Harun Ülger
Köşe Yazarı
Harun Ülger
 

MÜKEMMELİYETÇİLİK: BAŞARIYI DESTEKLER Mİ?

Mükemmeliyetçilik, toplumda çoğu zaman çalışkanlık ve yüksek hedeflerle ilişkilendirilen bir özellik olarak görülmektedir. Ancak psikoloji alanında yapılan çalışmalar, mükemmeliyetçiliğin her zaman işlevsel bir özellik olmadığını ortaya koymaktadır. Aksine, kontrolsüz ve katı mükemmeliyetçilik anlayışı, bireyin ruh sağlığını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. *** Mükemmeliyetçi bireyler, kendilerine yönelik gerçekçi olmayan beklentiler geliştirme eğilimindedir. Hata yapmayı bir öğrenme süreci olarak değil, kişisel bir yetersizlik göstergesi olarak algılarlar. Bu durum, yoğun kaygı, sürekli kendini eleştirme ve başarısızlık korkusuna yol açmaktadır. Zamanla birey, başarısız olmamak adına risk almaktan kaçınabilir ve potansiyelini kullanmakta zorlanabilir. *** Psikolojik açıdan bakıldığında, mükemmeliyetçiliğin temelinde çoğu zaman koşullu kabul algısı yer almaktadır. Birey, değerli olabilmek için kusursuz olması gerektiğine inanır. Bu inanç, özellikle çocukluk döneminde aşırı eleştirel veya başarı odaklı tutumlarla karşılaşan bireylerde daha sık görülmektedir. Sonuç olarak kişi, kendi içsel ihtiyaçlarını göz ardı ederek dış onaya bağımlı hâle gelebilir. *** Sağlıklı bir başarı anlayışı ise hatalara izin veren, esnek ve öğrenmeye açık bir yapıya sahiptir. Psikolojik dayanıklılık, kusursuz olmaktan değil; zorlayıcı durumlar karşısında uyum sağlayabilme becerisinden beslenir. Bu nedenle mükemmeliyetçi eğilimlerin fark edilmesi ve gerektiğinde dönüştürülmesi ruh sağlığı açısından büyük önem taşır. *** Toplum olarak başarı kavramını yeniden tanımlamaya ihtiyaç duyduğumuz açıktır. Bireylerin yalnızca sonuçlarıyla değil, gösterdikleri çaba ve gelişim süreçleriyle de değer gördüğü bir anlayış, daha sağlıklı bireylerin yetişmesine katkı sağlayacaktır. *** Sonuç olarak, mükemmeliyetçilik doğru sınırlar içinde kaldığında motive edici olabilir; ancak bireyin kendisiyle kurduğu ilişkiyi zedelediğinde psikolojik bir risk faktörüne dönüşür. Ruh sağlığını korumanın yolu, kusursuz olmaya çalışmaktan değil, insan olmayı kabul etmekten geçer.
Ekleme Tarihi: 30 Ocak 2026 -Cuma

MÜKEMMELİYETÇİLİK: BAŞARIYI DESTEKLER Mİ?

Mükemmeliyetçilik, toplumda çoğu zaman çalışkanlık ve yüksek hedeflerle ilişkilendirilen bir özellik olarak görülmektedir. Ancak psikoloji alanında yapılan çalışmalar, mükemmeliyetçiliğin her zaman işlevsel bir özellik olmadığını ortaya koymaktadır. Aksine, kontrolsüz ve katı mükemmeliyetçilik anlayışı, bireyin ruh sağlığını olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

***

Mükemmeliyetçi bireyler, kendilerine yönelik gerçekçi olmayan beklentiler geliştirme eğilimindedir. Hata yapmayı bir öğrenme süreci olarak değil, kişisel bir yetersizlik göstergesi olarak algılarlar. Bu durum, yoğun kaygı, sürekli kendini eleştirme ve başarısızlık korkusuna yol açmaktadır. Zamanla birey, başarısız olmamak adına risk almaktan kaçınabilir ve potansiyelini kullanmakta zorlanabilir.

***

Psikolojik açıdan bakıldığında, mükemmeliyetçiliğin temelinde çoğu zaman koşullu kabul algısı yer almaktadır. Birey, değerli olabilmek için kusursuz olması gerektiğine inanır. Bu inanç, özellikle çocukluk döneminde aşırı eleştirel veya başarı odaklı tutumlarla karşılaşan bireylerde daha sık görülmektedir. Sonuç olarak kişi, kendi içsel ihtiyaçlarını göz ardı ederek dış onaya bağımlı hâle gelebilir.

***

Sağlıklı bir başarı anlayışı ise hatalara izin veren, esnek ve öğrenmeye açık bir yapıya sahiptir. Psikolojik dayanıklılık, kusursuz olmaktan değil; zorlayıcı durumlar karşısında uyum sağlayabilme becerisinden beslenir. Bu nedenle mükemmeliyetçi eğilimlerin fark edilmesi ve gerektiğinde dönüştürülmesi ruh sağlığı açısından büyük önem taşır.

***

Toplum olarak başarı kavramını yeniden tanımlamaya ihtiyaç duyduğumuz açıktır. Bireylerin yalnızca sonuçlarıyla değil, gösterdikleri çaba ve gelişim süreçleriyle de değer gördüğü bir anlayış, daha sağlıklı bireylerin yetişmesine katkı sağlayacaktır.

***

Sonuç olarak, mükemmeliyetçilik doğru sınırlar içinde kaldığında motive edici olabilir; ancak bireyin kendisiyle kurduğu ilişkiyi zedelediğinde psikolojik bir risk faktörüne dönüşür. Ruh sağlığını korumanın yolu, kusursuz olmaya çalışmaktan değil, insan olmayı kabul etmekten geçer.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.