Bülent Orakoğlu
Köşe Yazarı
Bülent Orakoğlu
 

ACABA SINIF GEÇEBİLECEK MİYİZ?

Demokrasinin 'ikinci sınıf' ya da 'az gelişmiş ülke modeli', 'biz bize benzeriz tarzı' olabilir mi? Olmaz. Olmadığı içindir ki, ikinci sınıf bir demokrasi her toplumu hayal kırkılığına uğratmaya, kısa süre de rayından çıkmaya, ülkeyi de sık sık 'kurtarılacak' bir duruma düşürmeye mahkum eder. Bugün ülkemizin siyasal geçmişi bu durumun bir canlı örneğidir. Anlayışlarda, yaklaşımlarda, kurallarla demokrasiyi gerçekleştirmek kolay iş değildir diye düşünüyorum. Fakat ikinci sınıf demokrasiyle güvenlikli ve kalıcı bir düzeye ulaşmak, kolay olmaması şöyle dursun, mümkün de değildir. Hele hele başka olumsuzluklar da varsa, ikinci sınıf demokrasinin sonucu ancak sürekli ve yozlaştırıcı gerilimler ve düşmanlıklar getirdiğini görüyoruz. Demokrasi ancak bütün anlayışları ve kuralları ile gerçekleşirse başarılı olabilir. Bugün bizim gibi hem demokrasiden uzak kalınca, hasretine düşüp onsuz yapamayan, hem de demokrasinin ancak ikici sınıfını gerçekleştiren ülkelerin işleri epey hayli zor olsa gerek. Düşüncenin cezaevine konduğu, demokrasilerde suç olmayan davranış, eleştiri ve toplantı özgürlüklerinin suça dönüştürüldüğü, Basına ve sanata umacı diye bakıldığı, Sanat eserlerinin yakılıp yok edildiği bir ülke de yaşıyorsak, demokrasiden bahsedebilir miyiz? Demokrasi ulusal özelliklerden çok, evrensel nitelikleri ağır basan bir modeldir. Demokrasi, eğer demokrasi olacaksa, toplumlarda geçerlilik taşıması gereken evrensel doğruları, ilkeleri olmalıdır. Bizim özelliğimiz ayrı diye çoğu kez başka hesaplara dayalı bir gerekçeyle bu temel ilkeler reddedilmişse, ortaya ancak ikinci sınıf demokrasi çıkar. Bu tür demokrasilerdeki toplumlarda, beklenmedik bunalımlar ortaya çıkarmaktadır. Bu gün son yıllarda işbaşına gelen hükümetler, malum LİBERAL EKONOMİ uygulamasının iddiası ile işbaşına gelmekteler. Liberal ekonomi, iki farklı siyasal ortamda uygulandığını bilmeliyiz. Ya Batı Avrupa’nın uyguladığı çoğulcu ve bizim anladığımız tanımımızla ‘birinci sınıf’ demokrasi ortamın da, ya da Doğu ülkelerinde uygulanan ‘Diktatörlük’ ortamında… Bir üçüncü yol, asla ve asla yoktur. Ülkemizin ekonomisi eğer gelişmiş bir demokrasinin eşliğinde gerçekleşecekse, o zaman yepyeni cumhuriyetimizin ilkelerine bağlı kalmakla, hukuk anlayışımızı daha adil bir düzene sokmamız gerekmektedir. Bu gün ülkemizin gidişatı; “Türkiye uçuyor”, “Ekonomimiz şahlandı” masalları ile uyutulan bir toplum haline getirildik. Toplumumuz, ekonomide, düşünce özgürlüğünde, sanat yaşamında, gösteri ve yürüyüş biçiminde her gün geriye gitmekte demokratik yaşamdan uzaklaştırılmaktadır. Suskun bir toplum olma yolunda epeyce yol alınmış duruma getirilmektedir. Ekonomik sebeplerle her gün intihar eden edene. Demokrasi içinde, demokratik bir düzende yaşayacaksak, Halkımızın dediği gibi; Ördeğime kaz dediler ama bu ördek kaz bile olamadı. Her türlü kötülüğün anası, yoksulluğun yarattığı çaresizlikten geçmektedir. İşte demokrasi dediğimiz olgu güzelliklerin ta kendisidir. Esen kalınız efendim.
Ekleme Tarihi: 02 Mart 2020 - Pazartesi
Bülent Orakoğlu

ACABA SINIF GEÇEBİLECEK MİYİZ?

