Değerli okurlar, bugün pek çoğumuzun "Bahar yorgunluğudur" ya da "Bu aralar çok çalıştım" diyerek geçiştirdiği, ancak yaşam kalitemizi derinden etkileyen sessiz bir sorunu masaya yatıralım istedim: Demir eksikliği ve kansızlık.
Vücudumuzun kusursuz işleyişi için küçük ama hayati bir kahramana ihtiyacı var; o da demir. Demir, kanımızda oksijen taşıyan hemoglobinin temel taşıdır. Yani nefes alıp verdiğimizde o oksijenin hücrelerimize, beynimize, kaslarımıza ulaşmasını sağlayan asıl lojistik sorumlusudur.
BELİRTİLERİ HAFİFE ALMAYIN
Eğer sabahları yataktan kalkmakta zorlanıyorsanız, merdiven çıkarken nefesiniz kesiliyorsa veya aynaya baktığınızda cildinizin solgunluğu dikkatinizi çekiyorsa, vücudunuz size bir şeyler anlatmaya çalışıyor olabilir.
Unutmayın: Halsizlik, çabuk yorulma, baş dönmesi ve çarpıntı sadece yorgunluk belirtisi değil, bir kansızlık (anemi) habercisi de olabilir.
NEDEN EKSİLİYOR BU DEMİR?
Demir eksikliği durup dururken kapımızı çalmaz. Genellikle şu üç temel sebeple karşılaşırız:
- Yetersiz Beslenme: Vücudun ihtiyacı olan demiri dışarıdan almamak.
- Kayıplar: Aşırı kan kaybı (adet dönemleri veya sindirim sistemi sorunları gibi).
- Özel Dönemler: Hamilelik gibi vücudun iki kişilik demir talep ettiği zamanlar.
MUTFAĞIMIZDAKİ ÇÖZÜM: DOĞRU BESLENME
Peki, ne yapmalı? İlacın en doğalı sofrada başlar. Kırmızı et, tavuk ve balık demirin en kolay emilen hali olan "heme demir" içerir. Bitkisel kaynaklardan ise baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler ve tam tahıllar imdadımıza yetişir.
Küçük Bir İpucu: Bitkisel kaynaklı demirin vücutta daha iyi emilmesi için yanına mutlaka C vitamini ekleyin. Yani fasulyenin yanına bol limonlu bir salata, demir emilimini kat kat artıracaktır.
SON SÖZ: ÖNCE TEDBİR, SONRA TEDAVİ
Kendi kendinize teşhis koyup gelişigüzel takviye kullanmak yerine, mutlaka bir uzmana danışarak kan değerlerinize baktırın. Sağlıklı bir yaşamın anahtarı, dengeli beslenmek ve vücudumuzu dinlemekten geçer. Demir gibi sağlam, sağlıklı ve enerji dolu günler dilerim!