin batıştan oluşabildiğini ifade eden Barutçu, makinenin batış sayısını otomatik olarak hesapladığını söyledi. Nakışın kalitesinde yoğunluk ayarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Barutçu, “Biz sadece batış sıklığını kendimiz ayarlıyoruz. ‘Density’ dediğimiz bir yoğunluk ayarı var. Eğer çok sık olursa kumaşta büzülme ve yırtılmaya sebep oluyor. O yüzden sıklık-seyreklik ayarı çok önemli. Bu da yılların birikimiyle mümkün oluyor” diye konuştu. İHA
Manisa’da makine nakışı eğitmenliği yapan Bilgin Barutçu, sabah namazına yakın gördüğü rüyadan ilham alarak tasarladığı özel eseri nakış makinesiyle gerçeğe dönüştürdü. Allah, Mescid-i Aksa, Kâbe-i Muazzama ve Muhammed lafızlarının yer aldığı çalışma, 200 binin üzerinde batışla tamamlandı. Barutçu, eser için “Hem bir rüyanın hatırası hem kalbimizdekilerin temsili” dedi.

Manisa’da el ve makine nakışı alanında çalışmalarını sürdüren Bilgin Barutçu, rüyasında gördüğü tasarımı nakış sanatına aktararak anlamlı bir esere imza attı. Yaklaşık 1 metrekarelik bir çerçeveyle başlayan çalışma, Allah lafzı, Mescid-i Aksa, Kâbe-i Muazzama ve Muhammed lafızlarının yer aldığı özel bir tasarıma dönüştü.

16 YAŞINDAN BU YANA NAKIŞA GÖNÜL VERDİ

Aslen İlahiyat Fakültesi lisans mezunu olan Bilgin Barutçu, 16 yaşından itibaren gönlünün nakış sanatına yöneldiğini belirtti. Katıldığı eğitimlerin ardından ustalık ve usta öğreticilik belgelerini alan Barutçu, Halk Eğitimi Merkezi bünyesinde el sanatları öğretmenliği yaptı.

Yunusemre ve Şehzadeler ilçelerinde çeşitli kurslarda eğitim veren Barutçu, bir dönem Karaağaçlı Mahallesi’nde otizmli ve zihinsel engelli bireylere yönelik hizmet sunan Engelsiz Eğitim Merkezi’nde de görev aldı. Barutçu, yaklaşık 4 aydır ise Kurşunluhan’da el ve makine nakışları ile el sanatları alanlarında eğitim veriyor.

RÜYASINDA TASARIMI GÖRDÜ

Eserin ortaya çıkış hikayesini anlatan Barutçu, arkadaşlarıyla birlikte bit pazarında yaklaşık 1 metrekare büyüklüğünde bir çerçeve gördüklerini ve çerçeveyi satın aldığını söyledi.

Çerçevenin içine ne yapabileceğini düşündüğü günlerin ardından sabah namazına yakın bir rüya gördüğünü belirten Barutçu, rüyasında eserin tasarımının ortaya çıktığını anlattı.

Barutçu, “Birkaç gün sonra sabah namazına yakın rüyamda bu tablonun içine ne yapacağımın tasarımını gördüm. Allah lafzı, Peygamber Efendimizin ilk kıblesi Mescid-i Aksa, ikinci kıblesi ve baki kıblesi Kâbe-i Muazzama ve ardından Muhammed lafzıyla birlikte bu dörtlü tasarımı rüyamda gördüm. Ertesi gün bilgisayarın başına oturdum, desen çizimlerini rüyamdaki gibi yaptım. Tasarımları nasıl oluşturacağımı düşündüm ve parça parça işledim” dedi.

200 BİNDEN FAZLA BATIŞLA TAMAMLADI

Rüyasında gördüğü tasarımı dört ayrı parçaya bölerek büyük kasnakta işleyen Barutçu, her bir parçanın en az 45-50 bin batıştan oluştuğunu ifade etti.

Toplamda 200 binin üzerinde batış gerçekleştirerek eseri tamamladığını belirten Barutçu, parçaları farklı bir nakış tekniğiyle ortadan birleştirdiğini söyledi.

Barutçu, ortaya çıkan eserin kendisi için taşıdığı anlamı ise, “Bu ürünümüz meydana çıktı. Hem bir rüyanın hatırası hem kalbimizdekilerin temsili” sözleriyle anlattı.

“BU ESERİ SATMAYI DÜŞÜNMÜYORUM”

Dört farklı lafzın ayrı ayrı nakış çalışmalarında sıkça kullanıldığını ancak aynı eserde bir araya gelmesinin kendisi açısından farklı bir anlam taşıdığını ifade eden Barutçu, çalışmayı görenlerin tasarımı ve işçiliği beğendiğini söyledi.

Eserin kendisi için özel bir hatıra olduğunu vurgulayan Barutçu, “Bu benim bir rüyamın hatırası. Ben bunu satmayı düşünmüyorum. Ama isteyen olursa benzerini yapabilirim” dedi.

NAKIŞTA “YOĞUNLUK” AYARI USTALIK İSTİYOR

Bilgisayarlı nakış makinesiyle farklı desenleri kumaş üzerine işleyebildiğini anlatan Barutçu, portre ve kıyafetler üzerine de çeşitli çalışmalar yaptığını belirtti.

Atatürk portresinin 38 bin, gömlekler üzerine yapılan bazı nakışların ise 30-35 bin batıştan oluşabildiğini ifade eden Barutçu, makinenin batış sayısını otomatik olarak hesapladığını söyledi.

Nakışın kalitesinde yoğunluk ayarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Barutçu, “Biz sadece batış sıklığını kendimiz ayarlıyoruz. ‘Density’ dediğimiz bir yoğunluk ayarı var. Eğer çok sık olursa kumaşta büzülme ve yırtılmaya sebep oluyor. O yüzden sıklık-seyreklik ayarı çok önemli. Bu da yılların birikimiyle mümkün oluyor” diye konuştu.

İHA

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.