FON KANUNU'NA İTİRAZ! BAKIRLIOĞLU'NDAN DİKKAT ÇEKEN SÖZLER

SİYASET 22.10.2026 - 13:51, Güncelleme: 22.10.2026 - 13:59
 

FON KANUNU'NA İTİRAZ! BAKIRLIOĞLU'NDAN DİKKAT ÇEKEN SÖZLER

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi ve YENİ Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen ve kamuoyunda "Fon Kanunu" olarak bilinen düzenlemenin 4’üncü maddesine tepki gösterdi. Yatırımcılara yapılacak ödemelerin kanun teklifinde güvence altına alınmadığını savunan Bakırlıoğlu, yüksek kazanç elde eden kişi ve şirketlere yönelik “isteğe bağlı iade” uygulamasını da eleştirdi.
TBMM Genel Kurulu’nda düzenlemenin 4’üncü maddesi üzerine konuşan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, YENİ Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, yüz binlerce yatırımcının en çok merak ettiği sorunun ne kadar ve ne zaman ödeme alacakları olduğunu belirtti.  “KANUNDA BÖYLE BİR GARANTİ YOK!” Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın kanun teklifi yasalaştığında ekim ayında 1 milyon liraya kadar anapara ödemesi yapılmasının öngörüldüğünü açıkladığını hatırlatan Bakırlıoğlu, iktidarın verdiği sözlerle teklifin içeriğinin örtüşmediğini savundu. Bakırlıoğlu şöyle konuştu: “Cumhurbaşkanı Yardımcısı çıktı, ‘Ekim ayında 1 milyon liraya kadar anapara ödemesi yapacağız’ dedi. Teklifi getirenler de aynı şeyi söylüyor. 600 bin, 700 bin, 800 bin, 900 bin lirası olan vatandaş doğal olarak parasını geri alacağını düşünüyor. Ama kanun teklifinde böyle bir ödeme garantisi yok! İnsanlara paralarını alacaklarını söylüyorsunuz, sonra da ödeme miktarını fonda kalan varlıklara bağlıyorsunuz. Bu, yüz binlerce mağdura verilen sözün karşılığının kanunda bulunmamasıdır.” “VATANDAŞIN ELİNE 200 BİN LİRA BİLE GEÇMEYEBİLİR!” Kanun teklifindeki ödeme sistemini anlatan Bakırlıoğlu, öncelikle yatırımcıların fona yatırdıkları ve fondan çektikleri paralar arasındaki farkın hesaplanacağını, ardından mevcut kaynaklar ölçüsünde ara ödeme yapılacağını söyledi. Ödemelerin fonda kalan varlıklara, el konulan mal varlıklarına ve isteğe bağlı iade hesabında toplanacak kaynaklara bağlı olduğunu belirten Bakırlıoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Vatandaş 1 milyon lira yatırmış, belki eline 200 bin, 300 bin lira geçecek, belki o da geçmeyecek. Peki, geri kalan para ne olacak? Ne zaman ödenecek? Belli değil! Evini satıp parasını yatıran var, arabasının parasını yatıran var, yıllarca çalışıp biriktirdiği alın terini bu fonlara yatıran var. İnsanlar şimdi devletten bir cevap bekliyor. Ama Sayın Mehmet Şimşek'in açıklamalarına bakıyoruz, ‘Fondaki kaynağın durumuna göre, elverdiğince’ diyor. Yani vatandaşa verilen cevap şu: Çok büyük ihtimalle, bir ihtimal! Bu mudur sizin yüz binlerce mağdura sunduğunuz çözüm? Vatandaşın parasını koruyamayanlar, şimdi de o paranın ne kadarını geri vereceklerini söyleyemiyor!” “HIRSIZLIK YAPILDIYSA CEZASI NEREDE?” Bakırlıoğlu’nun konuşmasındaki en sert eleştirilerden biri de düzenlemede yer alan “isteğe bağlı iade” uygulamasına yönelik oldu. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, yüksek kazanç elde eden şirket ve kişilerin gönüllü iadeye davet edileceği, iade yapılmaması durumunda hukuki süreç işletileceği yönündeki açıklamalarını hatırlatan Bakırlıoğlu, uygulamanın hukuk devleti ilkeleri bakımından ciddi soru işaretleri yarattığını söyledi. Bakırlıoğlu, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107’nci maddesine dikkat çekerek şöyle devam etti: “Sayın Şimşek diyor ki 10 milyon liranın üzerinde net getirisi olan birkaç yüz şirket var. Bunlar davet edilecekmiş, gönüllü olarak paralarını iade ederlerse sorun yokmuş, etmezlerse hukuki süreç başlayacakmış. Şimdi soruyorum: Bu şirketler suçlu mu, değil mi? Eğer manipülasyona iştirak etmişlerse suçludurlar. Kanun ortada! Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107’nci maddesinde etkin pişmanlık için sağlanan menfaatin iki katı tutarında ödeme öngörülüyor. Siz ne yapıyorsunuz? ‘Parayı gönüllü olarak getirirsen hukuki süreç başlatmam’ diyorsunuz. Bize bu kanun teklifinde af olmadığını söylediniz. İşte size bal gibi af! Bunun adı nedir biliyor musunuz? ‘Çalınan paraları şuraya koyun kardeşim, ben size bakmayacağım’ demektir. Peki, bu insanlar suçlu değilse neden kazandıkları parayı gönüllü olarak geri versinler? Suçlularsa neden mevcut kanun hükümleri uygulanmıyor?” “MİLYARLARI KAZANANLARA GÖNÜLLÜ İADE” Düzenlemenin mağdurların zararlarını karşılamak konusunda açık ve bağlayıcı bir güvence sunmadığını savunan Bakırlıoğlu, iktidarın önceliğinin yatırımcıların haklarını korumak olması gerektiğini vurguladı. Bakırlıoğlu’nun açıklamaları, fon krizinin iki temel tartışmasını yeniden gündeme taşıdı: Yüz binlerce mağdurun parasının ne kadarının geri ödeneceği ve yüksek kazanç elde eden kişi ve şirketlere yönelik nasıl bir hukuki süreç işletileceği. Bakırlıoğlu, iktidarın ödeme vaatleriyle teklifin hükümleri arasındaki farkın açıklığa kavuşturulmasını isterken, Mehmet Şimşek’e yönelttiği 8 milyar liralık sorunun da yanıtlanmasını talep etti.  Editör: AHMET İLHAN SAĞLAM
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi ve YENİ Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen ve kamuoyunda "Fon Kanunu" olarak bilinen düzenlemenin 4’üncü maddesine tepki gösterdi. Yatırımcılara yapılacak ödemelerin kanun teklifinde güvence altına alınmadığını savunan Bakırlıoğlu, yüksek kazanç elde eden kişi ve şirketlere yönelik “isteğe bağlı iade” uygulamasını da eleştirdi.

