ÜZÜM ÜRETİCİSİ BAŞEVİRGEN’E İÇİNİ DÖKTÜ
Manisa’da üzüm üreticilerinin TMO’nun alım noktalarındaki sorunları devam ediyor. YENİ Parti Manisa Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, Salihli başta olmak üzere Manisa genelindeki TMO üzüm alım noktalarında üreticilerle bir araya geldi. Üreticiler; düşük alım fiyatları, artan girdi maliyetleri, ürünlerin kalite sınıflandırılması ve uzun bekleme sürelerinden şikâyet etti.
TMO, 2026 yılı çekirdeksiz üzüm " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank">kuru üzüm alım fiyatlarını kalite sınıfına göre kilogram başına 85 ile 100 TL arasında belirledi. Alımlar 15 Eylül itibarıyla başladı.
ÜRETİCİLER TMO ÖNÜNDE UZUN KUYRUKLAR OLUŞTURDU
Üzümlerini TMO’ya teslim etmek isteyen üreticiler, alım noktalarında traktörleriyle uzun kuyruklarda beklemek zorunda kaldı. Salihli’de de TMO alım noktasında yoğunluk yaşanırken, üreticiler ürünlerini satabilmek için saatlerce beklediklerini dile getirdi.
Başevirgen’in ziyaretinde üreticiler, açıklanan fiyatların artan maliyetleri karşılamadığını ve uygulanan kesintiler nedeniyle ellerine geçen paranın daha da düştüğünü söyledi.
“BİZİM GİBİ GENÇLERE ‘BU İŞİ YAPMAYIN’ DİYORLAR”
Genç bir üzüm üreticisi, ilaç, mazot ve işçilik maliyetlerinin ciddi şekilde arttığını belirterek yaşadığı sıkıntıyı anlattı.
Üretici, “Bizim 300-400 liraya aldığımız ilaçlar bin 800 lira, 2 bin lira olmuş. 20 dönüm yerim var, 320 bin lira ilaç parası vereceğim. Kaç ton üzüm satacağım da ilaç parasını ödeyeceğim? Mazotçuya ne vereceğim? İşçiye 200 bin lira vereceğim. Bizim gibi gençlere resmen ‘bu işi yapmayın’ diyorlar. Gidin asgari ücrete çalışın diyorlar” ifadelerini kullandı.
TMO’da yapılan kesintilerden de şikâyet eden üretici, “85 lira hayal, öyle bir para elimize geçmiyor. 5 lira otomatikman kesiyorlar, 80 lira. Yüzde 3-5 de fire verdiler mi üzümün fiyatı 70-75 liraya geliyor” dedi.
“BİR DAHA BAĞ BAKAR MIYIM? TÖVBE”
Bir başka üretici ise bağcılığın kendileri açısından sürdürülemez hale geldiğini belirterek, “7 dönüm yer bakıyorum. Amele parası cebimden çıkıyor, sigorta parası cebimden çıkıyor. Bir daha bağ bakar mıyım? Tövbe, yanından bile geçmem. Üzüm yemiyorum korkudan” diye konuştu.
Üretici, kendi emeğinin karşılığını alamadığını belirterek, “Bu emeği başkasının bağında versem para kazanırım” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE’DE TARIM BİTİYOR”
Yaklaşık 40 yıldır üzüm üreticiliği yaptığını belirten bir başka çiftçi ise geçmiş yıllarla bugünkü tabloyu karşılaştırdı.
Üretici, “Maliyetlerimiz çok yüksek. Fiyatlarımız da geçen senenin çok çok altında. 80-85 liralarla çiftçinin döndürme şansı yok, mümkün değil. Şu anda bir işçinin maliyeti 2 bin lira. Üzümü almamak için bahane üretiyorlar” dedi.
Geçmişte bir yıllık ürününün bedeliyle ev alabildiğini söyleyen üretici, “20 yıl öncesinde ben bir yıllık ürünümle Salihli’de bir daire aldım, şimdi borçtan çıkamıyoruz” diye konuştu.
“BU SENE BORCUMUZU BİLE ÖDEYEMEYİZ”
Bir başka üretici ise üzüm gelirinin borçlarını karşılamaya yetmeyeceğini belirtti.
