Seden Ün
Köşe Yazarı
Seden Ün
 

VEJETARYENLİK NEDİR? BESLENME AÇISINDAN ZARARLI MIDIR?

Coğrafya, dini inançlar, örf ve adetler, gelenekler, insanın çevresine ve doğa bakış açısı gibi etkenler insanların beslenme alışkanlıklarının gelişmesinde oldukça etkilidir. Vejetaryen beslenme de çok eski tarihlere dayanan beslenme şekillerinden biridir. *** Vejetaryen kelimesi sağlıklı, canlı ve yaşam dolu anlamına gelen Latince kökenli bir kelime olan ‘vegetus’ kelimesinden gelmektedir. Vejetaryen beslenme tarzı, balık, tavuk ve kırmızı etin tüketilmediği, süt ve süt ürünleri ile yumurtanın ise tercihe bağlı tüketildiği bir beslenme şeklidir. Ana hatlarıyla et tüketimini yasaklaması ve beslenmede, baklagiller, tahıl, sebze ve meyve gibi besinlere yer vermesiyle bilinmektedir. Fakat vejetaryen beslenme türleri de kendi içinde çeşitlilik göstermektedir. Bunları birkaç genel başlık altında kısa kısa tanımlayacak olursak; Lakto-ovo vejetaryenlik; tüm süt ve süt ürünleri ile yumurta, bal gibi hayvansal gıdalarında tüketilmesine izin verilip her türlü ete yer verilmeyen türdür. Lakto Vejetaryenlik; yumurtanın da yasaklandığı sadece süt ve süt ürünleri ile bitkisel kaynakların kullanıldığı bir başka vejetaryenlik türüdür.   Veganlık (katı vejetaryanlık); hiçbir hayvansal gıda tüketmemenin yanı sıra hayvanlardan elde edilen yan ürünleri de tüketmeyen, yalnızca bitkisel kaynaklı beslenme şeklidir. Bu türleri Pesko Vejetaryenlik, Semi Vejetaryenlik, Polo Vejetaryenlik gibi çeşitlendirmek mümkün ancak burada önemli olan hayat boyu belirli bir besini çıkarmanın yaratabileceği vitamin ve mineral eksikliklerini takip edebilmek ve yerine koyabilmektir. Diyet ne kadar kısıtlı olursa yeterlilik sağlamak bir o kadar zor olur. *** İlk olarak hayvansal protein eksikliğini sağlamak adına bitkisel protein olarak bildiğimiz kurubaklagiller vejetaryen beslenmenin temel taşlarından birini oluşturmaktadır. İkinci olarak akla gelen süt ve süt ürünlerini kestiğimiz durumlarda kalsiyum olmaktadır. *** Kemiklerin gelişmesi ve korunması için olmazsa olmaz olan kalsiyumu bu diyetlerde bol miktarda alınan koyu yeşil yapraklı sebzeler, pazı, brokoli, kalsiyum ile zenginleştirilmiş tofu, baklagiller, kuru incir, ay çekirdeği, badem, chia tohumu gibi besinlerle dengeleyebiliriz. Ancak ihtiyacı karşılayabilmek için alınması gereken porsiyon miktarları yüksektir. Örneğin 1 kupa inek sütündeki kalsiyum bir kupa bademdeki kalsiyum ile eşdeğerdir. Bu nedenle porsiyon kontrolünü ayarlamak oldukça önemlidir. Bir diğer önemli nokta sadece hayvansal kaynaklarda bulunan Bvitaminidir. Bu vitamini özellikle katı vejetaryen olan bireylerin mutlaka dışardan takviye olarak alması gerekmektedir. *** Demir eksikliğine karşı tedbir için ise baklagiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru meyveler, kabak çekirdeği, soya fasulyesi gibi besinlere diyette yer verilebilir. *** Çinko da yine Bvitaminine benzer ağırlıkla hayvansal kaynaklı besinlerde bulunduğu için diyetin buğday tohumu, tofu, kaju, badem gibi yağlı tohumlar, Ayçiçek, keten, haşhaş gibi tohumlar ya da çinkodan zenginleştirilmiş tahıllar ile desteklenmesi gerekmektedir. *** Özetle bir ya da birkaç besinden fakir diyetler kontrolsüz yapıldığında makro besinlerin (protein, yağ, karbonhidrat), vitamin ve mineralin eksikliğinin görülmesi kaçınılmazdır. Özellikle gebe ya da emziren kadınlar, bebekler, çocuklar ya da adölesanlar gibi özel beslenmeye sahip grupların bu tarz diyetleri mutlaka uzman kontrolünde yapması oldukça önemlidir.
Ekleme Tarihi: 02 Kasım 2022 - Çarşamba
Seden Ün

VEJETARYENLİK NEDİR? BESLENME AÇISINDAN ZARARLI MIDIR?