TBMM Genel Kurulu’nda düzenlemenin 4’üncü maddesi üzerine konuşan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, YENİ Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, yüz binlerce yatırımcının en çok merak ettiği sorunun ne kadar ve ne zaman ödeme alacakları olduğunu belirtti. 

“KANUNDA BÖYLE BİR GARANTİ YOK!”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın kanun teklifi yasalaştığında ekim ayında 1 milyon liraya kadar anapara ödemesi yapılmasının öngörüldüğünü açıkladığını hatırlatan Bakırlıoğlu, iktidarın verdiği sözlerle teklifin içeriğinin örtüşmediğini savundu. Bakırlıoğlu şöyle konuştu: “Cumhurbaşkanı Yardımcısı çıktı, ‘Ekim ayında 1 milyon liraya kadar anapara ödemesi yapacağız’ dedi. Teklifi getirenler de aynı şeyi söylüyor. 600 bin, 700 bin, 800 bin, 900 bin lirası olan vatandaş doğal olarak parasını geri alacağını düşünüyor. Ama kanun teklifinde böyle bir ödeme garantisi yok! İnsanlara paralarını alacaklarını söylüyorsunuz, sonra da ödeme miktarını fonda kalan varlıklara bağlıyorsunuz. Bu, yüz binlerce mağdura verilen sözün karşılığının kanunda bulunmamasıdır.”

“VATANDAŞIN ELİNE 200 BİN LİRA BİLE GEÇMEYEBİLİR!”

