Ayşe  Yıldız
Köşe Yazarı
Ayşe Yıldız
 

GEÇMİŞ, GELECEĞİ AYDINLATAN BİR FENER GİBİDİR

"Geçmişe takılıp kalmak, buğulu bir camın ardından dışarıyı seyretmeye benzer" diyerek, kendi sözümle başlayayım istedim bu yazıma. Her insanın unutamadığı, unutmak istemediği ya da ısrarla unutmaya çalıştığı anıları ve bu anılara ev sahipliği yapanları vardır. Ancak insan, kendine daha iyi anılar biriktirebileceği bir alan açtığında, "Asla unutamam," dediği anılar bile birer birer silinmeye başlar. William Shakespeare'in de dediği gibi; "Daha iyi, iyinin düşmanıdır." Çünkü insan, daha iyiyi bulmaya eğilimlidir... Pek tabii hayat sürprizlerle doludur....ve öyle ki; "Bir iyi gelir, tüm kötüleri ve kötülükleri unutturur." İçsel güzelliklerin eriyerek azaldığı ve yüzeyselliğin her geçen gün arttığı şu günlerde, yeter ki insan neyi aradığını, ne istediğini bilsin......kıymetli olan şeyler ulu orta yerde bulunmaz. Sadece neyi aradığınız değil, nerede aradığınız da önemli!.....zira; altını bataklıkta bulmak mümkün mü? (Geçmiş geleceği değiştirmez ancak, iyi bir gelecek, doğru seçimler geçmişin tortularını siler ve unutturur.) DEĞİŞMEZİ DEĞİŞTİREMEZSİN Geçmişinden kopamayan insan, iyi bir gelecek inşa edebilir mi? Ya da karşılaştığı daha iyi fırsatları görebilir mi? Aklın, yaratıcı gücün, sınırların kalktığı, kişinin önünü göremez hale geldiği kör noktasıdır geçmiş! Değişmez olanı yani yaşanmış ve bitmiş olanı değiştirmek mümkün değilken ve gelecek hemen bir adım ötede, tam önümüzde duruyorken ne boş bir çabadır geçmişle uğraşmak. Neden henüz olmamışı şekillendirmek yerine değişmez olanı değiştirmekteki bu ısrar? Çünkü; en kolay kandırmacadır insanın kendine acıması ve başkalarını ne kadar çok çaba harcadığına inandırması. Ya da biz öyle sanıyoruzdur. Aslında değişmez olanın geçmişte kaldığını, değişebilecek olanın gelecek olduğunu "Bilinç" çok iyi bilir. Ancak; yeni bir şeye başlamak emek ve mücadele gerektirdiği için, en kolay olanı seçerek yani sorumluluktan kaçarak hep eskiye sığınırız. Mücadele etmekten kaçarsak nasıl tecrübe edinebiliriz, nasıl hayatlarımızı yeni baştan şekillendirebiliriz ki? GEÇMİŞ, GELECEĞİ AYDINLATAN BİR FENER GİBİDİR, FARK EDENE! Geçmişi sürekli yanımızda taşımak yerine, yaşanmış olaylardan ders alarak, geçmişi, yolumuzu aydınlatan bir fener gibi kullanabilirsek aynı hataları tekrarlamayız. Şunun farkında olmalıyız; yapamadıklarımız geçmişte değildir, onlar geleceğimizde saklıdır ve onları yapabilmek için birkaç adım gerekir. BÜYÜMEK VE DAHA FAZLA GELİŞMEK İÇİN GEÇMİŞİNİ ÖZGÜR BIRAK VE GELECEĞE UMUTLA BAK "Bana, iyisiyle kötüsüyle kendimi tanıma, kendimi keşfetme yolculuğumda eşlik eden herkese şükran duyuyorum," diyebilme farkındalığı ve iyi niyeti ile ilerlemek dileklerimle...
Ekleme Tarihi: 03 Haziran 2022 - Cuma
Ayşe  Yıldız

GEÇMİŞ, GELECEĞİ AYDINLATAN BİR FENER GİBİDİR

"Geçmişe takılıp kalmak, buğulu bir camın ardından dışarıyı seyretmeye benzer" diyerek, kendi sözümle başlayayım istedim bu yazıma.