“Bu sene borcumuz var, onu seneye nasıl aktaracağız diye düşünüyoruz” diyen üretici, traktör ve tarla fiyatlarındaki değer kaybına da dikkat çekerek, “Bu sene para kazanma şansımız yok, borcumuzu bile ödeyemeyiz” ifadelerini kullandı.
Bir diğer üretici ise bankalara olan borçlarını kapatabilmek için yeni kredi seçeneklerini hesapladıklarını belirterek, “Çiftçinin herhalde sonu geliyor” dedi.
“ÇİFTÇİNİN SONU GELİYOR”
Üreticilerden bazıları bağlarını satmak zorunda kaldıklarını ve üzüm üretimini bıraktıklarını ifade etti.
Bir üretici, “İşin içinden çıkamıyoruz” derken, bir başka üretici de mevcut maliyetlerle üreticinin zarar ettiğini savundu.
“Bu rakamlarla çiftçi girdiği kapıdan bile çıkamaz” diyen üretici, ortakçı ve mal sahibi açısından da tablonun değişmediğini belirtti.
“MİLLET İNTİHAR ETME DERECESİNDE”
TMO alım noktasında gece yarısından beri beklediğini söyleyen bir üretici ise yaşadığı mağduriyeti anlattı.
“4-12 vardiyaya gittim, vardiyadan çıktım traktörü aldım buraya geldim. Öğlen oldu hala almadılar. Öğleden sonra bir de fabrikaya işe gideceğim” diyen üretici, ürününün kabul edilip edilmeyeceğinden endişe duyduğunu söyledi.
Üretici, “TMO’nun üzümü alacağının da garantisi yok, elim yüreğimde bekliyorum, borçluyum. Millet intihar etme derecesinde. Biz çiftçiyiz, kötülük yapmıyoruz” ifadelerini kullandı.
“ÜZÜMÜM GERİ DÖNERSE BİR DAHAKİ RANDEVUM 30 EKİM’DE”
Aynı üretici, ürününün TMO tarafından kabul edilmemesi halinde yeniden randevu almak zorunda kalacağını belirterek, “Üzümüm geri dönerse bir dahaki randevum ekimin 30’unda. Ben ameleye para vermedim, ilaççıya para vermedim, banka kredisi var” dedi.
TARSİM ödemesine ilişkin de konuşan üretici, sigorta primlerinin hesaplanmasında kullanılan fiyat ile üzümün alım fiyatı arasında fark bulunduğunu savundu.
“Bu seneki kadar kötü bir dönem görmedim. Keşke ekmeseydim” diyen üretici, yaşadığı ekonomik sıkıntıyı dile getirdi.
“TARSİM’İ, İLAÇÇIYI, MAZOTU, AMELE PARASINI ÜZÜM ÇIKARTMIYOR”
20 ton üzümü bulunduğunu söyleyen bir başka üretici ise açıklanan fiyatların giderlerini karşılamadığını belirtti.
Üretici, “Fiyatlara bakarsanız 78-80 lira civarlarında. Şu anda TARSİM’imi, ilaççımı, mazotu, amelesini benim üzüm çıkartmıyor. Bankada kredim var. O kredimi ne ile ödeyeceğim? Tarla mı satarız artık, ne yapacağız bilmiyorum” dedi.
Tüccarın da düşük fiyat teklif ettiğini söyleyen üretici, borçlarını ödeyebilmek için hayvanlarını satmayı düşündüğünü belirtti.
ÜRETİCİLER MALİYETLERİN ALTINDA KALDIĞINI SAVUNUYOR
Üreticilerin ortak gündeminde artan ilaç, mazot, gübre, işçilik ve sigorta maliyetleri yer aldı. Üreticiler, TMO’nun açıkladığı fiyatların yanı sıra kalite sınıflandırması ve fire kesintilerinin de ellerine geçen miktarı düşürdüğünü ifade etti.
Başevirgen’in TMO alım noktalarındaki ziyaretlerinde üreticilerin yaşadığı sorunları dinlediği ve taleplerini not aldığı belirtildi.
Editör: AHMET İLHAN SAĞLAM
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