Kanun teklifindeki ödeme sistemini anlatan Bakırlıoğlu, öncelikle yatırımcıların fona yatırdıkları ve fondan çektikleri paralar arasındaki farkın hesaplanacağını, ardından mevcut kaynaklar ölçüsünde ara ödeme yapılacağını söyledi. Ödemelerin fonda kalan varlıklara, el konulan mal varlıklarına ve isteğe bağlı iade hesabında toplanacak kaynaklara bağlı olduğunu belirten Bakırlıoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Vatandaş 1 milyon lira yatırmış, belki eline 200 bin, 300 bin lira geçecek, belki o da geçmeyecek. Peki, geri kalan para ne olacak? Ne zaman ödenecek? Belli değil! Evini satıp parasını yatıran var, arabasının parasını yatıran var, yıllarca çalışıp biriktirdiği alın terini bu fonlara yatıran var. İnsanlar şimdi devletten bir cevap bekliyor. Ama Sayın Mehmet Şimşek'in açıklamalarına bakıyoruz, ‘Fondaki kaynağın durumuna göre, elverdiğince’ diyor. Yani vatandaşa verilen cevap şu: Çok büyük ihtimalle, bir ihtimal! Bu mudur sizin yüz binlerce mağdura sunduğunuz çözüm? Vatandaşın parasını koruyamayanlar, şimdi de o paranın ne kadarını geri vereceklerini söyleyemiyor!”

“HIRSIZLIK YAPILDIYSA CEZASI NEREDE?”

Bakırlıoğlu’nun konuşmasındaki en sert eleştirilerden biri de düzenlemede yer alan “isteğe bağlı iade” uygulamasına yönelik oldu. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, yüksek kazanç elde eden şirket ve kişilerin gönüllü iadeye davet edileceği, iade yapılmaması durumunda hukuki süreç işletileceği yönündeki açıklamalarını hatırlatan Bakırlıoğlu, uygulamanın hukuk devleti ilkeleri bakımından ciddi soru işaretleri yarattığını söyledi. Bakırlıoğlu, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107’nci maddesine dikkat çekerek şöyle devam etti: “Sayın Şimşek diyor ki 10 milyon liranın üzerinde net getirisi olan birkaç yüz şirket var. Bunlar davet edilecekmiş, gönüllü olarak paralarını iade ederlerse sorun yokmuş, etmezlerse hukuki süreç başlayacakmış. Şimdi soruyorum: Bu şirketler suçlu mu, değil mi? Eğer manipülasyona iştirak etmişlerse suçludurlar. Kanun ortada! Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107’nci maddesinde etkin pişmanlık için sağlanan menfaatin iki katı tutarında ödeme öngörülüyor. Siz ne yapıyorsunuz? ‘Parayı gönüllü olarak getirirsen hukuki süreç başlatmam’ diyorsunuz. Bize bu kanun teklifinde af olmadığını söylediniz. İşte size bal gibi af! Bunun adı nedir biliyor musunuz? ‘Çalınan paraları şuraya koyun kardeşim, ben size bakmayacağım’ demektir. Peki, bu insanlar suçlu değilse neden kazandıkları parayı gönüllü olarak geri versinler? Suçlularsa neden mevcut kanun hükümleri uygulanmıyor?”

“MİLYARLARI KAZANANLARA GÖNÜLLÜ İADE”

Düzenlemenin mağdurların zararlarını karşılamak konusunda açık ve bağlayıcı bir güvence sunmadığını savunan Bakırlıoğlu, iktidarın önceliğinin yatırımcıların haklarını korumak olması gerektiğini vurguladı. Bakırlıoğlu’nun açıklamaları, fon krizinin iki temel tartışmasını yeniden gündeme taşıdı: Yüz binlerce mağdurun parasının ne kadarının geri ödeneceği ve yüksek kazanç elde eden kişi ve şirketlere yönelik nasıl bir hukuki süreç işletileceği. Bakırlıoğlu, iktidarın ödeme vaatleriyle teklifin hükümleri arasındaki farkın açıklığa kavuşturulmasını isterken, Mehmet Şimşek’e yönelttiği 8 milyar liralık sorunun da yanıtlanmasını talep etti. 

Editör: AHMET İLHAN SAĞLAM

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.