Her insanın unutamadığı, unutmak istemediği ya da ısrarla unutmaya çalıştığı anıları ve bu anılara ev sahipliği yapanları vardır. Ancak insan, kendine daha iyi anılar biriktirebileceği bir alan açtığında, "Asla unutamam," dediği anılar bile birer birer silinmeye başlar.

William Shakespeare'in de dediği gibi;

"Daha iyi, iyinin düşmanıdır."

Çünkü insan, daha iyiyi bulmaya eğilimlidir...

Pek tabii hayat sürprizlerle doludur....ve öyle ki; "Bir iyi gelir, tüm kötüleri ve kötülükleri unutturur."

İçsel güzelliklerin eriyerek azaldığı ve yüzeyselliğin her geçen gün arttığı şu günlerde, yeter ki insan neyi aradığını, ne istediğini bilsin......kıymetli olan şeyler ulu orta yerde bulunmaz. Sadece neyi aradığınız değil, nerede aradığınız da önemli!.....zira; altını bataklıkta bulmak mümkün mü?

(Geçmiş geleceği değiştirmez ancak, iyi bir gelecek, doğru seçimler geçmişin tortularını siler ve unutturur.)

DEĞİŞMEZİ DEĞİŞTİREMEZSİN

Geçmişinden kopamayan insan, iyi bir gelecek inşa edebilir mi? Ya da karşılaştığı daha iyi fırsatları görebilir mi?

Aklın, yaratıcı gücün, sınırların kalktığı, kişinin önünü göremez hale geldiği kör noktasıdır geçmiş!

Değişmez olanı yani yaşanmış ve bitmiş olanı değiştirmek mümkün değilken ve gelecek hemen bir adım ötede, tam önümüzde duruyorken ne boş bir çabadır geçmişle uğraşmak. Neden henüz olmamışı şekillendirmek yerine değişmez olanı değiştirmekteki bu ısrar?

Çünkü; en kolay kandırmacadır insanın kendine acıması ve başkalarını ne kadar çok çaba harcadığına inandırması. Ya da biz öyle sanıyoruzdur.

Aslında değişmez olanın geçmişte kaldığını, değişebilecek olanın gelecek olduğunu "Bilinç" çok iyi bilir. Ancak; yeni bir şeye başlamak emek ve mücadele gerektirdiği için, en kolay olanı seçerek yani sorumluluktan kaçarak hep eskiye sığınırız. Mücadele etmekten kaçarsak nasıl tecrübe edinebiliriz, nasıl hayatlarımızı yeni baştan şekillendirebiliriz ki?

GEÇMİŞ, GELECEĞİ AYDINLATAN BİR FENER GİBİDİR, FARK EDENE!

Geçmişi sürekli yanımızda taşımak yerine, yaşanmış olaylardan ders alarak, geçmişi, yolumuzu aydınlatan bir fener gibi kullanabilirsek aynı hataları tekrarlamayız.

Şunun farkında olmalıyız; yapamadıklarımız geçmişte değildir, onlar geleceğimizde saklıdır ve onları yapabilmek için birkaç adım gerekir.

BÜYÜMEK VE DAHA FAZLA GELİŞMEK İÇİN GEÇMİŞİNİ ÖZGÜR BIRAK VE GELECEĞE UMUTLA BAK

"Bana, iyisiyle kötüsüyle kendimi tanıma, kendimi keşfetme yolculuğumda eşlik eden herkese şükran duyuyorum," diyebilme farkındalığı ve iyi niyeti ile ilerlemek dileklerimle...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.