Nihal KARA
Köşe Yazarı
Nihal KARA
 

GEÇMİŞTEN BUGÜNE

Yıllar önce komşumuza gittiğim zaman normal olarak gördüğüm bir şey vardı. Yeni aldığı mobilya ve halıların üstünde bir örtü vardı. Yeni aldığı için titizlendiğini düşünmüştüm. Ama yıllar geçti hala koltuğun ve halının kendi rengini ve desenini bilmiyorum. Ve artık bu durumun titizlikle alakası olmadığını farkındayım. *** Koltuk takımı ve halı aldıktan sonra neden koruyucu adı altında örtü örterek bütün görüntüsünü kaybettiriyoruz. Hatırlıyorum da çocukken, annemde hep koltuklara örtü koyardı. Ve misafir gelince örtüler kaldırılırdı. Dikkat edin sadece misafir gelince kaldırılırdı. *** Peki neden? Başkaları bizden daha mı çok hak ediyor rengini desenini beğenerek aldığımız koltuğa görerek oturmayı. Biz neden beyaz bir örtüye bakıyorduk? Yıllar geçti… Ailecek bir sürü zorlu süreçten geçtik. Şimdi ise annem, ne örtü koyuyor ne de fazlalık eşya tutuyor. Her zorlukta biraz daha insanlardan uzaklaşarak kendimize döndük. Kendimize biçtiğimiz değer yargıları yıllar içinde yaşanan olaylarla değişime uğruyor. *** Salon ve oturma odası ayrı ise, salonun kapısı hep misafirlere açılırdı. Evde oturan bireyler, misafir gelmedikçe salona giremezlerdi. Sadece düğüne giderken makyaj yapılıp, bakıma önem verilirdi. Ne evimizi, ne eşyalarımızı, ne de kendimizi kabul edememişiz yıllarca. Ve hala bu şekilde devam eden insanlar var. Ama ilginç olan durum, kapanan salon kapısı hemen hemen herkeste kapalıydı. Ben birine özel kapımı açıyorsam, oda bana özel açıyordu. *** Düşünüyorum da, bakımımızı düzenli yapsaydık da düğüne sadece allık sürmek kalsaydı. Eşyalarımızı sadece kendimiz bakarak görerek eskitseydik de, yenisini alarak yeniliğe de açık olsaydık. Kısacası kendimiz için yaşasaydık, şimdi bu Ülke bu durumda olur muydu acaba? Ne alaka demeyin! Ülkemizin şu an kriz yaşamasının en büyük sebebi bizleriz. Koyun misali davranışların sonuçlarını yaşıyor, bedellerini ödüyoruz. *** İnsan kendi adına yaşadığı zaman, daha farkındalıklı oluyor. İşte bu yüzden bazı şeyler daha önceden fark edilip önlem alınabilir miydi? Bakın ben siyaset yapmıyorum. Ben şu an beğenmediğimiz her durumu kendi ellerimizle yaptık diyorum. Kişiye değil, geneli eleştiriyorum. Kimse için bu bundan daha zeki, bu bundan daha aptal diyemem. Çünkü hepsi halkın yani bizim içimizden çıktı. O yüzden bizler kendimize dönüp bakmalıyız. *** Ülkemin her karışını seviyorum. İnsanlarını da seviyorum. Bizler genelimiz iyi insanlardan oluşuyoruz. Ve bu iyilik bulaşıcı olarak yayılıp gidiyor. Keşke değişim ve farkındalıkta iyilik gibi yayılıp çoğalsa da, bende çocuğumu dilediğim gibi zorunlu korkarak koyduğum sınırlamalar olmadan yetiştirip, ona güzel bir ülke bırakabilsem. Vesselam.
Ekleme Tarihi: 31 Aralık 2022 - Cumartesi
Nihal KARA

GEÇMİŞTEN BUGÜNE

Yıllar önce komşumuza gittiğim zaman normal olarak gördüğüm bir şey vardı. Yeni aldığı mobilya ve halıların üstünde bir örtü vardı. Yeni aldığı için titizlendiğini düşünmüştüm. Ama yıllar geçti hala koltuğun ve halının kendi rengini ve desenini bilmiyorum. Ve artık bu durumun titizlikle alakası olmadığını farkındayım.

***

Koltuk takımı ve halı aldıktan sonra neden koruyucu adı altında örtü örterek bütün görüntüsünü kaybettiriyoruz. Hatırlıyorum da çocukken, annemde hep koltuklara örtü koyardı. Ve misafir gelince örtüler kaldırılırdı. Dikkat edin sadece misafir gelince kaldırılırdı.

***

Peki neden? Başkaları bizden daha mı çok hak ediyor rengini desenini beğenerek aldığımız koltuğa görerek oturmayı. Biz neden beyaz bir örtüye bakıyorduk? Yıllar geçti… Ailecek bir sürü zorlu süreçten geçtik. Şimdi ise annem, ne örtü koyuyor ne de fazlalık eşya tutuyor. Her zorlukta biraz daha insanlardan uzaklaşarak kendimize döndük. Kendimize biçtiğimiz değer yargıları yıllar içinde yaşanan olaylarla değişime uğruyor.

***

Salon ve oturma odası ayrı ise, salonun kapısı hep misafirlere açılırdı. Evde oturan bireyler, misafir gelmedikçe salona giremezlerdi. Sadece düğüne giderken makyaj yapılıp, bakıma önem verilirdi. Ne evimizi, ne eşyalarımızı, ne de kendimizi kabul edememişiz yıllarca. Ve hala bu şekilde devam eden insanlar var. Ama ilginç olan durum, kapanan salon kapısı hemen hemen herkeste kapalıydı. Ben birine özel kapımı açıyorsam, oda bana özel açıyordu.

***

Düşünüyorum da, bakımımızı düzenli yapsaydık da düğüne sadece allık sürmek kalsaydı. Eşyalarımızı sadece kendimiz bakarak görerek eskitseydik de, yenisini alarak yeniliğe de açık olsaydık. Kısacası kendimiz için yaşasaydık, şimdi bu Ülke bu durumda olur muydu acaba? Ne alaka demeyin! Ülkemizin şu an kriz yaşamasının en büyük sebebi bizleriz. Koyun misali davranışların sonuçlarını yaşıyor, bedellerini ödüyoruz.

***

İnsan kendi adına yaşadığı zaman, daha farkındalıklı oluyor. İşte bu yüzden bazı şeyler daha önceden fark edilip önlem alınabilir miydi? Bakın ben siyaset yapmıyorum. Ben şu an beğenmediğimiz her durumu kendi ellerimizle yaptık diyorum. Kişiye değil, geneli eleştiriyorum. Kimse için bu bundan daha zeki, bu bundan daha aptal diyemem. Çünkü hepsi halkın yani bizim içimizden çıktı. O yüzden bizler kendimize dönüp bakmalıyız.

***

Ülkemin her karışını seviyorum. İnsanlarını da seviyorum. Bizler genelimiz iyi insanlardan oluşuyoruz. Ve bu iyilik bulaşıcı olarak yayılıp gidiyor. Keşke değişim ve farkındalıkta iyilik gibi yayılıp çoğalsa da, bende çocuğumu dilediğim gibi zorunlu korkarak koyduğum sınırlamalar olmadan yetiştirip, ona güzel bir ülke bırakabilsem. Vesselam.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.