Ayşe  Yıldız
Köşe Yazarı
Ayşe Yıldız
 

ERDEMLİ YÖNETİCİLER TARAFINDAN YÖNETİLEN DEVLET, İDEAL BİR DEVLETTİR

Sokrates'in sağlıklı ve mutlu bir toplum hayatı için düşündüğü, ütopik devlet anlayışını Platon (Eflatun) en uygun bir dil ile kaleme aldığı "Devlet" kitabında; ideal bir devlet yönetimi ancak; çalışanlar (işçiler, çiftçiler, zanaatkarlar),bekçiler (askerler) ve yöneticilerin üzerine düşen görevleri en doğru bir şekilde yapmaları ile mümkün olduğunu, bu kitabı okuyanlar, "ideal devlet" mantığını anlamış olur. Bu yazımda felsefenin, hayatın her alanında büyük bir önemi olduğunu vurgulamak istedim... İdeal devlet yönetimi diyoruz ya hani; böyle bir ülkede mi yaşıyoruz? Bunu en basit yoldan nasıl anlayabiliriz? Tabii ki Kadın-Erkek eşitliğinin olup olmadığından anlayabiliriz. Eşitliğin olduğu bir ülke, hiç şüphesiz ki erdemli yöneticiler tarafından yönetiliyordur. Ne yazık ki, artık birçok ülke distopik bir toplum haline gelerek, otoriter-totaliter (baskıcı bir sistem) bir devlet modeli ile yönetiliyor... Kadınlar köleleştiriliyor, söz hakları alınarak güçsüzleştiriliyor. Bilimin, teknolojinin son derece geliştiği bir çağda, ne yazık ki otoriter sistem ile yönetilen toplumlar cahilleştiriliyor. Düşünme, sorgulama, yargılama bilinci yok ediliyor. İşte burada düşünbilimin (felsefe) önemi ortaya çıkıyor. Felsefe; sadece bilimde, teknolojide değil de, her türlü sorunu çözebilme farkındalığını kazanarak, hayatı anlamlandırmak açısından da önemli olduğunu bilmemiz gerekir... Felsefeye biraz olsun meraklı olan her birey; sorgulamaya, araştırmaya ve akabinde öğrenmeye yönelir. Özellikle günümüz egemen sınıfı olan burjuvazinin tüm emekçiler üzerinde sürdürdüğü baskı siyaseti gün geçtikçe artmaktadır. Bu sebepten dolayı felsefeyi okuyup öğrenmek emekçiler için daha büyük bir önem arz etmektedir.... İşsizlik, yaşamın pahalılığı, gençlere sunulan iş olanaklarının kapanması, uygulanan toplumsal yasalarla demokratik özgürlüklerin kısıtlanması, baskı, emperyalist ülkeler tarafından dönen oyunlar vs. gibi her türlü koyu sorgulayarak anlayabilir ve sorun neredeyse çözebiliriz. İdeal bir devlet, ideal bir eğitim sistemiyle (araştıran, öğrenen, sorgulayan bireylerin çoğalmasıyla) mümkün. Sorgulayan insan; umutsuzluk değil güven, kadere boyun eğmek değil mücadele etmek, kabulleniş değil direniş, mutsuzluk değil mutluluk gibi kavramları tanımaya başlar ve bunlar doğrultusunda bulunduğu her eylem onu pratik çözümlere götürür. Naçizane fikrim şu ki; felsefe eğitimi, daha küçük yaşlarda çocuklara verilirse daha entelektüel ve daha bilinçli, yenilikçi, sorunları çözebilme yetisine sahip nesiller yetişecektir.... Doğru bir eğitim şart!
Ekleme Tarihi: 30 Ağustos 2019 - Cuma
Ayşe  Yıldız

ERDEMLİ YÖNETİCİLER TARAFINDAN YÖNETİLEN DEVLET, İDEAL BİR DEVLETTİR

Sokrates'in sağlıklı ve mutlu bir toplum hayatı için düşündüğü, ütopik devlet anlayışını Platon (Eflatun) en uygun bir dil ile kaleme aldığı "Devlet" kitabında; ideal bir devlet yönetimi ancak; çalışanlar (işçiler, çiftçiler, zanaatkarlar),bekçiler (askerler) ve yöneticilerin üzerine düşen görevleri en doğru bir şekilde yapmaları ile mümkün olduğunu, bu kitabı okuyanlar, "ideal devlet" mantığını anlamış olur. Bu yazımda felsefenin, hayatın her alanında büyük bir önemi olduğunu vurgulamak istedim...

İdeal devlet yönetimi diyoruz ya hani; böyle bir ülkede mi yaşıyoruz? Bunu en basit yoldan nasıl anlayabiliriz?

Tabii ki Kadın-Erkek eşitliğinin olup olmadığından anlayabiliriz. Eşitliğin olduğu bir ülke, hiç şüphesiz ki erdemli yöneticiler tarafından yönetiliyordur. Ne yazık ki, artık birçok ülke distopik bir toplum haline gelerek, otoriter-totaliter (baskıcı bir sistem) bir devlet modeli ile yönetiliyor... Kadınlar köleleştiriliyor, söz hakları alınarak güçsüzleştiriliyor. Bilimin, teknolojinin son derece geliştiği bir çağda, ne yazık ki otoriter sistem ile yönetilen toplumlar cahilleştiriliyor. Düşünme, sorgulama, yargılama bilinci yok ediliyor.

İşte burada düşünbilimin (felsefe) önemi ortaya çıkıyor. Felsefe; sadece bilimde, teknolojide değil de, her türlü sorunu çözebilme farkındalığını kazanarak, hayatı anlamlandırmak açısından da önemli olduğunu bilmemiz gerekir...

Felsefeye biraz olsun meraklı olan her birey; sorgulamaya, araştırmaya ve akabinde öğrenmeye yönelir. Özellikle günümüz egemen sınıfı olan burjuvazinin tüm emekçiler üzerinde sürdürdüğü baskı siyaseti gün geçtikçe artmaktadır. Bu sebepten dolayı felsefeyi okuyup öğrenmek emekçiler için daha büyük bir önem arz etmektedir....

İşsizlik, yaşamın pahalılığı, gençlere sunulan iş olanaklarının kapanması, uygulanan toplumsal yasalarla demokratik özgürlüklerin kısıtlanması, baskı, emperyalist ülkeler tarafından dönen oyunlar vs. gibi her türlü koyu sorgulayarak anlayabilir ve sorun neredeyse çözebiliriz.

İdeal bir devlet, ideal bir eğitim sistemiyle (araştıran, öğrenen, sorgulayan bireylerin çoğalmasıyla) mümkün.

Sorgulayan insan; umutsuzluk değil güven, kadere boyun eğmek değil mücadele etmek, kabulleniş değil direniş, mutsuzluk değil mutluluk gibi kavramları tanımaya başlar ve bunlar doğrultusunda bulunduğu her eylem onu pratik çözümlere götürür.

Naçizane fikrim şu ki; felsefe eğitimi, daha küçük yaşlarda çocuklara verilirse daha entelektüel ve daha bilinçli, yenilikçi, sorunları çözebilme yetisine sahip nesiller yetişecektir....

Doğru bir eğitim şart!

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.