Demokrasinin 'ikinci sınıf' ya da 'az gelişmiş ülke modeli', 'biz bize benzeriz tarzı' olabilir mi? Olmaz.

Olmadığı içindir ki, ikinci sınıf bir demokrasi her toplumu hayal kırkılığına uğratmaya, kısa süre de rayından çıkmaya, ülkeyi de sık sık 'kurtarılacak' bir duruma düşürmeye mahkum eder.

Bugün ülkemizin siyasal geçmişi bu durumun bir canlı örneğidir.

Anlayışlarda, yaklaşımlarda, kurallarla demokrasiyi gerçekleştirmek kolay iş değildir diye düşünüyorum.

Fakat ikinci sınıf demokrasiyle güvenlikli ve kalıcı bir düzeye ulaşmak, kolay olmaması şöyle dursun, mümkün de değildir.

Hele hele başka olumsuzluklar da varsa, ikinci sınıf demokrasinin sonucu ancak sürekli ve yozlaştırıcı gerilimler ve düşmanlıklar getirdiğini görüyoruz.

Demokrasi ancak bütün anlayışları ve kuralları ile gerçekleşirse başarılı olabilir.

Bugün bizim gibi hem demokrasiden uzak kalınca, hasretine düşüp onsuz yapamayan, hem de demokrasinin ancak ikici sınıfını gerçekleştiren ülkelerin işleri epey hayli zor olsa gerek.

Düşüncenin cezaevine konduğu, demokrasilerde suç olmayan davranış, eleştiri ve toplantı özgürlüklerinin suça dönüştürüldüğü,

Basına ve sanata umacı diye bakıldığı,

Sanat eserlerinin yakılıp yok edildiği bir ülke de yaşıyorsak, demokrasiden bahsedebilir miyiz?

Demokrasi ulusal özelliklerden çok, evrensel nitelikleri ağır basan bir modeldir.

Demokrasi, eğer demokrasi olacaksa, toplumlarda geçerlilik taşıması gereken evrensel doğruları, ilkeleri olmalıdır.

Bizim özelliğimiz ayrı diye çoğu kez başka hesaplara dayalı bir gerekçeyle bu temel ilkeler reddedilmişse, ortaya ancak ikinci sınıf demokrasi çıkar.

Bu tür demokrasilerdeki toplumlarda, beklenmedik bunalımlar ortaya çıkarmaktadır.

Bu gün son yıllarda işbaşına gelen hükümetler, malum LİBERAL EKONOMİ uygulamasının iddiası ile işbaşına gelmekteler.

Liberal ekonomi, iki farklı siyasal ortamda uygulandığını bilmeliyiz.

Ya Batı Avrupa’nın uyguladığı çoğulcu ve bizim anladığımız tanımımızla ‘birinci sınıf’ demokrasi ortamın da, ya da Doğu ülkelerinde uygulanan ‘Diktatörlük’ ortamında…

Bir üçüncü yol, asla ve asla yoktur.

Ülkemizin ekonomisi eğer gelişmiş bir demokrasinin eşliğinde gerçekleşecekse, o zaman yepyeni cumhuriyetimizin ilkelerine bağlı kalmakla, hukuk anlayışımızı daha adil bir düzene sokmamız gerekmektedir.

Bu gün ülkemizin gidişatı;

“Türkiye uçuyor”, “Ekonomimiz şahlandı” masalları ile uyutulan bir toplum haline getirildik.

Toplumumuz, ekonomide, düşünce özgürlüğünde, sanat yaşamında, gösteri ve yürüyüş biçiminde her gün geriye gitmekte demokratik yaşamdan uzaklaştırılmaktadır.

Suskun bir toplum olma yolunda epeyce yol alınmış duruma getirilmektedir.

Ekonomik sebeplerle her gün intihar eden edene.

Demokrasi içinde, demokratik bir düzende yaşayacaksak,

Halkımızın dediği gibi;

Ördeğime kaz dediler ama bu ördek kaz bile olamadı.

Her türlü kötülüğün anası, yoksulluğun yarattığı çaresizlikten geçmektedir.

İşte demokrasi dediğimiz olgu güzelliklerin ta kendisidir.

Esen kalınız efendim.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.