Coğrafya, dini inançlar, örf ve adetler, gelenekler, insanın çevresine ve doğa bakış açısı gibi etkenler insanların beslenme alışkanlıklarının gelişmesinde oldukça etkilidir. Vejetaryen beslenme de çok eski tarihlere dayanan beslenme şekillerinden biridir.

***

Vejetaryen kelimesi sağlıklı, canlı ve yaşam dolu anlamına gelen Latince kökenli bir kelime olan ‘vegetus’ kelimesinden gelmektedir. Vejetaryen beslenme tarzı, balık, tavuk ve kırmızı etin tüketilmediği, süt ve süt ürünleri ile yumurtanın ise tercihe bağlı tüketildiği bir beslenme şeklidir. Ana hatlarıyla et tüketimini yasaklaması ve beslenmede, baklagiller, tahıl, sebze ve meyve gibi besinlere yer vermesiyle bilinmektedir. Fakat vejetaryen beslenme türleri de kendi içinde çeşitlilik göstermektedir. Bunları birkaç genel başlık altında kısa kısa tanımlayacak olursak;

Lakto-ovo vejetaryenlik; tüm süt ve süt ürünleri ile yumurta, bal gibi hayvansal gıdalarında tüketilmesine izin verilip her türlü ete yer verilmeyen türdür.

Lakto Vejetaryenlik; yumurtanın da yasaklandığı sadece süt ve süt ürünleri ile bitkisel kaynakların kullanıldığı bir başka vejetaryenlik türüdür.  

Veganlık (katı vejetaryanlık); hiçbir hayvansal gıda tüketmemenin yanı sıra hayvanlardan elde edilen yan ürünleri de tüketmeyen, yalnızca bitkisel kaynaklı beslenme şeklidir.

Bu türleri Pesko Vejetaryenlik, Semi Vejetaryenlik, Polo Vejetaryenlik gibi çeşitlendirmek mümkün ancak burada önemli olan hayat boyu belirli bir besini çıkarmanın yaratabileceği vitamin ve mineral eksikliklerini takip edebilmek ve yerine koyabilmektir. Diyet ne kadar kısıtlı olursa yeterlilik sağlamak bir o kadar zor olur.

***

İlk olarak hayvansal protein eksikliğini sağlamak adına bitkisel protein olarak bildiğimiz kurubaklagiller vejetaryen beslenmenin temel taşlarından birini oluşturmaktadır. İkinci olarak akla gelen süt ve süt ürünlerini kestiğimiz durumlarda kalsiyum olmaktadır.

***

Kemiklerin gelişmesi ve korunması için olmazsa olmaz olan kalsiyumu bu diyetlerde bol miktarda alınan koyu yeşil yapraklı sebzeler, pazı, brokoli, kalsiyum ile zenginleştirilmiş tofu, baklagiller, kuru incir, ay çekirdeği, badem, chia tohumu gibi besinlerle dengeleyebiliriz. Ancak ihtiyacı karşılayabilmek için alınması gereken porsiyon miktarları yüksektir. Örneğin 1 kupa inek sütündeki kalsiyum bir kupa bademdeki kalsiyum ile eşdeğerdir. Bu nedenle porsiyon kontrolünü ayarlamak oldukça önemlidir. Bir diğer önemli nokta sadece hayvansal kaynaklarda bulunan Bvitaminidir. Bu vitamini özellikle katı vejetaryen olan bireylerin mutlaka dışardan takviye olarak alması gerekmektedir.

***

Demir eksikliğine karşı tedbir için ise baklagiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru meyveler, kabak çekirdeği, soya fasulyesi gibi besinlere diyette yer verilebilir.

***

Çinko da yine Bvitaminine benzer ağırlıkla hayvansal kaynaklı besinlerde bulunduğu için diyetin buğday tohumu, tofu, kaju, badem gibi yağlı tohumlar, Ayçiçek, keten, haşhaş gibi tohumlar ya da çinkodan zenginleştirilmiş tahıllar ile desteklenmesi gerekmektedir.

***

Özetle bir ya da birkaç besinden fakir diyetler kontrolsüz yapıldığında makro besinlerin (protein, yağ, karbonhidrat), vitamin ve mineralin eksikliğinin görülmesi kaçınılmazdır. Özellikle gebe ya da emziren kadınlar, bebekler, çocuklar ya da adölesanlar gibi özel beslenmeye sahip grupların bu tarz diyetleri mutlaka uzman kontrolünde yapması oldukça önemlidir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.