Teknolojiye direnen miras: Yüksekova’nın 40 yıllık sahur nöbeti başladı
GENEL
(İHA) - İhlas Haber Ajansı |
19.02.2026 - 09:59, Güncelleme:
19.02.2026 - 09:52
Teknolojiye direnen miras: Yüksekova’nın 40 yıllık sahur nöbeti başladı
Teknolojiye direnen miras: Yüksekova’nın 40 yıllık sahur nöbeti başladı
Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde bir yanda dijitalleşen yaşamın getirdiği sessizlik, diğer yanda ise 40 yıllık sahur davulu geleneği bir arada yaşanıyor.11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’in ilk sahurunda, ilçe sakinlerinin bir kısmı modern telefon alarmlarıyla uyanmayı tercih ederken, bir kısmı da emektar davulcu Salih Erdoğan’ın tokmağından çıkan sesle uyandı. Hava sıcaklığının sıfırın altına düştüğü ilçede mesaisine başlayan Erdoğan, sokakları dolaşarak vatandaşları sahura kaldırdı.İlçede yarım asra yaklaşan meslek hayatıyla tanınan Erdoğan’ın ritimlerine kimi mahalle sakinleri ışıklarını yakarak eşlik ederken, bu durum bazı vatandaşlar arasında ise farklı görüşlere neden oldu. Yıllardır aynı heyecanla davul çaldığını belirten Salih Erdoğan, "Bu sadece bir iş değil, benim için bir gönül bağıdır. Teknolojik imkanlar ne kadar gelişirse gelişsin, halkımız bu sesi duymak istiyor" dedi.Özellikle yaşlı mahalle sakinleri ise davul sesinin kendilerini çocukluk yıllarındaki Ramazan iklimine götürdüğünü ve bu köklü geleneğin kültürel bir miras olarak korunması gerektiğini savunuyor.Öte yandan, gelişen teknolojiyle birlikte alarm kullanımının yaygınlaşması, gece vardiyasında çalışanların dinlenme ihtiyacı ve bebekli ailelerin hassasiyeti nedeniyle bu geleneğin artık güncelliğini yitirdiğini düşünen vatandaşlar da bulunuyor.Yüksekova sokaklarında yankılanan davul sesleri, bir yandan geçmişin hatıralarını canlandırırken diğer yandan modern yaşamın getirdiği pratiklerle karşı karşıya geliyor.
Teknolojiye direnen miras: Yüksekova’nın 40 yıllık sahur nöbeti başladı
Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde bir yanda dijitalleşen yaşamın getirdiği sessizlik, diğer yanda ise 40 yıllık sahur davulu geleneği bir arada yaşanıyor.
11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’in ilk sahurunda, ilçe sakinlerinin bir kısmı modern telefon alarmlarıyla uyanmayı tercih ederken, bir kısmı da emektar davulcu Salih Erdoğan’ın tokmağından çıkan sesle uyandı. Hava sıcaklığının sıfırın altına düştüğü ilçede mesaisine başlayan Erdoğan, sokakları dolaşarak vatandaşları sahura kaldırdı.
İlçede yarım asra yaklaşan meslek hayatıyla tanınan Erdoğan’ın ritimlerine kimi mahalle sakinleri ışıklarını yakarak eşlik ederken, bu durum bazı vatandaşlar arasında ise farklı görüşlere neden oldu. Yıllardır aynı heyecanla davul çaldığını belirten Salih Erdoğan, "Bu sadece bir iş değil, benim için bir gönül bağıdır. Teknolojik imkanlar ne kadar gelişirse gelişsin, halkımız bu sesi duymak istiyor" dedi.
Özellikle yaşlı mahalle sakinleri ise davul sesinin kendilerini çocukluk yıllarındaki Ramazan iklimine götürdüğünü ve bu köklü geleneğin kültürel bir miras olarak korunması gerektiğini savunuyor.
Öte yandan, gelişen teknolojiyle birlikte alarm kullanımının yaygınlaşması, gece vardiyasında çalışanların dinlenme ihtiyacı ve bebekli ailelerin hassasiyeti nedeniyle bu geleneğin artık güncelliğini yitirdiğini düşünen vatandaşlar da bulunuyor.
Yüksekova sokaklarında yankılanan davul sesleri, bir yandan geçmişin hatıralarını canlandırırken diğer yandan modern yaşamın getirdiği pratiklerle karşı karşıya geliyor.
11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’in ilk sahurunda, ilçe sakinlerinin bir kısmı modern telefon alarmlarıyla uyanmayı tercih ederken, bir kısmı da emektar davulcu Salih Erdoğan’ın tokmağından çıkan sesle uyandı. Hava sıcaklığının sıfırın altına düştüğü ilçede mesaisine başlayan Erdoğan, sokakları dolaşarak vatandaşları sahura kaldırdı.
İlçede yarım asra yaklaşan meslek hayatıyla tanınan Erdoğan’ın ritimlerine kimi mahalle sakinleri ışıklarını yakarak eşlik ederken, bu durum bazı vatandaşlar arasında ise farklı görüşlere neden oldu. Yıllardır aynı heyecanla davul çaldığını belirten Salih Erdoğan, "Bu sadece bir iş değil, benim için bir gönül bağıdır. Teknolojik imkanlar ne kadar gelişirse gelişsin, halkımız bu sesi duymak istiyor" dedi.
Özellikle yaşlı mahalle sakinleri ise davul sesinin kendilerini çocukluk yıllarındaki Ramazan iklimine götürdüğünü ve bu köklü geleneğin kültürel bir miras olarak korunması gerektiğini savunuyor.
Öte yandan, gelişen teknolojiyle birlikte alarm kullanımının yaygınlaşması, gece vardiyasında çalışanların dinlenme ihtiyacı ve bebekli ailelerin hassasiyeti nedeniyle bu geleneğin artık güncelliğini yitirdiğini düşünen vatandaşlar da bulunuyor.
Yüksekova sokaklarında yankılanan davul sesleri, bir yandan geçmişin hatıralarını canlandırırken diğer yandan modern yaşamın getirdiği pratiklerle karşı karşıya geliyor.
Hakkari HABERİ
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
