Ayşe  Yıldız
Köşe Yazarı
Ayşe Yıldız
 

BEYİN YAKAN SORGULAMA

Mutluluk diye öğretilen şeyler gerçekte mutluluk mudur? Sevgi diye öğretilen şey gerçekte bir çıkar alışverişinden öte değilse bu sevgi midir? Seçim hakkı kimindir? Özgürlük nerededir? Yaşadığımız hayat kimlerin hayatıdır? Var olan kimliğimiz, bir edinilik sonucu mu oluştu? Seçimlerimizi kendi irademizle mi, yoksa edinilik bir kimlikle mi yapıyoruz? Ne kadar özgürüz, ne kadar gerçek irade sahihiyiz?  Bu, bize yüklenen edinilik kimliğin ne olduğunu anlamaya başladığımızda, uyanış devreye girer... Yaşadıklarımızla içimizdeki sesin uyumsuzluğu ve sürekli içsel bir kargaşa, huzursuzluk içinde yaptıklarımızı ve yaşadıklarımızı sorgulamaya başladığımızda bir uyanış başlar. Bu uyanış; arayışı da beraberinde getirir.  Yaşadığımız olumlu ya da olumsuz diye nitelendirdiğimiz her şeyde sebep sonuç ilişkisi kurmaya başladığımız vakit; her şeyin bizim için bir öğretici olduğunu fark ederiz. Aslında evrensel prensip olan dualite şartında, iyi ya da kötü diye bir şey yoktur. Bizler böyle isimlendiririz. Sadece öğretici olarak yaşananlar vardır... Her yaşamda olması gerektiği gibi.  ****  Bir Zen Ustası'nın söylediği gibi; "Sizin, size yapılmasını istemediğiniz hiçbir şeyi size kimse yapamaz; şayet yapılmışsa siz müsaade ettiğiniz içindir." O nedenle bir suçlu aramak yalnızca gideceğimiz yolu geciktirir. Arayışın insansa oluşturacağı en önemli fark, "Dönüştürme" fırsatı vermesidir. "Geçmişimizi silemeyiz, ancak dönüştürebiliriz." Bu da irade, akıl ve bilgiyle mümkün olabilecektir. Şayet yaptığımız hataları birer öğrenme unsuru olarak görmeyi başarabilirsek; işte o zaman uyanışın sonucundaki o, arayışın neticesindeki gerçek benliğe, kimliğe ulaşabiliriz… Sonuç; kimseye kızamayız. Çünkü herkes üstlendiği rolünü oynuyor. Ya kendi hayatında ya da başkalarının hayatında... Antiparantez; mutluluk bir ömür boyu mest olarak yaşamak demek değil. Mutluluk, çok uzun süren bir duygu da değil. Mutluluk anlıktır ama sonsuza kadar sürebilecek bir duyguymuş gibi algılanır. İşte bu yüzden insanlar aldanır ve bir ömür boyu süreceğini sandığı bu, anlık duygu uğruna hep bir çıkmazda oyalanır... Mutlu kalmanız dileklerimle... 
Ekleme Tarihi: 10 Haziran 2021 - Perşembe
Ayşe  Yıldız

BEYİN YAKAN SORGULAMA

Mutluluk diye öğretilen şeyler gerçekte mutluluk mudur? Sevgi diye öğretilen şey gerçekte bir çıkar alışverişinden öte değilse bu sevgi midir? Seçim hakkı kimindir? Özgürlük nerededir? Yaşadığımız hayat kimlerin hayatıdır? Var olan kimliğimiz, bir edinilik sonucu mu oluştu? Seçimlerimizi kendi irademizle mi, yoksa edinilik bir kimlikle mi yapıyoruz? Ne kadar özgürüz, ne kadar gerçek irade sahihiyiz? 

Bu, bize yüklenen edinilik kimliğin ne olduğunu anlamaya başladığımızda, uyanış devreye girer...

Yaşadıklarımızla içimizdeki sesin uyumsuzluğu ve sürekli içsel bir kargaşa, huzursuzluk içinde yaptıklarımızı ve yaşadıklarımızı sorgulamaya başladığımızda bir uyanış başlar.

Bu uyanış; arayışı da beraberinde getirir. 

Yaşadığımız olumlu ya da olumsuz diye nitelendirdiğimiz her şeyde sebep sonuç ilişkisi kurmaya başladığımız vakit; her şeyin bizim için bir öğretici olduğunu fark ederiz.

Aslında evrensel prensip olan dualite şartında, iyi ya da kötü diye bir şey yoktur. Bizler böyle isimlendiririz. Sadece öğretici olarak yaşananlar vardır... Her yaşamda olması gerektiği gibi. 

****

 Bir Zen Ustası'nın söylediği gibi; "Sizin, size yapılmasını istemediğiniz hiçbir şeyi size kimse yapamaz; şayet yapılmışsa siz müsaade ettiğiniz içindir." O nedenle bir suçlu aramak yalnızca gideceğimiz yolu geciktirir.

Arayışın insansa oluşturacağı en önemli fark, "Dönüştürme" fırsatı vermesidir. "Geçmişimizi silemeyiz, ancak dönüştürebiliriz." Bu da irade, akıl ve bilgiyle mümkün olabilecektir. Şayet yaptığımız hataları birer öğrenme unsuru olarak görmeyi başarabilirsek; işte o zaman uyanışın sonucundaki o, arayışın neticesindeki gerçek benliğe, kimliğe ulaşabiliriz…

Sonuç; kimseye kızamayız. Çünkü herkes üstlendiği rolünü oynuyor. Ya kendi hayatında ya da başkalarının hayatında...

Antiparantez; mutluluk bir ömür boyu mest olarak yaşamak demek değil. Mutluluk, çok uzun süren bir duygu da değil. Mutluluk anlıktır ama sonsuza kadar sürebilecek bir duyguymuş gibi algılanır. İşte bu yüzden insanlar aldanır ve bir ömür boyu süreceğini sandığı bu, anlık duygu uğruna hep bir çıkmazda oyalanır...

Mutlu kalmanız dileklerimle... 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.